Biz Bize Yeteriz Türkiyem Hesap Numaraları Nedir

5.001
İletişim Bilgileri
Çalışma Saatleri :
Müşterilerimize 7 gün 24 saat hizmet vermekteyiz.
Hakkında

30,03,2020 tarihinde korona virüs salgını sonrası sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu ulusa sesleniş konuşmasında #BizBizeYeterizTürkiyem kampanyası adı altında virüs nedeni ile yardıma muhtaç kişiler için yardım toplamayı uygun görmüştür.

Cumhurbaşkanımızda 7 aylık maaşını bağışlamış olup kampanyaya yardımda bulunmak isteyenler aşağıda verilmiş olan banka hesapları veya sms yolu ile yardım edebilirler.

Firma Unvanı

xxxx Grup A.Ş

Hizmet Bölgesi

Tüm Türkiye’ye hizmet vermekteyiz.

Kategoriler
Yorum ve Değerlendirmeler
Yorum Gönder

Görüş, öneri, istek ve şikayetlerinizi paylaşabilirsiniz. *

Yorumlar

  1. abburrahman toğaç

    ET TÜR SÜRESİ DESTAN I
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-tür a ve rabbinizden size, gelen hitaba.
    2-satırlar la yazılmış olan o, kutlu kitaba.
    3-sahifede ki sözlerimize, uyasınız itaate.
    4-bey ti mamurda der, kitabımız kuranda.

    5-rahat edesiniz diye, yükselttiğimiz tavana.
    6-tutuşmuş denize ant olsun, uyma, havana.
    7-Rabbiyin azabı gelecek, inecektir sahana.
    8-onu çevirecek yok der, kitabımız kuranda.

    9-o gün göklerde dönerek, başlarlar çalkalanmaya.
    10-dağlarda yürüyerek, onlarda başlar sallanmaya.
    11-o günü yalan sayanlarsa, yaklaşmadı anlamaya.
    12-yakalar gülüp oynarken der, kitabımız kuranda.

    13-ateşe hızla sürüklenirler, iyi kullarım görüyorsunuz.
    14-işte bu yalan saydığınız ateştir, oraya giriyorsunuz.
    15-buna da sihir deyin haydi,onu damı görmüyorsunuz.
    16-giresiniz oraya diyeceğiz der rab, kitabımız kuranda.

    ister sabredin, ister etmeyin, sizin için birdir.
    yaptıklarınızın cezasıysa ateş, oraya gir der.
    17-şüphesiz muttakiler cennette, nimet içindedir.
    18-rabbinden verilenle der, kitabımız kuranda.

    rableri onları cehennem, ateşinden korumuştur.
    19-amellerinize karşı afiyetle, yiyin buyurmuştur..
    20-sıra sıra duran koltuğa, oturanlara vermiştir.
    iri gözlü hurilerle eş ettik der, kitabımız kuranda.

    21-iman edip zürriyet ide, kendi yolunda olanların.
    nesillerini onlara kavuştururuz, o ameli bulanların.
    amelleri hiç eksilmez, kazandığını bulur kullarım.
    kul kazandığına rehindir der, kitabımız kuranda.

    22-canlarının çektiği meyveler ve, etten bolca verdik.
    23-orada kadeh çekişirler, derler bizde huzura erdik.
    sizler burada rahat olun, günaha sokacak yok dedik.
    nede bir saçmalık görürsünüz der, kitabımız kuranda.

    24-onlara ait hizmetçiler, etraflarında dolaşırlar.
    bunlar sanki sedefinde, saklı inciden oluşurlar.
    25-birbirine dönerek onlar, bunu da konuşurlar.
    biz Allahtan korkardık derler, kitabımız kuranda.

    daha önce ailemiz arasında , Allah korkana bakmış.
    27-şimdide Allah ihsan buyurup, cennet ine katmış.
    28-bundan önce ona biz, ibadet ediyorduk hakmış.
    gerçek esirger kerem sahibi der, kitabımız kuranda.

    29-daima hatırlat öğüt ver sen, rabbinin nimetiyle.
    ne kahinsin nede mecnun, hepsi onun, hikmetiyle..
    30-yoksa o şair mi diyorlar, de rabbin hilkatiyle.
    felaketini mi gözetiyorlar der, kitabımız kuranda.

    31-de ki bekleyin şimdi, bende sizinle bekliyorum.
    32-yoksa onlara bunu, akıllarımı emreder diyorum.
    33-yoksa uydurdu mu diyorlar, değildir biliyorum.
    hayır onlar inanmayan der rab, kitabımız kuranda.

    34-eğer doğru iseler onun gibi, bir ayet getirsinler.
    35-yoksa biz yaratmadık, onlar mı yaratan desinler.
    36-yoksa göklerle yeri, onlar mı yaratan söylesinler.
    hayır onlar inanmayan der rab, kitabımız kuranda.

    37-yoksa rabbinin hazinelerini, onlar mı buldular .
    yoksa onlar mı o kainattakilere, hakim oldular.
    38-yoksa onların merdiveni varda, onumu aldılar.
    oradan bizimi dinliyorlar der, kitabımız kuranda.

    öyleyse dinleyicileri bize bir, açık delil getirsin.
    39-yoksa kızlar Allahın da, oğulları size mi versin.
    40-yoksa sen onlardan bir bedel, ücret mi istersin.
    yoksa çok mu borçları var der, kitabımız kuranda.

    41-yoksa gaip onların yanında da, onlar mı yazıyorlar.
    42-yoksa onların tuzakları varda, ondan mı azıyorlar.
    küfredenler kendiler tuzaktadır, bunumu seziyorlar.
    kendiler tuzağa düşecekler der, kitabımız kuranda.

    43-yoksa onların Allahtan başka, ilahlarımı vardır.
    Allah ortaklarından münezzehtir, o el cebbardır.
    44-eğer gökten parça düşse, onlar için bahardır.
    yığılmış bulut derler der kitabımız kuranda.

    45-o halde bırak onları, çarpılacakları güne kavuşsunlar.
    46-tedbirleri de onlara fayda, vermeyecektir baksınlar.
    bizden onlara bir yardım yok, onlar yardımlaşsınlar.
    47-şüphesiz zalimler onlardır der, kitabımız kuranda.

    daha öncede azap verdim, onların çoğu bilmezler.
    48-rabbinin hükmüne sabret, onlar yola gelmezler.
    rabbini hamt ile tesbih et, haktan olalım demezler.
    49-geceleyin de tesbih et der,kitabımız kuranda.

  2. abburrahman toğaç

    EZ ZARİYAT SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-o tozutup savuranları, kullardan seyredenlere
    2-sonra yüklü bulutları emrimle, taksim edenlere.
    3-sonrada kolaylıkla bir emirle, akarak gidenlere.
    bilirseniz bunda öğüt var der, kitabımız kuranda.

    4-iş taksim edenlere yemin olsun, kul görecektir.
    5-size vaat olunanında, hak olduğunu bilecektir
    6-ve şüphesiz ki ceza günü, muhakkak olacaktır.
    bunu herkes anlayacak der, kitabımız kuranda.

    7-göz alıcı güzelliğe sahip, göğe yemin ederim.
    8-siz tutar sız çelişkili, sözler içindesiniz derim.
    9-ondan dönen çevrildi,böyleymiş der kaderim.
    10-kahrolsun yalancılar der, kitabımız kuranda.

    11-onlar cehalet ve, körlük içinde gafillerdir.
    12-o ceza günü ne zaman, diyenler cahillerdir.
    13-o ateşte azap görenler, kendince ehillerdir.
    14-tadın fitnen eceliniz der, kitabımız kuranda.

    15-şüphesiz takvalıların kaldığı, cennetteki pınarlardı.
    16-rablerinin kendilerine verdiği, o nimetleri alırlardı.
    elbette onlar ahret ten önce, Muhsin olan kullardı.
    kulluğu güzel yapanlar der rab, kitabımız kuranda.

    17-ve o kullarım ki geceleri hep, pek az uyurlardı.
    18-sabahları da erken kalkar,istiğfarda olurlardı.
    19-onların malında dilenci yoksula, bir pay vardı.
    20-yerde de size ibret var der, kitabımız kuranda.

    21-kendi nefsinizde de ibret ler var, görmez misiniz.
    22-rızkınız ve vaat olunan, semadadır bilmez misiniz.
    23-göğün ve yerin rabbine ant olsun, şüphedesiniz.
    konuşmanız gibi gerçektir der, kitabımız kuranda.

    24-İbrahim in değerli misafirlerinin haberi geldi mi.
    25-hani ona selam dediler, selmı nı güzelce aldı mı.
    onları tanımadığı halde, hizmetten geri kaldı mı.
    26-o hemen ailesine gitti der, kitabımız kuranda.

    semiz bir dana keserek, pişirip onlara getirmişti.
    27-onların önlerine koyup, yemez misiniz demişti.
    28-yemediklerini görünce de, içine korku girmişti.
    ona korkmayasın dediler der, kitabımız kuranda.

    onu bilgili bir çocukla, gelenler müjdelemişti.
    29-hanımı da çığlık atarak, öfkesine yönelmişti.
    kendisi yüzüne vurarak, koca karıyım demişti.
    30-onlarda bu iş böyle der, kitabımız kuranda.

    elçiler o hikmet sahibi, yegane bilen demiştir.
    31-oda elçiler esas işiniz, nedir diye söylemiştir.
    32-rabbim bizi günahlı bir, kavime göndermiştir.
    33-birde çamur taş atalım der,kitabımız kuranda.

    34-rab katında müsrifler için, damgalı ve işaretli.
    35-rabbim içindeki müminleri, kurtarmaya niyetli.
    36-orada bir ev halkı mümin, olmak için gayretli.
    başka yönelen bulamadık der, kitabımız kuranda.

    37-orada can yakan azapta, kalanın haline baktık.
    geriden geleceklere bir ibret, nişanesi bıraktık.
    38-mu sa dada ibret vardır, ona da mucize kattık.
    firavuna açık delil dedi der, kitabımız kuranda.

    39-bütün gücüyle yüz çevirdi, sihirbaz mecnun dedi.
    40-onu ve ordusunu denize, attığını rabbim söyledi.
    o kınanan kimseydi, rabbimizde denize atıverdi.
    41-ad kavmine de bunu derim der,kitabımız kuranda.

    onların üzerine, kökleri de kurutan rüzgarı verdik.
    42-uğradığını bırakmayan yelle, azabımıza erdirdik.
    azabın şiddetiyle onları, kurumuş ot gibi çevirdik.
    43-sem ut kavmi nede dedik der, kitabımız kuranda.

    onlara da bir zamana kadar, siz faydalanın demiştik.
    44-emrime karşı geldiler de, bizde azabımızı vermiştik.
    onlar bakınıp dururken, yıldırım azabına erdirmiştik.
    45-ve ayağa da kalkamadılar der,kitabımız kuranda.

    nede bir yardım gördüler, azabımızla mahfettik.
    46-daha önceden Nuh kavmini de, biz helak ettik.
    çünkü onlar fa sık kavimdi, ve azabımıza gittik.
    47-birde göğe bakın derim der,kitabımız kuranda.

    gökleri kuvvetle bina ettik, biz onu genişleticileriz.
    48-yeri de serip biz döşedik, ne güzel döşeyicileriz.
    49-her şeyi de çift çift yarattık, onuda çoğaltıcılarız.
    umarım öğüdü alırsınız der rab, kitabımız kuranda.

    50-o halde hemen Allaha kaçın, diyor kalbin ilacıyım.
    şüphesiz onun tarafından, söyleyen bir uyarıcıyım.
    51-Allahtan başka ilah edinme, de onun muhtacıyım.
    açık bir uyarıcıyım deyiver der, kitabımız kuranda.

    52-ondan önce gelen resule de, dediklerini bir gör.
    hepside onlar gibi sihirbaz, ya deli dediler der.
    53-acaba birbirine bunlar, yoksa vasiyet mi ettiler.
    doğrusu onlar azgınlar der, kitabımız kuranda.

    54-sen onlardan yüz çevir, artık kınanan değilsin.
    55-hatırlat bunu müminlere, onlarda gerçeği bilsin.
    56-ben insanları ve cinleri, yalnız bana ibadet etsin.
    diye yarattım onları der rab, kitabımız kuranda.

    57-de onların hiç birinden, bir rızıkta istemiyorum.
    yine onların hiç birine, beni doyurun demiyorum.
    58-şüphesiz Allah rızkı veren, ben bunu biliyorum.
    kuvvet sahibiyim metinim der, kitabımız kuranda.

    59-şüphe yok zulmedenlere, verdiğim rızka bakmasınlar.
    size de vereceğim dolgun bir pay, hiç acele etmesinler.
    60-vay küfredenlerin haline, onların yoluna gitmesinler.
    tehdit günlerinden sakının der rab, kitabımız kuranda.

  3. abburrahman toğaç

    KAAF SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-Kaaf şanlı kuran hakkı için, uyarılacakların her birine.
    2-doğrusu onlardan bir uyarıcıda, gelmişti kendilerine.
    gelişine şaştılar hepsi, halbuki sevinecekleri yerine.
    şaşılacak bir şey dediler der rab, kitabımız kuranda.

    3-biz ölüp toprak olduktan, sonramı dirilecekmişiz.
    bu akıldan uzak bir dönüş, diyenleri biz bilmişiz.
    4-biz toprağın onlardan neyi, eksilttiğini görmüşüz.
    hepside katımızdaki kitapta der, kitabımız kuranda.

    5-doğrusu onlar hak geldiği vakit, onu yalanladılar.
    hepside karma karışık bir, ızdırap içinde kaldılar.
    6-üstlerindeki göğü inceleyenler, bunu iyi anladılar.
    biz onu nasıl bina ettik der rab, kitabımız kuranda.

    ve onun hiçbir gediği de yok, onu güzelleştirdik.
    7-yeri de döşedik oraya sabit, dağlar yerleştirdik.
    orada manzarası güzel, bütün nebattan bitirdik.
    nebattan çiftler bitirdik der, kitabımız kuranda.

    8-bütün bunları hakikaten, hakka dönecek her kulun.
    kalp gözünü de açmalık bir, ders var arayın bulun.
    9-gökten de mübarek su indirdik, siz şükreden olun.
    bahçeler biçilecek ekinler diyor, kitabımız kuranda.

    10-birde tomurcukları birbiri üzerine, dizilmiş olanın.
    uzamış gitmiş hurma ağaçları, nimetteki sırrı bulanın.
    11-bunlar kullarıma rızık içindir, hak doğruda kalanın.
    yağmurla hayat verenim der rab, kitabımız kuranda.

    12-onlardan öncesinde nu h, sem ut, ve restliler.
    13-ad firavun Lütun kav mide, resullere terstiler.
    14-ey keliler tubba kavmi de, hep batıla gittiler.
    hepsi resulleri yalanladı der, kitabımız kuranda.

    bunların hepside bizim , azabımıza hak olanlar.
    15-biz ilk yaratışla yorulduk mu, böyle sananlar.
    ve onlar yeniden yaratılmada, şüphede kalanlar.
    yaratılmada şüphe içinde der, kitabımız kuranda.

    16-ant olsun insanı biz yarattık, ve nefsinin ona.
    ne vesvese verdiğini biliriz, ve şahidik biz buna.
    ona şah damarından yakınız, gelesiniz siz imana.
    17-hatırla ki biri sağında der, kitabımız kuranda.

    biride solunda oturmuş, hep işlediklerini yazarlar.
    18-ağzından çıkan her sözü onlar, yazmaya hazırlar.
    19-ve ölüm onları kuşatmış, kişiler sarhoş gezerler.
    işte senin kaçıp durduğun der, kitabımız kuranda.

    20-sür ada üfürülür o gün, tehdit gününü bilmiştir.
    21-herkes yanında bir sürücü, bir şahitle gelmiştir.
    22-yemin olsun bilmiyordun, rabbin sana demiştir.
    gözünden perdeni açtık der, kitabımız kuranda.

    artık bugün gözlerin keskin, herkes bunu bilecek.
    23-beraberindeki melekler, yanımdaki hazır diyecek.
    24-atın cehenneme vefasız inkarcı, kafirleri denilecek.
    25-hayra da engel zalimi der rab, kitabımız kuranda.

    26-Allah la beraber onlar başka, bir ilahı tutmuştu.
    ikisini de bir azabıma atın, onlar batıla tapmıştı
    27-arkadaşı der azdırmadım, kendi batıla sapmıştı.
    uzak bir şaşkınlık içindeydi der, kitabımız kuranda.

    28-Allah der benim huzurumda, burada çekişmeyin.
    azap haberini önceden bildirdik, dediğimi söyleyin.
    29-benim katımda söz değişmez, ezelinde böyleyim.
    ben zulüm edici değilim der rab, kitabımız kuranda.

    30-birde o günde cehenneme, doldun mu diyeceğim.
    cehennemde daha var mıdır, varsa verin yiyeceğim.
    31-cennetse takva sahiplerinin, onu onlara vereceğim.
    cenneti çok yakın bulacaklar der, kitabımız kuranda.

    32-işte bu sizin hak ettiğiniz cennet, size vaat olunan.
    her tövbekar vazifeyle kullara, nasihatte bulunan.
    33-gayb ilmini sorsalar, korkudan rahmana yönelen.
    temiz kalple gelen için der rab, kitabımız kuranda.

    34-selamet ile girin oraya, ebedilik günü denir.
    35-orada onlara istedikleri de, fazlasıyla verilir.
    36-onlardan önce ne kuşaklar, helak ettik bilinir.
    sizden çok kuvvetlilerdi der, kitabımız kuranda.

    kaçacak yer bulmak için, delik aradılar durdular.
    37-şüphesiz bunda aklı olanlar, hak yolu buldular.
    doğru kalple nasihat alanlar, hak olanı gördüler.
    bundan onlara bir ibret der, kitabımız kuranda.

    38-ant olsun rabbiniz, gökleri ve yeri.
    altı günde yaratık biz, arasındakileri.
    bize yorgunluk olmadı, kullar bilmeli.
    39-sen sabret der, kitabımız kuranda.

    onların laflarına bakma, güneş doğmadan ve batmadan.
    rabbini hamd ile tesbih edesin, sen yatağına yatmadan.
    40-birde gecenin bir kısmında, hem secdelerin ardından.
    rabbinizi sizler tesbih edesiniz diyor , kitabımız kuranda.

    41-dinle o gün münadi, yakın bir yerden çağıracak.
    42-o gün insanlar hak narayı, hepsi işitip kalkacak.
    işte bu çıkış günüdür, hepside şaşkınlıkla bakacak.
    43-elbette öldürür diriltiriz der, kitabımız kuranda.

    dönüşte elbet bizedir, kullar olacağa bakarlar.
    44-o gün yer onlara yarılır, hızla dışarı çıkarlar.
    işte bu bize kolaydır, çokları batıla saparlar.
    bundan öğüt alın der rab, kitabımız kuranda.

    45-biz onların ne söylediğini, pek ala biliyoruz.
    seninde onlara karşı, gücün yetmez görüyoruz.
    sende benim ikazımdan, korkana söyle diyoruz.
    kuranla nasihat edesin der, kitabımız kuranda.

  4. abburrahman toğaç

    EL HUCURAT SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ey iman edenler, siz Allah ve resulünün.
    önüne geçmeyin, bizim kuralımızdır bilin.
    Allahtan korkun , işitenim diyorum görün.
    her şeyi de bilenim der, kitabımız kuranda.

    2-imanlılar seslerinizi de, resulün sesinden.
    hiç yüksek tutmayın, onunla konuşurken.
    imanın gider bilemezsin, imanını taşırken.
    habersizce boşalır der, kitabımız kuranda.

    3-Allah resulünün yanında, seslerini kısanlar.
    ve yararlı iştedir onlar, edeplice susanlar.
    Allahın imtihan ettiği, takva yola koşanlar.
    ona büyük ecir var der, kitabımız kuranda.

    4-sana hücrelerin arkasından, haykıranlar yok mudur.
    onların çoğunun akılları ermez, bağırmaları hak mıdır.
    5-onların yanına çıkana kadar, bekleselerdi hak odur.
    elbet onlara hayırlı olurdu der rab, kitabımız kuranda.

    o Allah ki çok esirger bağışlar, kul bilirse.
    6-imanlılar size bir fa sık, haber getirirse.
    araştır bilmeden bir kavimle, harb ederse
    sonra pişman olun der, kitabımız kuranda.

    7-sizler aranızda Allahın resulünü, var bilesiniz.
    bir çok işlerde size uysa, sıkıntıya girersiniz.
    lakin Allah imanı sevdirdi, siz bunu göresiniz.
    kalbinizde güzel ettim der, kitabımız kuranda.

    küfrü nifakı isyanı size, iğrenç gösterdim.
    bu gibiler kemale erenlerin, kendisi dedim.
    8-Allahtan bir lütuf nimettir, her şeyi bilirim.
    biz hikmet sahibiyiz der, kitabımız kuranda.

    9-müminlerden iki gurup savaşırsa, aralarını bulun.
    biri ötekine tecavüz ediyorsa, tecavüz edene vurun.
    pes edinceye kadar savaşın, ve onlara karşı durun.
    adaletle aralarını bulun der rab, kitabımız kuranda.

    dönerlerse onların tekrar, yine aralarını bulun.
    her zaman sizler adillikle, iş yapanlardan olun.
    Allah adalet yapanı sever, doğruluk ta durun.
    10-müminler kardeştir der, kitabımız kuranda.

    o halde iki kardeş arasındaki, savaşı önle.
    sen Allahtan korkarsan, oda olur seninle.
    11-iman eden bir kavimde, di yer kavimle.
    alay etmesin der rab, kitabımız kuranda.

    olur ki alay edilen kavim, sizden daha hayırlıdır.
    kadınlarda alay etmesin, belki öteki daha arlıdır.
    ayıplayıp kötü lakapla, çağırmayan lar karlı dır.
    imanınla fasık olmayasın der, kitabımız kuranda.

    imanıyla fasıklıkla anılmakta, ne kötü isimdir.
    kimde tövbe etmezse, imansızın ta kendisidir.
    12-zandan da sakının, zansa günahın bir eşidir.
    kimsede kusur arama der, kitabımız kuranda.

    birbirinizi gıybette etmeyin, hiç sizden biriniz.
    ölmüş kardeşinin etini yermi, bunu siz bildiniz.
    yemeyi hiç sevmezsiniz, siz bundan tiksindiniz.
    o halde Allahtan korkun der, kitabımız kuranda.

    çünkü Allah tövbeleri, çokça kabul edendir.
    13-sizi erkek ve kadından, yarattım diyendir.
    oymak ve kabilelere, ayırdığını söyleyendir..
    birbirinizi tanıyın diye der, kitabımız kuranda.

    sizler bilesiniz ki aranızda, çok iyileriniz.
    takvada ileri olanınızdır, bunu da biliniz.
    Allah her şeyi bilenim der, hakka geliniz..
    haberdar olanım der, kitabımız kuranda.

    14-bedevilerden iman ettik, diyenler şunu bilmedi.
    sizler İslam olduk deyin, iman kalplerinize girmedi.
    kiminizin Allahın resulüne, itaate gönlünüz ermedi.
    yinede bağışlar esirgerim der, kitabımız kuranda.

    15-müminler o kimseler ki, Allaha ve resulüne.
    iman ederek uyarlar, gerçekler böyle biline.
    mallarıyla ve canlarıyla, yüce Allahın yoluna.
    uyup mücadele eder der, kitabımız kuranda.

    işte bunlarda sadık olan kullarımın, onlar kendisidir.
    16-Allaha dinini mi öğretiyorsunuz,o göklerin sahibidir.
    göklerde ve yerde ne varsa, Allah onların hepsini bilir.
    her şeyi de en iyi bilenim ben der, kitabımız kuranda.

    17-İslam a girdiklerini, senin başına kakıyorlar.
    bilakis buna sevinecekken, tersine. Sapıyorlar.
    İslam olmalarını başa kakarak, hata yapıyorlar.
    doğrular böyle yapmaz der, kitabımız kuranda.

    eğer doğru iseniz sizi, İslam ın hidayetine.
    buyurduğu için minnet eder, uyasın ayetine.
    18-göklerle yerin gaibini, bilenin hürmetine.
    her yapılanı görenim der, kitabımız kuranda.

  5. abburrahman toğaç

    EL FETİH SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-mutlaka sana zafer verdik, kullarım anlayacak.
    2-Allah senin geçmişinle, geleceğini şanlayacak.
    günahı affedip üzerindeki, nimeti tamamlayacak.
    sen doğru yoldasın der rab, kitabımız kuranda.

    3-eşsiz bir zaferle Allah sana, yardımını edecek.
    4-iman kat kat artması içindir, müminler diyecek.
    Allah kalpleri ne huzur ve, sükunetini indirecek.
    göklerle yer orduları onun der,kitabımız kuranda.

    Allah her şeyi bilendir, güçlü ve hikmet sahibidir.
    5-erkek ve kadın bütün müminler, emrine tabidir.
    ebedi altından ırmaklar akan, cennet kula kafidir.
    birde günahlarını örterim der, kitabımız kuranda.

    İnanan kullarım için Allah katından, büyük bir zaferdir.
    6-buda Allaha kötü zanda olan, erkek kadının haberdir.
    münafık erkek kadınla müşriklerin, ateş girdabı yeridir.
    başlarına azap gelesiceler der rab, kitabımız kuranda.

    Allah bunlara gazap etmiş, lanetlemiştir onları.
    cehennemide hazırladık, ne kötü dönüş sonları.
    7-gökle yerin ordusu onun, kuşatmıştır bunları.
    güçlü hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

    8-gerçekten biz seni bir şahit, müjdeci olarak gönderdik.
    9-ve birde sizler Allah ve resulü ne, iman edesiniz dedik.
    biz ona yardım ve tazimde bulunacak, kullarımıza verdik.
    akşam sabah onlar, Tesbih eder der, kitabımız kuranda.

    10-şüphesiz sana biat eden, Allaha biat tır karınadır.
    Allahın eli onların elinin üstündedir, oda yararınadır.
    her kimde ah tini bozarsa, elbet ki onun zararınadır.
    verdiğiniz sözü tutasınız der rab, kitabımız kuranda.

    Allah sözünü yerine getirene, büyük ecri veriyor.
    11-Araplarında bir kısmı sana, bizi salıver diyor.
    onların kalbindeki marazı kendi, dilleri söylüyor.
    malda savaşa engel dediler, kitabımız kuranda.

    Allah size bir yarar veya, zararı sizlere dilerse.
    Allahtan gelene engel olamazsın, kullar bilirse.
    biz yapılandan haberdarız, rabbiniz el habirse.
    12-bilin ki siz zandasınız der, kitabımız kuranda.

    sandınız ki müminler siz, savaştan geri dönemezler.
    onların kalbinde süslendi, kötü zannını göremezler.
    esas helak a kendiler düşecek,bunu hiç bilemezler.
    rabbim sizler helakte siniz der, kitabımız kuranda.

    13-kimlerde Allaha ve resulüne, iman etmezse.
    çılgın bir ateşi hazırladık, yolu düzeltmezse.
    14-göklerin yerin mülkü onun, batıla gitmezse.
    dilediğimi bağışlarım der, kitabımız kuranda.

    15-sizler almak için birtakım, ganimetlere gittiniz.
    kiminiz istemeyip geriden, gelmeye gayret ettiniz.
    sizler bizim arkamızdan, hiçte gelemeyeceksiniz.
    Allah biz böyle buyurduk der, kitabımız kuranda.

    bu sözümüzde hayır vardır, kul olan dersini alsın.
    siz bizi kıskanıyorsunuz diyen, bizden uzak kalsın.
    doğrusu onların birazı hariç, kişiler layığını bulsun.
    onlar gerçeği anlamadılar der, kitabımız kuranda.

    16-geri kalmada olanlara derim, sizler ileride kuvvetli.
    bir kavimle karşılaşırsınız, hem cengaver heybetli.
    bu sefer itaat ederseniz siz, rabbiniz iyiliğe niyetli.
    önceki gibi dönmeyin der rab, kitabımız kuranda.

    dönerseniz size acıklı, bir azap veririm göresiniz.
    17-gözleri görmeze günah yok, aksağa da bilesiniz.
    hastaya da günah yoktur, Allaha itaat edesiniz.
    resule de itaat edin der rab, kitabımız kuranda.

    onları altından ırmaklar akan, cennetlere koyarız.
    kimde yüz çevirirse, ona da azabımızla biz varız.
    18-ant olsun ağaç altındaki, biat sözünüzü duyarız.
    müminlerden razı oldum der, kitabımız kuranda.

    onların kalplerindeki sadakat ı, bildik üzerlerine.
    huzur ve sükuneti indirdik, uyan kulun her birine.
    yakın bir zafer bahşettik, sadık kaldılar sözlerine.
    19-birde alacakları ganimet der, kitabımız kuranda.

    Allah güçlüdür hikmetli, katımda önemli niyetler.
    20-Allah size alacağınız, daha pek çok ganimetler.
    şimdilik sizlere bunlar peşin, verdiğim nimetler.
    üzerinizden ellerini çektik der, kitabımız kuranda.

    müminlere ibret vardır, sizler doğru olanı yapın.
    21-sizin elinize geçmemiş, nimetlerime de bakın.
    Allah onları kuşattım der, tek olan Allaha tapın.
    biz her şeye kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

    22-eğer küfredenler sizinle, bir harp etselerdi.
    muhakkak arkalarını dönerek, kaçıp giderlerdi.
    sonrada ne bir dost, nede bir veli bulabilirlerdi.
    nede bir yardımcı diyor rab, kitabımız kuranda.

    23-Allahın öteden beri, gelen sünnet i böyledir.
    Allahın sünneti hiç değişmez, her zaman öyledir.
    24-Mekke kafirlerine karşı, zafer vereni söyle bir.
    ellerini sizden çektim der rab, kitabımız kuranda.

    sizin ellerinizi de onlardan, Allah çekmeyi verendir.
    o Allah tır ki sizlerin, bütün yaptıklarınızı görendir.
    küfredip sizi mescidi haramda, bekletenleri bilendir.
    kurbanlıkları men ettiler der rab, kitabımız kuranda.

    kafirlerin mümin erkek kadından, gelmişlerdi yanına.
    biz bir savaş yaptırmadık ki, zarar gelmesin canına.
    farkına varmadan zarar verirdin, leke gelirdi şanına.
    dilediğimi rahmete koyarım der, kitabımız kuranda.

    küfredenlerden ayrılsalardı, o zaman olacağı göresin.
    zalimleri acıklı bir azapla, bizim çıkaracağımızı bilesin.
    26-küfredenler de dinlerine, fazla sadıklar dı göresin.
    o vakit resulümüzü gönderdik der, kitabımız kuranda.

    müminlerin üzerine huzur ve, süku nemizi indirdik.
    onlara takva kelimesindeki, şehadet imi bildirdik.
    onlarda buna layık ehiller idiler, biz bunu gördük.
    her şeyi en iyi bilenim der rab, kitabımız kuranda.

    27-yemin olsun Allah resulüne, rüyayı doğru gösterdi.
    yemin olsun mescidi harama, güven içinde girin dedi.
    saçlarınızı kestirerek emniyet içinde, girmeye erdirdi.
    korkusuzca giresin dedik der rab, kitabımız kuranda.

    fakat Allah sizin bilmediğiniz, şeyleri size bildirdi.
    Mekke nin fethinden önce, size yakın fetih verdi.
    28-odur ki resulünü vahiyle, hak dinine erdirdi.
    tüm dinler üstünde kıldım der, kitabımız kuranda.

    29-Muhammet Allahın resulüdür, onun beraberinde.
    onlar kafire karşı şiddetli, kendileri aralarında.
    merhametlidir rüku ve, secde ederler yanımda.
    Allahtan sevap rıza ister der, kitabımız kuranda.

    simalarında secde eseri, yüzlerinde nur vardır.
    bu onların Tevrat ta ve, İncil deki vasıflarıdır.
    bir ekine benziyorlar onlar, filizlerini çıkartır.
    sonrada kuvvetlendi der, kitabımız kuranda.

    sonra kalınlaşmış derken, gövdesi üzerinde.
    doğrulmuşta çitçilerin, hoşuna gider birde.
    kafirlerde ona kızar, yararlı işleri her yerde.
    onlara afla ecir var der, kitabımız kuranda.

  6. abburrahman toğaç

    EL AHKAF SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ha mim dedik kullarımıza, gören gözlere ayandır.
    2-bu kitabın indirilişi, güçlü ve hikmetli Allahtan dır.
    3-göklerle yer arasındakileri, biz yarattık ondandır.
    belli bir ecelle yarattık diyor rab, kitabımız kuranda.

    küfredenler uyarıldıkları şeyden, yüz çevirdiler.
    4-Allah ı bırakıp yalvardığınız size, neyi verdiler.
    göklerde onların ortağımı varda, böyle dediler.
    bir şey veremeze taptılar der, kitabımız kuranda.

    doğru iseniz bundan önce inenden, kim delil getire bilir.
    5-Allah ı bırakıp taptıklarınız size, neleri haber vere bilir.
    haber veremeyene tapandan şaşkın, daha kimler olabilir.
    onlar tapıldığından habersiz der rab, kitabımız kuranda.

    6-insanlar bir araya toplandığında, taptığına böyle derler.
    o taptıklarına düşman olup, hepsini de onlar inkar ederler.
    7-kendilerine ayetler açık okunurken, yinede batıla giderler.
    hakikate da sihirdir dediler diyor rab, kitabımız kuranda.

    8-onu uydurdu mu diyorlar, de ki eğer uydurduysam.
    Allah güçlü intikam alır, sizlere yanlış duyurduysam.
    Allahtan da güçlü değilsiniz, hak olanı buyurduysam.
    Allah aranızda şahidim derim der, kitabımız kuranda.

    esirgeyen bağışlayan Allah tır, bunu size diyorum.
    9-resulün ilki de değilim, bana ne olur bilmiyorum.
    de ben ancak bana vahyolunan,doğruya uyuyorum.
    siz sadece uyarıcıyım deyin der, kitabımız kuranda.

    10-söyleyin bana söylediğim, Allah tarafındansa.
    sizde inkar etmişseniz, oda rabbin lütuf undansa.
    İsrail oğullarından bir şahit, onu hak bulandansa.
    onlar iman getirdiler diyor rab, kitabımız kuranda.

    Allahın zalim kavme, hidayet vermediğini bildiler.
    11-birde küfredenler iman edenleri, batıl gördüler.
    hayır olsaydı bizden evvel, bunlar koşmaz dediler.
    onlar maksat a eremediler der, kitabımız kuranda.

    diyecekler buda eski bir, yalan bilgiden ibarettir.
    12-daha önceden de kullara, rehber ve rahmettir.
    Mu sanın kitabı da müminleri, hak olana davettir.
    zulmedeni uyarmak için diyor, kitabımız kuranda.

    mümini müjdeleyen Arapça dille, tasdikli kitaptır.
    13-rabbimiz Allah diyen kimselere, ondan hitaptır.
    onunla doğru giden kullara, bu bir öğüttür haktır.
    onlar mahzunda olmazlar der, kitabımız kuranda.

    14-onlar cennetlik olanlar, orada ebedi kalacaklar.
    15-ana babaya iyilik yapan, orada mutlu olacaklar.
    anası zahmetle taşıyıp doğurmuş, kıymet bilecekler.
    anası karnında taşımış diyor rab, kitabımız kuranda.

    taşınmayla sütten kesilmesi, otuz aydır buyurur.
    olgunluk yaş kırk olduğunu, rabim size duyurur.
    rabbine bana ilham et diyerek,ona zaman ayırır.
    anama babama ihsan et der, kitabımız kuranda.

    razı olacağın yararlı iş ver, nimetine şükredeyim.
    zürriyetimle benim için, iyi hal nasip et göreyim.
    çünkü sana tövbe ettim, gerçek müminim derim.
    16-işte bunlar o kimseler der, kitabımız kuranda.

    cennetlikler içinde dir, onların amelinin en güzelini.
    rabbim kabul ederim diyor, günahlarının her birini.
    onlar vaat olunana gelecekler, gönderdiğim dinini.
    doğruluk içinde yapanlar diyor, kitabımız kuranda.

    17-birde ana babaya öf usandım, diyeni rab görüyordu.
    onlar biz kabirden çıkıp da, azap mı göreceğiz diyordu.
    ana babada onu affet tirmek için, Allaha dua ediyordu.
    yazık imana gel oğlum derlerdi der, kitabımız kuranda.

    muhakkak Allahın vaadi haktır, evet onlar batıla gittiler.
    üstelik eskilerin masalı diyerek, ahretini de inkar ettiler..
    18-işte bunlarda insandan cinden, kendilerine zulmettiler.
    üzerlerine azabımız hak olanlar der, kitabımız kuranda.

    çünkü bunlar her zaman, hüsrana mahkum olmuştur.
    19-her biriside yaptıkları, amelin derecesini almıştır.
    hiç hakları yenmeyerek, ameller sahibini bulmuştur.
    hepsine tas tamam verilir diyor, kitabımız kuranda.

    20-o gün ataşa arz olunanlar, orada yalnız kaldılar.
    dünyada hayır ı yapmadı, yoksuldan faydalandılar.
    şimdi ise aşağılık azapları ile, burada cezalandılar.
    sizde büyük kibir vardı der rab, kitabımız kuranda.

    dinden çıkıp fa sık olmanın, sizler yoluna dalmıştı.
    21-birde ad in kardeşi ahkafta, kavmini uyarmıştı.
    ondan evvel sonrada, bir çok uyarıcılar gelmişti.
    onlarda Allaha tapın dedi der, kitabımız kuranda.

    Allahtan başkasına ibadet etmeyin, size bunu diyorum.
    size büyük bir günün azabı, gelmesinden korkuyorum.
    22-ilahlarımızdan çevirmek istedin, deyip yaptılar yorum.
    tehdit ettiğin gelsin dediler diyor, kitabımız kuranda.

    23-o ilim Allah katındadır, ben size hakkı diyorum.
    lakin ben sizi cahil bir, kavim olarak görüyorum.
    24-o azap ufukta buluttu, onlarda yaptılar yorum.
    ve yağmur geliyor dediler der, kitabımız kuranda.

    hayır o gelen Allahın size, acele istediğiniz gazabı.
    bulutun içinden gelecek rüzgar, rabbin size azabı.
    25-rabbimin emriyle her şeyi, tarumar eder fesadı.
    her şey darma dağın oldu der, kitabımız kuranda.

    işte biz böyle mücrim kavme, böyle ceza veririz.
    26-ant olsun onlara biz, çok imkanlar verdik deriz.
    kudretimle kulak göz verdik, dediler batıla gideriz.
    kalpleri de fayda vermedi der, kitabımız kuranda.

    Allahın ayetlerini inkar, edenler azabıma girdi.
    ve alay ettikleri onların hepsini, kuş atı verdi.
    27-yemin olsun etrafınızdakilerde, azaba erdi.
    olur ki dönerler dedik der, kitabımız kuranda.

    dönerler diye delilleri, tekrarlayıp durmuşuz.
    28-Allah tan başka ilahların, kaçtığını görmüşüz.
    bilakis onlardan kayboldular, azabıma sarmışız.
    iftirayla yalanın sonudur der, kitabımız kuranda.

    29-vakte ki cinlerden bir kısmı, kuran dinlemeye vardılar.
    sonrada kuranı dinlediler ve, bunun huzuruna erdiler.
    susun dinleyin dediler, kavmimize bildirelim dediler.
    kavimlerine dönüp vardılar der, kitabımız kuranda.

    30-dediler ey kavmimiz , biz bir doğru kitap dinledik.
    musadan sonra inmiş olup, öncekini tasdikte gördük.
    hidayet yolunu anlattığı hakkında, bizler karar verdik.
    31-kavmimiz inanın dediler diyor, kitabımız kuranda.

    Allahın davetine icabet edin, ona iman getirin.
    ona iman getirin ki, günahtan arındırıp yetirin.
    günahınızın kimini bağışlasın, hidayetine erin.
    sizi azaptan korur dediler, kitabımız kuranda.

    32-kim Allahın davetçisine, uymaya bakmazsa.
    Allah ı aciz bırakacak değil, deneni yapmazsa.
    sahip çıkacak veli yoktur, ona kalbini açmazsa.
    böylesi açık sapıklıkta der, kitabımız kuranda.

    33-görmedin mi göklerle yeri, yaratmakla yorulmayan.
    onları yaratmakla da yorulmaz, odur hesap sorulmayan.
    Allah ölüleri de diriltmeye kadirdir, odur ki görülmeyen.
    evet her şeylere biz kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

    34-o gün küfredenlerin hepside, ateşe arz olunacak.
    onlara nasılmış azabım, hak değil miymiş denilecek.
    yemin ederiz rabbimiz haktır, demede bulunacak.
    bizde ettiğinizi tadın deriz der, kitabımız kuranda.

    35-ey azim sahibi zat, resuller gibi, sende sabret.
    azaplarına acele etme, azabın birazı gelmiş farz et.
    dünyada bir saat yaşadık derler, sen bekle azmet.
    fa sık kavimler helak ta diyor, kitabımız kuranda.

  7. abburrahman toğaç

    MUHAMMET KITAL SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-Allah yolundan dönenlerin, amellerini boşa çıkarmıştır.
    2-iman edip yararlı iş yapanlar, Muhammed e inanmıştır.
    rableri katından gelen hakla, bir tek Allah ını anmıştır.
    günahları örtüp düzeltenim der rab, kitabımız kuranda.

    3-bununda sebebi şudur, küfredenler batıla uymuşlar.
    imana gelenler ise imanla, rabbin sözünü duymuşlar.
    Allahtan gelen bir hak ile, gerçek yolumu bulmuşlar.
    rabbimiz böyle misal veririm der, kitabımız kuranda.

    4-onun için küfredenlere harpte, siz gevşek durmayın.
    hemen boyunlarını vurun, mağ lüp etmeyi sağlayın.
    perişan hale geldiklerinde, bağlarını sıkı bağlayın.
    sonrada lütfedip bırakın der, kitabımız kuranda.

    harp güçlerini bırakana kadar, yapılacak iş budur.
    Allah onlardan intikamda alır, çok yüce olan odur.
    sizi onlarla imtihan içindir, sizi öldürmeye de kadir.
    şehitlerin ameli boş olmaz der, kitabımız kuranda.

    5-onları hidayete erdirecek ve, hallerini düzeltecek.
    6-onları kendilerine tanıttığı, cennete varis edecek.
    7-siz Allaha yardım edin ki, size nusreti ni verecek.
    harpte ayağınızı kaydırmam der, kitabımız kuranda.

    8-rabbimiz diyor küfredenler, yüz üstü yere yıkılsınlar.
    onların amellerini Allah boşa, çıkartmıştır onu bilsinler.
    9-kitaptan hoşlanmayanlarsa, bundan bir ders alsınlar.
    onların amelleri heder olmuş der, kitabımız kuranda.

    10-onlar yeryüzünde gezip, bir dolaşmadılar mı.
    kendilerden öncekilere bakıp, hiç şaşmadılar mı.
    Allah onların kökünü kazımış, ders almadılar mı.
    kafirlere benzeri yaraşır der, kitabımız kuranda.

    11-sebebi şu çünkü Allah, iman edene yardım edendir.
    kafirlerin ise yardımcısı yoktur, onlar batıla gidendir.
    12-Allah imanla yararlı iş yapanları, bilerek görendir.
    altından ırmak akan cennette der, kitabımız kuranda.

    küfredenler ise dünyada, zevk etmeye bakarlar.
    hayvanlar gibi yerler onlar, batıl yola saparlar.
    onların yeri ateştir, insanı yurdun dan çıkarırlar.
    13-senide belki çıkarırlar der, kitabımız kuranda.

    rabbi yin gücüne muhalefet, nice şehirler vardır.
    biz onları helak ettik, azanlara bizden yasadır.
    onlara hiç yardımcı yoktur, yaptıkları, boşadır.
    14-rabden sana haber der, kitabımız kuranda.

    bir hak üzerinde olan kimse, kötü ameli kendisin.
    süslü gösterilmiş olan, düşmüş hevasının peşine.
    15-takva sahiplerine verilenin, rastlanmamış eşine.
    size cennetten bir temsil der, kitabımız kuranda.

    orada bozulmayan sudan ırmaklar, içen tadıyla yaşar.
    orada bozulmamış sütten ırmaklar, hayallerinizi aşar.
    içene lezzet veren şaraptan ırmaklar, içenler de şaşar.
    saf süzme baldan ırmaklar der rab, kitabımız kuranda.

    hem orada onlar meyvelerin, her çeşidinden bulacak.
    birde rabbinden mağfiret var, azgınlar ateşte kalacak.
    ebedi kaynayan su içerek, bağırsakları parçalanacak.
    cennetlik öyle olur mu diyor rab, kitabımız kuranda.

    16-onlardan seni dinleyende var, hatta senin yanından.
    çıktıkları vakit kendilerine, üstelik ilim verilmiş olan.
    o az önce neler söyledi deyip, sizi birde alaya alan.
    bunlar öyle kimseler ki der rab, kitabımız kuranda.

    Allah onların kalpleri üzerine, mühür basmıştır.
    onlar havasının peşine düşüp, yoldan şaşmıştır.
    17-hidayeti kabul edenlerin, Allah yolunu açmıştır.
    takvaya hidayet veririm der, kitabımız kuranda.

    18-onlar kıyametin ansızın, gelmesine bakıyorlar.
    onun alametleri geldi, yinede batıla sapıyorlar.
    anlasalar da faydası yok, dünyalığı yapıyorlar.
    19-şimdi şunu da bilin der rab, kitabımız kuranda.

    Allahtan başka ilah yoktur, dedim der bu haberi de.
    kendi günahınla müminlere de af dile, kalma geride.
    bundan geri durup kaçanlarınsa, dolaştıkları yeri de.
    duracakları yeri de bilirim diyor, kitabımız kuranda.

    20-iman edenlere cihada denince, korkudan ve kederden.
    kalplerinde hastalık bulunanlar da, oldukları yerden.
    ölüm baygınlığı geçiriyor gibi, bakıyorlar hep birden.
    korktukları da başlarına diyor rab, kitabımız kuranda.

    21-denemelik itaat ları kesinleşince, kıymet bilselerdi.
    haklarında iyi olurdu, Allaha sadakat gösterselerdi.
    22-ola ki bir iş başına gelseler, zordan kaçan kimselerdi.
    onlar fesat çıkaranlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    akrabalık bağını da bunlar, parçalamaya niyetli.
    23-onlar öyle kimselerdir ki, rabbimizden lanetli.
    kulakları sağır gözleri kör, olmuşlardır ihanetli.
    24-bunlar kuranı düşünmez der, kitabımız kuranda.

    onların kalpleri üstünde, yoksa kilitler mi vardır.
    25-şüphesiz hak belli oldu, yinede onlar sağırdır.
    sırtını döneni şeytan ayarmış, dünyalığı bahardır.
    uzun emellere düşmüşler der, kitabımız kuranda.

    26-bunun sebebi şu, bunlar tam kurana inanmayanlar.
    dediler bazen itaat ederiz, hepsini hak sanmayanlar.
    yapılanları biz görürüz, Alla hı özünden anmayanlar.
    Allah gizlilerini biz, iyi biliriz der, kitabımız kuranda.

    27-melekler yüzlerine arkalarına, vurarak canlarını alırlar.
    ahrette hali perişanlar olanlar, dünyada zor can verirler.
    28-bunun sebebi dünyalıklar, Allahın gazabına ererler.
    rızamıza razı olmayanlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    Allah ta onların amellerini, heder etti yerlerini.
    29-kalplerinde maraz bulunanların, gizli hallerini.
    kinlerini meydana çıkarmam sandılar, emellerini.
    30-dilesek sana gösteririz der, kitabımız kuranda.

    sen onları bütün simalarından, tanıdığını sanırsın.
    ama herhal sen onları, konuşma şeklinden tanırsın.
    Allah kulların bütün amelleri ni bilir, şaşırır kalırsın.
    31-yemin olsun sınavdasınız der, kitabımız kuranda.

    ta içinizden mücahitlerle, zulümlere sabredenlere.
    meydana çıkarıp haber verelim, yolumda olanlara.
    32-muhakkak zulmedip Allah yolundan, çevrilenlere.
    hak kendilerine belli oldu der, kitabımız kuranda.

    resullerime karşı gelenler, Allaha zarar veremez.
    onların amelleri boşa çıkar, gerçekleri göremez.
    33-Allaha itaat edenlerin, hakikat yoluna eremez.
    resule de itaat ediniz der rab, kitabımız kuranda.

    amellerinizi siz boşa çıkartıp da, şaşmayasınız.
    34-küfredip sizde Allah yolundan, sapmayasınız.
    sizler kafir olarak ölenlere hiç, bakmayasınız.
    kafirleri hiç affetmem der, kitabımız kuranda.

    35- kafire gevşeklik gösterip, daha kötüye gitmeyin.
    onlara sizler üstün olacakken, sulha davet etmeyin.
    Allah sizinle beraberdir, kötü amelinizle bitmeyin.
    iyi ameli hiç azaltmam der rab, kitabımız kuranda.

    37-eğer sizden hepsini istesek, o halinizi görürdünüz.
    sizi zorlasak cimrilik eder, hep dayatır dururdunuz.
    bütün kinlerinizi meydana çıkarıp, isyana varırdınız.
    38-işte sizin haliniz diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    Allah yolunda harcamada, cimriliğe giderseniz.
    cimrilik edenler kendine ederler, eğer bilirseniz.
    Allah zengindir sizler hayırdan, yüz çevirirseniz.
    yerinize başka kavim gelir der, kitabımız kuranda.

  8. abburrahman toğaç

    EL CASİYE SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ha mim dedik kullarıma, çok ibret var ondandır.
    2-bu kitabın inişi güçlü, hikmet sahibi Allah tandır.
    3-elbet ki göklerde ve yerde, müminler için şandır.
    ayetlerimizde çok ibret var der, kitabımız kuranda.

    4-sizi yaratma sırrı, üretip durduğu hayvanlardadır.
    kesin inanacak kavime, çok ibretlik ayetler vardır.
    5-gece ile gündüzün değişmesinden,o haberdardır.
    gökten de rızık indirenim der, kitabımız kuranda.

    Ölümünden sonra yeri, su indirip diriltendir.
    rüzgarı estirmesi de öyle, sırrımızı görendir.
    6-işte bunlar ayetlerim, sana Allah verendir.
    hak olarak okuyoruz der, kitabımız kuranda.

    Artık Allahın ayetlerinden sonra, neye inanırlar.
    7-vay yalancı günah torbaları, hep yalan sanırlar.
    8-yüzüne karşı okusan da, onlar batıla dayanırlar.
    kibrin den duymamış gibi der, kitabımız kuranda.

    Sanki onlar işitmemiş gibi, inkar ederler birde.
    işte onları da acıklı olan, bir azabım ile müjdele.
    9-ayetlerden bir şey desen, der işim var dur hele.
    işte bunlar yok mu diyor rab, kitabımız kuranda.

    Onlar için çok aşağılayıcı, bir azaptan vardır.
    10-peşlerinde cehennem var, kazandığı zarardır.
    nede Allah ı bırakıp taptığı, veliler işe yarardır.
    onlara büyük azap var der, kitabımız kuranda.

    11-bu bir hidayettir rabbinden, onun ayetlerini.
    inkar edenlerini yakalar azap, onları her birini.
    12-o Allah tır ki, denizi size verdim al haberimi.
    gider gemiler lütufum la der,kitabımız kuranda.

    Lütufum la rızık ararsınız, umarım şükür edersiniz.
    13-birde göklerde yerde olanlar, emrimde bilesiniz.
    hepsini size amade kılmışım, şüphenizi silesiniz .
    düşünen kavme ibret var der, kitabımız kuranda.

    14-iman edenlere söyle, rabbin affeden günlerini.
    ümit kesmişleri bağışlarım, uyar onların her birini.
    15-kim yararlı iş yaparsa. O kulda kendinin yerini.
    korumuş olur diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    Kimde zararlı iş yaparsa, oda kendinin zararına.
    sonra rabbime dönersiniz, deyip söyle onlara.
    16-yemin olsun bir vakit biz, İsrail oğullarına.
    kitap hükmünü bildirdik der, kitabımız kuranda.

    Onları pak rızıklarımızla, alemlere üstün kılmıştık.
    17-onların başarılı olmasına, kitapla delil vermiştik.
    onlara ayrılığa düşmeleri, kendi zararınıza demiştik.
    ilimden sonra azdılar diyor rab, kitabımız kuranda.

    Muhakkak rabbin onlarında, ihtilaf ettiklerin de.
    kıyamet günü hükmünü verecek, bunları derim de.
    18-seni bu işe memur kıldık, gerçekleri görün de.
    sen o şeriata uyasın der rab, kitabımız kuranda.

    Onların havalarına uyma, susma söyle gerçeği.
    19-çünkü onlar sana, Allahtan gelecek her şeyi.
    senden def edemezler, ve zalimlerin bir çoğu.
    birbirlerinin velisidir diyor, kitabımız kuranda.

    Allah ise takva sahiplerinin, her zaman velisidir.
    20-bu insanların kalp gözü açıklarına,bir sesidir.
    inanacak bir kavim için, bu bir türlü seçmesidir.
    size hidayet rahmettir der, kitabımız kuranda.

    21-yoksa kötülük işleyip duranlar, onlar kendilerini.
    imanıyla yararlı iş yapanla, bir tutar mıyız hiç birini.
    erken ölenle geç ölen bir değildir, veririm haberini.
    fena hüküm veriyorlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    22-oysa Allah göklerle yeri, hak üzerine yaratmıştır.
    birde herkes kendi kazandığının, sonuna bakmıştır.
    onlara haksızlık da edilmez, rablerini ilah yapmıştır.
    söylenene onlar uyarlar der rab, kitabımız kuranda.

    23-söyle bana bir kimsede, hevasını ilah edinmişse.
    Allah ta onu yanlış bilgisinden, şaşırmaya gitmişse.
    kulağını kalbini mühürleyip, gözüne perde çekmişse.
    Allahtan başkası gösteremez der,kitabımız kuranda.

    Hiç düşünmez misiniz siz, gizlinin gizlisini görürüz.
    24-dediler hayat dünya hayatı, burada yaşar ölürüz.
    bizi ancak zaman helak eder ki, bu gerçektir biliriz.
    delilsiz zan yürüttüler der rab, kitabımız kuranda.

    Halbuki onların buna dair, hiç bir ilimleri de yoktur.
    25-onlara açık ayetler okundu, demedi biride haktır.
    dediler ölmüş babamızı getirmeden, uymak yasaktır.
    böyle deyip direttiler diyor rab, kitabımız kuranda.

    26-de ki sizi Allah yaratıyor, sonra sizi öldürecek.
    sonra şüphe olmayan, kıyamet gününü gösterecek.
    kıyamette herkesi bir araya, o emriyle getirecek.
    lakin insanın çoğu bilmez der, kitabımız kuranda.

    27-göklerle yerin mülkü Allahın dır, o saati bileceksiniz.
    o gün bozguncu olanlarınız, hüsrana uğrar göreceksiniz.
    28-her ümmeti diz çökmüş olarak, görmeye ereceksiniz.
    her ümmet kitabına çağrılır der rab, kitabımız kuranda.

    Bugün size yaptığınız amellerin, bedeli tam verilecek.
    29-kitapta o gün yüzünüze karşı, hak olanları diyecek.
    yapılanı biz görüyorduk ve, birde yazdırdık denilecek.
    rabbim yapılan hiç kaybolmaz der, kitabımız kuranda.

    30-fakat iman edip yararlı iş, yapanlar yok mudur.
    rableri onları rahmetine kor, büyük zaferde budur.
    31-küfredenler ayetlere karşı, inkarcı olanda odur.
    okunurken kibirlendiniz diyor, kitabımız kuranda.

    Ve mücrim bir kavim olduğunuzu, bir gün bildiğinizde.
    32-Allahın vaadi haktır, kıyamet gününe geldiğinizde.
    kıyamet gününe inanmayız, o bir zandır dediğinizde.
    ona da inanmayız dediler der rab, kitabımız kuranda,

    33-derken yaptıkları işin kötülüğü, meydana çıkmıştır.
    ve alay ettiklerinin cezası, hepsini birden, kuşatmıştır.
    34-bizi unutanları bizde unuturuz, dediğime şaşmıştır.
    rabbim sizin yeriniz ateştir diyor , kitabımız kuranda.

    Yardımcılardan hiç kimsede yoktur, yalnız kaldınız.
    35-sebebi şu Allahın ayetlerini, eğlenceye aldınız.
    dünya hayatı aldattı sizleri, ondan ateşe atıldınız.
    oradan da hiç çıkamazsınız der, kitabımız kuranda.

    Ve Onlardan özür dilemeleri de,hiç kabul edilmeyecektir.
    36-ham din göklerin rabbine, olduğunu herkes bilecektir.
    37-göklerin yerinde büyüğü daima, o Allah tır denecektir.
    hikmet sahibiyim güçlüyüm diyor rab, kitabımız kuranda.

  9. abburrahman toğaç

    ZALİM OĞLU ZALİMLER DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ 05448081798
    bir tür insan vardır içimizden, ürerde ürer.
    maneviyat yoksunu bunlar,içimizden türer.
    bir işini yapar san seni, hep yokuş a sürer.
    adı Müslüman amma, zalim oğlu zalimler.

    Bunlar sürekli topluma , mikrop saçarlar.
    iyi insanların başına, hep dert açarlar.
    bir savaş ortamı olsa, hemen kaçarlar.
    vefalıya zulüm saçar, zalim oğlu zalimler.

    İşini Güzel yaparsın onların, bildiremezsin.
    iyi davrandıkça ciddi durur, güldüremezsin.
    gücünde yetse de onları hiç, öldüremezsin.
    her toplumda haklı çıkar, zalim oğlu zalimler.

    Hapishanelerimiz hep, zulmettikleriyle dolar.
    kendine yalakalık yapanları, kolladıkça kollar.
    doğrulara yardım etmezler, iki yüzlüleri arar.
    iyiyi de tuzağına düşürür, zalim oğlu zalimler.

    Ne var sanki kötü olmasan, iyiliğini yetirsen.
    Allah için bir kez özden, bir selavat getirsen.
    bir kabalık işini onun, biraz erken bitirsen.
    hemen paranı keserler, zalim oğlu zalimler.

    Bu toplumda hastalıktır, bu illetten kurtulsan.
    bunun adı hasetliktir, hak yolunu tez bulsan.
    şu cihanda mütevazi, alçak gönüllüden olsan.
    kibiri bırakmaya yanaşmaz, zalim oğlu zalimler.

    hiç Allahtan korkmazsın, havana uyarak saparsın.
    Allahın kullarına zulmü, hangi maksatla yaparsın.
    zulüm yaptığın cennete girer, sende ona bakarsın.
    cehennem den korkar mı hiç, zalim oğlu zalimler.

    Hep sırttan deve kazanırda, pireye hiç bakar mı.
    tepeden bakacak adam arar, hak olanı yaparmı.
    ona bir öneri nasihat etsen, hak olanı takarmı.
    ben her şeyi bilirim der, zalim oğlu zalimler.

    Dünyadan bahseder sen, onu iyi dinler ler.
    ahretten bahsetsen, hemen sıvışıp giderler.
    her zaman hatti aşıp, Allah a isyan ederler.
    Allahtan da korkmazlar, zalim oğlu zalimler.

    Sanki anaları yüksekte doğurmuş,hiç engine inmezler.
    yoksula haksızlık yapmayıpta, Allah yoluna gelmezler.
    ben çalıştım kazandım derler, onlar hakkı bilmezler.
    mevki kibirinin esiridir, zalim oğlu zalimler.

    Dünyada işini yaver götürüp, Allah onları denemekte,
    musibet olarak evlatları yeter, onlar boş bir emekte.
    savunmaları şu Allah dilese, onlara da verir demekte.
    Allahın imtihanını kaybettiler, zalim oğlu zalimler.

    Yedikleri önlerin de, yemedikleri de ardında.
    Allahın kahrından, verdiklerinden var bunda.
    gözleri hiç doymaz, hep çoğaltma derdin de.
    şeytanın ardına düştüler, zalim oğlu zalimler.

    Bunlar davet hazırlasa, varlıklıyı çağarır.
    onların saçı en çok, çoğaltmaktan ağarır.
    haksızca suç işlese, karşındakine bağarır.
    haksızlıkla haklı çıkar, zalim oğlu zalimler.

    Adil ce bir kanun çıksa, hemen karşı dururlar.
    hayat onlara güzeldir, onlar bir türlü bulurlar.
    elde edemediklerini de, bunlar zorla alırlar.
    hırsızlıkla da alır onlar, zalim oğlu zalimler.

    Bazısı devleti dolandırır, avantadan yaşarlar.
    yasaları takip eder, menfaat varsa koşarlar.
    eşinin emeklisi yoksa, onu hemen boşarlar.
    Allah tan korkar mı hiç, zalim oğlu zalimler.

    bazısı kuranı okurlar , mealine bakmazlar.
    esas okunacak meal, kafayı ona takmazlar.
    mealiyle düzelecek, doğru olanı yapmazlar.
    para yın yarısını keser, zalim oğlu zalimler.

    Ben bunları yaşadım hep, sizlere doğruyu derim.
    bana birde yemek verir, tuzaktan olmaz haberim.
    ellerinde oyuncak oldum, bunlar benim kederim.
    yazdım düzelsinler diye, zalim oğlu zalimler.

    Ben bunlardan usandım, devletime bunu derim.
    hepsini açık söyledim, demeyin yoktur haberim.
    bir an evvel düzelsinler, ondan gayret ederim.
    birde hacca gideni var, zalim oğlu zalimler.

    bu tiplerin çoğu, çocuklarını okutmuş öğünür.
    zulme uğrayanın çocukları, geçim için döğünür.
    bırak hacca gitmeyi, emeklide olamadan ölür.
    kuşaktan kuşağa hepsini vurur, zalim oğlu zalimler.

    Babam inşaat amelesiydi, kader onu vurmuştu.
    çokça kürek tutmaktan, elleri yumuk kalmıştı.
    üstelik vefatında, karipler mezarına konmuştu.
    onu hep dolandırdılar, zalim oğlu zalimler.

    O emekli olamadan gitti, bizde zaten olamadık.
    sürekli zulme uğramaktan, rahatlığı bulamadık.
    anamda benim iyilerdendi, eli açıktı doyamadık.
    ikisinin de hakkını yediler, zalim oğlu zalimler.

    ikiye iki buçukluk toprak evde, başlı kıçlı yatardık.
    vijdanlılar ğörürmü diye, yoldan geçene bakardık.
    yinede bizde huzur vardı, gamı gasefeti atardık.
    on bir yıl öyle yaşattılar, zalim oğlu zalimler.

    Tavanımızda bizim çinkoydu, kış gelince akardı.
    anam üzerimize kap kor, sabaha kadar bakardı.
    kımıldamadan uyuyun derdi, kafayı ona takardı.
    uykusuz kalmasına sebep, zalim oğlu zalimler.

    Bunlar hayat hikayemdir, hiç söylemek istemezdim.
    bunları yaşamamış olsam, şimdi bunları demezdim.
    destanın akışı böyle gitti, yazacağımı da bilemezdim.
    bana bunlarıda yazdırdılar, zalim oğlu zalimler.

    Bunları yazmaktaki gayem, ibret alıp düzelsinler.
    çok fazlaca geç olmadanda, erken yola gelsinler.
    buna benzeyen yaşantıları, kendileri bulsunlar.
    yinede bulacaklarını sanmam, zalim oğlu zalimler.

    Kardeşim Süleyman bekar, hangisinin umrunda.
    oysa elli yaşına geldi, böylemi yaşamak zorunda.
    birde dinde yardım var, böyle söylüyor kuranda.
    hep hesabına geleni duyarlar, zalim oğlu zalimler.

    Müslüman kimsesiz sahibidir, onları arar bulurlar.
    mazlum lar içe kapanmak tan, evde bekar kalırlar.
    onlar a sahip çıkanlar sa, elbet cennet lik olurlar.
    onlar ın iffetliyle işleri olmaz, zalim oğlu zalimler

    .
    Allah kullarını dener, yoksul bıraktığı kullarıyla.
    kestirme cenneti istersen, ilgilenesin halleriyle.
    o zaman İslam ı yaşarsın, kim verirse elleriyle.
    bunu yapamayanlara derim, zalim oğlu zalimler.

    Atmış üç yaşında, bir yıllık bekçilik buldum.
    belim fıtıklı sıvacılığa, yine mahküm oldum.
    az parayla çok iş yaptıranların, eline kaldım.
    çoğu zekatını da vermez, zalim oğlu zalimler.

    abdurrahman açık söyleme, başına iş açarsın.
    düzelmez düşman olurlar, diyar diyar kaçarsın.
    söylediğine pişman olur, sende buna şaşarsın.
    suç söyleme harcarlar seni, zalim oğlu zalimler.

  10. abburrahman toğaç

    KORONA VİRÜSÜ DESTANI
    05448081798
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    Korona virüs dediler, hiç çare aramadılar.
    beni adam yerine koyup, bana sormadılar.
    çaresi kolay tabi, mor lahanayı görmediler.
    hiç korkar mı milletim, bu işin gerisinden.
    bir kişide ölmemişken, korona virüsünden.

    Medyayı ayaklandırıp, virüsü hep anlattılar.
    Büyük başlar inanırsa, millet yutar sandılar.
    hemen öldürüyor deyip, herkesi kandırdılar.
    Devlete zarar veren, pilanın her birisinden.
    Bu millet korkar mı hiç, korona virüsün den.

    Amarika plan,kurdu, bunları evine kapatırız.
    Tehlike deyip yaygara yapar,servetini alırız.
    Aşısını biz bulduk deriz, imalatınıda azaltırız.
    o planın bu millet, hiç korkar mı girişinden.
    Kapanır mı evine hiç, korkar mı virüsünden.

    Hiç kimse ölmemişken, gaf dağına çıkardılar.
    az ölümden korkanlarda, dua edip yakardılar.
    Milleti sahipsiz sanarak, bu kanaate vardılar.
    Normal gırıbi unutup,direnenin hevesinden.
    Millete kaçın dediler, bu korona virüsünden.

    Sirkeyi gözden çıkartma, o her şeyin ilacı.
    Sofradan eksik etmeyin,olsun başının tacı.
    siz bu işi yaparsınız, dinlesinler ana bacı.
    Abartılara bakma, sapma ala görüşünden.
    Milletim korkar mı hiç,korona virüsünden.

    Medyada sanki ortak, yanlış yolu tuttular.
    Ses çıkaran yok diye, milleti coştur dular.
    millete gaz vererek, markete koşturdular.
    Gelin bu işin hepimiz, dönelim berisinden.
    Milletim hiç korkar mı, korona virüsünden.

    Normal gırıple de ölen, kaç binin üzerinde.
    Onu hiç söylemezler, hep dururlar yerinde.
    Esas çare buna lazımdır, hakikat ı deyin be.
    Bunu çok önemseyin, dönün siz yarısından.
    Korkmaz benim milletim, korona virüsünden.

    Tutturdular bir virüs, milleti soymak için.
    Gözü açık olanları, avanta doyurmak için.
    Milletin kazancına, bununla el koymak için.
    Yazmışken söyleyeyim, sözün dürüsünden.
    İnananlar korkmaz hiç, korona virüsünden.

    Halbuki çaresi var, tüm dünyayı korkuttular.
    Kananlara büyük olaydı, çoğu sözü tuttular.
    Amarika buldum dedi, onu bal gibi yuttular.
    Bizlerede getirdi bunlar, kafesinde irisinden.
    Kafese girmez milletim, korona virüsünden.

    Medya hemen inanıp, çabuk düştü tuzağa.
    Marketlerle avladılar, gitmeyin sizler uzağa.
    Saflar hemen inandılar, sanki olmuşlar ağa.
    Zekatı verdiyse onlar, eksilmez sürüsünden.
    Millet im hiç korkar mı, korona virüsünden.

    Beyaz lahanayı da unutma, oda derman derim.
    Elime geçtiği zaman, hasta olmasam da yerim.
    Beni fazla söyletme yin, gelin hep el ele verin.
    Sarımsakta iyi ilaç, korona virüsü, günün den.
    Kurtulmaya çara bunlar, hep korona virüsünden.

    Amarikanın amacı, dolara hep değer katmak.
    Çaresini buldum deyip, onu pahalıya satmak.
    Bulduğu felanda yoktur, onunki si fors atmak.
    Daima siz sakının, harbi gözüken dürüsünden.
    Milletim bizi öldüremez, korkmayın virüsünden.

    Kimi dedi kurtulmak için, ben her şeyi yaparım.
    Servetimide ortaya koyup, kurtulmaya bakarım.
    Gerçekte bazısı fena, onun korkmasına şaşarım.
    Virüsten de nemalanır, gidin bunların gerisinden.
    Kadere inanan insanlar, hiç korkarmı virüsünden.

    Milletlerin çoğu varlığı, kolay kazanmış demek.
    Hepsini veririm diyenler, sanki vermemiş emek.
    Amacı tüm insanlar ın, sırtında gezerek yemek.
    Doları da değer kazansın diye, üretir serisinden.
    Bizden kimseler ölmemişken, korona virüsünden.

    Hele de Avrupalılar, evden dışarı çıkmıyormuş.
    Bu nasıl korku böyle, etrafınada bakmıyormuş.
    Bizimkiler inanmadı, çoğu maske takmıyormuş.
    Hiç korkar mı bu millet, sora cağı sorusun dan.
    Gerçekte kimse ölmemiştir, korona virüsünden.

    Ben sesimi ne devlete ne millete duyurmayı başaramadım.
    Allah aşkına, bu kuranın destanını okuyup ta bir tane
    etkilenen insan çıkmaz mı bu kadar mı milletim
    kendini kaybetmiş gerçekten telefonuma bir tane mesaj gelse
    şaşarım.bir tane mesaj gönderen olsa Allah depremleri durdurur.
    gogula cimer hukuki haber diye yazın o eli terazili siteye
    girin ordaki destanların tümünü göster denen yerine tıklayın
    benim destanlarımı inceleyin devlete ulaştırın05448081798

  11. abburrahman toğaç

    milleti aşırı korkutup evlerine kapatmalarının yüzünden yakın zamanda, herkes kendi cenazesini kendi elleriyle kaldırmaya başlayacak .çünkü normal ölümlerle ölenlere korona lıdır korkusuyla da,insanlar birbirinin cenazesine gitmeyecek,ve milletimize kötü bir alışkanlık tebelleş olacak.arkasından insanlardaki akrabalık bağları kopacak. Medyanın bu abartmalarını bir an evvel durdurun, hiçbir milletten bir ilaç dahi getirmeyin.camilerde namaza ara verildiği için, insanlar tembelleşerek ondanda uzaklaşırlar. ondan sonra camilere bu atalarımızdan kalan bir eser diyen nesli kendi elimizle getirmiş oluruz. dedelerimiz şöyle derdi gün gelecek camilere kimse gitmeyecek, o zamanki çocuklar bilmiyerek camileri taşlıyacaklar, o zamanki yaşlılarda çocuklar taşlamayın onlar atalarımızdan eserler diyecekler. şimdi soruyorum siz yönenetler, böyle diyecek bir neslin gelmesini istermisiniz.elbette istemezsiniz, istemezseniz camilere gitmeyi serbest edin.benim görüşüm bu.
    hele kesinlikle milletlerden hiçbir aşı getirmeyin.devletlere inanıp getirirseniz,hem milletin hem devletin sonunu getirmiş olursunuz.kendinizden başka hiçbir millete güvenmeyin.bunlar benim tavsiyemdir,
    yapıp yapmamakta serbestsiniz bunlar milletlerin ekonomisini çökertme taktiği Abdurrahman toğaç 05448081798

    milletim beni iyi dinleyin, şimdi size korona virüsten, diyer normal gırip ve ağızdan giren boğaz mide ve bagırsak ve iç organlarla ilgili, tüm hastalıkların çaresini anlatacağım.
    gece saat 12den başlar, saat sabah 4 e kadar bu söyliyeceğim tekniği uygulayın. Çeşmenizin vanasını küçük çocuk idrarı gibi akıtarak, 5 litrelik pep şişeye o şekil akıtarak alın.
    vanadan su çok yavaş aktığı için çeşme borusunun içindeki virüsler aşağıya akmamak için borunun içinde sağa sola yapışma fırsatı bulur. çünkü her canlı bakteri suyun geldiği tarafa doğru hücum eder.
    böylece on dakika içerisinde, tertemiz bir su almış olursunuz. her zaman o sudan için normal gıripte olmazsınız.
    şimdi size bunu temsil ve örneklerle size kanıtlamaya çalışacağım. Ben adana da oturuyorum. bizim orada akan bir pis kanal var, o kanalın bazı yerleri gayet yavaş akarak gidiyor. bu dediğim kanal yeni oto garın
    gün batı tarafında. o kanalın suyu yavaş aktığı için denize yakın yerler doğru, cam gibi akıyor. yani içsen içilir. ama kanalın tabanı ve kenarları tamamen hörş bağlamış. o su yavaş aktığı için, o su hızlı akmış olsaydı o pisliklerin hiç birisini tabana ve etrafına yapıştıramazdı. ve denize kadar bulanık olurdu. bilmem size temsili doğru verebildim mi.

  12. Ramazan

    Boş okadar yardım topladılar görüyorum anlamadığım benim arkadaşlarım olsun tanıdıkları olsun ihtiyacı olana kimseye maddi yardım alamamış peki nerede bu toplanan paralar bende başvurdum alakası bile almadılar dalga geçtiler anladım ki bundansonra yardım mardin kimseye yok yaedin yapacaklarada söylerim yardım mardin yok

ucuz sohbet hattı canlı sohbet hattı sohbet hattı '; } ?>