Cumhurbaşkanlığı İletişim Numaraları

Cumhurbaşkanlığı Telefon Numaraları

Cumhurbaşkanlığı Telefon Numarası

Cumhurbaşkanlığı müşteri hizmetleri numaralarını sizler için ekledik. Cumhurbaşkanlığına ulaşmak için Cumhurbaşkanlığı İletişim Numaraları direk bağlanma şeklinde aşağıda bulabilirsiniz.

Telefon Numarası :

0 – 312 – 525-55-55

: 0312 525 43 90 / 403 53 75.:

[email protected]

Faks :
0 – 312 – 525-58-31

Cumhurbaşkanlığına Nasıl Ulaşırım ?

Bazen milletvekillerine ve cumhurbaşkanına ulaşma ihtiyacımız olur. milletin vekillerine ve Cumhurbaşkanına ulaşmak kolay olmamakla beraber istendiği sürece başarılmayacak bir durum değildir. Bizim sitemize bile yorum bıraksanız  milletvekillerinin ve cumhurbaşkanın çalışan görevlileri mutlaka buraları takip ediyor ve önemli şeyleri yetkili vekillere ve cumhurbaşkanlığına iletiyordur. O yüzden sizler şansınızı deneyin, bizlerde sizleri ulaşmak istediğiniz vekillerin numarasını, iletişim adreslerini tedarik etmeye çalışalım.

Milletvekillerinin ve cumhurbaşkanının telefon ve iletişim adreslerine ulaşım sağlamak için aşağıdaki numaraları kullanabilirsiniz

Direk cumhurbaşkanının numarası şudur diyemeyiz tabi ki size ama ulaşabilmeniz için bazı numaralar vererek şansınızı denemenizi sağlayabiliriz. Unutmayın ki mecliste bulunan siyasetçilerin hepsi bizler için çalışıyor onlarla iletişim kurmak soru, sorun ve dertlerimizi anlatmamız bizim en doğal hakkımızdır.

Bağlanmak istediğiniz yere yönlendiren santral Cumhurbaşkanlığı telefonudur ayrıca fax numarasında sizlerle paylaştık.

Telefon Numarası :

0 – 312 – 525-55-55

Faks :
0 – 312 – 525-58-31

Sizlerin de eklemek istediği yorumlar varsa buradan bizlerle paylaşabilirsiniz.
1 Stars2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...
Cumhurbaşkanlığı İletişim Müşteri hizmetleri & Cumhurbaşkanlığı İletişim Çağrı merkezi numaraları
Aklınıza takılan tüm sorulara ceva alabilmek ve şikayetlerinizi gidermek için Cumhurbaşkanlığı İletişim üzerinden bilgi alabilirsiniz. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim hakkında Sıkça Sorulan Sorular sayfanın altındadır.
SSS

Cumhurbaşkanlığı İletişim numarasını direk bağlanma şeklinde sitemize ekledik

Cumhurbaşkanlığına şikayet bildirmek için Cimer başvuru formunu sitemize ekledik.

Yorum Gönder

Görüş, öneri, istek ve şikayetlerinizi paylaşabilirsiniz. *

Yorumlar

  1. abdurrahman toğaç

    Abdurahman Toğaç
    olmayan hastalıkla insan kıyımı yaptınız önce haplarla insanların çoğu hapı içmeyince şimdide ileriye dönük öldürme peşine düştünüz yönetenleride inandırdınız olmayan hastalıkla sürekli can aldınız kimseden utanmazsanız allahtan utanın
    · Yanıtla · 8d
    Abdurahman Toğaç
    sağlığımız için değil öldürmek için kolları sıvadınız şimdide aşıyla ileriye dönük öldürme peşine düştünüz allah yakın zamanda hepinizin belasını verecek siz bilim kurulu insanlığı her türlü öldürmede varsınız
    · Yanıtla · 15d

  2. abburrahman toğaç

    200-hac vazifeni yapınca rabbi, ejdat gibi anın haydi.
    onlardan da fazla anın, odur her şeyin tek sahibi.
    insanlar ın kimide dünyada ister, o dünyalık tabi.
    ahirette nasibi olmayanlar der, kitabımız kuranda.

    201-kimide şöyle der rabbim bizi, dünyada gazabından.
    bana ahirette de iyilik ver, koru ateş azabından.
    202-iyilerin yaptığı amelin, hiç eksilmez sevabından.
    allah hesabı çabuk görenim der,kitabımız kuranda.

    203-birde sayılı günlerde sizler,allahı çok zikredin.
    kim iki günün zikrederse, ona günah yoktur derim.
    geç kalanada günah yoktur, korunmuş kuluma dedim.
    huzurumda haşrolacaksınız der, kitabımız kuranda.

    204-insanlardan öylesi vardır ki, sana dünya hayatını.
    anlattığı senin hoşuna gider, tam çıkartır tadını.
    dediğine allahı şahit tutar,kullanır rabbin adını.
    düşmanlar ın en yamanı der rab, kitabımız kuranda.

    205-bir işin başına gelseler onlar, iyi ahlakı atarlar.
    sen yanından ayrılınca, hemen bozgunculuk yapatlar.
    ekini nesli yok etmek için,tam gayretle çalışırlar.
    bozguncuları sevmen diyor allah, kitabımız kuranda.

    206-onlara allahtan kork,bunu yapma dendiği zaman.
    kibiri gururu günaha sokar, öyle olmayın aman.
    öylesine cehennem yeter,orada onun hali yaman.
    o ne kötü yataktır der rab, kitabımız kuranda.

    207-insanların öylesi de var ki, allah büyüktür derler.
    allahın rızasnı kazanmak için, canını feda ederler.
    biz onlara merhametliyiz, rızama gayretle giderler.
    raufum o kullara şevkatliyim der,kitabımız kuranda.

    208-ey iman edenler islamda fırka, olmamaya gayret edin.
    dini bütün olarak yaşayın, sabırla hak yoldan gidin.
    şeytanın ardına uymayın, o size bir düşmandır derim.
    o size ap açık düşmandır der rab, kitabımız kuranda.

    209-size bunca delil varken, yinede ayağınız kayarsa.
    şüphesiz allah izzetliyim der, biraz meyli varsa.
    aziz her şeyi mağlup edene, kul sırtı nı dayarsa.
    hakim im hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

    210-onlar allahın ve melekler in, inmesini mi gözetliyor.
    bulutlar içinden onlara gelip, işimiz bitsinmi diyor.
    oysa allah imtihan etmekte,bunu onlar tamda bilmiyor.
    yapılan işler allah a döner diyor, kitabımız kuranda.

    211-israil oğullarına sorun, ne ayetler indirdik bilsinler.
    ayetler onlara geldide, istemediler hak yola girsinler.
    nimetlerimin geniyle oynayıp, nimeti değiş tirmesinler.
    allah ki cezası çetin olan ım diyor, kitabımız kuranda.

    212-kafirler e o dünya hayat ı, çok süslü gösterildi.
    imanlılarla alay ettiler, sakınmadıkları görüldü.
    kıyamet günü müminler üstün, nimetim bol verildi.
    hesapsız rızık verenim der rab,kitabımız kuranda.

    213-insanlar önceden bir tek ümmetken, ayrılığa düştüler.
    müjde ci uyaran nebiler verdik, yinede haddi aştılar.
    onların işlerinde hakem yaptık, çoğu batıla koştular.
    hak olan kitapla gelmişler di der, kitabımız kuranda.

    nebiler açık delille geldi, kıskançlıkla uydular hevasına.
    başka guruplar a üstün gelme nin, sürekli düştüler peşine.
    kitap ehlinden ihtilafa düşenlerin, raslanmamış tır eşine.
    kullardan dilediğim,doğru yoldadır der, kitabımız kuranda.

    214-sizden önceki toplu luğun, başına gelenleri anladınız.
    sizin başınıza gelme den, cennete girermiyiz sandınız.
    öyle bir yokluk vardı ki,size gelmiyeceğine inandınız.
    musibetlerle onlar sarsıldılar der, kitabımız kuranda.

  3. abburrahman toğaç

    yalnız mescidi haram yanında,sizinle savaşmadıkça.
    sizde onlarla savaşmayın, onlar hattini aşmadıkça.
    sizle savaşırlarsa savaşın, tek allaha tapmadıkça.
    kafirlerin cezası böyledir der, kitabımız kuranda.

    192-şayet kötülüğe son verirler se, allah bağışlayandır.
    gafurum der günahı örten, kötü akıbetten koruyandır.
    rahimim diyor kullara karşı, çok merhametli olandır.
    193-fitne ve şik son bulana kadar der,kitabımız kuranda.

    hak din otorite allaha ait, oluncaya kadar savaşın.
    zalimin yaptığı son bulursa, düşmanlık yok barışın.
    194-haram ay haram aya karşılıktır, bu doğruda buluşun.
    hürmet ve hak karşılıklı der rab,kitabımız kuranda.

    kim size saldırırsa sizde, saldırıp hattini bildirin.
    sizde allah için saldırıp,misliyle karşılığını verin.
    allahtan korkun hattinizi aşmayın,sizlere bunu derim.
    takva sahipleriy le beraberim der, kitabımız kuranda.

    195-allah yolunda harcayın ki, iyiliklerinizi katlayım.
    kendi ellerinizle kendinizi siz, tehlikeye atmayın.
    kulluğu güzel yapın siz, muhsin kulluktan sapmayın.
    kulluğu güzelleri severim diyor, kitabımız kuranda.

    196-hac ve umreyi inananlar, allah için tamanlayın.
    ulaşamazanız kurban kesip,yoksulları ağırlayın.
    kurban yerine ulaşana kadar, siz tıraş olmayın.
    hastalar bundan muaftır der, kitabımız kuranda.

    onlarda allah için oruç, yada fidye versinler.
    hac zamanına kadar, sevap edip hayra ersinler.
    kurbanı olmayan üç gün,oruçla fayda görsünler.
    yedi gün de evde tut diyor, kitabımız kuranda.

    hepsi tastamam olmakla onlar,on gün oruç tutsunlar.
    ailesi mescidi haramda olmayanlar, böyle yapsınlar.
    allah cezası çetinim der, ondan korkup sakınsınlar.
    197-hacsa bilinen aylarda diyor rab, kitabımız kuranda.

    her kim bu aylarda hacını. yaparak eda ederse.
    hacda kadına yaklaşmak yoktur, o hakka ererse.
    kötü söz kavga tartışma yoktur,bunuda bilirse.
    yapılan hayrı bilirim diyor,kitabımız kuranda.

    şüphesiz tagvadır azığın, en hayırlısından biri.
    benden korkup sakının sizler, ey akıl sahipleri.
    198-allahın ihsan ve lütfundan, uzak durma gel beri.
    alış verişte serbest der rab, kitabımız kuranda.

    araftan inince meşari haramda, allahı zikredin.
    o size hidayet ettiği gibi,allahı anmaya gidin
    bundan önce sapkındınız,kurtulmaya gayret edin.
    199-kulların akın ettiği yerdir, kitabımız kuranda.

    allahtan bağışlanma dileyin, sizlerde edin akın.
    allah gafurum diyor,günahlarıda affederim bakın.
    kötü akıbetten korurum diyor,aklınıza iyi takın.
    rahimim çok merhametliyim der,kitabımız kuranda.

  4. abburrahman toğaç

    179-hem sizin için kısasta,hayat vardır kıymeti bilinsin
    akıl sahibleri ders alıp,insanı öldürmekten korunsun.
    180-ölmekte olanın yakınlarından, yanında şahit bulunsun.
    vasiyet edecegi mirasa, şahit der, kitabımız kuranda.

    bu sizlere farz kılındı,tagva sahiplerine bir haktır.
    181-kimlerde vasiyeti değiştirirse, oda büyük kabahattir
    allah semiyim işitenim diyor, rabbinizden nasihattir.
    alimim her şeyleri de bilenim der, kitabımız kuranda.

    182-kimde vasiyet edenin, yanlış kararından korkarsa.
    günahtan korkarak taraflar ın, aralarını yaparsa.
    gafurum affedenim der rab, kul hak olana bakarsa.
    rahimim çok merhametliyim der, kitabımız kuranda.

    183-ey imanlılar sizden öncekilerede, oruç farz kılındı.
    sizlerede farzdır sakınan için, umarım öğüdü alındı.
    184-sayılı gün de dasta isen, rabbin kolaylıkta bulundu.
    orucu başka günde tutsunlar diyor,kitabımız kuranda.

    gücü yettiği halde orucu, yaşlı,hamileden,tutamayanlar.
    günde bir yoksulu doyursun, fazladan hibesi de olanlar.
    bilirseniz dahada hayırlıdır, buradaki öğüdümü alanlar.
    oruç çok daha hayırlı dır diyor rab, kitabımız kuranda.

    185-ve ramazan ayı ki inananla ra,o yol gösterendir.
    furkanda açık delillerle, kuranla öğüt verendir.
    rabim kuranı o ayda, cibrille indirdik diyendir.
    o ayda orucu tutun diyor rab, kitabımız kuranda.

    rabbimiz der yolcu isen, yine kolaylık veriyoruz.
    sayılı günleri tamamlayan kula, hidayet ediyoruz.
    allah ı yüceltip büyüklüğünü, size görün diyoruz.
    siz daim şükredesiniz diye der,kitabımız kuranda.

    186-beni senden soracak kullarıma, onlara bunu derim.
    şüphesiz ki dua edenlerin, duasına icabet ederim.
    onların da davete icabet, edenlerini iyi bilenim.
    iman da ehil olsunlar der rab, kitabımız kuranda.

    187-oruç gecesi eşleriyle, beraber olsakmı diyenler.
    onlar sizin örtünüz dür, helaldir sizlere onlar.
    sizde onların örtüsüsünüz, olun helali bilenler.
    nefsinize ihanet etmeyin der, kitabımız kuranda.

    tevbelerinizide kabul edip, sizleri de affedenim.
    şimdi onlarla beraber olun, size kolaylık edenim.
    zorluğunu çeken o kulların, halinide iyi bilenim.
    size yazılanları isteyin diyor,kitabımız kuranda.

    beyaz iple siyah ayrılana dek, fecir vakti isteyin.
    fecir vakti yaklaşırkende, sizler oruca niyetlenin.
    sizlere ibadet eder iken,eşinle beraber olma derim.
    bunlar bizim sınırımız diyor rab,kitabımız kuranda

    sizler sakınıp korunun diye, dedik sınırı aşmayın.
    allah ayetleri böyle açıklar,bu yolumdan şaşmayın.
    188-başkasının hakkını gasp için, rüşfete yaklaşmayın.
    faiz yoluylada yemeyin der rab, kitabımız kuranda.

    189-sana hilali oruyorlar, hac ibadeti zamanı biliniz.
    iyilik evlere arkadan değil, önden girmeye eriniz.
    sizler daim allahtan korkarak, hep kapıda giriniz.
    sakınan kurtuluşa erer der rab, kitabımız kuranda.

    190-sizinle savaşanlara karşı, allah yolunda savaşın.
    allah hatti aşanları sevmez, hak yolunda yarışın.
    191-onları yakalayınca öldürün,senin kurtulsun başın.
    fitneler i ölmesinden kötü der, kiabımız kuranda.

  5. abburrahman toğaç

    165-bazı insanlar allahı bırakıp, yaratılmışlara taparlar.
    onları allahı sever bibi sevip, allahla denk tutarlar.
    iman edenleri her zaman,allahı üstün tutmaya bakarlar.
    zalimler azabımıza erenler der rab, kitabımız kuranda.

    azaba uğrayınca anlayacak o, kuvvetin allahta olduğunu.
    allahı o gün çok çetin azap, sahibi olduğunu bulduğunu.
    166-kendine tabi olanların da, o gün yanından kaybolduğunu.
    aralarındaki bağları kopmuş tur der, kitabımız kuranda.

    167-onlarda der uzak kalmak için, keşke bir yol bulsaydık.
    onların bizi bıraktığı gibi, bunlardan uzak kalsaydık.
    onlara pişmanlık verilince der, hak yolun da olsaydık.
    onlar ateşten çıkamayanlar der rab, kitabımız kuranda.

    168-de ey insanlar yer yüzündeki, helal yiyeceklerden.
    yeyin şeytana uymayın, olun hakkıda bileceklerden.
    şeytan kötülüğü emreder, olun lütufa ereceklerden.
    size bilmediğinizi söyletir der,kitabımız kuranda.

    170-onlara allahtan inene siz, uyun denildiği zaman.
    babalarımızın dinindeyiz deyip,diretirler hemen.
    babaların yolu batıl olsadamı, diyecekler tamam.
    onlar gibi demeyin diyor rab, kitabımız kuranda.

    171-küfredenleri hakka çağırsan, hepsi buna sağırdırlar.
    birbirine bağırıp çağırmaktan,hak olanına kördürler.
    dilsiz hayvana söylersin sanki, dünyalığa vardırlar.
    onlar hakkı akletdemeyen der rab, kitabımız kuranda.

    172-ey imanlılar verdiğim nimetlerin, helalinden yeyin.
    eğer yalnız allaha tapıyorsanız,izler onanşükredin.
    173-size ancak leş kan domuz etini,yemeniz haram dedim.
    rabden başkası adına kesilen der,kitabımız kuranda.

    kimler zorda kalırsa yiyebilir, hattini aşmaksızın.
    mecbursa yemesinde günah yok,taşkınlık yapmaksızın.
    ğafurum günahları örtenim, vede yoldan sapmaksızın.
    rahimim çok merhametliyim diyor, kitabımız kuranda.

    174-vede allahın indirdiği, ayeti gizlemeye bakanlar.
    basit bir kazanç uğruna,az bir menfeate satanlar.
    onlar bizim katımızda, karınlarına ateş katanlar.
    ahirette onlarla konuşmam der, kitabımız kuranda.

    can yakıcı azabımda onların,o yurtdaki ahvalidir.
    175-hidayeti sapıklıkla değişenin, ahretteki yeridir.
    mağfireti azapla değişenler in, ateşteki halidir.
    ateşede ne kadar dayanıklı der,kitabımız kuranda.

    176-bu azap onlara allahın kitabı,hakla indirmesinden.
    onlar kitapdaki ayetlere, birde karşı durmasından.
    şüphesiz kitapda ki hakkı, onun batıl görmesinden.
    uzak bir ayrılık içindeler der, kitabımız kuranda.

    177-yüzünü doğuya batıyada çevirmen, tam iyilik değildir.
    allaha kitaplara resullere, meleklere inanmak bildir.
    yetime yoksula yolda kalmışa,hak veren bunda ehildir.
    dilenciye kölelere verenler diyor, kitabımız kuranda.

    namazı kılıp zekatı verip, sözüne de bağlı kalanlar.
    malını sevmesine rağmen, savaş zamanıda paylaşanlar.
    fakirlik hastalık savaşta bile,ahtine sadık olanlar.
    takva sahiplerinin kendileri der, kitabımız kuranda.

    178-ey iman edenler sizlere kısas,farz kılın dı bilinsin.
    hüre hür köleye köle kadına kadın,vede kısas olunsun.
    ölenin kardeşi tarafından,öldüren ola ki bağışlansın.
    öldüren bedelini ödesin diyor rab, kitabımız kuranda.

    öldüren bedeli ödeyecekse, bedel örfe uygun istensin.
    rabbinizden size bir rahmettir, iyilik içinde ödesin.
    kimde bundan sonra hatti aşarsa, bunu da iyi bilesin.
    ona can yakan azab ederim der rab, kitabımız kuranda.

  6. abburrahman toğaç

    124-ve rabbiniz bazı kelimelerle, imtihan için ibrahimi.
    imtihan ettikte başararak, çok iyi yapmıştır yerini.
    seni insanlara imam yapacağım dedim,verdim haberimi.
    neslimdende imamalar yap dedi der,kitabımız kuranda.

    bu sözün neslindeki zalimlere, hiç geçerli değildir.
    125-hani o ev ki kabe inanlara,ibadete toplanma yeridir.
    ibrahimin makamı namazgahtır,rabbinizden bildirilir.
    ibrahim ve ismail tavaf yeri der, kitabımız kuranda.

    rüku ve secde edecekler için, sizler onu temiz tutun.
    126-ibrahim rabbine dedi ki, rabbim burayı güvenli yapın.
    allah ve resulle inananlara, bol rızık vermeye bakın.
    kafirler az faydalanır dedi diyor, kitabımız kuranda.

    sonrada ateşin azabına o, çaresiz katlanacak.
    ne kötü bir karargahtır, ona girince bakacak.
    127-ibrahim ismail kabeyi yaptı,rabbin koruyacak.
    rabbim kabul et dedi diyor,kitabımız kuranda.

    muhakkak ki duaları rabbim, işitensin bilensin.
    128-rabbim sana teslim olmuş, bizi iyi kul edensin.
    tevvap sın tevbeyi daim, kabul etmeye gidensin.
    merhametli rahimsin dedi der,kitabımız kuranda.

    129-rabbimiz onlara içimizden, senin ayetlerini okuyan.
    bir resul gönder kullarına, hikmetin hakkını sayan.
    sen izzeti mağlup edensin, sen aziz üstünsün tamam.
    hakimsin hikmet sahibi dedi der, kitabımız kuranda.

    130-ibrahimin milletinden, aklı olanları yüz çevirmez.
    dünyada ahirette o seçilmiş,kiminizde bunu bilmez.
    131-rabbim iz bana teslim olasın dedi, o demedi olmaz.
    alemler rabbine teslim oldu der,kitabımız kuranda.

    132-ibrahim oğullarına yakubada, islamı tavsiye etti.
    yakupda dedi evlatlarına,allah size islamı seçti.
    allah bu dini size seçti deyip, nasihatına geçti.
    müslüman olarak ölün dedi der, kitabımız kuranda.

    133-yakuba ölüm geldiğinde siz, oradamıydık diyeceksiniz.
    oğullarına dedi bundan sonra,neye ibadet edeceksiniz.
    senin ibrahim ismail ishakın, ilahı haktır bilesiniz.
    ve bir tek olan ilaha dedilar der, kitabımız kuuranda

    ve biz bir tek olan allaha, teslim olanız demişlerdi.
    134-onlar bir ümmeti gelip geçtiler, ve hakka ermişlerdi.
    sizin kazandığınız sizedir dedi, bu öğüdü almışlardı.
    siz onlardandan sorulmazsınız dedi,kitabımız kuranda.

    135-yahudiler dediler yahudi olun, siz hakkı göresiniz.
    hıristiyan dedi hıristiyan olun, hidayete eresiniz.
    hayır en doğrusu ibrahimin yolu, siz ona gelesiniz.
    o müşriklerden değildir der rab, kitabımız kuranda.

    136-deyin ki hepsine inanırız, allah katından indirilene.
    ibrahim ismail ishak ve yakubun,torunlarına verilene.
    musaya ve isayada, rabbimizin nebilerinin her birine.
    inandık teslim olduk diyesin diyor,kitabımız kuranda.

    137-onlar sizin gibi inanırlarsa, doğru hidayete ererler.
    yüz çevirirler se onlar şayet, bir ayrılık içindeler.
    onlara karşı allah sana yeter, iştendir bunu bileler.
    alimim her şeyi bilenim diyor rab, kitabımız kuranda.

    138-allahın boyası çok güzeldir, kim daha güzel boyaya bilir.
    biz onun kullarıyız onun boyasına, kimler sahip olabilir.
    o hem bizim rabbim iz hemde sizin, inanan bunu diyebilir.
    sizler allah hakkında tartışmayın der, kitabımız kuranda.

    bizim amelimiz bize sizinkide size, siz ona gidiyorsunuz.
    biz dini yalnız allaha halis, yaşadığımı zı görüyorsunuz.
    140-siz ibrahim ismail ishak yakup hakkında,ne söylüyorsunuz.
    torunlarının yahudi ve hıristiyan, olduğunumu diyorsunuz.
    allah mı bunu iyi biliyor yoksa, siz mi iyi biliyorsunuz.
    siz allah katından gelen şahitseniz, neden gizliyorsunuz.
    gizleyenden zalim kimse yok der allah, bunu seziyorsunuz.
    yaptıklarınızdan gafil değilim der rab,kitabımız kuranda.

    BAKARA SÜRESİ DESTANI DEVAMI abdurrahman toğaç
    141-ve onlarda bir ümmetti ki, gelip geçtiler onlar.
    onların ameli kendinedir, olsun dersini alanlar.
    sizin amelinizde sizedir,o hakta sabit kalanlar.
    sen onlardan sorulmazsın der, kitabımız kuranda.

    142-insanlardan aklı zayıf olanlar, şunu diyecektir.
    eski kıbleyi bıraktıran ne,diyen onu görecektir.
    de ki doğuda batıda allahındır, bunu bilecektir.
    dilediğim doğru yoldadır der, kitabımız kuranda.

    143-siz insanlara şahit olun, resulde size şahit olsun.
    sizi seçkin ümmet kıldık,hak olan kıblesini bulsun.
    rabbiniz resule uymayan ı, yoldan dönenleri görsün.
    hidayete erenler dönmez der rab, kitabımız kuranda.

    allahın hidayet etmediğine, ağır gelen bir olaydır.
    allah imanı boşa çıkarmaz,buda allaha çok kolaydır.
    allah rauftur merhametli, imanı kalbe bir kalaydır.
    rahimim af ile merhametliyim der,kitabımız kuranda.

    144-yüzünü dua ile semaya çevirenleri, elbette görüyoruz
    seni her halde razı olacağın, o kıbleye dönderiyoruz.
    artık yüzünü mescidi haram, yönüne çeviresin diyoruz.
    nerede olursanız oradan çevir der, kitabımız kuranda.

    şüphesiz kendine kitap verilenler, emrimi iyi bilirler.
    onların yaptıklarını iyi bilirim, onlar bunda gafiller.
    145-andolsun tüm delilleri getirsen, kabul edecek değiller.
    hiç senin kabene uymazlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    sende onların kıblelerine, uyacaklardan değilsin.
    onlarda birbilerinin kıblesine,uymazlar bilirsin.
    sana gelen bu ilimden sonra,imanlısı yola gelsin.
    onlara uyanlar zalim olur der, kitabımız kuranda.

    146-kitap vediklerimiz onu, öz evlatları gibi biliyor.
    onlar dan bir gurup bile bile, hak olanı gizliyor.
    147-rabbiniz size sakın şüpheye, düşen den olma diyor.
    148-herkesin bir kıblesi var diyor, kitabımız kuranda.

    kıblesi olanlar allah yolunda, hayır için yarışın.
    nerede olursanız olun, hak olan yolumuzda buluşun.
    allah bir araya getirecek, hakla ulaşmaya çalışın.
    allah her şeylere kadirim diyor,kitabımız kuranda.

    149-nereden çıkmış olursan ol,yüzünü mescidi harama çevir.
    şüphesiz ki rabbinden gelen, önemli olan bir haberdir.
    allah yapılanlar dan gafil değil, o her şeyi görendir.
    nerede olursanız görürüm diyor rab, kitabımız kuranda.

    150-nereden çıkmış olursan ol, yüzünü mescidi harama çevir.
    nerde olursanız mescidi harama,çeviren kulları o bilir.
    zalimler hariç insanlardan, hidayet vereceğine o verir.
    onlardan korkmayın benden korkun der,kitabımız kuranda.

    yalnız benden korkun ki, nimeti size tam vereyim.
    böyle yapın ki sizleride ben, hidayete erdireyim.
    151-size içinizden resul verdik,sadık olmanızı derim.
    sizlere ayetleri okumakta der, kitabımız kuranda.

    sizi arındırıp size hikmetle,kitabımızı öğretiyor.
    152-rabbimiz size nimetlerine karşı, iteati emrediyor.
    kullara beni anın ki siz, bende sizi anayım diyor.
    şükredin nankör olma yın diyor, kitabımız kuranda.

    153-ey imanlılar sabırla namazla, rabden yardım dileyin.
    şüphesiz ki sabredenlerle daim, hep beraberim derim.
    154-allah yolunda öldürülenlerede, sakın ölüler demeyin.
    esas diriler onlar dır diyor rab, kitabımız kuranda.

    155-andolsun sizlere biraz korku, birazda açlık vereceğiz.
    maldan candan yiyecekten eksilterek, imtihan edeceğiz.
    156-onların başına musibet gelse, derler allaha döneceğiz.
    allahtan geldik ona döneriz derler, kitabımız kuranda.

    157-bunlar rabbini övmekten, destegimle hakkı bulanlardır.
    ve yine bunlar hidayet yolda, gerçek yolda olanlardır.
    158-şüphesiz safha ve merveyi de, ibadet yeri bilenlerdir.
    hacca ve umreye gidenler diyor rab, kitabımız kuranda.

    bu iki tepe arasında gidip gelenleri, rabbiniz görendir.
    fazladan hayır yapanlar a, rabbiniz de teşekkür edendir.
    cömertçe ve karşılık olarak,şakirdir fazlından verendir.
    alimim her şeyi de bilenim diyor rab, kitabımız kuranda.

    159-şüphesiz ki bizim indirdiğimiz, ap açık delilleri.
    kitaba inanlara açıkladık, sonra onu gizleyenleri.
    bunlara allah lanet eder,görürüm yoldan dönenleri.
    tüm lanetçilerde lanet eder der,kitabımız kuranda.

    160-tevbe ederek halini düzeltip, hakkı açıklayanlara.
    onların tevbesini kabul ederim, doğruda kalanlara.
    tavvabım tevbeyi kabul aderin, bu mesajı alanlara.
    rahimim günahı bağışlarım der, kitabımıız kuranda.

    161-şüphesiz kafir olarak ölenler, başa geleceği bilmez.
    allahın melek ve insanların, laneti üzerinde görmez.
    162-lanetin içinde ebedi kalanların,o laneti hafiflemez.
    onlara değer de verilmeyecek der, kitabımız kuranda.

    163-sizin ilahınız tapacaklara, ancak bir tek ilahtır.
    ondan başka ibadete değer, hiç kimseler de yoktur.
    er rahmandır merhamet edendir, onun yasası haktır.
    rahimim kulları bağışlarım der, kitabımız kuranda.

    164-şüphe siz gökleri ve yeri,o allahın yaratmasından.
    gece ve gündüz ün art arda,emrim le değişmesinden.
    insana bir fayda için, gemilerin suda yüzmesinden.
    arzıda ölümüyle diriltirim der, kitabımız kuranda.

    dünyaya yaydığı tohumları, rüzgarıyla çevirmesinden.
    gökler ve yer arasındaki emri,hep gidip gelmesinden.
    dönüp duran bulutlara emrini,ders alana vermesinden.
    hepside varlığımın delili der rab,kitabımız kuranda.

  7. abburrahman toğaç

    104-ey imanlılar resule küfür içeren, raina yı demeyin.
    bize bak bizi gözet diyen,ünzurna kelimesini deyin.
    bu inananlara bir öğüttür, siz bunu böyle söyleyin.
    kafire can yakan azap var diyor, kitabımız kuranda.

    105-ehli kitap ve müşrikler size, vereceğim hayrı dilemezler.
    size rabbinizden gelecek olan,hiç bir yardımı istemezler.
    allah rahmetini dilediği ne verir, bu gerçeği bilemezler.
    ikram ve faziletin sahibiyim diyor rab,kitabımız kuranda.

    106-allah der bir ayeti biz size, unutturmuşsak şayet.
    ondan hayırlısını indireceğimiz,çok açıktır gayet.
    bizim güçlü olduğumuzu, anlatma ya edersin gayret.
    biz her şeylere kadiriz der rab,kitabımız kuranda.

    107-bilmezmisin göklerle yerin, mülkü yalnızca allahındır.
    onun olduğunu bilmezmisin, büyük melikin tek şahındır.
    allahtan başka bir dost yoktur, o tapılacak ilahındır.
    nede bir yardımcı bulamazsın diyor, kitabımız kuranda.

    108-yoksa sizler bundan önceki, musayı inkarla sorgulayanları.
    resulü sorguyamı çekeceksiniz, görürüm haktan ayrılanları.
    imanı küfürle değişmeyin siz, bilirim yoldan çevrilenleri.
    siz düz yoldan sapma yasınız diyor rab, kitabımız kuranda.

    109-ehli kitaptan bir çoğunun, hak gelince kendilerine.
    hak açıkça belli olunca, uydular kendi nefislerine.
    hasetlik ten imanı kaybedip, yolu tuttular tersine.
    siz de imandan dönmeyin der rab, kitabımız kuranda.

    allahın hükmü gelinceye kadar, siz onları affedin.
    o her şeylere gücü yetenin, hak olan yoluna gidin.
    110-sizler namazı doğru kılın, zekatınızıda tam verin.
    siz kendiniz için verin der rab,kitabımız kuranda.

    siz önceden gönderileni, allahın yanında bulursunuz.
    muhakkak yaptıklarınızı rab, görenim der bilirsiniz.
    111-yahudiler hırıstiyanlar,cennet bizim der görürsünüz.
    bu onların bir kuruntusu der rab, kitabımız kuranda.

    onlara delil gösterin deyin, buna kanıtları varsa.
    112-hayır cennet hepsine değil, kimler iyilik yaparsa.
    kulluğu yerine getirip,allaha teslimiyete bakarsa.
    rabbimiz uyana bir ecir var der,kitabımız kuranda.

    ve onlar mahzunda olmazlar, ve hak üzerin de ehiller.
    113-yahudiler ve hırıtiyanlar, bir yol üzerinde değiller.
    hırıstiyanlar yahudilere, güvenilmez demeye dahiller.
    ikiside birbirini eksik görür der, kitabımız kuranda.

    aynı şekilde bilmeyenlerde, onların dediğini söylediler.
    allah aralarında doğru hükmü, vereceğimi zi bilemediler.
    114-allahın mescidinde onun adının, anılmasını engellediler.
    oraların yıkılmasına çalıştı lar der, kitabımız kuranda.

    yıkmaya çalışanlardan daha zalim, kimler olabilir.
    bunlar inanandan korkarak, girmek için gelebilir.
    onlara dünyada rezillik var,dileyen öğüt alabilir.
    ahirette de büyük azap var der, kitabımız kuranda.

    115-doğuda batıda allahındır, hangi tarafa yönelirsen.
    allahın yüzü o taraftadır, şüphesiz bunu bilirsen.
    vasiyim ihsanım lütfum,her yanı kaplamış görürsen.
    alim im her şeyi de bilenim der,kitabımız kuranda.

    116-dediler allah çocuk edindi, hiç eksiği olmayandır.
    ne varsa hepsi onundur, gökleri yeri o yaratandır.
    hepside ona boyun eğmiştir, imanlısı ona tapandır.
    117-göklerle yeri yaratanım der rab,kitabımız kuranda.

    olması gereken bir şeye allah, o sadece ol diyendir.
    118-allah bizimle konuşsun diyenler, bilgisi olmayandır.
    bizede ayet indirilsin diyenler, imanı bulamayandır.
    öncekilerde aynısını dediler der, kitabımız kuranda.

    kalpleri birbirine benzeyenleri,o inananlara dedik.
    ayetlerimizi kullara biz, çok açık olarak söyledik.
    119-şüphesiz biz seni müjdeci,uyarıcı olarak gönderdik.
    ateşliktende mesul değilsin der, kitabımız kuranda.

    120-onların dinine uymadıkça, yahudi ve hırıstiyanlar.
    senden asla hoşlanmazlar, o kuranı yalan sayanlar.
    sana gelen ilimden sonra,onların isteğine uyanlar.
    ahirette dost bulamazlar diyor, kitabımız kuranda.

    121-kendilerine verilen kitabı, tam hakkıyla okuyanlar.
    ve işte bunlar kitapdakini, imanla arayıp bulanlar.
    kimde onu inkar ederse, kitabını yanlış anlayanlar.
    onlarda hep hüsrandadır der rab, kitabımız kuranda.

    122-ey israil oğulları, sizlere bahşettiğim nimetimi.
    sizi alemlere üstün kıldım, bilmediniz kıymetini.
    öyle bir günden sakının ki,o gün bütün servetini.
    fidye versen kurtaraman diyor, kitabımız kuranda

  8. abburrahman toğaç

    sayın cumhur başkanım–şimdi size yaptığınız büyük yanlışları yazıyorum. birincisi şu korona virüse,
    gerçekten inanmanız. hastahane proflarının ve medyanın abartılarıyla adı olupta kendi olmayan,bu
    hastalığa siz inandınız,bende başından beri inanmadım. milletede sizede koronanın ilk başladığı gün,
    onu destanla anlattım. ama beni hiç birinizde önemsemedi.belkide bu kafası çalışmayan tahsil görmemiş,
    kara cahilin biri demişsinizdir. ama buna sizmi karar verdiniz yoksa danışmanlarınızmı bunu bilemem.
    bakın size bir açıklama yapıyorum. önce korkutmadan dolayı panikleyip,hastahaneye giden insanların
    birazı ölmeye başladı. tabi ki bu planın başlangıcıydı. çünkü onu anlatma hakkı verilmiş profların,
    o- hastalığı namlandırması gerekiyordu. halbuki onların hastalara vermiş oldukları bir avuç hap öldürüyordu. sizinde bu işe göz yummanız için, 65 üzeri olanlardan biraz daha fazla öldürüyorlardı. çünkü devletin büççesine bunlardan girenler olur, devlette bizimle beraber olur dediler. ve birde ikinci planda, size en çok 65 üzerindekilerden oy kullanıldığı için, onlardan temizliyorlardı.siz işin bu yanının hiç farkında değilsiniz. sonra milletin bir kısmı ayıktı,hep hastahaneye giden ölüyor dediler. sonra bunlar hastahane dolu dediler evde tedavi kararı verdiler. bu sefer o dış güdümlü proflar, tabi o öldüren bir avuç hapıda veriyorlardı. hapı içen kişiler evdede ölünce bizden kimse kuşkulanmaz dediler.çünkü o hapları koşu atlarına veriyorlarmış atı delirtiyormuş. buna insan canı nasıl dayansın. kusura bakmayın ama,siz hep onlara inanmaktan kaybedeceksiniz.çünkü siz sadece tahsil görmüşlere inanıyorsunuz. sizin en büyük eksiğiniz bu. benim gibi böyle kenarda köşede kalmış insanlara inanmanıza, engel olanlar var. bunlar sizin sözünü çok uyguladığınız danışmanlarınızın içinde olabilir. bunlar zaten bizim kurumlarımızın çok yerini ele geçirmiş durumdalar.sadece onların görev verdiği adamlar bizimkilerden.
    onların başındakilerin dış güdümlülerinide, adnan oktara yapılan gibi, operayonların yapılmasının zamanı gelmiştir. bunu yapmazsan bu millet bu biyolojik savaşı kaybeder.bizi savaşla yenemeyenler, bu biyolojik
    sahte virüsle yenmesinler.bu öldürme olayı, devletinde hesabına geldiği için, onların yolundan gitmeyin.
    şimdide size bir sürü aşı aldırttılar, oda büyük bir zarar. insanların esas ölümü, kalp, beyin kanaması, astım boronşit,reflü,nefes darlığı,gerisinide siz sayın.bunların hepsi, koronaya nam kazandırıyor. ondan sonrada işte bak, korona kalbi tetiklediğinden ölmüş diyorlar. ne malüm size vurulan iğnenin, sizi ikibinyirmiüçe kavuşturmadan, öldürmüyeceğinden eminmisiniz. bunları hep ileride göreceğiz.onun için bu aşı işini ortadan kaldırın. 65 üstlerinin dışarı çıkmasını serbest edin.şunu unutmayın ki size oy verenlerin çoğu onlardan. gençlerin pek azı size oy veriyor. şimdi yaşlıları bitirmenin peşine düştüler. yaşayanlarada dünyayı dar getirdiğiniz için öfkeden oyu tersine kullanacaklarını bu tuzağı hazırlayanlar biliyor. 65 üstlerini belediye otobüslerine niye almıyorlar, sizden tiksindirme amaçlı. rakiplerinizin tam arayıp bulamadığı sahne. aşıyı canı isteyenler vurdurur, istemeyenler vurdurmaz deyin, işte o zaman doğru kararı vermiş olursunuz. onların tuzaklarına gelmeyin. o haplar ve başka malzemeler, hangi milletten geliyorsa, o milleti artık bütün dünya milletleri düşman bilsinler. ettikleri yanlarına kalmasın. siz her zaman allahın ayetlerinin bazısına uymamaktan kaybettiniz. size birtanesini söylüyorum. ey inananlar biz yahudiyiz diyenleri dost edinmeyin. onlar sizi ağızlarıyla razı ederler,
    kalpleri sizi istemez diyor. israil ve amarika sizi kaç defa ağızlarıyla razı ettiler kalpleri istemediği içinde, biri tamir için verdiğin hayalet uçakların üzerine yattı. birinede parayı peşin verdiniz uçakları göndermedi. allahın ayetlerinin sözünü tutsaydın bunlar başımıza gelmiyecekti.ama sağlık olsun allah her şerrin arkasından bir hayır çıkarır. artık bunları görün, islamın islamdan başka dostu yoktur. bunlar sadece kendi nesillerinin dünyada yaşamasını isterler.bir tek onlardan değil,başka milletlerdende aşı almayın. şunu unutmayın ki lokman hekim bizim ülkemizde yaşamış.
    ona bizim insanlarımızın çoğu kör davranmış. hala avrupa birliği deyip duruyorsunuz. şunu unutmayın ki bizim milletimiz çoğalma yarışçısıdır. bizim milletimizi bu çoğaltma yarışından kitabımız kuran bile dönderememiştir. herkes zenginlik için birbirlerini dolandırmaktadır. maalesef islamdan çok fazlası nasibini alamamış.avrupa birliğine girincemi adam olacaklar. bunların düzelmeleri için yapacağınız işi söylüyorum. benim yazmış olduğum kuranın destanla okunuşunu, okullara yerleştireceksiniz. çünkü ben ayetlere dahada iyi çekicilik kazandırdım. üç tane meali yanıma koydum hepsinin ortalamasindan yazdım. beni hiç kimse bilmesin, sizden ücrette istemiyorum. benim ücretim allaha ait, yeter ki insanlarımız düzelsin.ondan sonraki nesiller parmakla gösterilecek nesiller olur.o zaman avrupalıların kendileri bizi çağırır,tabi o zamanda bizimkilerden giden olursa. çünkü kuranın ne dediği anlanmadan okunuyor anlanmadan dinleniyor nefsin şekillendirmesiyle insanlar anca bu kadar olur. yarısının yarısına bekçilik yapması normal..ama bu imanını kaybetmiş toplulukla hangi millete girerseniz girin orayı mahfederler.
    zaten avrupalılarda bunu görüyorlar, bir tek siz göremiyorsunuz.bütün milletlerin korona bahanesiyle
    öldürülen insanların hiç biride vürüsten değil. o emir aldıkları efendilerine hizmet için milletleri öldürmektedirler.gün gelecek milletlerde uyanacak, kendilerini yok eden o sahte profları temizleyip ondan sonra onların hizmet ettiği o ülkenin, kökünü kazıyacaklar. o ülkeyide artık siz bulun, hepsini açıklamayım. ondan sonra yeryüzü hakiki huzura kavuşacak. şunu unutmayın ki, ben bu yazıları yazarken, kelleyi koltuğumun altına aldığımı biliyorum.çünkü bir suikaste uğrayacağımı adım gibi biliyorum.
    ölürsem en çok neye yanarım biliyormusunuz. kuranın destanla yazılmasının yarım kalmasına yanarım.
    yarısının destanını daha yazamadım. onların bende hakkı kalmasına yanarım.en çok üzüleceğim nokta orasıdır. yoksa ölüm bana vız gelir.diyer ayetlere destan yazamayıp, onları yetim bıraktığım için
    ahirette sürekli ağlarım. inşallah başarırımda rabbim ağlatmaz. ben ne güzel destanlarıma odaklanmıştım,
    çok bekledim bunları ayıktıracak biri çıkarmı diye.ama malesef bunuda ben yazmaya mecbur kaldım.

  9. abburrahman toğaç

    95-elinin ettiğinden kalplerine, dünya sevgisi eklidir.
    allah zalimleri bilir, müminlere kılıflı şekillidir.
    96-and olsun ki onlar dünya hayatına, fazla isteklidir.
    dünyaya hırslı bulursunuz der rab,kitabımız kuranda.

    onlar dünyada yaşamaya,müşriklerden fazla düşkündür.
    onlara bin yıl ömür versek, düzelmez hatti aşkındır.
    o azaptan kurtulmada, hak yolunu bulmakta şaşkındır.
    onların yaptıklarını görürüm der, kitabımız kuranda.

    97-de sizin içinizden kim cibrile,düşmanlık ediyorsa.
    önceki kitapları doğrulayanı da, inkara gidiyorsa.
    dilersem onun kalbine hidayeti, indiririm bilirse.
    ve onun kalbinede indirenim der,kitabımız kuranda.

    98-kimde allaha cibrile meleklere,düşmansa resullere.
    allahda onların düşmanıdır,söyleyin siz kafirlere.
    99-andolsun açık ayetler indirdik,anlayacak ehillere.
    fasıktan başkası yalanlamaz der,kitabımız kuranda.

    100-onlar size söz verip te, her defasın da bozmadımı.
    onların çoğu iman etmeyip, bol varlık la azmadımı.
    101-rab den inen kuranla resul, tastikleyip yazmadımı.
    bir gurup onları inkar etti der,kitabımız kuranda.

    birde allahın kitabını onlar, sırtının arkasına attılar.
    102-şeytanlarıyla birlikte kafayı,süleyman mülküne taktılar.
    süleyman kafir olmadı onlarsa, kafirler olmaya baktılar.
    insanlara sihir, büyü öğrettiler der, kitabımız kuranda.

    süleyman kafir olmadı onlarsa, şeytanla kafir oldular.
    babildeki mağraya indirdiğim, harutla marutu buldular.
    çoğu insanlara sihir öğretenin, gidip yanına doldular.
    onları imtihan etmek içindir diyor, kitabımız kuranda.

    büyülerle dünya çıkarı için, ahiretlerini tek ettiler.
    melekler ahiretini kaybedersin deyip, öyle öğrettiler.
    melekler öğretmek istemesede,öğret dediler direttiler.
    evlilerin arasını bozdular der rab, kitabımız kuranda.

    allah der iznim olmadanda, kimseye zarar veremezler.
    faydası olmayanı satın alanlar,hak yoluma eremezler.
    ahirette nasipsiz kalmanın, zararını hiç bilemezler.
    ahretide iyi bildikleri halde der,kitabımız kuranda.

    nefis isteğiyle satın aldıklarının, kötülüğünü görselerdi.
    ne kötü bir şey olduğunu onlar,şeytana uymayıp bilselerdi.
    103-şayet onlar tam iman edip, rabbinden sakınan lar olalardı.
    bizim katımızda ki,çok hayırlı der rab, kitabımız kuranda.

  10. abburrahman toğaç

    86-bunlar öyle kimselerdir ki, dünyayı tercih edenler.
    ahiret hayatına karşılık,bize dünyada ver diyenler.
    onun için bunlara azap, ahirette hafifletilmez der.
    ahirette yardım alamayanlar der, kitabımız kuranda.

    87-yemin olsun ki biz musayı, o tevrata erdirdik.
    sonra birbiri ardıncada,ne resuller gönderdik.
    meryem oğlu isaya da biz, ne mucizeler verdik.
    ruhül kudüsle kolladık der, kitabımız kuranda.

    hoşlanmadığınızı söyleyen, resullere inanmadınız.
    her defasında kafa tuturak, onlara yalan dediniz.
    sizler kibire mağlup oldunun,onları yalanladınız.
    kiminide öldürdünüz diyor rab, kitabımız kuranda.

    88-onlar dediler kalplerimiz, o uyarıya kılıflıdır.
    onlar küfüre gittiğinden, her zamanki o halidir.
    rabbin lanet etmiştir, ondan kalpleri kapalıdır.
    pek azı iman edenler der rab, kitabımız kuranda.

    89-onların yanlarında bulunan, kitabı doğrulayıcı.
    gelince onlar sandılar, zafer söyleyen uyarıcı.
    kendiler mağlup olunca, bıraktılar bize inancı.
    allahın laneti kafirlere der,kitabımız kuranda.

    allah dedi lanetimiz, kafirlerin üzerini bulsun.
    allah dedi dilediğim kullar, ihsanımızla dolsun.
    inen kuranı kıskananla da, gazbımla helak olsun.
    satın aldıklar ı ne kötü der, kitabımız kuranda.

    üzerine gazap ineceklerin, dünyalıkları zarardır.
    onlar için çok alçaltıcı, başka azaplarda vardır.
    91-tüm kitaplara inanın desen,kulaklar ona sağardır.
    bizimki bize yeter derler der, kitabımız kuranda.

    inen kuran kitaplarını, tastik etmesine rağmen.
    onlardan sonra inen kuranı,inkar ettiler hemen.
    bundan önceki nebilere de, demediniz siz tamam.
    çok nebileri öldürdünüz der, kitabımız kuranda.

    92-and olsun ki musa sizlere,açık delillerle geldi.
    ve bunun arkasından sizler,buzağıyı ilah edindi.
    sizin zalim olduğunuzu,rabbim kullarına söyledi.
    93-hani sizden söz almıştık der, kitabımız kuranda.

    o-tur dağınıda biz sizin. üzerinize yükselttik.
    kitabı kuvvetle tutun diye, ikazla hitap ettik.
    ve duyduk inkar ettik, buzağı sevgisine gittik.
    buzağı aşkı ağır basmış der, kitabımız kuranda.

    de müminseniz imanınız, ne kötü şeyler emrediyor.
    94-de allahın katındaki ahiret, sizemi aittir diyor.
    iddianızda doğru iseniz, hanginiz ölmeyi diliyor.
    ölümü isteyemez onlar der rab, kitabımız kuranda.

  11. abburrahman toğaç

    öğretiklerinizi allah katında, aleyhinize kullanırlar.
    77-gizli ve açığı biz bilmekteyiz, onlar bilmez sanırlar.
    78-kitabı bilmeyen ümmileri var, öğretmemekle aldanırlar.
    bilgileri zaten zanna dayalı diyor, kitabımız kuranda.

    79-vay kitabı eliyle yazıp, ücret karşılığı satanlara.
    bu allah katından deyipte,vede kendinden katanlara.
    vay o elinin yazdığına ki,hak yolumuzdan sapanlara.
    yazıklar olsun onlara diyor rab, kitabımız kuranda.

    80-dediler bize ateş, sayılı günler dışında dokunmaz.
    siz allahtan bir sözmü aldınız, sizi gidi utanmaz.
    allah sözünden dönmeyendir, onlardan hiç sakınmaz.
    bizden iyimi bilir ler der rab, kitabımız kuranda.

    81-hayır onların kendi günahları, onları kuşatacak.
    bunlar ateş ehlidirler, orada ebediyyen kalacak.
    82-inanıp yarar lı iş yapanlar, cennet ehli olacak.
    orada ebedi kalacaklar diyor, kitabımız kuranda.

    83-biz demiştik bir zamanlar, ve israil oğullarına.
    yalnız bize ibadet edin, sadık kalasınız yoluma.
    acıyın siz ana baba akraba, yoksul yetim haline.
    namaz kıl zekat ver dedik der,kitabımız kuranda.

    iyilik yapın insanlara, güzel sözler söyleyin.
    namazı dos doğru kılın, zekatı verin dönmeyin.
    azınız hariç çoğunuzda, sözden döndü neyleyim.
    hala dönmektesiniz der rab, kitabımız kuranda.

    84-hani sizden söz almıştık, insan kanı dökmeyin.
    başkalarını yurttan atıp, söze ihanet etmeyin.
    vede sizler kabul ettiniz, onaylıdan sapmayın.
    hala sizler şahitsiniz der, kitabımız kuranda.

    85-hala sizler sözünüze rağmen, zulmederek öldürüyorunuz.
    günahta düşmanlıkta hatti aşıp, yurttan çıkarıyorunuz.
    onlara zarar vermek için dostunuzla,yardımlaşıyorunuz.
    ve esir alıyorsunuz fidye için der, kitabımız kuranda.

    siz kitabın kimine inanıp, diyerini inkarmı ediyorsunuz.
    böyle devam ederseniz,sonunuz rezilliktir bilmiyorsunuz.
    ahirettede azabın kötüsüne,uğrayacağınızı görmüyorsunuz.
    allah yaptıklarınızı görmekteyim der, kitabımız kuranda.

  12. abburrahman toğaç

    BAKARA SÜRESİ DESTANI DEVAMI abdurrahman toğaç
    onlara ter temiz eşler var, karşılığını alacaklardır.
    onlar daima hep orda olacak, ebediyyen kalacaklardır.
    26-allahın sivri sineği misal,vereceğini bileceklerdir.
    imanlı olanlarınız inanır der rab, kitabımız kuranda.

    kafirler bu misalle allah,ne murat etmiştir derler.
    o misal kafiri saptırır, inananlar dersini alırlar.
    onların çoğunu yola getirir,imanlarını arttırırlar.
    sadece fasıklar saparlar der rab,kitabımız kuranda.

    27-allaha verdikleri sözlerini, hep bozmaya bakarlar.
    allahın birleştirmek itediğini,başka kola atarlar.
    daima onlar yeryüzünde, hep bozguncu luk yaparlar.
    bunların sonu hüsrandır der rab,kitabımız kuranda.

    28-sizler ölüler iken, var edipte sizi diriltendir.
    sonra öldürüp tekrar diriltip,size can katandır.
    tekrardan ona döneceğinizi, rabbiniz anlatandır.
    nasıl kafir olursunuz siz der,kitabımız kuranda.

    29-yer yüzünde olanları, şizin için yaratandır.
    şonrada rabbiniz gökleri, yedi gök yapandır.
    o her şeyleri bilerek,bir güzellik katandır.
    30-ve rabbiniz meleklere der,kitabımız kuranda.

    onlara yer yüzünde bir, halife yaratacağını söyledi.
    melekler orada bozgunculukla,kan dökeceklerimi dedi.
    biz seni daim yüceltiriz diyerek,tekmillerini verdi.
    sen eksiği olmayansın dediler der,kitabımız kuranda.

    bilmediklerinizi bilirim sözünü, meleklere iletti.
    31-ademe meleklerin bilmediği,bütün isimleri öğretti.
    sonra onun söylediklerini. tüm meleklere arz etti.
    şayet siz doğru diyenseniz dedi,kitabımız kuranda.

    ademe öğretilen adları onlara, bir saymaşını söyledi.
    32-melekler rabbim eksiklikten seni, tenzih ederiz dedi.
    hepside öğrettiğinden başka, bilmeyiz haberini verdi.
    sen her şeyi bilensin dediler der, kitabımız kuranda.

    33-rabbimiz dedi ey adem, eşyaların ismini bir sayasınız.
    sayı verince onlara, rabbimiz hanginiz yalan dersiniz.
    göklerin yerin gaybını bildiğimi, hepinizde göresiniz.
    gizlinizi açığınızı bilenim der rab,kitabımız kuranda.

    34-hani biz meleklere ademe, secde edesiniz dedik.
    hepsi secde ettiler,iblisin direttiğini gördük.
    büyüklendi kafir oldu,bizde ona lanet indirdik.
    ve büyüklük tasladı der rab, kitabımız kuranda.

    35-bizde dedik ey adem, senle eşin cennete girin.
    oradaki nimetlerin, hepsindende bol bol yeyin.
    şu ağaca hiç dokunmayın, şizlere bunuda derim.
    zalim olursunuz dedik diyor,kitabımız kuranda.

    36-velhasılı iblis onların, ayağını oradan kaydırdı.
    birbirinize düşman olun dedik, ve oradan ayrıldı.
    dünyada bir zamana kadar, yaşatma kararını verdi.
    o vakte kadar yaşayın dedi der,kitabımız kuranda.

    37-adem babamız rabbimizden, dua için kelime aldı.
    duası kabul olması için,o kelimelerle yalvardı.
    tevvabım tevbeyi affettim, suçun farkına vardı.
    rahimim çok affedenim diyor, kitabımız kuranda.

    38-oradan hep birlikte inin, sizlere vereceğim hidayet.
    yol gösteren geldiğinde, ona uymaya edesiniz gayret.
    size hiç bir korku olmaz, uyarıcıya uyarsanız şayet.
    orada mahsunda olmayacaksınız der,kitabımız kuranda.

    39-ayetlerimizi inkar ederek, onu yalanlayan lara.
    onlar ateş ehlidir ler, orada ebedi kalan lara.
    40-ey israil oğulları,verdiğim nimeti anlayanlara.
    verilen söze bağlı kalın der,kitabımız kuranda.

    sözünüze bağlı kalın ki, bende söze bağlı kalayım.
    41-yanınızdaki dini doğru gören,kim olduğunu bileyim.
    hak olan kurana inanmayanı,hele bir bakıp görelim.
    ayetleride ücretle satmayın der,kitabımız kuranda.

    42-gerçeği bildiğiniz halde,hakkı batıla saptırmayın.
    43-namazı kılın zekatı verin, batıl yollara sapmayın.
    rüku edenlerle rüku edin,o hakkıda yalan saymayın.
    44-ve kitabı okuduğunuz halde der, kitabımız kuranda.

    insanlara iyiliği emredip, kendinizi unutmayasınız.
    45-şabırla namazla yardım dileyin,o hakkı atmayasınız.
    allaha saygısı olanlara, hiç ağır gelmez bilesiniz.
    46-onlar öyle kimseler ki diyor rab,kitabımız kuranda.

    rablerine inananların, kavuşacaklarını söylemiştim.
    47-ey irail oğulları bir vakit sizi, üstün eylemiştim.
    48-gelecek o günden korkun,hiç yardım gelmez demiştim.
    şefaat ta kabul olmaz dedim der, kitabımız kuranda.

    49-hemi hatırlayın ki sizi, firavnun elinden kurtarmıştık.
    size azabın en kötüsünü, size reva görenlere vermiştik.
    oğullarınızı öldürüp kızı,sağ bırakanları mahfetmiştik.
    onda büyük imtihan vardı, diyor rab, kitabımız kuranda.

    50-hani sizin için denizi yarıp, sizi kurtarmıştık.
    vede bakıp dururken, gözünüzün önünde boğmuştuk.
    51-bir zaman musa ile,kırk geceliğine sözleşmiştik.
    buzağı yı ilah edindiniz der, kitabımız kuranda.

    o halinizle baktık biz size , zalimler oldunuz dedik.
    52-belki şükreden olursunuz diye, sizi tekrar affet tik.
    53-hatırlayın musaya tevratla, furkanla yol tayin ettik.
    doğru yolu bulasınız diye der rab, kitabımız kuranda.

    54-o zaman musa kavmine dönerek, öfkeyle hitap etmiştir.
    buzağıya tapmakla sizin hepiniz,kendine zulmetmiştir.
    tevbe etmezseniz kendinizi öldürün, işiniz bitmiştir.
    ve ikişinden birini şeçin dedi der,kitabımız kuranda.

    tevbe etmeyi şeçti onlar, rabbimiz kabul etmişti.
    tevvabım ben tevbeleri, çok kabul edenim demişti.
    rahimim çok merhametliyim,onlar yolu düzeltmişti.
    55-bir vakit ey musa dediler der, kitabımız kuranda.

    allahı görmeden inanmayız diyerek, çoğunuz şapmıştı.
    siz o yerde yatıp dururken, sizi yıldırım çarpmıştı.
    56-belki şükreder siniz diye, tekrar ruhunuzu katmıştı.
    rabbim o ölümünüzden sonra, sizi diriltip uyarmıştı.
    57-bulutu üzerlerine gölge ettik der,kitabımız kuranda.

    ve size kudret helvasıyla, bıldırcın eti indirdik.
    rızık olarak verdiklerimin,temizinden yeyin dedik.
    onlar bize zulmedemez,kendilerine zulmeder gördük.
    onlar kendilerine zulmeden der, kitabımız kuranda.

    58-hani biz demiştik ki, siz bu beldeye girin.
    oradaki nimetler den, sizler bol bol yeyin.
    secde ederek girin, günahımızı affet deyin.
    bizde günahı affedek der,kitabınız kuranda.

    kulluğu güzel yapanlara, ihsanımızdan katacağız.
    59-söylenen sözü zalimlerden,değiştirene bakacağız.
    değiştirme yüzünden onlara,gökten azap atacağız.
    60-hani musa kavmi için der rab, kitabımız kuranda.

    musaya asanı taşa vur dedik, oniki kaynak olmuştu.
    onlardan her topluluk, kendine ait olanı bilmişti.
    sizler yeyin için ama,bozgunculuk yapmayın demişti.
    allahın rızkından yeyin dedi der,kitabımız kuranda.

    karışıklık düzensizlik, sizler feşatta çıkartmayın.
    61-ey musa bir tek yiyeceğe, katlandığımız a bakmayın.
    rabbine dua et yerden bitenden, musa dedi sapmayın.
    soğan sarımsak bakla dediler der,kitabımız kuranda.

    hayırlı olanı bırakıp, değersizimi tercih edersiniz.
    şu şehre inin orada çok, istediğiniz kadar yersiniz.
    onlara alçaklık yoksulluk damgası, vurduk bilesiniz.
    ve gazabımıza uğradılar diyor rab,kitabımız kuranda.

    şu sebeptendir allahın ayetlerini,inkar ediyorlardı.
    gönderdiğim reşullerimi, haksız yere öldürüyorlardı
    inkar edip aşırı gitmelerin den, gazaba eriyorlardı.
    onlar daim hatti aşanlar der rab, kitabımız kuranda.

    62-iman edenlerden yahudi ve, hırıstiyan olanlara.
    ve birde sabilerden, allaha ahirete inananlara.
    rabbim katında ecir vardır, iyi amel yapanlara.
    onlara korku yoktur der rab, kitabımız kuranda.

    onlar mahzunda olmazlar, hidayetimi zi vermiştik.
    63-bir zamanlar biz sizden, sağlam bir söz almıştık.
    ve tur dağını yükselterek,üzerinize kaldırmıştık.
    kitab a sadık kalın dedik der, kitabımız kuranda.

    64-sakınıp korunursunuz dedik, yinede döneklik ettiniz.
    kitap hükmüne bağlı olun dedik, sapkınlığa gittiniz.
    o fazlu ihsanımız olmasaydı, helak olup ğitmiştiniz.
    hüsrana uğrayan olurdunuz der rab,kitabımız kuranda.

    65-yemin olsun ki sizin içinizden,öğütleri duymayanlara.
    cumartesi balık tutmayın dedik,ve yasağa uymayanlara.
    bizde onları aşağılık ettik, sözümü hak saymayanlara.
    zelil maymunlar olun dedik der rab,kitabımız kuranda.

    66-bu cezayı onların yaptığını, sürdürerek yapanlara.
    ondan sonra gelenlerden, bu öğütlere bakmayanlara.
    tagva sahiplerine o öğüttür,nasihatı takmayanlara.
    bunlarda ibret nişanesi var der,kitabımız kuranda.

    67-bir vakir musa kavmi ne, yapacaklarını söylüyor.
    rabbimiz sizlere bir inek, kesmeni zi emrediyor.
    dediler bakın musaya, bizimle birde alay ediyor.
    ben söyleneni derim dedi der, kitabımız kuranda.

    musa cahil olmaktan, allaha sığındığını söylemişti.
    68-musaya rabbine bizim için bir,dua etmesini demişti.
    ineğin şeklini söyle bize, musa deneni bildirmişti.
    ne körpe ne kart olsun dedi der, kitabımız kuranda.

    ikisininde ortası olan, bir inek olduğunu söylüyor.
    size emrolanı sizler kusursuz, yapmaya bakın diyor.
    69-rabbine söyle renginin nasıl, olmasını o emrediyor.
    rabbine yine dua et dediler der, kitabımız kuranda.

    allah buyurdu ona bakanlarda, huzur bulur ferah lar.
    rengi sarı inektir onun, bakan gözler de hep parlar.
    70-rabbine söyle açıklasın deyip, tekrar hata yaparlar.
    inek aklımızı karıştırdı dediler, kitabımız kuranda.

    allah dilerse doğruyu buldurur, oluruz biz sapmamış.
    71-allah buyudu tarla sürmemiş,hiç boyunduruk takmamış.
    üzeri beneksiz bir inektir o, hiç tarlada sulamamış.
    ona doğruyu söyledin dediler der, kitabımız kuranda.

    ineği devirip kestiler, doğru olan iş yapılmıştı.
    72-onlardan biri öldürülmüş,suç birbirine atılmıştı.
    allah sizin bilmediğinizi, size açığa çıkarmıştı.
    73-hayvanı cesete vurun dedi der, kitabımız kuranda.

    ceset dirilir allah ölüleri, biz böyle diriltiriz.
    aklınızı kullanın diye, birde ayetleri gösteririz.
    74-bundan sonra kalbinizin, yine katılaştığını deriz.
    taş gibi ve kaskatıdır der rab, kitabımız kuranda.

    ve öyle taşlar vardır ki, içinden nehirler fışkırır.
    öyle taşlarda vardır ki, onlar arasından su çıkarır.
    öyleside vardır ki zikriyle,yuvarlanıp bize yakarır.
    biz bileniz gafil, olmayanız der, kitabımız kuranda.

    75-onların size inanacaklarını, siz hala umuyor musunuz.
    onlardan bir fırkanın,onu bildiğini bilmiyor musunuz.
    kitabın hakkı anlatanını, değiştirirler bilyor sunuz.
    bile bile hakkı değiştirenler der, kitabımız kuranda.

    76-müminlerle karşılaşınca, bizde iman edeniz derlerdi.
    birbiriyle başbaşa kalınca, yoldan sapıp giderlerdi.
    allahın dediğini mümine, dememe ye gayret ederlerdi.
    sırları saklayın dediler der rab, kitabımız kuranda.

  13. abburrahman toğaç

    EL BAKARA SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-elif lam mim dedik, sizlere o hakkı söyledik.
    2-onda şüphe olmayanla, takva yolunu gösterdik.
    3-onu kayb ilmine inanana, namazı kılana dedik.
    Allah için harcayana diyor,kitabımız kuranda.

    4-onlar sana ve önceki, kitaplara da inanırlar.
    ahretede tam inanırlar, rablerine güvenirler.
    5-işte bunlar rablerinin, hep yolunda gidenler.
    kurtuluşa eren onlardır der,kitabımız kuranda.

    6-o kafirleri uyarsanda, uyarmasanda fark etmez.
    onlar batıla dalmaktan, hakikat yoluma gitmez.
    7-kalp kulak göz perdelidir, doğru olana bakmaz.
    onlara büyük azap var diyor,kitabımız kuranda.

    8-öylesi var ki allahı ahireti, yanlış tanırlar.
    birde iman ettik derler,iman etmemiştir onlar.
    9-allahı ve iman edeni, aldattıklarını sanırlar.
    sade kendini aldatanlar der,kitabımız kuranda.

    10-onların kalpleri hastalıklı, kulağı hakka sağırdır.
    çok yalan söylemekten, onlara alçaltan azap vardır.
    11-bozgunculuk yapmayın desen, dünyalık onlara kerdır.
    biz düzelticiyiz derler der rab, kitabımız kuranda.

    12-onlar bozguncuların kendileri, farkında değillerdir.
    13-allaha imana gelin dersen, bozgunculukta ehillerdir.
    aklı kıt gibi iman etmeyiz, 0 diyenlere dahillerdir.
    kendiler aklı kıt olan diyor rab, kitabımız kuranda.

    14-iman edenle karşılaşınca, bizde inananlarız derler.
    şeytanla baş başa kaldığında, onun yoluna giderler.
    imanlılarlada alay etmeye, her daim gayret ederler.
    15-allah bizde alay edeceğiz diyor, kitabımız kuranda.

    onları azgınlıkta bırakırım, birde mühlet veririm.
    16-işte onlar hidayeti, sapkınlıkla değişenler derim.
    onlara yığdıkları fayda vermez, hallerini bilirim.
    hak yolumu bulamayan lar diyor, kitabımız kuranda.

    17-onların hali karanlıkta, ateş yakanlara benzer.
    ateş etrafını ışıtınca, bak görüyorum diyenler.
    allah nurlarını almış tır, onlar nur arayanlar.
    karanlık içinde kalanlar der,kitabımız kuranda.

    18-sağır dilsiz kördürler, hak görmezin her biridir.
    19-yada gök gürültüsü ve şimşekten,ürkenler gibidir.
    korkudan parmakla kulak tıkayanlara,bu haberidir.
    ve kafirleri kuşattım der rab, kitabımız kuranda.

    20-şimşek onların gözlerini, kapıp alacak sanırlar.
    o önlerini aydınlatınca, onun ışığında yürürler.
    ve tekrar karanlıkta kalınca,yerine çakılırlar.
    dilesem görme işitmesini alırım, orada kalırlar.
    allah her şeye kadirim diyor, kitabımız kuranda.

    21-ey insanlar sizi öncekileri, yaratandan korkasınız.
    bize kulluk edin ki,gazabımdan sakınıp korunasınız.
    22-yer yüzünü sizlere bir,döşek yaptığımızı bilesiniz.
    gök yüzünüde tavan yaptık diyor, kitabımız kuranda.

    gökten sizlere su indirdik,çıkan rızıkla şaşmayın.
    ürünler çıkardık bildiğiniz halde, ortak koşmayın.
    23-kuluma inen kuran hakkın da, hiç şüpheye düşmeyin.
    şüpheli benzerini getirsin der, kitabımız kuranda.

    doğru iseniz allah dışında,ortaklarınızıda çağırın.
    24-şayet yapamadınız yapacak varsa, desin ben yaparım.
    yapamadınız yakıt ı taşlar ve insan, olandan sakın.
    kafirler için hazırladık der rab,kitabımız kuranda.

    25-iman ederek yararlı işler, yapan kullarımada diyorum.
    altlarından ırmaklar akan,cennetlerimle müjdeliyorum.
    onlara cennette yiyecekleri,güzel meyveler veriyorum.
    benzerini dünyada yedik derler der,kitabımız kuranda.

  14. abburrahman toğaç

    FATİHA SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-rahman rahim olan o, allahın adıyla okuyorum.
    2-hamt alemlerin rabbine,allaha mahsus diyorum.
    3-0 esirgeyen bağışlayandır,ve onuda biliyorum.
    4-din gününün sahibiyim der, kitabımız kuranda.

    5-biz sana ibadet ederiz, senden yardım deriz.
    6-bizi doğru yolda dep, sabit kılmanı dileriz.
    7-o nimet verdiklerinin,hak olanından isteriz.
    gazap ettiğine değil der, kitabımız kuranda.

  15. abburrahman toğaç

    EN NAS SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-de ki ben her zaman insanların, rabbine sığınırım.
    2-insanların bir tek melikine de, sığındığımı derim.
    3-insanların tek ilahına ki, ve daima ona dayanırım.
    4-vesvese verenin şerrindende,tek rabbime güvenirim.
    5-kalplere kuşku verenden. ona sığındığımı söylerim.
    6-o cindende olur,insandanda der, kitabımız kuranda.

  16. abburrahman toğaç

    EL FELAG SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-de ki ben ağaran sabahın, o rabbine sığınırım.
    2-yarattığı şeyler şerrinden, sığındığımı derim.
    3-kararınca gece şerrinden,emin olmamı söylerim.
    4-düğüme üfleyen kadın şerrinden, ona güvenirim.
    5-hasit hasetçiden sığın der, kitabımız kuranda.

  17. abburrahman toğaç

    EL İHLAS SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-de ki allah bir tektir, diyen kulunun uyduğudur.
    2-o allah samatdir, her varlığın muhtaç olduğudur.
    3-doğurmamış ve doğrulmamış,haberini buyurduğudur.
    4-hiç kimse denk değil der rab, kitabımız kuranda.

  18. abburrahman toğaç

    MESED YADA LEHEP YADA TEBBET SÜRESİ DESTANI
    abdurrahman toğaç
    1-ebu lehebin elleri kurusun, ve kuruduğunu bilecek.
    2-ne malı fayda verdi ona, nede kazandığını görecek
    3-o bir alevleri dehşet saçan, ateşin içine girecek.
    4-karısıda odun hammalı olarak,onada ceza verilecek.
    5-boynunda bükülmüş bir iple der, kitabımız kuranda.

  19. abburrahman toğaç

    EN NASR SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-allahın yardımıyla size, o büyük fetih geldiğinde.
    2-insanlarda dalga dalga, o islam dinine girdiğinde.
    3-rabbini hamd ile ananların da, arınmaya erdiğinde.
    tevvab tövbeyi kabul edenim der,kitabımız kuranda.

  20. abburrahman toğaç

    KAFİRUN SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-de ki ey kafirler,gittiğiniz yola gitmeye bakmam.
    2-sizin ibadet ettiklerinize de, ben ibadet yapmam.
    3-sizin ibadet ettiklerinize,ben hiç meyilde etmem.
    siz hak olana tapmazsınız der, kitabımız kuranda.

    4-ben sizin taptığınıza, tapmadığıma şaşarsınız.
    5-nede sizler benim ibadet, ettiğime taparsınız.
    6-sizin dinizde sizindir, siz onlara bakarsınız.
    benim dinim bana deyin der, kitabımız kuranda.

  21. abburrahman toğaç

    EL KEVSER SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-gerçekten biz sana, cennetten kevseri verdik.
    2-rabbin için namaz kıl,birde kurban kes dedik.
    3-gerçek o sana kin edeni, düşman olanı gördük.
    onların soyunu keserim der,kitabımız kuranda.

  22. abburrahman toğaç

    EL MAüN SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-dini yalanlayanları size, gördünüzmü diyorum.
    2-yetimi miskini itip kalkan, bunlar biliyorum.
    3-miskini doyurmak için,hiç çaba yok görüyorum.
    4-yazık öyle namaz kılana der,kitabımız kuranda.

    5-onlar kıldıkları namazdan, gafillikten saparlar.
    6-onlar ki namazlarıyla, sadece gösteriş yaparlar.
    7-zekatı da hiç vermez onlar, çoğaltmaya bakarlar.
    vereni onlar men ederler der, kitabımız kuranda.

  23. abburrahman toğaç

    KUREŞ SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç.
    1-o kureyşliler kendi içlerinde,bağlılık etsinler.
    2-yaz ve kış yolculuğunada,güven içinde gitsinler.
    3-kabe rabbine ibadet edip, hamt ile şükretsinler.
    4-açlıktan korkudan koruduk der,kitabımız kuranda.

  24. abburrahman toğaç

    EL FİL SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç 05448081798
    1-rabbin fil sahiplerine, ne yaptığımı göstermedikmi.
    2-onlar kabeyi yıkacaklardı, gazabımızı indirmedikmi.
    3-ve üzerlerine ebabil kuşlarınıda,biz göndermedikmi.
    4-onlara pişmiş çamurdan taşlar, atmayı söylemedikmi.
    5-onları yenilmiş ekin yaptık der, kitabımız kuranda.

  25. abburrahman toğaç

    EL HÜMEZE SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-vay haline kıybettçinin,vede mazlumla eğlenenin.
    kaş göz ile işaret ederek, yoksulla alay edenin.
    2-birde malını çoğaltarak, onuda sayma ya gidenin.
    3-zanneder ki malının diyor rab,kitabımız kuranda.

    o sanar ki varlığı onu, ebediyyen yaşatacak.
    4-kesin olarak bu insanlar, hutameye atılacak.
    5-hutamenin ne olduğunu, bilemeyen ne yapacak.
    söylemesem bilmezdin der, kitabımız kuranda.

    6-o-allahın tutuşmuş ateşi, uymayan orada kalacak.
    7-o ateş oraya gireninse, kalbinin özüne ulaşacak.
    8-o ateş ki kapıları onların, üzerine kapatılacak.
    9-uzun direğe bağlı olarak der, kitabımız kuranda.

  26. abburrahman toğaç

    EL ASR SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-asra yemin ederim ki, batıl çoğunu teslim almış.
    2-muhakkak insan ziyandadır, saptıran yola dalmış.
    3-yalnız iman edip yararlı iş,yapan kul kurtulmuş.
    hakkı ve sabrı önerenler der, kitabımız kuranda.

  27. abburrahman toğaç

    ET TEKASÜR SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-çoğaltma yarışı oyaladı, siz batıla gittiniz.
    2-kabirleri ziyarete kadar, buna devam ettiniz.
    3-ve ileride bilirsiniz, hep dalıp seyrettiniz.
    4-daha ileride bilirsin der, kitabımız kuranda.

    5-doğru ilimle bilseydiniz, yoksula verecektiniz.
    6-kızgın ateşi muhakkak,sonunda siz göreceksiniz.
    7-onu yakın bir göz ile, siz görmeye ereceksiniz.
    8-sonra nimetten sorarım diyor,kitabımız kuranda.

  28. abburrahman toğaç

    EL KARİA SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-karia o çarpacak olan, olduğu zaman göreceksin.
    2-o karia felaketi ki, yaklaşan o güne ereceksin.
    3-o karianın ne olduğunu, sen nereden bileceksin.
    4-insanlar dönen pervane diyor,kitabımız kuranda.

    o gün insanlar kendini, darma dağınık bulacaktır.
    5-dağlarda atılmış birer, renkli yığın olacaktır.
    6-kimin tartısı ağır gelirse,o memnun kalacaktır.
    7- o çok mutlu olacak der rab, kitabımız kuranda.

    8-eğer her kimlerinde tartıları, hafif gelirse.
    9-onun anası haviye uçurumu,bu gerçeği bilirse.
    10-sen onuda bilemezsin,iblisin yoluna girerse.
    11-o kızgın bir ateştir der, kitabımız kuranda.

  29. abburrahman toğaç

    EL ADİYAT SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-rabbimizin emriyle o, harıl harıl koşanlara.
    2-vazife aşkıyla koşarken o,ateş çıkartanlara,
    3-sonra bir sabah vaktin de, baskın yapanlara.
    4-tozu dumana katanlara der,kitabımız kuranda.

    5-ve böylece bir topluluğun, ortasına dalmıştır.
    rabbiniz der bunlar bizden, iyi ecir almıştır.
    6-bir çok insan rabbine,çok nankör davranmıştır.
    7-buna kendide şahit der rab, kitabımız kuranda.

    8-gerçekten o insanlar mala, çok düşkün olmuştur.
    9-kabirde olanın dışarı, çıkacağı güne gelmiştir.
    10-sinede saklının açığa çıkacağı, güne ermiştir.
    11-rab olandan haberdarım der, kitabımız kuranda.

  30. abburrahman toğaç

    EL-ZİLZAL SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-o yer şiddetli bir sarsılışla,sarsıldığında.
    2-yer ağarlığını savurarak,oda rahatladığında.
    3-insan yere ne oluyor deyip,şaşıp kaldığında.
    4-yer haberini anlatır der, kitabımız kuranda.

    5-çünkü rabbin ona vahiy etmiştir, oda duyurur.
    6-o gün insanlar amellerinin,karşılığını bulur.
    o gün insanlar çok dagınık,bir halde bulunur.
    7-zerre kadar hayır işleyenler, mükafatını alır.
    8-zerre kadar şer yapanada, onun cezası verilir.
    hepsi karşılığını görür der,kitabımız kuranda.

  31. abburrahman toğaç

    EL BEYYİNE SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-ehli kitap ve müşriklerden, resulü inkara dahiller.
    açık bir kanıt gelene kadar,onlar inanacak değiller.
    2-onlara doğru sahife okuyan,allah resulü ehil der.
    sizlere temiz sahife okumakta der, kitabımız kuranda.

    3-o sahifelerde dos doğru, sabit hükümler vardır.
    4-böyle iken o ehli kitap, çokları buna sağırdır.
    onlara açık delil varken, uymaları büyük kerdır.
    halada inkara gitmesinler der, kitabımız kuranda.

    5-biz tevrat ve incildede, onlara yapacağını bildirdik.
    dini tek olan allaha has, onlara yaşamasını söyledik.
    namaz ve zekatı o kitaplardada, size emrolundu dedik.
    işte tam doğru din budur der rab, kitabımız kuranda.

    6-onlardan ve müşriklerden, allahı inkar edenler.
    onlara söyle kesinlikle,cehennem ateşindedirler.
    onlar mahlukat gibi yeyip içip, zevke giderler.
    onlar dünyanın en kötüsü der,kitabımız kuranda.

    7-hiç şüphesiz iman edip, yararlı işler yapanlar.
    onlar bütün mahlukatın,hayırlı olanıdır bunlar.
    8-rabbi katında mükafatı, altından ırmak akanlar.
    ve ant cennetlerinde dir, orada ebedi kalanlar.
    birde yalnız rabbin den, korkarak ona tapanlar.
    onlarda bizde razıyız der rab,kitabımız kuranda.

  32. abburrahman toğaç

    97 EL KADİR SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-hakikattır ki kuranı biz, o kadir gecesinde indirdik.
    2-kadir geceşinin ne olduğunu, biz sizlere bildirdik.
    3-ve size o kadir gecesi, bin aydanda hayırlıdır dedik.
    4-o gece dünyaya meleklere ruhlara, inme emrini verdik.
    5-esenlik tan yeri ağırana kadar der, kitabımız kuranda.

  33. abburrahman toğaç

    ALAK SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-oku her şeyi yaratan,o rabbinin adını anasın.
    2-insanı kan pıhtısından, o yaratana dayanasın.
    3-o sonsuz kerem sahibinin, ihsanına güvenesin.
    4-kalemle öğretenim der rab, kitabımız kuranda.

    5-insana bilmediğini öğreten, size hakkı sezdirir.
    6-sakın okumamazlık etmeyin, bunuda allah yazdırır.
    7-kendini daim üstün gören, kulları şeytan azdırır.
    8-şüphesiz dönüşün rabbine diyor,kitabımız kuranda.

    9-bakın bir kul namaz kılarken, ona engel oluyorsa.
    10-göştermelik namaz kılıp,hak olandan men ediyorsa.
    11-ya birde o kul doğru yolda,hak olanda gidiyorsa.
    12-tagvayı emredene uyun der rab,kitabımız kuranda.

    13-o kul döner yüz çevirirse, çevirene azap edeceğiz.
    14-bilemedi allahın gördüğünü, daha ona ne diyeceğiz.
    15-hayır yemin ediyorum, onu alnından sürükliyeceğiz.
    16-o yalancı günahkar alnından der,kitabımız kuranda.

    17-o vakit çağırsın meclisini, kurtulamazlar bilirler.
    18-bizde zebanileri çağıracağız,ve azametini görürler.
    19-ona iteatle secde etmeye, hepside kararı verirler.
    onlara değil bize secde edin der, kitabımız kuranda.

  34. abburrahman toğaç

    ET TİN sÜRESİ DEŞTANI abdurrahman toğaç
    1-incire ve zeytünede, önemli olduğunu bildirdik.
    2-gerçektir ki onlarıda biz,turu sinaya indirdik.
    3-birde şu emin beldeye ki, yemin ediyorum dedik.
    4-insanı güzel yarattım diyor, kitabımız kuranda.

    5-şonra da onu aşağıların, en aşağışına çevirdik.
    6-imanla yararlı iş yapana, tükenmez ecir verdik.
    7-ve hesap gününü size inkar,ettiren nedir dedik.
    8-en iyi hükmü verenin der rab,kitabımız kuranda.

  35. abburrahman toğaç

    EL İNŞİRAH SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-senin göğsün daralmıştı, onu genişletmedikmi.
    2-senden o yükünü atıpda,sana huzur katmadıkmı.
    3-yük şenin belini bükmüştü,üstünden atmadıkmı.
    4-senin şanını yükselttik der,kitabımız kuranda.

    5-biz kullarımıza her zorlukla, bir kolaylık veririz.
    6-muhakkak zorluk ardında,bir kolaylık var deriz biz.
    7-o halde size boş kalınca, rabbiniz için yorul deriz.
    8-yalnız rabbinize rağbet edin der, kitabımız kuranda.

  36. abburrahman toğaç

    ED DUHA SüRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-o kuşluk vakti ki sırrını, deyin bulmaya giderim.
    2-sakinliği çöktüğü zaman, o geceyede yemin ederim.
    3-rabbin seni terk etmedi,sana darılmadığımı,derim.
    4-ahiret dünyadan hayırlı diyor, kitabımız kuranda.

    5-rabbin sanada verecek, razı olacaksın demedimmi.
    6-rabbin senide yetim bulup,sana rızık vermedimmi.
    7-o yollarda kaybolmadan,hak yolunu göstermedimmi.
    o yollarda kaybolurdun der rab, kitabımız kuranda.

    8-ve seni bir yoksul bulup,zenginliği vermedimmi.
    9-öyleyse yetime kötü, davranmayaşınız demedimmi.
    10-dilenciyi de azarlama diye, size söylemedimmi.
    11-rabbinin nimetini anlat der,kitabımız kuranda.

  37. abburrahman toğaç

    EL LEYL SÜRESİ DESTANI- abdurrahman toğaç
    05448081798
    1-bürürken o geceye ki, yemin olsun diyorum.
    2-açılınca o gündüze ki, halinizi biliyorum.
    3-erkekle dişiyi yarattım, kullara söylüyorum.
    4-sizin çalışma çeşitli der,kitabımız kuranda.

    5-6-kim verirse korunur, doğruyu tastik ederse
    7-biz onu kolay olandan, muaffak ederiz bilirse.
    8-ama kimde cimrilik edip, muhtaç olana vermezse.
    9-o güzel olanı kaybetmiş der, kitabımız kuranda.

    10-bizde ona zor olanı, kolaymış gibi göşteririz
    11-yuvarlanınca malıda onu, hiç kurtaramaz deriz.
    12-muhakkak ki doğruyu demek, bize düşer biliriz.
    13-ahirette bizim dünyada der, kitabımız kuranda.

    14-ben size kaynadıkça köpüren,ateş haberini verdim.
    15-ona ancak en azgın olanlar, girecektir bildirdim.
    16-o yalanlayıp sırtını dönüp, ğidenin halini gördüm.
    17-iyi kullar onlardan uzaktır der, kitabımız kuranda.

    18-o malından veren arınmıştır, kurtuluşa ermiştir.
    19-kimsenin onda hakkı yoktur,karşılıkız vermiştir.
    20-o yalnız yüce rabbinin, hep rızaını gözetmiştir.
    21-o rabbinden razı olacak der, kitabımız kuranda.

  38. abburrahman toğaç

    EŞ ŞEMS SÜRESİ DESTANI
    Abdurrahman toğaç
    1-yemin olsun güneşe de, aydınlık ışık vermişim.
    2-onun ardından uydu da, ayada görevini demişim.
    3-onu geçtiği zaman gündüze de,işini söylemişim.
    4-onu saran geceye yemin der, kitabımız kuranda.

    5-gök yüzüne ve onuda, bina ettiğimi derim.
    6-yer yüzüne ve onuda, döşediğimi söylerim.
    7-nefse ve o bozulunca, onuda düzenleyenim.
    8-bozulunca ona derim der, kitabımız kuranda.

    9-nefşini temizleyip arıtanlar, kurtuluşa ermiştir.
    10-onu kirletip gömen, dünyada da ziyanı görmüştür.
    11-semut azgınlıktan inanmadı, gazabımız gelmiştir.
    12-en azgını kalktı fırladı der, kitabımız kuranda.

    13-o resul dedi Allahın devesine,dokunmayın aman.
    14-onlar salihe inanmadı, deveyi devirdiler hemen.
    Onlar deveyi öldürdüler, olacak gazabı ertelemem.
    15-ve sonundan korkmam der rab,kitabımız kuranda.

  39. abburrahman toğaç

    EL BELED SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-yemin olsun o beldeye ki, sen olması gerekeni yaptın.
    2-sen bu beldede otururken, çoğunun görmediğine baktın.
    3-babaya ve doğacak çocuklara,güzel bir ahlak bıraktın.
    4-insanı zorlukta yarattım diyor rab,kitabımız kuranda.

    5-o kendine kimsenin gücü, yetmeyeceğinimi sanıyor.
    6-birde öğünüp ben yığın yığın, mal harcadım diyor.
    7-o ki kendisini bir gören var, nede rabbini anıyor.
    8-biz ona iki göz vermedikmi der, kitabımız kuranda.

    9-birde dil ve iki dudağıda,onun kendisine vermedikmi.
    10-birde ona biz iki yoldan,doğru olanı göstermedikmi.
    11-ama onun sarp yokuşa biz, geçemediğini görmedikmi.
    12-sarp yokuşu sen bilemezsin der, kitabımız kuranda.

    13-o bir köle azat etmektir, o günlerdeki bu demektir.
    14-yahut bir açlık gününde, yoksula verip yedirmektir.
    15-akrabalığı olan yetimede, ihtiyacı olanı vermektir.
    16-üst baş tozlu miskinide gör der, kitabımız kuranda.

    17-birbirine sabır acımak, öneren bunların biridir.
    18-işte bunlar sağcılardır, bunların cennet yeridir.
    19-ayetlere küfredenler, solcuların ta kendileridir.
    20-kapıları kapalı ateşteler der, kitabımız kuranda.

  40. abburrahman toğaç

    89- EL FECR SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-yemin olsun ağaran sabahada, her yapılanı görüyorum.
    2-on geceye de yemin olsun, ona uyanları da biliyorum.
    3-çifte ve tekede ant olun ki, çoğunuz bilmez diyorum.
    4-geçmekteki geceye de yemin diyor, kitabımız kuranda.

    5-nasıl bunda akıl sahipleri ne,bir yemin var değimli.
    6-rabbinizin ad kavmine, neler yaptığınıda görmedinmi.
    7-ülkeler içinde benzeri olmayan, birde iremin halini.
    8-o beldelerdede hiç eşi yoktu der, kitabımız kuranda.

    9-vadilerdeki kayaları oyan, semudunda halini görün.
    10-kazıklı firavuna indirdiğim, azabımı da söylerim.
    11-bunlarda hem ülkelerde, azgınlık edenlerdi derim.
    12-oralarda fesat çıkaranlar der, kitabımız kuranda.

    13-bunun üzerine rabbin onlara, azap kırbacını indirdi.
    14-şüphesiz rabbin gözetliyordu, olanları size bildirdi.
    15-fakat rabbin imtihan için dir,onları varlığa erdirdi.
    Rabbim bana ikram etti derler der, kitabımız kuranda.

    16-imtihan için rızkı kıssak,feryadı bası verir.
    O vakit hemen rabbim bana, ihanet etmiştir der.
    17-hayır yetime ikram etmediniz, bu gerçeği gör.
    18-yoksula da yedirmedin der, kitabımız kuranda.

    19-mirasını da siz acımadan,düşünmeden yiyorsunuz.
    20-malı da yığıp çoğaltmayı, siz çok seviyorsunuz.
    21-yerin yarılmaya başladığını, siz görmüyorsunuz.
    22-rabbinin emri gelmekte der, kitabımız kuranda.

    Melekler saf saf dizilince, o gün olacağı bileceksin.
    23-o gün cehennem getirilir, ne yapılacak göreceksin.
    O zaman aklın başına gelir, rabbine affet diyeceksin.
    O An yalvarmanın faydası yok der,kitabımız kuranda.

    24-keşkede hayatım için, yararlı işler yapsaydım.
    25-işte o gün azabımızdan, kurtulamazsınız bakın.
    26-bizim bağımız dan kurtulaman, azabımdan sakın.
    Vurulan bağı çözemezsin der,kitabımız kuranda.

    27-ey rabbine itaatkar olan nefis, o huzura ermiş olan.
    28-sen rabbinden rabbinde senden, razı olacağımı bulan.
    29-haydi kulların yanına gir, haksızlıkla yoksul kalan.
    30-cennetimi ze buyur deriz der rab, kitabımız kuranda.

  41. abburrahman toğaç

    EL A,LA-SÜRESİ DESTANI abdurrahman toğaç
    1-rabbimiz yüce ismini kullara, tesbih edesiniz diyor.
    2-rabbimiz yapıp düzene koyan, kulların özünü biliyor.
    3-rabbin her şeyin nasıl olacağını,bildiğini söylüyor.
    4-rabbimiz otlağı da çıkaranım der, kitabımız kuranda.

    5-sonra da onu kara ve kuru, birer çöpe çevirdi.
    6-bundan böyle sana onları, biz okutacağız dedi.
    7-rab dilediğim hariç, unutmayacağımızı söyledi.
    Gizliyi açığı biliriz diyor,kitabımız kuranda.

    8-seni en kolay olanla, Muaffak edeceğimizide gör.
    9-öğüt alacak kullarımıza, sen onunla öğütler ver.
    10-korkan öğüt alacaktır, rabbiniz şize böyle der.
    11-bedbahlar öğütten kaçar der, kitabımız kuranda.

    12-en büyük ateşe atılacakları, rabbimiz duyurmuştur.
    13-ve sonra orada ne ölecektir,nede yaşar buyurmuştur.
    14-gerçekten arınan kullarımız, cennetimizi bulmuştur.
    15-rablerinin ismini anarlardı der, kitabımız kuranda.

    16-fakat sizler dünya hayatını, daima tercih ettiniz.
    17-oysa ahret daha hayırlıydı,ve kısa olana gittiniz.
    18-bu öncekilerin kitaplarında var,yinede direttiniz.
    19-ibrahimin musanın kitabında der,kitabımız kuranda.

    EL GAŞİYE SÜRESİ DETANI abdurrahman toğaç
    1-her şeyi bürüyüp kuşatanın, haberi sana geldi mi.
    2-bazı yüzler zillete düşmüş,onlar bir ders adlımı.
    3-çalışmış fakat boşa yorulmuş, emeği boş bildi mi
    4-kızgın ateşe dayanan diyor rab,kitabımız kuranda.

    5-onlara kaynayan kaynaktan da,sıcak su içirilir.
    6-onlara orada yiyecek olarak, bir diken verilir.
    Çok sert ve kötü kokanı,onların yediği görülür.
    7-ve açlıktan korumaz der rab, kitabımız kuranda.

    8-bir takım yüzlerde o gün, çok mutlu görülmüştür.
    9-çalısmasından razı,amelin karşılığı verilmiştir.
    10-yüksek bir cennettedir,nimet onlara serilmiştir.
    11-orada boş laf işitmezler der, kitabımız kuranda.

    12-orada akan bir kaynak var,o pınardan içerler.
    13-orada yüksek tahtlarda,rablerine şükrederler.
    14-konan kadehle içtikçe, rabbimiz Allah derler.
    15-dizili yastığa yaslanır der,kitabımız kuranda.

    16-serilmiş güzel halılar var,girenler hayran kalmış.
    17-deveye de hiç bakmıyorlarmı, oda nasıl yaratılmış.
    18-göğede hiç bakmazlarmı, ve oda nasıl yükseltilmiş.
    19-dağlarda nasıl dikilmiş der rab, kitabımız kuranda.

    20-o yerede bakınlar bir, döşeneni gözleriniz görsün.
    21-sen onları daim ihtar et,sen yalnız bir öğütçüsün.
    22-sen onları zorla kabul,ettirecek şahısta değilsin.
    23-tersine gidenin kendine der rap,kitabımız kuranda.

    24-onlar Allahın büyük bir, azabında kalacaklar.
    25-mutlaka onlar dönüp dolaşıp, bize gelecekler.
    26-sonra elbet onlar o gün,cezalarını alacaklar.
    Bize hesap verecekler der, kitabımız kuranda.

  42. abburrahman toğaç

    EL BÜRUÇ ŞÜREŞİ DEŞTANI abdurrahman toğaç
    05448081798 bu güne kadar beni arayıp bir teşekür
    Eden çıkmadı belki bu günden şonra bir arayan çıkar.

    1-Ant olşun burçlar şahibi, şemanın halini görüyorum.
    2-vaat olunan gününüze ki, çok yaklaştı o biliyorum
    3-şahide ve şahit olduğuna, yemin olun diyorum.
    4-kahrolşun hendek şahipleri der, kitabımız kuranda.

    5-tutuşmuş ateşte yanan müminlere, yanın ölün diyorlardı.
    6-ve onlar ateşin etrafında, mümini atıp zevk ediyorlardı.
    7-müminlere yaptıklarını ateşin etrafından, şeyrediyorlardı.
    8-öç alma şebepleri aziz olana inanmak der, kitabımız kuranda.

    el Hamit olan Allaha, iman etmelerinden atıldılar.
    9-o ki göklerin yerin hakimiydi, ondan gafil kaldılar.
    Her şeye egemen olanın, şahit olacağını anlamadılar.
    10-mümin erkek ve kadınlara der, kitabımız kuranda.

    İşkence yapıp ta tövbe etmezlerin, hallerini bir görün.
    Cehennem azabıyla dünyada da, ateş azabı var derim.
    11-iman ederek şalih amel, işleyenlere de müjde verin.
    Altından ırmak akan cennete der rab, kitabımız kuranda.

    İşte büyük kurtuluşta, kazançta elbet ki budur.
    12-rabbinizin azabı çok çetindir, o daim uludur.
    13-çünkü ilk var eden odur, dönülecekte odur.
    14-el gafur el vedüdüm der, kitabımız kuranda.

    15-arşın şahibi el mecittir ki, o her zaman övülendir.
    16-ihşanı bol olan şereflidir, dilediği kuluna verendir.
    17-o orduların haberi şana geldimi,derş alana diyendir.
    18-firavun un şemud un haberi der, kitabımız kuranda.

    19-o kafirler şürekli, yalanlama içerişine gitmekteler.
    20-allah onları arkadan kuşatmış, onlar bitmekteler.
    21-doğruşu o şanlı kuran, inanan kullar hürmetteler.
    22-lehvi mahfuzda şaklıdır diyor, kitabımız kuranda.

  43. abburrahman toğaç

    ET TARIK SÜRESİ DESTANI
    Abdurrahman toğaç
    1-göğe ve Tarık a, yani sabah yıldızına.
    Yemin olsun diyorum, söylenenin adına.
    2-tarıkıda size derim, ilmin varın tadına.
    3-geceyi delen yıldız der, kitabımız kuranda.

    4-üzerinde bir koruyan var, ve gözetleyici olan.
    Hiç kimseler olmasın, gözetilmekten geri kalan.
    5-insan neden yaratıldı baksın, demesin yalan.
    6-atılan sudan yaratıldı der, kitabımız kuranda.

    7-bel ile göğüs kemiğinden, çıkaran Allah birdir.
    8-şüphesiz onu rabbiniz, diriltmeye de kadirdir.
    9-sırların meydana çıkacağı, günü onlara bildir.
    10-ve onlara yardım yok der, kitabımız kuranda.

    11-o yağmur yağdıran sema ya, bakanları biliyorum.
    12-ve yarılan yere ant olsun ki, yapılanları görüyorum.
    13-o kuran ki hakla batılı, ayırt etmektedir diyorum.
    14-o şaka değil diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    15-doğrusu onlar hep birbirlerine, hile kuruyorlar.
    16-Bende onlara tuzak kuruyorum,bunu bilmiyorlar.
    17-o halde kafirlere mühlet ver, gerçeği görmüyorlar.
    Onlara biraz mühlet ver der, kitabımız kuranda.

  44. DERYA

    Sayın cok değerli cumhur reisimiz Allah sizi basımızdan ayırmasın.Dualarım hep sizin içinAllah kurban olduğum rabbim kötülerede fırsat vermesin.Mudanya Devlet Hastanesinde müdür mustafa yardımcısı billur hanım ve şef güven bey bunlar gruplaşma yapıp personelleri örgütlüyorlar.Uzun süredir çalışıyorlar.Resmen zülm yaşatıyorlarİşe ağlayarak gidip geliyorum.Sahtekerların alınıp yerine dürüst ALLAH korkusu olanlar gelsin.Yeter çektiğimiz dayanamıyoruz artık.Bunların dokunulmazlığımı var.Parti yandaşıda değiller bilmenizi istedim.selam ve saygılar

  45. Mehmet

    Engelli abimin maaşını kestiler abimin ne günahı vardı yıllardır akp destekciydik bu böyle olacak biz vatanımızı seven insanlariz devletmizden buna çözüm bulsun lütfen bize destek çıkın ?

    • abburrahman toğaç

      vay hemşerim vay ne seni görürler ne bana bir merhaba derler buralara bakan yok anayın kızlık soyadı denen sitelerede biz girmesini bilmek ve böylece telef olur gideriz bunlar ilk okul mezunu ağzıyla kuşta kapsa hiç değer vermezler işte bunlar böyle vefasızlar insanlar görsünde düzelsin diye kuranın destanını yazarım hiç kimseye duyuramam ben ve benim gibileri kaybolmaya mahkumuz bu yazdığım destanları onların zıddı olan partilere gönderseydim onların hepside benim kıymetimi bilirdi

  46. abburrahman toğaç

    İnsanları size kolayda kavuşmasını sağlayacak site açma maya davam edersen bende insanların görmesi için ulu orta yerlere destanları göndermeye devam ederim bir defa şu anayın kızlık soy adı yok şifre gibi siteleri kaldırmazsan o cimer denen sahte yerlerin yüzünden tepe takla olacaksın bir uyarıyım demiştim sanki adeta insanların ulaşamaması için adeta zorlaştırılmış sitelerinizin hepside kişinin adını yazıp gönderecek şekilde olsun
    selamlar

  47. abburrahman toğaç

    EL KAMER SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ

    1-kıyamet yaklaştı ay yarıldı, kendi yollarına giderler.
    2-şayet bir ayet görseler, hemen ondan yüz çevirirler.
    kendi yolunda gitmeye mahkum, bir sihirbaz derler.
    3-inanmadı havasına uyanlar der, kitabımız kuranda.

    her işin nasıl olacağına, Allah karar vermiştir.
    4-ant olsun batıldan çeviren, uyaran gelmiştir.
    5-hikmetli üslupla etkileyen, biçimde demiştir.
    uyarı fayda vermiyor der, kitabımız kuranda.

    6-o halde onlardan yüz çevir, onlar gerçeğe gelmezler.
    onlar davetçinin çağıracağı, büyük günüde bilmezler.
    7-gözlerinin feri sönmüş, baygın bakıştan görmezler.
    yayılmış çekirge gibiler der rab, kitabımız kuranda.

    8-davetçiye doğru koşarlar, kafirler zorda kalmıştı.
    9-onlardan önce Nuh un kavmi de, onu yalanlamıştı.
    kulumuza yalancı deli dediler, milleti hep inanmıştı.
    birde mecnun dediler der rab, kitabımız kuranda.
    10-nihayet oda mağlubiyetten, rabbine dua ederek.
    ben mağlup oldum rabbim, bana yardım et diyerek.
    11-bizde göğün kapılarını açtık,yağmur göndererek.
    bardaktan boşalır gibi der rab, kitabımız kuranda.

    12-yerden de kaynaklar fışkırttık, takdir edilene ulaştı.
    yapılacak iş üzerinde her iki suda, birbirine kavuştu.
    13-tahtadan levhalar çivilerle, gemiyi sağlamlaştırdı.
    onun üzerinde taşıdık diyor rab, kitabımız kuranda.

    14-gözlerimizin önünde akıp, gidiyorlardı baktık.
    ona nankörlük edilmişti, ondan mükafatlandırdık.
    15-ant olsun biz ondan ibretlik, bir ayet bıraktık.
    öğüt alanlar yok mudur der, kitabımız kuranda.

    16-nasılmış benim azabım, uyarılanları yaklaştırdık.
    17-ant olsun kuranı öğüt, almak için kolaylaştırdik.
    fakat var mıdır öğüt alan, öğüt almazı dolaştırdık.
    18-ad kav mide yalanladı diyor, kitabımız kuranda.

    nasılmış benim azabım ve uyarım, dersinizi alasınız.
    19-şüphesiz onların üzerine, gelen felaketi bilesiniz.
    aynı günde onların üzerine, fırtına verdik göresiniz.
    20-insanları kaldırıp atıyordu der, kitabımız kuranda.

    hurma kütükleri gibi onların, hepsini söküp atıyordu.
    21-nasılmış benim azabım, ibret almazlar bakıyordu.
    22-ant olsun kuranın kolayından, öğüt alın diyordu.
    rabbimiz var mı öğüt alan diyor ,kitabımız kuranda.

    23-sem ut kav mide yalanladı, dediler ona kanmayız.
    24-dediler ki bizden gelen bir, insana biz inanmayız.
    o zaman yoldan sapmış oluruz, onu doğru sanmayız.
    25-içimızde zikir onamı dediler der, kitabımız kuranda.

    o şımarık kibirli yalancı diyenler, yakında görecekler.
    26-kimin şımarık kibirli olduğunu, yakında öğrenecekler.
    27-onlar kendi kuşkularının , fitne olduğunu bilecekler.
    dişi deveyi de gönderdik der rab, kitabımız kuranda.

    onları gözetle sabret, rabbin yapacağını bilmiştir.
    28-haber ver onlara suda aralarında, pay edilmiştir.
    su içme sırası kime gelmişse, su onlara verilmiştir.
    29-arkadaşlarını çağırdılar der, kitabımız kuranda.

    oda bıçağını aldı ve, giderek deveyi kesi verdi.
    30-nasılmış benim azabım, içseydi deve nesi vardı.
    31-onlara bir ses gönderdik, bir çığlık lık işi vardı.
    hepside kırıntı oluverdi der, kitabımız kuranda.

    32-şüphesiz kuranı biz, öğüt alacağa kolaylaştırdık.
    baktık ki hiç düşünen yok, felaketi, yaklaştırdık.
    33-Lüt un kavmi de uyarıları, yalanladı da şaşırttık.
    34-biz onların üzerine der rab, kitabımız kuranda.

    taş yağdıran bir kasırgayı, üzerlerine gönderdik.
    lüt ailesindekiler hariç, altını üstüne dön derdik.
    35-tarafımdan bir nimeti , bir şükredene verdik.
    ayrıca mükafat vardır diyor,kitabımız kuranda.

    36-ant olsun onları lüt, azabımız ile korkutmuştu.
    fakat o ihtarcıların hepsi, cidal etmeye bakmıştı.
    37-ant olsun onlar misafirlere, tecavüze kalkmıştı.
    gözlerini silme kör ettik der, kitabımız kuranda.

    tadın bakalım tehditteki, azabımızdan dedik.
    38-ant olsun bir sabah onları, kuşat ı verdik.
    39-tadın bakalım tehditteki, azaba erdirdik.
    40-ant olsun kurana der, kitabımız kuranda.

    ondaki zikri uygun kıldık, fakat düşünen yoktur.
    41-yemin olsun firavun hanedanına, uyarım haktır.
    42-onlarsa bütün mucizeleri, yalanladılar bak bir.
    bizde onları yakaladık der rab, kitabımız kuranda.

    izzet sahibi üstün kuvvetli, onları yakala yı verdi.
    43-sizin kafirleri sen hayırlı sanma, rabbin gördü.
    yoksa ilahi kitap size, berat mı olacak buyurdu.
    44-onlar yardımlaşırız dedi der,kitabımız kuranda.

    45-yakında o ordu bozulup, arkasını dönüp kaçacak.
    46-hayır onlar vaat olunana, daha da çok yaklaşacak.
    kıyametleri daha korkunç, daha da acıdır bakacak.
    47-muhakkak mücrimin yeri der,kitabımız kuranda.

    dünyada bir sapıklık, hem çılgınlık içerisindedir.
    48-ateşin içinde yüzleri üstü, onlar hep sürüklenir.
    onlara cehennem ateşinden, hepiniz tadın denir.
    49-şüphesiz hepsi kaderle der, kitabımız kuranda.

    50-bizim emrimiz göz kırpması gibidir, bilmiyorsunuz.
    51-ant olsun öncekileri, helak ettik, düşünmüyorsunuz.
    52-üstelik sizin yaptıklarınızı, bildiğimi görmüyorsunuz.
    hepside defterde yazılı diyor rab, kitabımız kuranda.

    53-küçük büyük hepsi yazılmış, katımızda saklanmakta.
    54-muhakkak takva sahipleri de, katımızda aklanmakta.
    55-hepsi kudret sahibi melikin, huzurunda toplanmakta.
    doğruluk makamındasınız diyor rab, kitabımız kuranda.

  48. abburrahman toğaç

    ER RAHMAN SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-Er Rahman odur ki her şeyi, altı günde yarattı.
    2-kuranı öğretti hanginiz, neler yapacaktı baktı.
    3-insanı yarattı anlayan kullarına, hidayeti kattı.
    4-ona beyanla öğrettim der, kitabımız kuranda.

    5-güneş ve ay bir hesap ile, hepsi yolumuzda gitmektedir.
    6-yıldızlar ağaçlar ve nebatlar, onlarda secde etmektedir.
    7-göğü yükseltip mizanı koyduk, rabbin hükmetmektedir.
    8-mizanda da haksızlık yapmayan der, kitabımız kuranda.

    9-tartıyı adaletle tutun, mizanım da eksik tartmayın.
    10-yeryüzünü canlılara alçalttık, siz batıla sapmayın.
    11-orada meyveler tomurcuk, aç gözlülük yapmayın.
    hurma ağaçları da vardır der rab, kitabımız kuranda.

    12-kabuklu taneler hoş kokulu,bitkileri anlayacaksınız.
    13-sizler rabbiniz in hangi nimetini, yalanlayacaksınız.
    14-insanı pişmiş çamurdan yarattık, siz inanacaksınız.
    15-cin ide dumansız ateşten diyor, kitabımız kuranda.

    16-rabbiniz in hangi nimetine, siz yalan dersiniz.
    17-o iki doğunun iki batınında rabbidir bilirsiniz.
    18-ve rabbinizin hangi nimetini, yalan sayarsınız.
    19-iki denizi de salıverdik der, kitabımız kuranda.

    20-fakat aralarında perde var, birbirine karışmayan.
    21-var mı rabbinizin nimetini, içinizden yalan sayan.
    22-ikisinden de inci mercan çıkar, var mı şaşmayan.
    yalanlayan hiç, inanmayan diyor, kitabımız kuranda.

    23-o halde rabbinin hangi nimetine, yalan dersiniz.
    24-denizler de giden gemiler, onundur görürsünüz.
    25-rabbinizin hangi nimetlerini siz, yalan bilir siniz.
    26-bütün canlılar fanidir der rab, kitabımız kuranda.

    27-yalnız celal ikram sahibinin, adı baki kalacaktır.
    28-rabbin in nimetlerini, hanginiz yalan sayacaktır.
    29-gökteki yerde ki ondan ister, ders alacaksınız .
    her gün yeni bir işteyim diyor, kitabımız kuranda.

    30-rabbinizi her nimetlerini, var mı yalanlayacak.
    31-iki sekal rabbim sizinde, hesabınıza bakacak.
    32-rabbinizin tüm nimetini, var mı yalan sayacak.
    33-ey cinler ve insanlar diyor, kitabımız kuranda .

    gökler ve yerin bucaklarından, dışarıya çıkmaya.
    bir yol bulursanız çıkın, gayret edesin kaçmaya.
    gücünüz yeterse çıkın, bakın gereğini yapmaya.
    bir kuvvetle diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    34-o halde rabbinizin hangi nimetine, yalan dersiniz.
    35-üzeriniz e ateş alevi, duman gelecek görürsünüz.
    36-o halde rabbinizin hangi nimetini, yalan bilirsiniz.
    o vakit yalan demezler diyor rab, kitabımız kuranda.

    37-gök yarılıp erimiş yağ gibi, kırmızı gül rengi olduğunda.
    38-o gün rabbin in hangi nimetini, yalanladığını bildiğinde.
    39-o gün insanlar ve cinlerin,hepside günahını gördüğünde.
    sizler o zaman anlarsınız diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    40-o gün rabbinizin hangi nimeti ne, yalan dersiniz.
    41-mücrimler simasından tanınır, sizler görürsünüz.
    perçemler ve ayaklarınızdan, sürüklenince bilirsiniz.
    yalan diyenler çıkmaz diyor rab, kitabımız kuranda.

    42-rabbimiz in nimetlerini, yalan sayan var mıdır.
    43-işte mücrimlerin yalanladığı, cehennem budur.
    44-onlar kaynar su içerisin de, hep dolanır durur.
    rabbim buda yalan değil der, kitabımız kuranda.

    45-o halde rabbinizin nimetini, hanginiz yalan sayardır.
    46-huzurumda durmaktan korkanlara, iki cennet vardır.
    47-o halde rabbinizin hangi nimetine, kim yalandır der.
    48-iki cennetin durumunu dedik der, kitabımız kuranda.

    ağaçlarının dalları bol meyvelidir, ve gölgelik.
    49-rabbinizin hangi nimetini, yalanlarsın dedik.
    50-ikisinde de akmakta olan,iki pınarı bildirdik
    onu da söyle dik diyor rab, kitabımız kuranda.

    51-haydi rabbinin nimetlerinden, buna da yalan deyin.
    52-0rada her meyveden çiftler vardır, kullarım ız yiyin.
    53-rabbinizin hangi nimeti yalanmış, siz bize söyleyin.
    hiç biri yalan değil diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    54-astarları kalın ipekten, döşemelere yaslanırlar.
    iki cennetin meyvelerinin, toplanması kolaydırlar.
    55-rabbinizin hangi nimetini, kimler yalan sayarlar.
    buna da yalan demeyin der rab, kitabımız kuranda.

    56-bakışları yalnız eşleri üzerinde, kadınlar sunulmuştur.
    daha önceden onlara ne cin, nede insan dokunmuştur.
    57-rabbinizin hangi nimetlerini, kimler yalan bulmuştur.
    58-onlar yakut mercan gibi der rab, kitabımız kuranda.

    59-o halde rabbinizin hangi nimetini, yalan sayabilirsiniz.
    60-iyiliğin karşılığı yalnız iyiliktir, burada siz görürsünüz.
    61-o halde rabbinizin hangi nimetine, yalan dır der siniz.
    kimseler yalan diyemez der rabbiniz, kitabımız kuranda.

    62-bu iki cennetten başka, iki cennet vardır daha.
    63-o halde rabbinin hangi nimetini yalan lıyon ha.
    64-her ikisi de koyu yeşildir, kalp göz ile gör aha.
    rabbin inananlar görürler der, kitabımız kuranda.

    65-rabbiniz in hangi nimetlerine, sizler yalandır dersiniz.
    66-ikisinde sürekli fışkıran,pınarlarda vardır görürsünüz.
    67-o halde rabbin hangi nimetini,yalanlamaya gidersiniz.
    68-ikisinde meyve hurma nar var der,kitabımız kuranda.

    69-o halde rabbinin hangi nimetini, sizler yalanlarsınız.
    70-orada hayırlı güzel kadınları, iyi kullarım görürsünüz.
    71-o halde rabbiniz in hangi nimetini, yalan sayarsınız.
    kimseler yalan diyemez diyor rab, kitabımız kuranda.

    72-çadır lar içinde kocalarına has, huriler var.
    73-o halde kimler rabbinin nimetini, yalanlar.
    74-onlara bundan önce, insan değmemiş der.
    nede cin dokunmuş diyor, kitabımız kuranda.

    75-rabbiniz in hangi nimetini, kim yalanlar niyette.
    76-yeşil yastıklar döşemelere,yaslanmış vaziyette.
    77-rabbinizin hangi nimetini, kim yalanlar gayrette.
    rabbinizin celal adı ikramlı der, kitabımız kuranda.

  49. abburrahman toğaç

    EN NECİM SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-battığı zaman yıldıza and olsun ki, yoldan şaşmadı.
    2-arkadaşınız yolunu şaşırtıp, azıtıp, hiç azgınlaşmadı.
    3-o hiç heva dan da söylemiyor, hiçte hattini aşmadı.
    4-ona bildirileni söylüyor der rab, kitabımız kuranda.

    vahiyden başka bir şey değil, hak ona buyruldu.
    5-ona çetin gücü olan öğretti,o onunla yoğruldu.
    6-üstün akla sahip olduğundan, hemen doğruldu.
    7-yüksek ufuktaydı diyor rab, kitabımız kuranda.

    8-sonra iyice yaklaşmak için,ona fazla yanaştı.
    9-iki yay boyu daha da yakın, mesafeye ulaştı.
    10-kuluma diyeceğini deyip, oradan uzaklaştı.
    11-kalbide şaşmadı der rab,kitabımız kuranda.

    12-siz şimdi gördüğüne karşı, onunla mı tartışacaksınız.
    onunla mücadele ederek sizler,haddinizi mi aşacaksınız.
    13-yemin olsun onu bir daha gördü, buna şaşacaksınız.
    14-sidreti münteha yanında der rab, kitabımız kuranda.

    15-ki cennet ül mev a onun yanındaydı, bunu biliyordu.
    16-o vakit sidre ağacını da, bürüyecek olan, bürüyordu.
    17-gözü ne şaştı, nede hat ti aştı, gerçekten görüyordu.
    18-yemin olsun onu gördü der rab, kitabımız kuranda.

    19-söyleyin bana lat ı ve uz zayı, size neyi vermişti.
    20-di yer üçüncüsü me natı, hangi gerçeğe ermiş ti.
    21-erkek bizim dişi onun, diyeni rabbiniz görmüştü.
    22-insafsız bir taksimdir der rab, kitabımız kuranda.

    23-sizin atalarınızın koyduğu, Allah hakkında delil.
    getiremezler onlar, zanlarından olacaklardır zelil.
    ant olsun ki onlara rabbinden, gönderdik bir ehil.
    hidayet takva ondadır der rab, kitabımız kuranda.

    24-yoksa insanın her istediği, kendisine verilemez.
    25-fakat ahret ve dünya Allahın dır, bunu göremez.
    26-göklerde nice meleklerin, şefaati fayda veremez.
    bizim dilediklerimiz hariçtir der, kitabımız kuranda.

    27-ahrete inanmayanlar meleklere, dişi ismini taktılar.
    28-onların hiçbir bilgisi de yok, zan yoluna baktılar
    29-bizim zikrimizden dönenler, dünya işine baktılar.
    o kimselerden yüz çevir der rab, kitabımız kuranda.

    30-onların ilimde vardıkları, son seviyeye bakın.
    rabbiniz der yoldan sapana, şunu kafanıza takın.
    hidayete ereni biz biliriz, karar vermekten sakın.
    en iyi bilen yüce rabbin der, kitabımız kuranda.

    31-göklerde ve yerdekilerin hepside, Allaha aittir.
    kötülük edenlerin akıbeti, bizim katımızda sabittir.
    iyilik yapalar da en güzeline, kavuşma ya sahiptir.
    rabbiniz mükafat sahibidir der, kitabımız kuranda.

    32-onlar ki küçük günahlar hariç, fuhuştan beridir.
    şüphesiz rabbimizin bağışlama sı, güzel haberidir
    sizi topraktan yarattığımda, kula yazılan kaderidir.
    ceninken de en iyi bilenim der, kitabımız kuranda.

    kendinizi .de temize çıkartmayın, o en iyi bilendir.
    33-gördün mü o yüz çevireni de, rabbiniz görendir.
    34-az bir şey verip sonra kesenede, rabbin verendir.
    gayb ilmi onun yanında mı diyor, kitabımız kuranda.

    36-yoksa mu sanın sahifesi onların hiç birine verilmedi mi.
    37-işini iyi yapan İbrahim in, katımdaki değeri bilinmedi mi.
    38-şüphesiz günahkar kendi günahını, yüklenir denilmedi mi.
    başka bir günahı da hiç, yüklenemez der, kitabımız kuranda.

    39-şüphesiz insana çabası dışında, hiçbir şey yoktur.
    40-kuşkusuz çabasındaki olan, ameline müstahak tır.
    41-sonra eksiksiz yaptığı işine, verdiğimiz de haktır.
    42-şüphesiz varılacak rabbiniz der, kitabımız kuranda.

    43-şüphesiz insanı güldürende, ağlatanda odur.
    44-şüphesiz her şeyi öldürende, yaratanda odur.
    45-kuşkusuz çiftleri erkek ve dişi, yapanda odur.
    46-bir damla meniden der rab, kitabımız kuranda.

    47-hiç şüphesiz kulları tekrar, dirilten de odur.
    48-kuşkusuz sizleri zengin edip, verende odur.
    verdiği kullarını da dünyada razı, edende odur.
    49-şira yıldızı rabbiyim der, kitabımız kuranda .

    50-şüphesiz önceki ad kavmini de, o helak etti.
    51-Semud u da helak etti, onlarında hepsi bitti.
    52-daha önce nuhun kavmde, onlarıda mahfet ti.
    onlar zalim azgınlardı der rab, kitabımız kuranda.

    53-mütefikeyi de rabbiniz, kaldırıp yere çaldı.
    54-onları bürüyen örttü, görenler dersini aldı.
    55-artık rabbi yin işinden, kim şüphede kaldı.
    56-önceki gibi uyardım der, kitabımız kuranda.

    57-yaklaşan yaklaştı-da, hala batıla koşuyorsunuz.
    58-onun vaktini Allah bilmekte, onamı şaşıyorsunuz.
    59-şimdi buna inanmayıp, yinemi hat ti aşıyorsunuz.
    hat ti hiç aşmayın diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    60-ve hep gülüp duruyorsunuz da, neden ağlamıyorsunuz.
    61-siz olacaktan gafildiniz, oyunlara düşkün oluyordunuz.
    62-artık Allaha secdeye dönün,ondan azaba uğruyorsunuz.
    ibadet edenlere azabımız yoktur diyor, kitabımız kuranda.

  50. abburrahman toğaç

    ET TÜR SÜRESİ DESTAN I
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-tür a ve rabbinizden size, gelen hitaba.
    2-satırlar la yazılmış olan o, kutlu kitaba.
    3-sahifede ki sözlerimize, uyasınız itaate.
    4-bey ti mamurda der, kitabımız kuranda.

    5-rahat edesiniz diye, yükselttiğimiz tavana.
    6-tutuşmuş denize ant olsun, uyma, havana.
    7-Rabbiyin azabı gelecek, inecektir sahana.
    8-onu çevirecek yok der, kitabımız kuranda.

    9-o gün göklerde dönerek, başlarlar çalkalanmaya.
    10-dağlarda yürüyerek, onlarda başlar sallanmaya.
    11-o günü yalan sayanlarsa, yaklaşmadı anlamaya.
    12-yakalar gülüp oynarken der, kitabımız kuranda.

    13-ateşe hızla sürüklenirler, iyi kullarım görüyorsunuz.
    14-işte bu yalan saydığınız ateştir, oraya giriyorsunuz.
    15-buna da sihir deyin haydi,onu damı görmüyorsunuz.
    16-giresiniz oraya diyeceğiz der rab, kitabımız kuranda.

    ister sabredin, ister etmeyin, sizin için birdir.
    yaptıklarınızın cezasıysa ateş, oraya gir der.
    17-şüphesiz muttakiler cennette, nimet içindedir.
    18-rabbinden verilenle der, kitabımız kuranda.

    rableri onları cehennem, ateşinden korumuştur.
    19-amellerinize karşı afiyetle, yiyin buyurmuştur..
    20-sıra sıra duran koltuğa, oturanlara vermiştir.
    iri gözlü hurilerle eş ettik der, kitabımız kuranda.

    21-iman edip zürriyet ide, kendi yolunda olanların.
    nesillerini onlara kavuştururuz, o ameli bulanların.
    amelleri hiç eksilmez, kazandığını bulur kullarım.
    kul kazandığına rehindir der, kitabımız kuranda.

    22-canlarının çektiği meyveler ve, etten bolca verdik.
    23-orada kadeh çekişirler, derler bizde huzura erdik.
    sizler burada rahat olun, günaha sokacak yok dedik.
    nede bir saçmalık görürsünüz der, kitabımız kuranda.

    24-onlara ait hizmetçiler, etraflarında dolaşırlar.
    bunlar sanki sedefinde, saklı inciden oluşurlar.
    25-birbirine dönerek onlar, bunu da konuşurlar.
    biz Allahtan korkardık derler, kitabımız kuranda.

    daha önce ailemiz arasında , Allah korkana bakmış.
    27-şimdide Allah ihsan buyurup, cennet ine katmış.
    28-bundan önce ona biz, ibadet ediyorduk hakmış.
    gerçek esirger kerem sahibi der, kitabımız kuranda.

    29-daima hatırlat öğüt ver sen, rabbinin nimetiyle.
    ne kahinsin nede mecnun, hepsi onun, hikmetiyle..
    30-yoksa o şair mi diyorlar, de rabbin hilkatiyle.
    felaketini mi gözetiyorlar der, kitabımız kuranda.

    31-de ki bekleyin şimdi, bende sizinle bekliyorum.
    32-yoksa onlara bunu, akıllarımı emreder diyorum.
    33-yoksa uydurdu mu diyorlar, değildir biliyorum.
    hayır onlar inanmayan der rab, kitabımız kuranda.

    34-eğer doğru iseler onun gibi, bir ayet getirsinler.
    35-yoksa biz yaratmadık, onlar mı yaratan, desinler.
    36-yoksa göklerle yeri, onlar mı yaratan söylesinler.
    hayır onlar inanmayan der rab, kitabımız kuranda.

    37-yoksa rabbinin hazinelerini, onlar mı buldular .
    yoksa onlar mı o kainattakilere, hakim oldular.
    38-yoksa onların merdiveni varda, onumu aldılar.
    oradan bizimi dinliyorlar der, kitabımız kuranda.

    öyleyse dinleyicileri bize bir, açık delil getirsin.
    39-yoksa kızlar Allahın da, oğulları size mi versin.
    40-yoksa sen onlardan bir bedel, ücret mi istersin.
    yoksa çok mu borçları var der, kitabımız kuranda.

    41-yoksa gaip onların yanında da, onlar mı yazıyorlar.
    42-yoksa onların tuzakları varda, ondan mı azıyorlar.
    küfredenler kendiler tuzaktadır, bunumu seziyorlar.
    kendiler tuzağa düşecekler der, kitabımız kuranda.

    43-yoksa onların Allahtan başka, ilahlarımı vardır.
    Allah ortaklarından münezzehtir, o el cebbardır.
    44-eğer gökten parça düşse, onlar için bahardır.
    yığılmış bulut derler der kitabımız kuranda.

    45-o halde bırak onları, çarpılacakları güne kavuşsunlar.
    46-tedbirleri de onlara fayda, vermeyecektir baksınlar.
    bizden onlara bir yardım yok, onlar yardımlaşsınlar.
    47-şüphesiz zalimler onlardır der, kitabımız kuranda.

    daha öncede azap verdim, onların çoğu bilmezler.
    48-rabbinin hükmüne sabret, onlar yola gelmezler.
    rabbini hamt ile tesbih et, haktan olalım demezler.
    49-geceleyin de tesbih et der,kitabımız kuranda.

  51. abburrahman toğaç

    bu devlet yöneticileri benimle irtibat kurmaya tenezzül etmedikleri müddetçe daha çok can kayıplarımız olur çünkü allah siz dönerseniz bizde döneriz diyor neden dünyanın başındaki felaketin bitmesi için bu devlet idarecileri kardeşim süleymanı evlendirmezlerse can kayıbınız kıyamete kadar devam edecek şu büyüklenme zincirini umarım bir an evvel kırarsınız bu iş sizin için ne kadarda bir basit imtihan ona bir sahipsiz eş getireceksiniz hepsi bu aksi takdide bu güne kadar yazdığım kuranın destanlarındaki emeğimi size haram ederim abdurrahman toğaç

  52. abburrahman toğaç

    milleti aşırı korkutup evlerine kapatmalarının yüzünden yakın zamanda, herkes kendi cenazesini kendi elleriyle kaldırmaya başlayacak .çünkü normal ölümlerle ölenlere korona lıdır korkusuyla da,insanlar birbirinin cenazesine gitmeyecek,ve milletimize kötü bir alışkanlık tebelleş olacak.arkasından insanlardaki akrabalık bağları kopacak. Medyanın bu abartmalarını bir an evvel durdurun, hiçbir milletten bir ilaç dahi getirmeyin.
    hele kesinlikle milletlerden hiçbir aşı getirmeyin.devletlere inanıp getirirseniz,hem milletin hem devletin sonunu getirmiş olursunuz.kendinizden başka hiçbir millete güvenmeyin.bular benim tavsiyemdir,
    yapıp yapmamakta serbestsiniz bunlar milletlerin ekonomisini çökertme taktiği Abdurrahman toğaç 05448081798

    milletim beni iyi dinleyin, şimdi size korona virüsten, diyer normal gırip ve ağızdan giren boğaz mide ve bagırsak ve iç organlarla ilgili, tüm hastalıkların çaresini anlatacağım.
    gece saat 12den başlar, saat sabah 4 e kadar bu söyliyeceğim tekniği uygulayın. Çeşmenizin vanasını küçük çocuk idrarı gibi akıtarak, 5 litrelik pep şişeye o şekil akıtarak alın.
    vanadan su çok yavaş aktığı için çeşme borusunun içindeki virüsler aşağıya akmamak için borunun içinde sağa sola yapışma fırsatı bulur. çünkü her canlı bakteri suyun geldiği tarafa doğru hücum eder.
    böylece on dakika içerisinde, tertemiz bir su almış olursunuz. her zaman o sudan için normal gıripte olmazsınız.
    şimdi size bunu temsil ve örneklerle size kanıtlamaya çalışacağım. Ben adana da oturuyorum. bizim orada akan bir pis kanal var, o kanalın bazı yerleri gayet yavaş akarak gidiyor. bu dediğim kanal yeni oto garın
    gün batı tarafında. o kanalın suyu yavaş aktığı için denize yakın yerler doğru, cam gibi akıyor. yani içsen içilir. ama kanalın tabanı ve kenarları tamamen hörş bağlamış. o su yavaş aktığı için, o su hızlı akmış olsaydı o pisliklerin hiç birisini tabana ve etrafına yapıştıramazdı. ve denize kadar bulanık olurdu. bilmem size temsili doğru verebildim mi.

  53. abburrahman toğaç

    YASİN SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ.
    1-Yasin, sırlı lisanınla kulları, davet etmektesin.
    2-hikmet li kuranın çok hakkını, söylemektesin.
    3-muhakkak ki davetinle sen, büyük emektesin.
    doğru bir yoldasın der rab, kitabımız kuranda.
    5-güçlü esirgeyici Allahın, indirdiği kitabıdır.
    6-babaları uyarılmamışlara, Allahın hitabıdır.
    onlar bundan gafillerdir, iblisinki ne tabidir.
    ant olsun azap haktır der, kitabımız kuranda.
    artık onlar uyarı yoluyla, hiç imana gelmezler.
    8-çünkü boyunlarına, yular geçirdik görmezler.
    yular çenelerinin altına dayanır, hiç bilmezler.
    ondan başları yukarıdır der, kitabımız kuranda.
    9-önlerinden set çekmişiz, engelinden görmez.
    arkasındanda set çekmişiz, hiç biri onu bilmez.
    10-uyarsan da uyarmasan da, onlar yola gelmez.
    onlar için aynıdır diyor rab, kitabımız kuranda .
    11-sen ancak kuran a, uyan kulu uyarasın.
    görünmez rahman dan, korkana buyurasın.
    ona mağfiretle cömertçe, veririm duyurasın.
    mükafatımı müjdele der, kitabımız kuranda.
    12-gerçekten ölüleri, ancak biz diriltiriz.
    bıraktıkları eser varsa, yazılmakta biliriz.
    zaten bunların hepsi, bir kütükte deriz.
    lehfi mahfuzdadır der,kitabımız kuranda.
    13-onlara o şehir halklarının, halini misal getirin.
    14-onlara iki elçi gönderdik, dedik ayeti götürün.
    üçüncü elçiyi takviye ettik, dedik mesajımı yetirin.
    size gönderilen elçileriz deyin , kitabımız kuranda.
    15-dediler sizde bizim gibi, insan dan başka değilsiniz.
    rahman bir şey göndermemiştir, demeyiz size ehilsiniz.
    siz bizlere yalan söylüyorsunuz, üstelik birde sefilsiniz.
    üçünü de inkar ettiler, der rabbimiz, kitabımız kuranda.
    16-rabbimiz biliyor bizi, sizin iyiliğinizi dileriz.
    gerçektende biz sizlere, gönderilmiş elçileriz.
    17-bize düşen bir tebliğdir, bunu size deriz.
    18-uğursuzsunuz dediler , kitabımız kuranda.
    dediler yemin olsun ki, eğer vaz geçmezseniz.
    sizi taşla öldürürüz, buradan çekip gitmezseniz.
    azabımız dokunur, gitmeye gayret etmezseniz.
    taşlar öldürürüz dediler der, kitabımız kuranda.
    19-uğursuzluğunuz kendinizden, nasihat a erdiniz.
    siz haddi aşmış kavimsiniz, kendinizde gördünüz.
    20-şehrin öbür ucundan gelen, adamı öldürdünüz.
    kavmim bunlara uyun demişti, kitabımız kuranda.
    21-uyasınız sizlerden, hiçbir ücret istemeyene.
    bunlar hidayet üzeredir, uyun Allah bir diyene.
    22-ben beni yaratana, kulum diyorum görene.
    hepimiz ona döneceğiz der, kitabımız kuranda.
    23-hiç ben ondan başka, tanrılar a tapar mıyım.
    rahmandan zararda gelse, hiç isyan yapar mıyım.
    taptığınız şefaat edemez, başkasına bakar mıyım.
    onlar seni kurtaramaz diyor, kitabımız kuranda.
    24-şüphesiz ben o zaman, sapanlardan olurum.
    24-dedi rabbinize inandım, yolu doğru bulurum.
    uyun diyen öldürüldü,dedik cennetime buyurun.
    26-gir cennetime dedik diyor, kitabımız kuranda.
    27-rabbim beni bağışladığını, keşke kavmim bilselerdi.
    ikram edilenlerden olduğumu, hepside bilip görselerdi.
    28-hiç olmazsa ölümüm ardından, hak yolu bulsalardı.
    onlara gökten ordu indirmedik der, kitabımız kuranda.
    29-indirecekte değil dik, bir narayla yok oldular.
    30-yazıklar olsun o kullara ki, eğlenceye daldılar.
    ne zaman resuller gönder sek, hep alaya aldılar.
    bir narayla sönüverdiler der, kitabımız kuranda.
    31-onlardan önceki kuşaklar dan da, helak etmişiz.
    hiç biride dönüp gelmediler, onlara da biz yetmişiz.
    32-hepside huzurum da dediler, biz batıla gitmişiz.
    bir gün ötekiler de gelirler der, kitabımız kuranda.
    33-onlara ölü toprak ta, elbet bir alamet tir.
    biz onu da diriltir iz de, her tarafı nimet tir.
    ondan bitenden yersiniz, nankörlük ihanettir.
    biz onu da diriltiyoruz der, kitabımız kuranda.
    34-orada hurma üzüm, çeşitli mahsul yarattık.
    içinden kaynaklar fışkırtıp, nimetimle donattık.
    35-bunlar ı yetiştiresiniz diye, biz böyle yaptık.
    hepsinden de yersiniz der, kitabımız kuranda.
    şükretsinler diye yaptık, kullarımızı kayırdık.
    36-yerde bitenden yersiniz, rızkınızı ayırdık.
    çeşitli çiftleri yarattık, nimetim le doyurduk.
    eksikten münezzehim der, kitabımız kuranda.
    37-onlara gecede bir delildir, gören kullar farkında.
    geceden gündüzü sıyırırız, karanlığım a bir bakında.
    38-güneşte emrimle döner, kendi miğferi etrafında.
    oda akarak gitmektedir der rab, kitabımız kuranda.
    bu güçlü her şeyi bilen, Allahın takdiridir.
    39-ayada menzil koyduk, rabbin haberidir.
    sonra eski haline döner, o hikmet sahibidir.
    hurma dalına döner der, kitabımız kuranda.
    40-ne güneşin aya yetişmesi, ona yaraşır.
    ne de gece gündüz e geçerek, ona ulaşır.
    hepside bir felek te yüzer, emrime erişir.
    41-neslinizde alamet der,kitabımız kuranda.
    zürriyetlerini dolu gemiler de, biz taşımaktayız.
    42-onlara bunun gibi,çok binekler yapmaktayız.
    43-onları boğarız lakin, amellerine bakmaktayız.
    yardım bulup kurtulamaz der, kitabımız kuranda.
    44-ancak bizden bir rahmet ve, zamana bakasınız.
    yaşamınız yazgınız la olur, bunu aklınız a takasınız.
    45-onlara söyle, önünüzden ardınızdan korunasınız.
    ki esirgenesiniz diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.
    46-onlar rabbinden gelen, her ayete yüz çevirsinler.
    47-verdiğimiz rızıklardan, istemediler ki sarf etsinler.
    onları da istese doyurur deyip, bizi inkar a gitsinler.
    nebiye şaşkınlıktasınız dediler der, kitabımız kuranda.
    48-bide dediler doğru iseniz, o saat ne zaman.
    49-onların beklediği bir naradır, iyi kulum aman.
    onlar çekişip dururlarken, yakalar onları hemen.
    50-bir vaatte yapamazlar der, kitabımız kuranda.
    51-sura üfrülür, bir bakarlar ki hepsi kalkmışlar.
    rablerine kavuşmak için, hepsi de akın etmişler.
    52-eyvah başımıza gelene derler, sese şaşmışlar.
    uyuyorduk kim kaldırdı derler, kitabımız kuranda.
    demek ki Allahın vaadi, buymuş deyip görürler.
    o zaman resullerimize, doğru söylemişler derler.
    53-sadece bir nara olduğu nu, hepsi de bilirler.
    hepsi huzuruma gelirler der, kitabımız kuranda.
    54-artık bu gün hiç kimseye, zerre haksızlık edilmez.
    sade yaptıklarının cezasıdır, fazladan bir şey görmez.
    55-cennetlikler güzel yerde, onlara azap hiç gelmez.
    eğlence ve zevktedirler diyor rab, kitabımız kuranda.
    56-kendileri ve zevceleri, hep gölgelerdedir.
    tahtların üzerine yaslanmış, hepsi zevktedir.
    57-orada meyvede var, kazanan yemektedir .
    ne isterse hepsi var der, kitabımız kuranda.
    58-esirge yen rabbin den, vardır onlar a selam.
    59-deriz ayrılın mücrimler, siz onlardan hemen.
    60-biz söylemiş dik size, şeytana uymayın aman..
    size açık düşmandır dedik der, kitabımız kuranda.
    61-bana kulluk edin dedim, çoğunuz baş kaldırdı.
    doğru yol budur dedik, iblis sizleri peşine taktırdı.
    62-böyle iken çokları nızı, Allah yolundan saptırdı.
    aklınızı kullanmadınız der rab, kitabımız kuranda.
    63-işte vaat olup ta, geldiğiniz cehennem budur.
    64-küfrünüz sebebiyle, gideceğiniz yeriniz oradır.
    65-o gün onların ağızlarına, birde mühür vardır.
    eller ayaklar şahittir der rab, kitabımız kuranda.
    YASİN SURESİ DESTANI DEVAMI
    66-dileseydik onların gözlerini, silme kör ederdik.
    yola dökülüp kalırlardı, yolu göremezlerdi bilirdik.
    67-daha da dilesek o yerde, kılıklarını değiştirirdik.
    ne ileri gider ne geri der rab, kitabımız kuranda.
    68-bununla beraber ömrü uzunlar, şunu bilsinler.
    ikinci yaratışta tersine çeviririz, gerçeği görsünler.
    69-biz ona şiir öğretmedik, hidayetimize ersinler.
    onun getirdiği kuran zikir der, kitabımız kuranda.
    70-diriyi uyaralım, nankör ede azabı hak gördüğümden.
    71-şunu da bilin ki, onlara kudretimden verdiğimiz den
    onlara davarlarda yarattık, bakmaya ehil i bildiğimizden.
    72-onları kendileri ne ram ettik der, kitabımız kuranda.
    onların bazılarını, binekler olarak kullanırlar.
    bazısını da yesinler diyedir, olur ki arlanırlar.
    73-daha birçok menfaat vardır,faydalanırlar.
    hala şükretmezler mi der, kitabımız kuranda.
    74-tuttular Allahtan başka, bir takım ilahlar edindiler.
    bize yardım ederler diye, bütün güçleriyle didindiler.
    75-onların yardıma gücü yetmez, kendileri de gördüler.
    kendileri onlara askerdir diyor rab, kitabımız kuranda.
    76-o halde onların lakırtıları, hiç üzmesin seni.
    onlardaki gizliyi açığı biliriz, biz vermişiz fenni.
    77-insan görmedi mi, nutfeden yarattık kendini.
    şimdi açık bir düşman der, kitabımız kuranda.
    78-yaratılışını unuttu da, bize bir misal getirdi.
    bu kemikleri çürümüşken,daha kim diriltir dedi.
    79-onları ilk defa yaratan diriltir, deyi ver hadi.
    her çeşit yaratma bilirim der, kitabımız kuranda.
    80-o Allah ki size yeşil ağaçtan, ateş çıkarttı.
    şimdi yakıp duruyorsunuz, gözler görüp baktı.
    81-göğü yeri yaratan, size bir menfaat yaptı.
    en yakıcıyı da yaparım der, kitabımız kuranda.
    o her şeyi yaratan dır, her şeyi bilendir.
    82-olmasını dilediğine, o sade ol diyendir.
    83-her mülk onundur, kudretiyle görendir.
    sonunda bize dönen der,kitabımız kuranda.

  54. abburrahman toğaç

    EL SAFFAT SURESİ DESTANI DEVAMI
    KİTABIMIZ KURANDA
    95-İbrahim siz kendi yonttuğunuz, şeylere mi tapıyorsunuz.
    96-sizi de yaptıklarınızı da Allah yarattı, yanlış yapıyorsunuz.
    97-İbrahim için kule yapalım ateşe atalım, ne bakıyorsunuz.
    98-ona böyle birde tuzak kurdular der, kitabımız kuranda.
    bu işin ardından biz onları, sefil vaziyete düşürdük.
    99-ben rabbime gidiyorum dedi, dinini ona yetirdik.
    rabbim yolumu göster bana dedi, hak dine getirdik.
    100-rab iyilerden çocuk ver dedi ,kitabımız kuranda.
    101-bizde onu lütufum la, uysal oğul a kavuşturduk.
    102-sonrada oğlunu zamanla, koşma çağına eriştirdik.
    yavrum rüyam da seni kesiyorum, dedi buluşturduk.
    kesiyor um yavrum dedi der rab, kitabımız kuranda.
    artık sen ne diyeceksin oğul, duruma bir bakalım.
    baba beni sabırlı bulacaksın, ne diyorsan yapalım.
    103-rabbimiz e teslim olalım, daim a ona tapalım.
    oğlunu şakak üstü yatırdı der, kitabımız kuranda.
    104-bizde ona nida ettik, sendeki bu halis imandır.
    105-gerçekten sen rüyanı yaptın, imtihan tamamdır.
    106-muhakkak ki yaptığın sana, açık bir imtihandır.
    107-ona kurban fidye verdik der, kitabımız kuranda.
    108-sonradan gelenlere, ondan bir nam bıraktık.
    109-İbrahim e selam olsun, onun vefasına baktık.
    110-iyilik gösterdi bizde, neslini önderler yaptık.
    111-o mümin kulumuzdu der, kitabımız kuranda.
    112-birde ona Salihler den, ishak ı nebi gönderdik.
    113-hem İbrahim e hem ishak a, bereketler verdik.
    ikisinin neslinde de iyilerden var, biz onları gördük.
    kendilerine zulmedende var der, kitabımız kuranda.
    114-ant olsun Musa ve Harun ada, ihsanımızla vardık.
    115-kendini de kavmini de, büyük beladan kurtardık.
    116-biz onlara yardım ettik, galip gelenlerden yaptık.
    117-ikisine de Tevrat ı verdik der, kitabımız kuranda.
    118-onlar iyilerden di bizde, doğru yola ilettik.
    119-sonradan gelenlere, onlardan nam bıraktık.
    120-Musa Harun a selam, düşmana gazap attık.
    121-biz iyileri kurtarırız der, kitabımız kuranda.
    122-çünkü onlar bizim, mümin kulumuz dandı.
    123-hakikat İlyas ta nebiler den, yolumuzdandı.
    124-kavmine korkmaz mısınız dedi,nebimizdendi.
    125-bale tapıyorsunuz dedi , kitabımız kuranda.
    126-Allah sizinde rabbiniz, evvelkilerinde rabbidir.
    127-onlarda yalanladılar, çünkü onlar bale tabidir.
    ihzarlı olarak gelecekler, Allah her şeyin sahibidir.
    128-ihlaslı kullarım hariç der, kitabımız kuranda.
    129-biz ondanda bıraktık, sonrakilere bir nam.
    130-iyi kulumuz İlyas ada, olsun bizden selam.
    131-iyilik edenlere mükafatı, biz veririz her an.
    132-mümin kulumuzdu der, kitabımız kuranda.
    133-şüphesiz Lüt da nebilerdendi, durumuna bakmıştık.
    134-hani onu ve ehlini, o azgın kavimden kurtarmıştık.
    135-ve bir koca karıyı, gazaptan kurtulandan yapmıştık.
    136-sonra diyerlerinide batırdık der, kitabımız kuranda.
    137-halbuki sabah akşam, onların yurduna uğruyorsunuz.
    138-oradan ders çıkarıp, bunu bir düşünmüyor musunuz.
    139-yunusta elbet nebilerden di, dedi batıla gidiyorsunuz.
    140-kavminden yüklü gemiye kaçtı der, kitabımız kuranda.
    141-kura çektiler de yunus, kaybedenlerden oldu.
    142-derken kendini bir balığın, karnı içinde buldu.
    143-tesbih eden olduğundan,tarafımdan kurtuldu.
    144-balığın karnından der rab, kitabımız kuranda.
    145-biz onu da balık vasıtasıyla, sahile getirdik.
    146-üzerine kabağa benzeyen, bir ağaç bitirdik.
    147-biz onu yüz binden fazlasına, resul verdik.
    148-nihayet iman ettiler der, kitabımız kuranda.
    bizde onları muayyen bir, zaman a kadar yaşattık.
    149-kızlar rabbinin oğullar bizim, diyenleri kuşattık.
    150-meleklere de dişi dediler, biz onları şaşırttık.
    yoksa onlar buna şahit mi der, kitabımız kuranda.
    151-hiç şüphesiz onlarda, bir yalanı duyururlar.
    152-Allah doğrudur derler, o yalanı uydururlar.
    153-kızı oğula tercih mi ettik, yanlış buyururlar.
    154-nasıl hüküm verdiniz der,kitabımız kuranda.
    155-siz hiç düşünmez misiniz be, bu sözleri diyenler.
    156-bir hüccetiniz mi var, nimete nankörlük edenler.
    157-doğruysanız kitabınızı getirin, batıl yola gidenler.
    yanlış duyurmaktasınız diyor rab, kitabımız kuranda.
    Abdurrahman Toğaç
    EL SAFFAT SURESİ DESTANI DEVAMI
    158-birde Allah la cinler arasında,soy uydururlar.
    yemin olsun onların yanlışlarını,cinler görürler.
    bunu söyleyenler ki, cehenneme,hazır edilirler.
    159-Allah dediklerinden değilim der,kitabımız kuranda.

    160-Allah ın samimi kulları ise, bunun dışındadır.
    161-sizin taptıklarınız sizin,Allah kulları başındadır.
    162-fitneye sevk edemezsin, halis kulları içindedir.
    azgınları cehenneme der rap, kitabımız kuranda,

    163-bunu böyle yaparız ki,vaat yerini bulsun.
    164-bizden iyi kullarım için ,bir makam olsun
    165-rabbiniz gerçektir, saf bağlayanı görsün.
    166-tesbih edenide biliriz der,kitabımız kuranda.

    167-imansızlar şöyle diyorlardı,Allah bizi dileseydi.
    168-eğer elimizde evvelkilerden ,bir kitap olsaydı.
    169-bizde samimi kullar olurduk,rap bunu bilseydi.
    o zaman inanırdık dediler der. kitabımız kuranda.
    abdurrahman toğaç9 ay önce
    170-onlar ki bize küfrettiler,ileride bilecekler.
    171-yemin olun uyarıcıyı,yakında görecekler.
    bizden bu söz çıkmıştır,çoğu yola gelecekler.
    172-onlar galip olacak der,kitabımız kuranda.

    173-bizim askerlerimiz,galip gelenlerin ta kendisidir.
    174-bir müddet onlar dan ,yüz çevirmen,en iyisidir.
    175-onlar ileride bilecekler, bu iş rabbimizin işidir.
    azap ansızın gelir der rap, kitabımız kuranda.

    176-şimdi acele azabı istiyorlar,yakında bilecekler.
    177-felaket onların sahasına ,indiğinde görecekler.
    çok fena bir sabahla hepsi,yüz yüze gelecekler.
    uyarılanların sabahı diyor rap,kitabımız kuranda.

    178-yine sen onlardan bir müddet,yüz çeviresin.
    179-gör ki ileride olacakları,sende bunu göresin.
    180-izzet sahibinin sözünün,hak olduğunu bilesin.
    vasıflarından münezzehim der,kitabımız kuranda.

    181-yüce rabbiniz den resullerine,selam olsun.
    182-hamt alemler rabbine,kalpler huzurla dolsun.
    gözleri var görmez dedikleriminde,gözleri görsün.
    kulaklarıda hakkı duymaz der,kitabımız kuranda.

  55. abburrahman toğaç

    ES SAFFAT SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-ant olsun Allah için, saflar bağlayıp duranlara.
    2-her iş için görevince, sevk ve idarede olanlara.
    3-emrettiğimiz kuranım ile, bize zikir okuyanlara.
    4-şüphesiz ilahınız birdir der, kitabımız kuranda.
    5-göklerin yerin arasındakinin, doğunun da rabbidir.
    6-biz dünyanın semasını süsledik, yıldızlarla kaplıdır.
    7-onu asi şeytandan koruduk, rabbiniz hep haklıdır.
    8-yüce divanımı dinleyemez der, kitabımız kuranda.
    dinlemek isteyen de her taraftan, ateşimize tutulur.
    9-bu onları kovmak içindir, yeltenen azabımla atılır.
    10-ancak bir kelime kaparsa şayet, bir şihapla yakılır.
    11-şimdi onlara sorun der rabim, kitabımız kuranda.
    onlar mı kuvvetli yoksa biz miyiz, hep batıla gidiyorlar.
    onları yapışkan çamurdan, yarattığımızı da bilmiyorlar.
    12-doğrusu sen bunlara şaştın, onlarsa alay ediyorlar.
    13-kendilerine öğüt, verilince der, kitabımız kuranda.
    14-bir mucizede görseler, yine alaya alıyorlar.
    15-bu açıkça sihir den başkası, değil diyorlar.
    16-ölüp tekrar dirileceklerini, uzak görüyorlar.
    biz mi diriliriz dediler der, kitabımız kuranda.
    17-bizden önceki atalarımızda mı, dirilecek dersiniz.
    18-evvelkiler sonrakiler,hakirce dirilecek,görürsünüz.
    19-o bir nara dan ibarettir, huzurum uza gelirsiniz.
    bakarsın gözleri açılmış der rab, kitabımız kuranda.
    20-eyvah başımıza gelenlere, bu kıyamet günüdür derler.
    21-evet buda yalan saydıkları, ayırt etme günüdür bililer.
    22-Allah ı bırakıp taptıkları da, hepside bir araya gelirler.
    23-toplayın cehenneme götürün deriz, kitabımız kuranda.
    24-ve onları tutuklayın ki, hepsi sorguya çekilecek.
    25-ne oldu burada, yardımlaşmıyorsunuz denecek.
    26-ve onlar o gün bize, teslim olduklarını bilecek.
    27-birbirleriyle söylenirler diyor, kitabımız kuranda.
    28-siz bize üstelik birde, hep sağdan gelirdiniz.
    29-onlarda sizin kendiniz, imana gelmemiştiniz.
    30-size bir hükmümüz yoktu, azmış kavimdiniz.
    31-üzerleri ne azap hak der, kitabımız kuranda.
    32-demeyin ki biz sizi, yoldan çıkardık gafiller.
    onlar kendi kendilerine, bizde azgındık derler.
    33-muhakkak hepside o gün, azapta ortaktırlar.
    34-bu mücrimlerin sonu der, kitabımız kuranda.
    35-onlara Allahtan başka, hiçbir ilah yoktur.
    dendiğinde biride demedi, doğrudur haktır.
    36-mecnun şair için, ilah bırakmak yasaktır.
    37-acıklı azabı tadar der, kitabımız kuranda.
    38-elbette ki siz o, acıklı azabı tadacaksınız.
    39-yaptığınız kötü amel ile, cezalanacaksınız.
    40-samimi kullar hariçtir, azapta kalacaksınız.
    41-dürüstlere rızık var der,kitabımız kuranda.
    42-türlü meyveler arasında, onlar ikram edilenler.
    43-Allah onlardan razıdır, naim cennetine giderler.
    44-karşılıklı tahtlar üstünde, rabbimiz Allah derler.
    45-memba şarabını içerler der, kitabımız kuranda.
    46-bembeyazdır onu içen kullarımız, lezzetini bilir.
    47-ondan sarhoşta olunmaz, rabbin ihsanıyla verir.
    48-iri gözlü hurilerden de gönderdik, yanında bulur.
    bakışları da kendi kocalarına der, kitabımız kuranda.
    49-her biri o kullara, saklanmış yumurtaya benzer.
    50-bazıları da birazda, dünyadan bahis edek derler.
    51-içlerinden bir sözcü çıkar, onu oradakiler dinler.
    benimde bir dostum vardı der, kitabımız kuranda.
    52-bana derdi ki sen hakikaten dirilmeye, inananlardan mısın.
    53-toprak kemik olduğumuzda, kalkıp cezaya kanandan mısın.
    54-bundan tam emin misin, yoksa böyledir sananlardan mısın.
    55-diyeni cehennemin ortasında gördü der, kitabımız kuranda.
    56-dedi sana uysaymışım, bende helak ta olurdum.
    57-eğer rabbim dilemeseydi ,bende orayı bulurdum.
    58-ölüp dirilmeye inanmasam, bende ateşte kalırdım.
    59-azapta olanı gördüm dedi der, kitabımız kuranda.
    60-işte burada verilen nimet, kurtuluşun kendisidir.
    61-böyle murat için çalışanlar, Ahir etin efendisidir.
    62-bumu hayırlı yoksa zakkum mu, söyle hangisidir.
    63-onu zalimlere fitne yaptık der, kitabımız kuranda.
    64-o öyle bir ağaçtır ki, çıkar cehennemin dibinden.
    56-tomurcuklar şeytan başı gibidir,gayp haberimden.
    66-muhakkak ondan yiyecekler, kaçamaz kaderinden.
    karınlarını ondan doldururlar der, kitabımız kuranda.
    67-sonra üzerine kaynar sudan, bir de içki verirler.
    68-onu içtikten sonra, tekrar cehennem e çevrilirler.
    69-sapmış baba yolundan gidenler, orada görülürler.
    70-onların izinden koştular der, kitabımız kuranda.
    71-yemin olsun onlardan öncekilerin. çoğu batıla dalardı.
    72-yemin olsun onlara uyarıcıda gönderdik, tabi olalardı.
    73-uyarılanların akıbeti nice oldu, onlarda hakkı bulalardı.
    74-samimi kullarımız müstesnadır der, kitabımız kuranda.
    75-yemin olsun ki Nuh da bize, nida ederek yakardı.
    76-rabbinde onu ve ehlini, büyük beladan kurtardı.
    77-rabde neslini baki kalanların,kendilerinden yaptı.
    78-sonra gelenler arasında der, kitabımız kuranda.
    79-alemler içinde biz, Nuh a, selam olsun deriz.
    80-biz iyilik edenlere de, böyle mükafat veririz.
    81-çünkü o bizim, mümin kullarımızdandı biliriz.
    82-ötekileri boğduk attık der, kitabımız kuranda.
    83-şüphesiz İbrahim de, yolumuz da olanlar dandı.
    84-rabbi ne halis kalple geldi ,hakkı bulanlar dandı.
    85-babasına kavmine yola dedi, doğruda kalandandı.
    86-tek olan rabbe tapın dedi der, kitabımız kuranda.
    87-alemlerin rabbini sizler, ne zannediyorsunuz.
    88-yıldızlara baktı da dedi, niye kayboluyorsunuz.
    89-ben hastayım dedi, bunu her hal biliyorsunuz.
    90-kavmini başından attı der, kitabımız kuranda.
    91-derken onlarda gidince, ilahlarını kırmaya başladı.
    92-putlara niye konuşmazsınız dedi, sözleriyle taşladı.
    93-sağ eliyle vurmaya başladı,putların hepsini suçladı.
    94-kavmi koşarak geldiler der rab, kitabımız kuranda.

  56. abburrahman toğaç

    EZ ZÜMER SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    1-Kitabın indiriliş i,hikmet sahibi Allah dandır.
    2-şüphesiz kitabı hak ile, indir dik biz ondandır.
    Allaha halis kul olur san, oda senin şanındandır.
    3-dikkat halis din Allahın der, kitabımız kuranda.

    Allah ı bırakıp başka, veliler edinenlere.
    Bizi Allaha onlar, yaklaştıra cak diyenlere.
    Allah hükmünü verecek, o yanlışa gidenlere.
    Yalancılar yola gelmez der, kitabımız kuranda.

    4-allah bir çocuk edinmek, isteseydi şayet.
    Yarattığından dilediğini seçerdi, açıktır gayet.
    Biz ondan münezzehiz, hakka etmezsen gayret.
    Kahru perişan ederim der, kitabımız kuranda.

    5-gökleri yeri hak ile, biz yarattık bilsinler.
    Geceyi biz gündüze sardık, yola gelsinler.
    Gündüzü de geceye sardık, bir ders alsınlar.
    Güneş de ayda emrimde der, kitabımız kuranda.

    Her biri muayyen vakte kadar, akıp giderler.
    Onlarda güçlü ve esirgeyici ye, zikir ederler.
    6-inananlar bizi bir kişiden, yarattı derler.
    Sonra eşini yaratık der, kitabımız kuranda.

    Davarlardan da sizin için, sekiz çift indirdi.
    Sizi ana karnın da, üç karanlıkta biçimlendirdi.
    Hilkatten hilkate yarattım dedi, bunu da bildirdi.
    Mülk sahibi Allah tır der kitabımız kuranda.

    Ondan başka ilah yoktur, bunu biliyorsunuz.
    O halde siz nasıl olup da, döndürülüyorsunuz.
    7-eğer küfrederseniz bilin ki, batıla gidiyorsunuz.
    Küfrünüze katlanmam der, kitabımız kuranda.

    Eğer şükrederseniz sevabına yazılır şaşırmaz.
    Hiçbir günah kar başkasının, günahını taşımaz.
    Sonra dönüş rabbinedir, kötülük yanına kalmaz.
    Göğüsler içini bilirim der, kitabımız kuranda.

    8-insana bir zarar dokunsa, döner rabbine.
    Dua ederek rabbine, yardım ister kendine.
    Tarafımdan nimet versek, uyar kendi fendine.
    Dua ettiğini unutur der, kitabımız kuranda.

    İnsanları Allah yolundan, saptırmak için.
    Allaha ortak koşarak, sözüne verir biçim.
    Küfrünüzle biraz zevklenin, buda bir suçun.
    bunlar cehennemlik der, kitabımız kuranda.

    9-o gece saatinde kalkıp, rabbine secdeye kapanan.
    Kıyam da durup Allah a, her zaman ibadetini yapan.
    Rabbin rahmetini uman, ahret azabın dan sakınan.
    Bilenle bilmeyen bir olmaz der, kitabımız kuranda.

    Ancak akıl sahipleri, bunlardan anlar derim.
    10-benim iman eden kullarım, senin iyidir yerin.
    Dünyada iyi iş yapanlaradır, uyana güzel haberim.
    Yeryüzüm geniştir der rab, kitabımız kuranda.

    Sabredenlere mükafatı, hesapsız verilecektir.
    11-halis hane ibadetle, emrolundum diyecektir.
    12-müslümanların ilki, olduğunu da bilecektir.
    Rabbimin emri derler der, kitabımız kuranda.

    13-rabbime isyan edersem, büyük azaba giderim.
    Büyük bir günün azabından, korkarım derim.
    14-de ki ben dini bütün, yaşamaya gayret ederim.
    Allaha ibadet ederim deyin der, kitabımız kuranda.

    15-sizde deyin ondan başka, dilediğinize tapın.
    Asıl hüsrana düşeceklere kıyamet günü bakın.
    Kendinize yazık etmeyin, demiştik onlara sakın.
    Onlar açık ziyandalar der, kitabımız kuranda.

    16-onlara üzerlerinde, ateşten tabakalar yapmışız.
    Altlarında da tabakalar vardır, azabımıza katmışız.
    Allah böyle kulları biz, kuşatıp azabımıza atmışız.
    Kullarım benden korkun der, kitabımız kuranda.
    ZÜMER SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    17-putlara ibadetten sakınıp,Allaha yönelene.
    Onlara güzel müjde var, sade Allaha gelene.
    18-o kullarım ki sözü dinler, uymayı da bilene.
    Yolun doğrusuna uyar der, kitabımız kuranda.

    İşte Allahın onlar, hidayet verdiği kimseler.
    Kamil akıl sahipleri onlardır, yolları inceler.
    19-üzerine azap geleceklerde, bunu bilseler.
    Ateş tekini kur taraman der, kitabımız kuranda.

    20-rablerinden korkanlar için, yüksek konaklar.
    Üzerine köşk yapılmış, altından akan ırmaklar.
    Bu rabbimizin vaadidir, halis kullarımı bekler.
    Biz vaatten caymayız der, kitabımız kuranda.

    21-görmedin mi ki Allah, gökten size su indirdi.
    Onu kaynaklara koydu, toprak altında dindirdi.
    Çeşitli renkte ekinler çıkardı, harareti söndürdü.
    Ekin sararıp çöp olur der, kitabımız kuranda.

    Bunda bir öğüt vardır, çoğu da yolunu şaşmış.
    22-Allah İslam a yaklaşanların, ona kalbini açmış.
    Rableri onların her birinin, nurunu üzerine katmış.
    Onlar gibi olur mu der rab, kitabımız kuranda.

    Vay Allahın zikrinden o, kalpleri katılaşmışa.
    Onlar açık sapıklıkta, hak yolundan şaşmışa.
    23-Allahın kelamının da, güzelinden kaçmışa.
    Ahenkli katmerli kitaptır der, kitabımız kuranda.

    Öyle ki rabden korkanların, derisi ondan ürperir.
    Sonra deri kalp zikreder, hepsi birden Allah der.
    Bu Allahın bir hidayetidir, dilediği o lütuf a erer.
    Şaşıranda yola gelmez der, kitabımız kuranda.

    24-kıyamet gününde azabın, şiddetinden yüzünü.
    Koruyan kimse rabbine, teslim etmiş özünü.
    Zalimler ede azabı tadın, dinlemediniz sözümü.
    Kazandığınızı tadarsınız der, kitabımız kuranda.
    ZÜMER SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    25-onlardan öncekilerde, resulleri yalanladılar.
    Sonra ummadıkları yerden, azabıma uğradılar.
    26-azabımı dünyada da, tadarak anladılar.
    Ahret azabı çok büyük der, kitabımız kuranda.

    27-yemin olsun biz bu kuranda, tüm insanlara.
    Her türlüsünü temsil getirdik, öğüttür alanlara.
    28-pürüzsüz dosdoğru arapca, kurandır onlara.
    Umarım korunurlar der rab, kitabımız kuranda.

    29-Allah bir misal veriyor, gören gözler görürler.
    Bir adam ki ortağı çok, gelen giden yiyorlar.
    Aralarında adalet de yok, çekişip duruyorlar.
    Sahibi tek olan kazançlı der, kitabımız kuranda.

    Hamt Allaha mahsustur, görenler yola gelecekler.
    Kafir lerin çoğu bilmez, çokça pişman olacaklar.
    30-şüphesiz sende öleceksin, onlarda ölecekler.
    Sonrada dirileceksiniz der, kitabımız kuranda.

    31-kıyamet gününde huzuruma, davacı olarak gelirler.
    32-artık allahın sözünü yalanlayanlar, cevaplarını alırlar.
    Ayetlerimi yalanlayandan zalim, kimler olabilirler.
    Cehennemde yer çok der rab, kitabımız kuranda.

    33-doğruyu getireni tasdik, edenlerin halidir.
    Onlarda takva sahiplerinin, ta kendileridir.
    34-onlara da rablerinden, ne dilerse verilir.
    İyilik yapanın hakkı der, kitabımız kuranda.

    35-çünkü Allah onların, önceki hatalı hallerin.
    Kötüsünü affederim, alırım iyi amellerin.
    en güzeliyle de ecrini, veririz biz onların.
    36-rab kullara kafiyim der, kitabımız kuranda.
    Seni Allahtan başka şeyle, korkutacak çoktur.
    Allah kimi saptırırsa, hidayet edecek yoktur.
    37-kime de Allah hidayet verse, oda ona haktır.
    Allah güçlü öç alan der, kitabımız kuranda.
    38-yemin olsun göklerle yeri, yaratanı bilirler.
    onlara birde sorsan, muhakkak Allah derler.
    öyley se söyleyin bize, size bir zarar verseler.
    taptıklarınız gideremez der, kitabımız kuranda.
    Yahut Allah bana bir, nimet vermek dilerse.
    o nimeti çevirecek yok, kullar bunu bilirse.
    Allah bana yeter deyip, tevekkülle giderse.
    onlar bize güvenen der, kitabımız kuranda.
    39-de ki ey kavmim siz, olduğunuz halle gelirsiniz.
    elbette ki bu çalışmaları, pek yakında bilirsiniz.
    40-kimmiş kendini rezil eden, o azaba gidersiniz.
    üzer lerine azap inen ler der, kitabımız kuranda.
    41-biz sana bu kitabı, insana hak ile indirdik.
    artık kim yola gelirse, menfeatinedir bildirdik.
    kimde yoldan saparsa, meylettiğine erdirdik.
    onlara vekil değilsin der, kitabımız kuranda.
    42-Allah ölmekte olan canı, eceli gelince alırız.
    ölmeyenleri de uykuda alır, diyerlerini salıveririz.
    vakti gelmeyene kadar, ölmeyecek leride biliriz.
    düşünenlere ibretler var der, kitabımız kuranda.
    43-yoksa Allahtan başka, şefeatçılarmı buldular.
    hiçbir şeye güçleri yetmiyosadamı, tabi oldular.
    hiç akılları olmasadamı, onların peşine doldular.
    44-bütün şefaat Allahtan der, kitabımız kuranda.
    Göklerle yerin mülkü de, tüm keainat onundur.
    sonra ona döndürülürsünüz, dünyada sonundur.
    45-Allah ı bir olarak anarsan, buda senin şanındır.
    Ahireti anmaktan tiksinir der, kitabımız kuranda.
    Taptıkları anılsa onların, hemen yüzleri güler.
    46-gökleri ve yeri yaratanı, akıllarından siler.
    hazırı gaibi bilen Allahım, hep iyiliğinizi diler.
    hükmü biz veririz der rab, kitabımız kuranda.
    47-yerdekilerin bir mislide olsa, hepsini verirlerdi.
    zulmedenler kıyamet azabından, feda ederlerdi.
    kaçacakları bir yerleri olsaydı, oraya giderlerdi.
    her şey açığa çıkmıştır der , kitabımız kuranda.
    48-yaptıkları işlerin kötülüğü, açığa çıkmıştır.
    alay ettikleri kendilerini, sarıp kuşatmıştır.
    49-insana zarar dokunsa, yalvarmaya bakmıştır.
    nimetim yetişir der rab, kitabımız kuranda.
    Onlara nimet yetişince , bilgim sayesinde derler.
    rabbimizin imtihanı olduğunu, çokları bilmezler.
    50-onlardan öncekilerde, böyle söyledi beyler.
    kazandığından fayda yok der, kitabımız kuranda.
    51-sonunda yaptıkları kötülük, başlarına geçti.
    diyer zulmedenlerde öyle, kendilerine iş açtı.
    bizi aciz bırakamadılar, hak yolundan şaştı.
    52-hala bilemedilermi der, kitabımız kuranda.

    Dilediği ne rızkı yayar, dilediğine de kısar.
    iman edenler ibret alırlar, edebleriyle susar.
    53.israf eden kullar bizden, ümitlerini keser.
    ümidinizi kesmeyin der, kitabımız kuranda.

    Allah bütün günahları bağışlar, rabbinin sesidir.
    Şüphe siz bağışlayan esirgeyenin, ta kendisidir.
    54.başınıza azapta gelirse bu, rabbinizin işidir.
    hakka dönmeyene yardım yok der, kitabımız kuranda.

    55.ansızın azap gelmeden, sözün güzelini duyun.
    Rabbiniz den indirilenlerin, en güzeline uyun.
    56.her nefis kusurdan diyecek, rabbim ben buyum.
    alay ederdim diyecek der, kitabımız kuranda.

    57.yahut derler Allah bana, bir hidayet vereydi.
    elbet bende takva sahiplerinden, olurdum derdi.
    58.azabı gördüğünde geri, dönmeye gayret ederdi.
    keşke güzel iş yapsaydım der, kitabımız kuranda.

    59. sana ayetler gelmişti de, sen hep yalanladın.
    Kibirin den kafir oldun, hakkı onaylamadın.
    60.alla ha yalan iftira ettin, doğruyu anlamadın.
    yüzleri simsiyah kesilir der, kitabımız kuranda.

    Büyüklenen lere cehennemde, yer yok mudur.
    61.takva sahiplerinin kurtuluşuna, sebep coktur.
    Onlar ı selamete ulaştırır, bunlar onlara haktır.
    Onlar mahsun da olmaz der, kitabımız kuranda.

    62.Allahın her şeyi yarattığını, bilenler akildir.
    o her şeyin üzerinde, daim büyük vekildir.
    63.göklerle yerin anahtarları da, buna dahil dir.
    inkarcılar yazık edendir der, kitabımız kuranda.

    64.ey cahiller allahı bırakıp, nereye gidiyorsunuz.
    Ondan başkasına ibadeti, bana emrediyorsunuz.
    65.And olsun sana öncekilere, duyurduk biliyorsunuz.
    Allaha ortak koşmayın der, kitabımız kuranda.

    Amel in boşa giderde, zarar edenden olursun.
    66.o zaman sen Allah a, ibadete dönersin.
    67.Allah ı takdir etmemenin, ezikliğine erersin.
    yer gök bizim elimizde der, kitabımız kuranda.

    yedi kat göklerde kudretimle, dürülmüşlerdir.
    onların ortak koştuklarından, Allah cok yücedir.
    68.ogün sura üflenecek, sanki gündüzü gecedir.
    Diledik lerim hariç der rab, kitabımız kuranda.

    Gökler deki yerdekiler, hepsi düşüp ölecektir.
    sonra tekrar sura üfrülüp, hepsi dirilecektir.
    İnsan ların birbirine baktığını, herkes görecektir.
    69.nurum her yeri aydınlatır der, kitabımız kuranda.

    kitap konmus nebiler, şahitliğe getirilmiştir.
    Kul lar arasında adaletle, hüküm verilmiştir.
    kimseye haksızlık edilmediğini, kullar bilmiştir.
    70. herkese bedeli kesilir der, kitabımız kuranda.

    Allah onların yaptıklarınıda, en iyi bilendir.
    71. küfredenler bölük bölük, cehenneme gidendir.
    nihayet oraya vardığında, kapısında durandır.
    bekçiler onlara söyler der, kitabımız kuranda.

    bekciler diyecek size, bir resul gelme dimi.
    Allahın ayetlerini onlar, size bildir medimi.
    bu gününüze kavuşmaya, sizi erdir medimi.
    bize azap hak derler der, kitabımız kuranda.

    72.içinde ebedi kalmak üzere, o cehennemin.
    kapılarından girin bakın, yeri fena kibirlenenin.
    73. rablerinden korkanlarında, takım takım cennetin.
    Güzel liğine sevk olur der, kitabımız kuranda.

    cennete vardıklarında, kapıları onlara açılır.
    bekçiler selam size derler, cennet kokusu saçılır.
    ebedi yurtlarına gidenlerin, süs ve libasları takılır.
    oraya girin sizin derler, kitabımız kuranda.

    74.cennetlik der biz vaadinde, sadık olan Allaha.
    hamd olsun mirascı yaptı, kavuştuk ne isteriz daha.
    istedigimiz yere konarız, huzur vardır burda ha.
    Ameli güzellerin ecridir der, kitabımız kuranda.
    ZÜMER SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    75.melekleride görürsün, hepsi birden rabbine.
    hamd ile tesbih ederler, sonsuzluugun sahibine.
    alemlerin rabbi övülür, selam olsun habi bine.
    hamd alemlerin rabbine der, kitabımız kuranda.

  57. abburrahman toğaç

    EL MÜMİN SÜRESİ DESTANI
    05448081798 ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    1-ha mim diyerek anlattık,oradaki sırrı görene.
    2-kitabı indirenin güçlü, bilen olduğunu bilene.
    3-günahı affedene güven,tevbeyi kabul edene.
    azabım güçlü ihsanım çok der, kitabımız kuranda.

    ondan başka ilah yoktur, sonunda dönüş onadır.
    4-Allahın ayetlerini küfürle, yok etmede olanadır.
    onların lüksüne aldanma, sözüm iyi kullarımadır.
    aldanana cehennem var der, kitabımız kuranda.

    5-onlardan önce nuh kavmi ve, diyerleri ni de gördük.
    ümmetlerin resullerini öldürmek, isteyenini kuşatıverdik.
    batılla hakkı yok etmek isteyenleri de, yakalayıverdik.
    bak nasıl oldu azabım der rab, kitabımız kuranda.

    6-işte hakkı yalanlayanlara, rabbimizin vaadidir.
    böylece azap hak olanlar, cehenneme tabidir.
    7-arşı taşıyan meleklerde, o görevin sahibidir.
    hamt ile rablerini tesbihte der, kitabımız kuranda.

    Hem de iman edenlere de, mağfiret dilerler.
    rabbim rahmetin her şeyi, kuşatmıştır derler.
    tevbe eden kullarından, hak yolda gidenler.
    onları affet derler der, kitabımız kuranda.

    8-ey rabbimiz onları da, atalarıyla zevcelerini de.
    sülalelerinden yolunuza, uygun olanın yerini de.
    vaat ettiğin ant cennetlerine koy, her birini de.
    güçlü hikmetli sensin derler, kitabımız kuranda.

    9-onları kötülükten koru, kimi gözetip korursan sen.
    muhakkak onları rahmetine, erdirmişsindir zaten.
    büyük kurtuluşta zaten budur, rabbe dönesin erken.
    10-küfredenler ede azap hak der, kitabımız kuranda.
    EL MÜMİN SÜRESİ DESTANI DEVAMI

    Allahın gazabı onların, kendilerine olan gazabından.
    küfredenlere daha büyüktür, kaçamazsınız azabımdan.
    imana davet olunuyor dunuz da, küfrünüzün yüzünden.
    azapları nida olunacak der rab, kitabımız kuranda.

    11-ey rabbimiz bizi, iki defa öldürdün dirilttin.
    günahlarımızı itiraf ettik, narına düçar ettin.
    acaba çıkmaya bir yol varmı, ateşinle mahfettin.
    kurtulmak için yalvarır der, kitabımız kuranda.

    12-bu şundandır, tek Allaha davet, edildiğinizden.
    siz küfredip yüz çevirdiniz, hep şirke gittiğinizden.
    başınıza gelen bu azaplarda, günah ettiğinizden.
    hüküm yüce Allahın der rab, kitabımız kuranda.

    13-size ayetlerini gösterene, daim şükredin.
    size rızık indirenin, hakikat yoluna gidin.
    14-dini bütün olarak, Allaha ibadet edin.
    kafir hoşlanmasa da der, kitabımız kuranda.
    15- o arşın sahibidir, kullara dereceyi verendir.
    kavuşma gününün dehşetiyle, uyananı görendir.
    uyarmak için seçtiği kula, vahiylerini indirendir.
    16-o gün onlar çıkarlar der, kitabımız kuranda.

    onlardaki hiçbir şey, Allahtan gizli kalmaz.
    bu gün mülk yalnız onun, çoğu ders almaz.
    mülk bir olan Allahın dır, zalim bunu bilmez,
    her şeye gücü yetenim der, kitabımız kuranda.

    17-şüphesiz herkeş kazandığıla, cezalanır böyle.
    Allah hesabı çabuk görendir, hep affetmem öyle.
    18-onlara yaklaşan, kıyamet tehlikesini de söyle.
    o vakit yürekler gırtlakta der, kitabımız kuranda.

    yutkunur durur zalimler, dost bulamaz görürüm.
    nede orada sözü geçecek bir, şefaat çı veririm.
    19-gözlerindeki hain bakışında, özünü bilirim.
    kalp deki gizliyi bilirim der, kitabımız kuranda.

    20-Allah hak ile hükmeder, rabbimiz odur demezler.
    Allah ı bırakıp taptıkları, bir şeye hüküm edemezler.
    rabbimiz her şeyi işitirim der, o hakka gidemezler.
    yeganede iyi görenim der rab, kitabımız kuranda.

    21-onlar yeryüzünde gezip, bir kez dolaşmadılar mı.
    onlardan öncekilerin durumuna, bakıp şaşmadılar mı.
    kuvvetçe eserce üstünlerdi, oralardan kaçmadılar mı.
    günahlarıyla yakaladık der rab, kitabımız kuranda.

    kendilerini Allahtan bir, koruyanlarda olmadı.
    22-sebebi şu, resul mucizesinden ders almadı.
    Allah onları yakalayı verdi, taptıkları da kalmadı.
    azabım kuvvetli şiddetli der, kitabımız kuranda.

    23-yemin olsun biz Musayı, mucizelerimizle.
    açık bir delil verdik, hepsi bizim iznimizle.
    24-firavnun hamanın karunun kalbini temizle.
    musaya sihir dediler der, kitabımız kuranda.

    25-bunun üzerine tarafımdan, musa hakkı getirince.
    onunla beraber iman edenlerin, olduğunu görünce.
    firavun onların oğullarını, öldürme emrini verince.
    karılarını sağ bırakın dedi der, kitabımız kuranda.

    ama kafirlerin hilesini, yok etmekte muktedir.
    26-firavun bırakın beni, musayı öldüreyim der.
    o rabbine dua etsin, dini değiştirmeye gider.
    fesat getiriyor dedi der, kitabımız kuranda.

    27-musa ben hesap gününe, inanmayan her kibirliden.
    rabbim ve rabbinize sığındım, olsun bu yola giden.
    28-firavun hanedanından olup ta, gizlice iman eden.
    mümin bir zat konuştu der rab, kitabımız kuranda.

    bu adamı rabbim Allah, dedi diye mi öldüreceksiniz.
    hem ona rabbinden gelen, mucizeyi de göreceksiniz.
    eğer yalancıysa yalanı kendine, bunu bileceksiniz.
    doğruysa azabınız gelir dedi der, kitabımız kuranda.

    doğruysa azap gelirde, size zamanda verilmez.
    Allah aşırı giden yalancıyı, hidayetine erdirmez.
    29-kavmim yeryüzü sizindir, inanmayana bildirmez.
    Allahın hışmı gelmesin dedi der, kitabımız kuranda.

    firavun dedi ben doğruyu söylerim, dediğime uyun.
    30-iman edende dedi ki, azap gelmeden hakkı duyun.
    eski kavimlere gelen felaketten, kendinizi koruyun.
    31-Nuh un ad in sem udun der, kitabımız kuranda.

    öncekilerden gelecek olandan, Allahın kullarına.
    zulüm murat edecek değil, acır elbet hallerine.
    32-ey kavmim uyun, yol göstericinin yollarına.
    başa gelecekten korkarım der, kitabımız kuranda.

    33-arkanızı dönüp serveti, geride bıraktığınız gün.
    Allahtan sizi koruyacak yoktur, geldiğinde o gün.
    Allah kimleri saptırırsa, azapları gelecek bu gün.
    hidayete erdirecekte yok der, kitabımız kuranda.

    34-ant olsun yusufta mucizeyle geldi, bunu gördünüz.
    onun getirdiğine de sizler, şüphe ettiniz durdunuz.
    başka resul gelmez dediniz, bunu hep duyurdunuz.
    şüpheciler böyle sapar der rab, kitabımız kuranda.

    35-onlar kendilerine gelmiş, açık hücceti olmadan.
    Allahın ayetleriyle mücadele ettiler, hakkı bilmeden.
    Allahın ve inananın buğuzunun, geldiğini görmeden.
    kibirli zorbalar sapar der rab, kitabımız kuranda.

    36-firavunda haman bana, bir kule yapasın diyorum.
    37-göklerin yollarına, musanın ilahına, ulaşırım biliyorum.
    gerçekten ben musayı, yalancılardan sanıyorum.
    kötü ameli ona süslü der rab, kitabımız kuranda.

    firavunun hilesini Allah, kendi başına savurmuştur.
    38-iman etmiş olan zat ise, kavmine buyurmuştur.
    doğru yolu gösterdim deyip, hakkı duyurmuştur.
    39-kavmim bana inanın dedi der, kitabımız kuranda.

    dünya hayatı eğlence ve, çoğaltmadan ibarettir.
    durulacak karar yurdunuz ise, elbette ki ahrettir.
    40-kim bir kötülük işlerse, oda zararına gayrettir.
    oda misli ile cezalanır der rab, kitabımız kuranda.

    erkek kadın mümin olarak, iyi bir amele gelirse.
    işte böyleleri cennete girer, bu gerçeği bilirse.
    hesapsız olarak rızıklanır, kötülüğünü silerse.
    41-ey kavmim inanın dedi der, kitabımız kuranda.

    bu hal nedir böyle bana, yolumuza gel diyorsunuz.
    gerçeği bırakıp siz beni, cehenneme çağırıyorsunuz.
    42-sizler ise beni Allaha, küfre davet ediyorsunuz.
    hiç bir bilginiz olmayana der, kitabımız kuranda.

    ben sizi güçlü yargılayıcıya, davet ediyorum.
    43-hiç inkara götürmez, ona gelin diyorum.
    sizin taptığınızın davete, hakkı yok biliyorum.
    hep dönüşümüz Allaha dedi, kitabımız kuranda.

    müsrifler ateşliğin kendisi, bunu bileceksiniz.
    44-siz benim söylediğimi, yakında göreceksiniz.
    ben işimi Allaha bıraktım, bir gün öleceksiniz.
    bütün yapılanı görenim der, kitabımız kuranda.

    45-nihayet Allah kurdukları hilelerden, onu korudu.
    firavun kavmini ise kötü azap, kuşatıp bürüdü.
    46-kıyamete kadar sabah akşam, ateş ile eridi.
    kıyamete kadar der rabbim, kitabımız kuranda,

    Kıyamet sonrası da onları, ateşin beterine atın.
    47-o vakit ateşte birbiriyle, çekişenlere bakın.
    der zayıfları büyüklenene, olmuştuk size yakın.
    ateşin birazını savamadınız der, kitabımız kuranda.

    48-büyüklük taslayanlar diyecek, hepimiz onun içindeyiz.
    Allah hükmünü verdi, şimdide yalvarmalı biçimdeyiz.
    49-bekçilere de yalvarın derler, biz günahkar kimseyiz.
    biraz azap hafiflesin derler, kitabımız kuranda.

    50-onlarda size resuller, mucizelerle gelme dimi.
    evet derler o halde, hiçbiriniz kıymet bilme dimi.
    o zaman kendiniz dua edin, azap gelir deme dimi.
    kafirin duası çıkmazda der, kitabımız kuranda.

    51-şüphesiz ki biz resullerimize, iman edenlere.
    hem dünya hayatında, Allah yolunda gidenlere.
    şahitlerin kıyam duracağı, büyük güne erenlere.
    mutlaka yardım ederim der, kitabımız kuranda.

    52-o gün zalimlere özür dileme, fayda veremez.
    onlara hem lanet vardır, hidayet yoluna eremez.
    kötü yurda mahkumlardır, güzel yurda giremez.
    en kötü yurt onların der rab, kitabımız kuranda.

    53-ant olsun biz Mu saya, hidayetimizden verdik.
    İsrail oğullarını o kitaba, mirasçı edesin dedik.
    54-akıl sahiplerini onunla, hidayetimize erdirdik.
    onlara öğüttür diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    55-o halde sen sabret, haktır rabbin olacak vaadi.
    günahlarına mağfiret dile, gelmeden ölümün saati.
    akşam sabah hamt ile, rabbine zikir etmeye haydi.
    rabbinizi tesbih edin der, kitabımız kuranda.
    56-Allahın ayetleri hakkında, delil yokken kendine.
    bir hüccet gelmiş değilken, mücadele edenlere.
    kalplerindeki yetişilmeyen o, kibire gidenlere.
    onlardan Allaha sığının der, kitabımız kuranda.
    Çünkü her şeyi işitip görenin o, ta kendisidir.
    57-elbette göklerle yeri yaratmak, rabbin işidir.
    tekrar insan yaratmaktan büyük, gökleri yaratışıdır.
    insanların çoğu bilmezler der, kitabımız kuranda.
    58-görmeyenle gören, imanıyla yararlı iş yapan.
    kötülük yapan bir olmaz, doğru yoldan sapan.
    59-kıyamet muhakkak gelecek, gören gözle bakan.
    ondan şüphe yoktur der rab, kitabımız kuranda.
    60-rabbimiz diyor bana dua edin, kabul edeyim.
    bunu da bize ibadet etmeyip, kibirlenene deyin.
    yakında hakir ve zelil olacak, azaptakini görün.
    cehenneme gidecek der rab, kitabımız kuranda.
    61-allah içinde dinlenmek için, geceyi yaratan odur.
    gündüzü aydınlık yaptık, hepside emrime tabidir.
    gerçekten Allah kullarına karşı, ihsan sahibidir.
    insanın çoğu şükretmez der, kitabımız kuranda.
    62 işte rabbiniz o Allah tır, her şeyi yaratandır.
    ondan başka ilah yoktur, dönenleri aratandır.
    63- ayetlerimi inkar eden, ahretini karartandır.
    işte böyle dönerler der rab, kitabımız kuranda.
    64-Allah odur ki yeri size, bir karargah yapmıştır.
    göğü de bir bina yapmış, size şekiller katmıştır.
    sonra şeklinizi güzelleştirip, size nurunu atmıştır.
    pak nimetler verdik der rab, kitabımız kuranda.
    Size rızıkta vermiştir, işte rabbiniz bu Allah tır.
    alemlerin rabbi yücedir, onun övülmesi haktır.
    65-hayat sahibi odur, ondan başka ilah yoktur.
    dini bütün dua edin der, kitabımız kuranda.
    Hamdi alemlerin rabbi olan, Allaha yaparım.
    66-bana rabbimden açık delil, geldi bakarım.
    Allah ı bırakıp taptığınıza, ibadetten korkarım.
    rabbe teslim oldum de der, kitabımız kuranda.
    67-sizi topraktan sonra, kan pıhtısından yaratan.
    sora sizi ana karnından, bebek olarak çıkartan.
    sonra sizleri güçlü çağına, eriştirmeye bakan.
    sonra ihtiyar olursunuz der, kitabımız kuranda.
    İçinizden kiminizi daha, erken öldürmektedir.
    muayyen ecele erenlere, kendini bildirmektir.
    68-hem diriltir yaşatır, ol deyince oldurmaktır.
    biz sadece ol deriz der, kitabımız kuranda.
    69-baksana Allahın ayetlerine, savaş açanlara.
    hak yoldan dönüp de, mücadeleden kaçanlara.
    70-kitabı nebileri yalanlayıp, inkara koşanlara.
    onlar ileride bilecekler der, kitabımız kuranda.
    71-o vakit onlar boyunlarındaki, halkaları görecektir.
    ve zincirleri de olduğu halde, onlar sürüklenecektir.
    72-kaynar sudan sonra onlar, cehenneme girecektir.
    73-bizi bırakıp batıla koşan der, kitabımız kuranda.
    74-bize ortak koştuklarınız, hani nerede denilecek.
    daha doğrusu onlar bizden, kayboldular diyecek.
    bundan önce hiçbir şeye, tapmadıklarını bilecek.
    kafiri böyle şaşırtırım der, kitabımız kuranda.
    75-çünkü siz yeryüzünde, haksızlıkla sevindiniz.
    ve şimdi sizler şımarıklar, olduğunuzu bildiniz.
    76-içinde ebedi kalmak üzere, narıma girdiniz.
    kibirlinin yeri ne çirkin der, kitabımız kuranda.
    77-onun için sen sabret, Allahın vaadi haktır.
    artık onlar vaat ettiğim, azabıma müstahaktır.
    bir kısmını sana gösteririz, yapılan kabahattir.
    yahut seni kendime alırım der, kitabımız kuranda.
    78-Yemin olsun senden önce, birçok resul gönderdik.
    onlardan kiminin kıssasından, sana da ,haber verdik.
    kimini de hiç anlatmadık, onlara da emirleri bildirdik.
    mucize bizim emrimizle der rab, kitabımız kuranda.
    İşte bozguncular bu yüzden, hüsrana uğrarlar.
    79-Allah odur ki sizin için, yaratmıştır davarlar.
    bir kısmına binersiniz, diyer kısmınıda duyalar.
    yiyesiniz diye yarattık der, kitabımız kuranda.
    80-sizin için onlarda daha, bir çok faydalar.
    göğüslerinizdeki bir hacette, buna çabalar.
    binersiniz hep onlara, sizi gemilere salar.
    üzerlerine taşınırsın der, kitabımız kuranda.
    81-size artık Allah, ayetlerini gösteriyor.
    hangi ayetlerimizi inkar, edersiniz diyor.
    82-kafirler yeryüzünde gezip, baktı biliyor.
    daha öncekilerin halini der, kitabımız kuranda.
    Bunlardan sayıca da, daha çoklardı onlar.
    daha metindi yer yüzünde, kuvvetçe bunlar.
    eserce de üstünlerdi, aciz bıraktık sananlar.
    varlıkları kurtarmadı der, kitabımız kuranda.
    83-çünkü onlara resulleri, mucizeler getirince.
    onlardaki ilimle rab, alay ettiklerini görünce.
    alay ettiklerinin azabı, onları hemen sarınca.
    84-azabımla inandılar der, kitabımız kuranda.
    Dediler birliğine inandık, ortakları inkar ettik.
    85-azaptan sonra inansalar da, hepsini mahf ettik.
    bizim sürüp gelen sünnetimiz, biz ona gittik.
    kafirler hüsrana uğradı der, kitabımız kuranda.

  58. abburrahman toğaç

    FUSSİLET SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ha mim dedik kullarıma, rabbinizden bildirilmiştir.
    2-rahman ve rahim olan, Allah katından indirilmiştir.
    3-ayetleri Arapça kuran, olmak üzerine bildirmiştir.
    anlayacak bir kavim için der rab, kitabımız kuranda.
    4-hem müjdeci hem uyarıcı, ayetlerimi gördüler.
    fakat kafirlerin çoğu ise ondan, yüz çevirdiler.
    birde onlar hakkı dinleyip, batıl yollara erdiler.
    hakkı kabul etmediler der, kitabımız kuranda.
    5-dediler ki bizi davet, ettiğinden kalplerimiz.
    örtüler içindedir kulaklar , bizim iyidir yerimiz.
    bizimle aran perdelidir, ne yaparsan yap deriz.
    bizde yapıyoruz dediler der, kitabımız kuranda.
    6-bende sizin gibi insanım, bana rabbimiz diyor.
    sizin ilahınızın bir olduğunu, rabbimiz bildiriyor.
    öyleyse hemen ona yönelin, rabim davet ediyor.
    vay müşriklerin haline diyor, kitabımız kuranda.
    7-onlar ki zekatı vermezler, onların ateş yeridir.
    ahreti inkar edenlerinde onlar, ta kendileridir.
    8-imanla yararlı iş yapanlarında, cennet karıdır.
    bitmez tükenmez ecir var der, kitabımız kuranda.
    9-yeri iki günde yaratanı, siz mi inkar ediyorsunuz.
    bütün alemler rabbine ortak, koşmaya gidiyorsun.
    10-yer üstünde sağlam, dağ yarattı görüyorsunuz.
    nebatları yarattım dört günde der, kitabımız kuranda.
    11-sonra Allah buhar halindeki sema yı yaratma diledi.
    ona ve yere ikinizde emrime, boyun eğesiniz dedi.
    isteyerek veya istemeyerek, emrine gelmeyi söyledi.
    ikisi de isteyerek geldik dedi der, kitabımız kuranda.
    12-bu suretle iki günde, yedi gök olarak yarattık.
    her iki göğe de yapması gerekeni,demeye baktık.
    dünya semasını kandillerle, biz döşeyip donattık.
    ziynet le süsleyip koruduk der, kitabımız kuranda.
    İşte bu güçlü olanın, her şeyi bilenin takdiridir.
    13-bunun üzerine yüz çevirenlerin, ateş yeridir.
    ad ve semut un başına gelenden, iyiler beridir.
    kötüler yıldırım azabına der, kitabımız kuranda.
    14-onlara de, Allahtan başkasına, ibadet etmeyin.
    önden ve arkadan resulleri, geldiği zaman deyin.
    rabbimiz dilese melek indirir, diyenlere söyleyin.
    gönderdiğime inanmadılar der, kitabımız kuranda.
    15- sonra ad kavmi, yer yüzünde kibirlendiler.
    ve bizden daha kuvvetli, kim var dediler.
    kendilerini yaratanın, gücünü bilemediler.
    onlar inkar ettiler der, kitabımız kuranda.
    16-bizde onlara dünyada, rezillik azabını verdik.
    uğursuz günlerde onlara, kavuran rüzgar gönderdik.
    ahret azabı daha şiddetli, bunu da size bildirdik.
    onlara yardımda edilmez der, kitabımız kuranda.
    17-sem uda gelince onlara. Doğru yolu gösterdik.
    onlar kötülüğü tercih etti, cezalarını biz verdik.
    günahları yüzünden aşağılayıcı, azaba erdirdik.
    azap yıldırımı yakaladı der, kitabımız kuranda.
    18-iman edenleri kurtardık, Allahtan korkuyorlardı.
    19-o gün Allah düşmanları, ateşe sevk oluyorlardı.
    20-ona vardıklarında, ne yaptıklarını söylüyorlardı.
    kulak göz deri konuşur der rab, kitabımız kuranda.
    21-derilerine niye aleyhimize, şahit oldunuz derler.
    her şeyi söyleten Allah, bizi de söyletti beyler.
    sizi ilk defa yaratanın, konuşturduğunu söyler.
    sonunda ona dönersiniz der, kitabımız kuranda.
    22-kulaklarınız gözleriniz ve, derilerinizin.
    sizlerin aleyhine şahit olur, her birinizin.
    sakınmıyordunuz zannettiniz, yaptığımızın.
    çoğunu bilmem sandınız der, kitabımız kuranda.
    23-işte rabbinize beslediğiniz, sizin bu zannınız.
    sizi helak a sürükledi de,hep ziyana uğradınız.
    24-şimdi sabredebilirseniz, ateşimize vardınız.
    dönmek dileseniz de boş der,kitabımız kuranda.
    25-biz onlara bir takım dostları, musallat vermiştik.
    onları kendine önden arkadan, geldiğini görmüştük.
    cin ve insandan geçmiş ümmetlerden, azaba erdirmiştik.
    onların hepsi ziyandalar der rab, kitabımız kuranda.
    26-birde o küfredenler, bu kuranı hiç dinlemeyin.
    okunurken yaygara yapın, duyulmasını önleyin.
    umulur ki üstün gelirsiniz, siz gereğini söyleyin.
    yaygara koparın dediler der, kitabımız kuranda.
    27-İşte bizde onun için, küfredenlere mutlaka.
    şiddetli azap tattıracağım, tam başlamadı daha.
    yaptıkları kötü amelinde vebali, kalkmıştır şaha.
    en kötüsüyle cezalanırlar der, kitabımız kuranda.
    28-işte bu Allah düşmanlarından, azaplık olanların.
    cezası ateştir hep ayetlerimizden, uzak duranların.
    inkar etmelerinin cezasıdır, haktan geri kalanların.
    ebedi ateş yurdudur der rab, kitabımız kuranda.
    29-Küfredenler der ey rabbimiz, cin ve insanlardan.
    bizi yoldan çıkaranları göster, öc alalım onlardan.
    ayaklarımızın altına alalım, olsunlar aşağılıklardan.
    onları ezelim diyecekler der, kitabımız kuranda.
    30-gerçekten rabbimiz Allah deyip, ona sığınanlara.
    sonra doğrulup hak yoluna, samimiyetle uyanlara.
    üzerlerine melek inecek, korkmayın denecek onlara.
    verilecek cennetle sevinin derler, kitabımız kuranda.
    31-biz hem dünya hayatında, ve hem de ahret te
    sizin dostlarınız olduk, güzellikleri seyret be.
    canınızın çektiği her şey var, hepsi sizin elbette.
    burada istediğine kavuşun der, kitabımız kuranda.
    32-çok bağışlayan esirgeyenden, yurttur diyecekler.
    33-ben gerçekten Müslüman dım, diyerek girecekler.
    Allaha davetle yararlı işten, olduğunu da bilecekler.
    güzel sözlüler bunlardır der rab, kitabımız kuranda.

    34-hem iyilikle kötülük bir olmaz, bunu iyi dinle.
    sen kötülüğü en güzel olan, davranış ile önle.
    o vakit aranızda, düşmanlık olanlar seninle.
    yakın bir dost olur der rab, kitabımız kuranda.
    35-o rütbeye ancak sabredenler,kavuşur bunu bilirse.
    o rütbede büyük nasip sahipleri,buluşur dersini alırsa.
    36-eğer seni şeytandan bir,vesvese dürtecek olursa.
    hemen Allaha sığının der rab, kitabımız kuranda.
    Çünkü o Allah her şeyi işitendir ve, her şeyi bilendir.
    37-onun ayetlerinden biride, geceyi gündüzü görendir.
    güneşe aya da onlara secde, etmeyin kullara diyendir.
    onları da yaratana secde et der, kitabımız kuranda.

    muhakkak yalnız rabbinize siz, ibadet edeceksiniz.
    38-eğer kibirlenirseniz, katımızdakileri bileceksiniz.
    katımızda gece gündüz, tesbihtekileri göreceksiniz.
    hem onlar hiç, usanmazlar der, kitabımız kuranda.
    39-onun ayetlerinden biride arzı, boyun bükmüş görendir.
    üzerine suyu indirirsek biz, hemen kabarıp yeşerendir.
    elbette ölüleri de dirilterek, tekrardan hayat verendir.
    ondandır her şeye gadiriz der rab, kitabımız kuranda.

    40-ayetlerimiz hakkında sapıtanlar, bizden gizli kalmazlar.
    ateşe atılan hayırlı olur mu, bundan da ders almazlar.
    kıyamet günü emniyet içerisinde, gelenide bilmezler.
    her yaptığınızı görenim der rab, kitabımız kuranda.
    41-onlar ki kuran geldiğinde, onu inkar ettiler.
    o pek yücedir inkarcılar, cehenneme gittiler.
    42-önden arkadan zarar, verenlerde bittiler.
    o her keşçe övülen der, kitabımız kuranda.
    Hikmet sahibi Allah katından, indirilmiştir.
    43-senden önceki resullere de, bildirilmiştir.
    şüphesiz rabbin bağışlayan, görene vermiştir.
    inkarcıya da azap hak der,kitabımız kuranda.
    44-eğer kuranı yabancı lisanla, indirsek gitmezlerdi.
    ne o araba yabancı kelime, deyip kabul etmezlerdi.
    iman edene hidayet şifa, olduğuna da bakmazlardı.
    imansız kuranı duymaz der rab, kitabımız kuranda.
    FUSSİLET SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    Onlar kurana kördür, derler uzaktan çağırıldık.
    45-yemin olsun ki biz mu sayada, Tevrat ı verdik.
    rabbinden hüküm olmasaydı, işlerini bitirirdik.
    onlarda çok şüphelendi der, kitabımız kuranda.
    Onlara şüphe verene gidenler, bir şüphe ardındadır.
    46-kim yararlı bir iş yaparsa, oda kendi yararınadır.
    kimde bir kötülük yapıyorsa, oda kendi zararınadır.
    asla kullara zulmetmem der rab, kitabımız kuranda.
    47-kıyametin ilmi ancak, rabbe havale edilir.
    onun ilmi olmadan, ne bir bitki tohum verir.
    ne bir dişi gebe kalır, nede doğurmayı bilir.
    benim ortağım yoktur der, kitabımız kuranda.
    Ortağın olduğuna hiçbir şahit, yoktur diyecekler.
    48-öncesinde taptıkları da,kaybolup gidecekler.
    taptıklarından hiçbir fayda, olmadığını görecekler.
    hiç kaçacakları yerde yok der, kitabımız kuranda.
    49-insan hayır istemekten usanmaz, fakat ona.
    bir fenalık dokunsa ümidini keser, üzülür buna.
    50-yemin olsun biz ona, dokunan zarardan sonra.
    sonra rahmet tattırırız der, kitabımız kuranda.
    Rahmetin ardından zaten, hakkımdı diye söyler.
    kıyamet kopacağını sanmam der, inkara giderler.
    rabbe dönecek olsak da, daha iyisini verir derler.
    küfredende azabı tadacak der, kitabımız kuranda.
    Onlar o şiddetli azaptan, mutlaka tadarlar.
    51-insana nimet versek, yüz çevirip azarlar.
    fakat ona fenalık dokunsa, candan bezerler.
    enine boyuna dua eder der, kitabımız kuranda.
    52-söyleyin bana eğer kuran, Allah tarafındansa.
    sora onu inkar etmişseniz, oda gerçek haktansa.
    batıl bir muhalefet le, hak olan yoldan saparsa.
    onlardan sapkın kim olur der, kitabımız kuranda.
    53-ileride biz onlara, ufuklarda olacaktan deriz.
    kendi nefislerin dede, ayetlerimizi gösteririz.
    nihayet onun hak olduğunu, onlara bildiririz.
    her şeye rab şahidim der, kitabımız kuranda.
    54-dikkat et onlar rabbe, kavuşmadan şüphededirler.
    hep şüpheyle yaşayıp onlar, doğruluğa gidemediler.
    dikkat edin her şeyi ilmimle, kuşattığımı bilemediler.
    kudretimle de kuşattım der rab, kitabımız kuranda.

  59. abburrahman toğaç

    SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ EŞ ŞÜRA
    1-ha mim dedik kullarımıza, hak yoluna buyurduk.
    2-ayın sin kaaf dedik, kendi lisanımızla duyurduk.
    3-biz güçlü ve hikmetliyiz, iyi kullarımızı kayırdık.
    sana öncekilere de böyle der, kitabımız kuranda.
    4-göklerde ve yerde, ne var ise onundur ancak.
    her şeyden yüce büyük, dardaki kuluna varacak.
    5-nerde ise gökler onun, azametinden çatlayacak.
    melekler hamt ile tesbihte der, kitabımız kuranda.
    Ve Yer yüzünde bulunanlara, mağfiret ediyorlar.
    dikkat edin, şüphe yok ki, bağışlarsın diyorlar.
    Allahın çok affeden, olduğunu onlar biliyorlar.
    çok esirger bağışlarım der, kitabımız kuranda.
    6-Allahtan başka veliler, edinenler şunu bilsin.
    onların üzerinde Allah gözcü, hepsi yola gelsin.
    sen onlara vekil değil, gözet li yen de değilsin.
    7-işte böyle diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.
    EŞ ŞÜRA DESTANI DEVAMI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    Sana Arapça kuran vahiy ettik, tüm insanlara.
    uyarasın diye verdik, hidayet yoludur onlara.
    bir fırka cennete de, kıyamet ten korkanlara.
    bir fırkada cehenneme der, kitabımız kuranda.
    8-eğer Allah dileseydi, tüm dünyadaki insanları.
    bir tek ümmet yapardı da, cennete kordu onları.
    zalimlerinde dostu yoktur, çok kötü olur sonları.
    nede bir yardımcıları var der, kitabımız kuranda.
    9-yoksa ondan başka onlar, velilere mi gittiler.
    hakiki veli Allahı da, onların çokları terk ettiler.
    ölüleri diriltip yaratanı terkle, hepside bittiler.
    biz her şeye kadiriz der rap, kitabımız kuranda.
    EŞ ŞURA SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    10-anlaşamadığınız herhangi, bir işin hakkında.
    Allaha havale ettim deyin, kaybolmaz katımda.
    rabbime tevekkül ettim de, yazılacak sathında.
    dönüşümüz onadır deyin der, kitabımız kuanda.
    11-göklerin yerin yaratanı, size kendinizden eşler.
    yaratmıştır davarlar dan da, sizin için çiftler.
    sizleri çoğaltıp duran rab, daha mislini de ekler.
    her şeyi işiten görenim der, kitabımız kuranda.
    12-göklerin yerin anahtarları, hepsi onundur.
    kimine rızkı bol veririz, dünyalığa bakanındır.
    kimine de rızkı kısarız, ahretliğini yapanındır.
    her şeyi en iyi bilenim der, kitabımız kuranda.
    13-Sizin için dinden nuh ada, duyurduğumuzu.
    sana da vahiy ettik, İbrahim e buyurduğumuzu.
    mu saya ve is ayada, hep doğru gördüğümüzü.
    size şeriat yaptık der rab, kitabımız kuranda.
    Şöyle ki dini doğru tutun, ayrılığa da düşmeyin.
    müşriklere ağır gelen dini, anlatın siz susmayın.
    Allah dinde dilediğimi seçerim, batıla koşmayın.
    yönelen kula hidayet der rab, kitabımız kuranda.
    14-ayrılığa düşmeleri, onlara ilim geldikten sonra.
    büyüklenme ihtirasıyla, hak yolundan sapanlara.
    belli süre yaşatma sözüm üz, olmasaydı onlara,
    aralarında hüküm verilirdi der, kitabımız kuranda.
    Onların arkasından kitaba, mirasçı yapılanlar.
    muhakkak şüphededir, dünya malına tapanlar.
    15-onları hemen davet et, olursa da sapanlar.
    onların havasına uyma der, kitabımız kuranda.
    16-Allah ın daveti ne icabet, edildikten sonra.
    münakaşa eden ler batıl da dır, söyle onlara.
    hemen üzerine gazap iner de, böyle yapanlara.
    ardından şiddetli azap der, kitabımız kuranda.
    17-bu kitabı mizanı indiren, diyor bakın bir.
    ne bilirsin kıyamet beklide, çokça yakın dır.
    18-onu acele isteyen inanmazı, sen sakındır.
    imanlı ondan korkar der, kitabımız kuranda.
    Onun hak olduğunu bilirler ve, ona uyarlar.
    kıyamet gününe inanmazda, batılı duyarlar.
    uzak bir şaşkınlıkta dır, batıl onları oyalar.
    19-Allah latif lütufkar der, kitabımız kuranda.
    EŞŞÜRA SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ 05448081798
    Kimi dilerse Allah onu, dünyada rızıklandırır.
    o azizdir kuvvetli güçlü, her zaman övülen odur.
    20-her kim ahret sevabını dilese, makbulü budur.
    onun sevabını arttırırım der, kitabımız kuranda.
    Her kim dünya menfeatını isterse, onu ona veririz.
    ahrette hiçbir nasibi kalmaz, bunuda kullara deriz.
    21-yoksa onların bir, şeriklerimi var onu da biliriz.
    Allah ceza vermez mi diyor der, kitabımız kuranda.
    Cezayı ahrete bırakmasam, anında veririm bilesin.
    zalimler e acıklı azap var, düzelip yoluna gelesin .
    22-zalimlerin yaptığı günahtan, titrediğini göresin.
    o ceza başlarına gelir der rab, kitabımız kuranda.
    İman edip yararlı işler yapanları, elbette biz.
    cennet bahçelerindedir onlar, kalpleri temiz.
    elbet katından onlara büyük, lütfumla veririz.
    büyük lütufta budur diyor, kitabımız kuranda.
    23-işte bu lütuf onlardan, yararlı iş yapan kuluma.
    müjde ver tebliğin den sonra, hak yolunda olana.
    akrabalık ta fırsat çı olmayıp, destekte bulunana.
    doğru iş yapansa kazançlı der, kitabımız kuranda.
    çok bağışlayan mükafatla, mukavele eder.
    24-yoksa Allaha yalanıyla, iftiramı etti der.
    Allah kalplerini mühürler, batılı mahfeder.
    hakkı yükseltirim der, kitabımız kuranda.
    Çünkü Allah kalplerdeki, özü bilendir.
    25-o kullardan tövbeyi, kabul edendir.
    af dileyen kullarının, günahını silendir.
    yapılanı bilirim der, kitabımız kuranda.
    26-imanla yararlı iş yapanın, dilediğini veririm.
    fazladan ihsanımla da, ona veririm derim.
    kafirlere gelince, onlarında yaptığını bilirim.
    şiddetli azap onların der, kitabımız kuranda.
    27-eğer Allah kullarına rızkı, çok bol verseydi.
    mutlaka yer yüzünde azarlardı, kullar görseydi.
    dilediğim kadar veririm, yararına bunu bilseydi.
    hallerinizden haberdarım der, kitabımız kuranda.
    Şüphesiz rabbimiz kullardaki, her şeyi görendir.
    28-kullar ümidini kestiğinde, rahmeti indirendir.
    övülmeye layık velide odur, rızıklarıda verendir.
    biz rahmetimizi saçarız der, kitabımız kuranda.
    29-onun ayetlerinden biride, göklerle yerin ürettiğinden.
    dilediğinde yarattıklarına, can verip yürüttüğünden.
    30-başınıza gelen bütün belalar, ellerinizin ettiğinden.
    çoğunu da bağışlarım der rabbimiz, kitabımız kuranda.
    31-siz yeryüzünde Allah ı aciz, bırakacak değilsiniz.
    Allahtan başka sizin için, bir dost yoktur bilirsiniz.
    32-onun ayetlerinden biride, denizdedir görürsünüz.
    akıp giden gemiler der rab, kitabımız kuranda.
    rüzgarı 33-dilerse durdurur, kişiler ettiğini bulur.
    geminin rüzgarla gidenleri, suyun yüzünde kalır.
    sabreden şükreden herkes, bundan dersini alır.
    bunda çok ibret var der rab, kitabımız kuranda.
    34-yahut dilersem kazandıkları, günahları yüzünden.
    ya helak ederim yada af, döneni verdiği sözünden.
    35-ayetlerimize inanmayan, düşer elbet gözümden.
    azaptan kaçacak yerde yok der, kitabımız kuranda.
    36-hasılı size verilen şeyler, hep dünya çıkarıdır.
    Allah katında iman edenler, daha çok hayırlıdır.
    rablerine tevekkül edenlerse, katımızda karlıdır.
    devamlı kalıcı yerdir der rab, kitabımız kuranda.
    37-onlar ki büyük günah, edepsizlikten sakınırlar.
    öfkelendikleri vakitte onlar, kusurları bağışlarlar.
    38-onlar ki rableri için davete, icabete bakarlar.
    namazı dosdoğru kılarlar der, kitabımız kuranda.
    İşlerini de kendi aralarında, birbirlerine danışırlar.
    kendilerine verdiğim rızkı da, yoksulla paylaşırlar.
    39-haklarına tecavüz edilirse onlar, yardımlaşırlar.
    rabbimiz intikam almak için der, kitabımız kuranda.
    40-kötülüğün cezası ise, onun gibi kötülüktür.
    fakat her kim bağışlarsa, onun için iyiliktir.
    artık onun mükafatıysa, yüce Allaha aittir.
    biz zalimleri sevmeyiz der, kitabımız kuranda.
    41-zulümden sonra öç alana, ceza için yol yoktur.
    42-yollar ancak insanlara, zulüm edenlere haktır.
    haksızlık edip zulüm yapan, gazaba müstahaktır.
    ahrette acıklı azap var der rab, kitabımız kuranda.
    43-herkimde sabrederek, suç yapanı affederse.
    işte buda azmedilecek iştendir, bunu da bilirse.
    44-her kimide Allah şaşırırsa, oda batıla giderse
    kurtaracak velide yoktur der, kitabımız kuranda.
    O zalimleri göreceksin ki, azabımıza girerken.
    geri dönmeye bir yol var mıdır, acaba derken.
    45-onları göreceksin ki, cehenneme atılırken.
    zilletten boynu bükük der, kitabımız kuranda.
    İman etmiş olanlar der, gerçekten hüsrandalar.
    kıyamet günü kendilerini ailelerini, ateşe atanlar.
    diyecekler dikkat edin bunlar, zalimlik yapanlar.
    zalimler ebedi azapta der, kitabımız kuranda.
    46-onları Allahın önünden, yoktur hiç kurtaracak.
    dostları da yoktur ki hiç, kendilerine bakacak.
    her kimi de Allah saptırmış sa, ateşine atacak.
    artık çıkar yol yoktur der, kitabımız kuranda.
    47-Allahtan kaçışa çare, olmayan bir gün gelmeden.
    rabbinizin davetine uyun ki, batıl sizi almadan.
    o gün sığınacak bir yerde yok, affım olmadan.
    inkarlarına bahane yok der, kitabımız kuranda.
    48-onlar yine yüz çevirirse, bizde seni onlara.
    bekçi göndermedik ki, sade davettir insanlara.
    tarafımdan bir nimet tattırsak, sonra bunlara.
    o vakit hemen sevinirler der, kitabımız kuranda.
    Fakat onlara kendi kazandığı, günahları yüzünden.
    bir felaket gelirse hemen, sitem ederler özünden.
    49-göklerin yerin mülkü Allahın, döneni sözünden.
    dilediğim şekilde yaratırım der, kitabımız kuranda.
    Dilediğine erkekler bahşeder, dilediğine de kızlar.
    50-yahut ta onları yaratırız biz, erkekli dişili ikizler .
    çünkü Allah her şeyi bilir, çoğunu bilmezsiniz sizler.
    her şeye gücü yetenim der rab, kitabımız kuranda.
    51-Hiçbir insanla Allah, açıktan konuşacak değildir.
    vahiy yoluyla ve perde arkasından,sen böyle bil.
    yahut elçi yoluyla kendi izniyle, konuşur el celil.
    çok yüce büyük hikmetli der, kitabımız kuranda.
    52-Ve işte sana böyle emrimle, bir ruh vahiy ettik.
    kitap nedir iman nedir bilmezken, sende var ettik.
    lakin biz onu bir nur yaptık, dilediğimize ar ettik.
    onunla kullarımı uyar der rab, kitabımız kuranda.
    Muhakkak sen doğru yolu, gösteriyorsun.
    53-o Allahın yoluna onlara, gidin diyorsun.
    göklerde yerde olanlar, onundur biliyorsun.
    hep işler Allaha döner der, kitabımız kuranda.

  60. abburrahman toğaç

    ED DUHAN SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ha mim dedik hakkı söyleyen, bu kitabı bildirdik.
    2-biz o kuranı mübarek bir, gecenin içinde indirdik.
    3-çünkü biz onunla uyarılanı, hidayetimize erdirdik.
    4-her hikmetli iş o gecede diyor, kitabımız kuranda.
    5-tarafımızdan bir emir ile onu, göndericileriz.
    6-rabbinden bir rahmetle hakka,döndericileriz.
    muhakkak her şeyi de işittiğimizi, bildiricileriz.
    biz her şeyi biliriz diyor rab, kitabımız kuranda.
    7-eğer gerçekten inanırsanız, göklerinde sahibidir.
    yerin ve ikisi arasında olan, her şeyinde rabbidir.
    8-ondan başka ilah yoktur, zalimlerinde rakibidir.
    öldürür hem diriltirim der rab, kitabımız kuranda.
    Hem evvelkilerinde rabbidir, kiminiz görmüyorsunuz.
    9-fakat sizler bir şüphe içinde, gülerek oynuyorsunuz.
    10-göklerin duman getireceği, günüde bilmiyorsunuz.
    dumanlı günü siz, gözetin der rab, kitabımız kuranda.
    11-o duman insanları hep kaplar, çok acıklı bir azaptır.
    12-rabbim üzerimizden kaldır derler, müminlere yazıktır.
    13-onlar düşünüp ibret almadılar, bizden size gazaptır.
    resulün zikrine onlar, uymadılar der, kitabımız kuranda.
    14-sonra ondan yüz çevirip, batıl yollara erdiler.
    buna birileri öğretmiş, bu bir mecnun dediler.
    15-biz o azabı biraz kaldırdık, bunuda gördüler.
    onlar tekrar dönerler der rab,kitabımız kuranda.
    16-biz onları o gün daha büyük, azapla yakalayacağız.
    gerçekten biz o zalimlerden, intikamımızı alacağız.
    17-firavun uda imtihan ettik, sandılar aciz kalacağız.
    ant olsun imtihan ettik der rab, kitabımız kuranda.
    ED DUHAN SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    Onlara kıymetli resul gönderdik, uymuşlar batıl izlere.
    18-Allahın kullarını bana verin dedi, gönderildim sizlere.
    Allaha karşı büyüklük taslamayın, uyun uyaran sözlere.
    sizlere apaçık mucize dedi der rab, kitabımız kuranda.
    20-hemi ben sizin beni, taşlamanızdan dolayı.
    benim ve sizin rabbinize, havale ettim olayı.
    21-eğer siz inanmazsanız, onunda vardır kolayı.
    benden uzak durun dedi der, kitabımız kuranda.
    22-bunun üzerine rabbine dedi, gazabını getir.
    bunlar mücrim kavimlerdir, azap vaktini yetir.
    23-hemen kullarımı gece, gözükmeden götür.
    takip edileceksiniz dedi der, kitabımız kuranda.
    24-denizi açık bırakasın, onlar orada boğulacak.
    25-gerideki bahçeler ve kaynaklar, sizin olacak.
    26-gerideki çiftlikler konaklar, size varis kalacak.
    27-içinde zevk sürdükleri der, kitabımız kuranda.
    28-Evet öyle biz onları, başka kavime miras verdik.
    29-ve onlara gökler ve yerler, ağlamadılar gördük.
    kendilerine mühlette vermedik, gazabıma erdirdik.
    30-israil oğullarını kurtardık der, kitabımız kuranda.
    O zelil edici azaptan, İsrail oğullarını kurtardık.
    31-firavun çünkü bir müsrifti, zorba idi baktık.
    32-ant olsun İsrail oğullarını, lütfumuza kattık.
    alemler üzerine seçtik der, kitabımız kuranda.
    33-onlara öyle ayet verdik ki, kullar bunu görsünler.
    açık bir nimet le imtihan vardır, bundan ders alsınlar.
    34-gerçek ten şu senin kavmin de, bunu söyler onlar.
    35-ilk ölümden başka yok dedi der,kitabımız kuranda.
    Biz yeniden tekrardan daha, dirilecekte değiliz.
    36-doğru isen haydi, babalarımızı getirin deriz.
    37-bunlar mı çok hayırlı, yoksa tubba mı biliriz.
    o mücrimleri helak ettik der, kitabımız kuranda.
    38-biz göklerle yer arasındakileri, oyun üzere yaratmadık.
    39-onları hak ile yarattık, inanmaza lütfumuzu aratmadık.
    40-hiç şüphesiz ayırt etme gününde, cennetimize katmadık.
    toplanma günüde, yaklaşmıştır der rab, kitabımız kuranda.
    41-o gün dostunda tosta, hiçbir faydası olmaz.
    ve onlar hiçbir kimseden, bir yardımda görmez.
    42-ancak Allahın rahmeti ne eren, azaba girmez.
    biz güçlü ve esirgeyeniz der, kitabımız kuranda.
    43-şüphesiz zakkum ağacıda,onu cehennemlik bulur.
    44-mücrimlerin yemekleri dir o, elbet ki onların olur.
    45-erimiş maden tortusu gibi,karnında kaynar durur.
    46-sıcak su kaynar gibi diyor rab, kitabımız kuranda.
    47-şunu tutunda cehennemin,ortasına götürün.
    48-sonra başının üstüne, kaynar sudan dökün.
    49-sonra deyin tat bak , sen şerefli idin bakın.
    güçlü şerefli idin der rab, kitabımız kuranda.
    50-işte sizin şüphe ettiğinizdi, o azaba girdiler.
    51-muhakkak takvalılar, emin mevki ye erdiler.
    52-bahçe pınarlar başlarına, sevinerek geldiler.
    bize şükredenlerdir der rab, kitabımız kuranda.
    53-ince kalın ipekten, elbiselerden giyerler.
    karşılıklı olarak oturup, cennet taamı yerler.
    54-işte hüküm günü böyle, iri gözlü huriler.
    ak tenlilerle eş yaptık der, kitabımız kuranda.
    55-orası emniyetli yer, her meyve var satmazlar.
    56-orada ilk ölümden başka, ölümde tatmazlar.
    Allah onları azaptan korumuş, ötesine bakmazlar.
    57-rabbinden faz lü ihsan der, kitabımız kuranda.
    58-biz kuranı ancak, her lisanla kolaylaştırdık.
    olur ki aklı başa alanları, biz ona yaklaştırdık.
    59-artık onları gözet ki, uymayanı dolaştırdık.
    onlarda gözetip bekler der, kitabımız kuranda.

  61. abburrahman toğaç

    EZ ZUHRUF SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ha mim dedik hakkı söyledik, yönelen onu bulsun.
    2-hak yolunu açıklayan bu kitaba, hem yemin olsun.
    3-biz onu anlasınlar diye kolay ettik, kullarım bilsin.
    inişi Arapça kurandır der rabbim, kitabımız kuranda.
    4-gerçekten bizim katımızda, ana kitapta saklı.
    çok yüce çok hikmetlidir,kullar kullansın aklı.
    5-siz had aşan kavimsiniz diye, sanma yasaklı.
    öğüdü hiç kaldırmam der, kitabımız kuranda.
    6-halbuki evvelkiler ede biz, nice nebi gönderdik.
    7-gelen nebiler le onları da, alay edenler gördük.
    8-onun için onlara kuvvetle, şiddetli azabı verdik.
    onların fazlası da öyle dedi der,kitabımız kuranda.
    9-yemin olsun onlara gökleri yeri, kim yarattı dersen.
    muhakkak güçlü bilen yaratı derler, onlara bir sorsan.
    10-o Allah ki size yeri beşik yaptı, hak olanı görürsen.
    yolu bulacağa yolu açtık der rab, kitabımız kuranda.
    11-ve gökten bir ölçüyle su indirdik, kullar bilirse.
    onunla ölü beldeye hayat veririm, kul ders alırsa.
    işte sizde böyle dirilirsiniz, gerçek olanı görürse.
    12-bütün çiftleri yaratanım der, kitabımız kuranda.
    Gemi ve hayvandan bilmediğiniz, ne binekler yapmış.
    13-ki sırtlarına binip de üzerine, yerleşenlere bakmış.
    rabbinin nimetini bilenler in, hepsi de duasını etmiş.
    bunları veren Allah tır derler der, kitabımız kuranda.
    Allah ı tenzih ederiz bunlara biz, binemezdik derler.
    14-ve bir gün dönüp rabbine, gideceklerini bilirler.
    15-öyle iken tuttular onlar, bir cüz ihsanına gelirler.
    onların küfürleri meydanda der, kitabımız kuranda.
    16-yoksa Allah kızları kendine, oğulları size mi verse.
    17-halbuki rahmana isnat ettikleri, kendilerine dense.
    yüzü sim siyah kesilir onların, kız evladı müjdelense.
    o kederinden yutkunur durur der, kitabımız kuranda.
    18-ziynet içinde yetişenimi, bize uydurmaya baktılar.
    davasını ispatta zayıf olanı, bizim tarafımıza attılar.
    19-rahmanın kulları olan melekleri onlar, dişi yaptılar.
    yaratılışlarına şahitler mi der rab, kitabımız kuranda.
    Onların şahitlikleri yazılacak, sorulacağını bileler.
    20-rahman dileseydi, meleklere tapmazdık derler.
    onların bundan bilgisi yok, sadece iftira ederler.
    onlar yalan söylüyor der rap, kitabımız kuranda.
    21-yoksa biz onlara, bundan öncede bir kitap.
    vermişiz de onunla mı ediyorlar,elçilere hitap.
    22-şöyle dediler biz, atalarımızın yoluna bakak.
    o yoldan gidek dediler der, kitabımız kuranda.
    23-yine böyle biz senden önce, bir çok memlekete.
    ne uyarıcılar gönderdik, refahlıları geçmez harekete.
    biz ataları bu dinde bulduk, sapsak uğrarız felakete.
    her zaman böyle dediler der rab, kitabımız kuranda.
    24-gönderilen uyarıcı dedi, size atalarınızın yolundan.
    daha doğrusunu getirsem demi, dönmezsiniz ondan.
    hakikaten sizin getirdiğiniz dine, inanmadığımızdan.
    hep küfrediyoruz dediler der, kitabımız kuranda.
    25-bunun üzerine hepsi, intikamımızla mahfoldu.
    şimdi bak o yalanlayanların, akıbeti nice oldu.
    26-hatırla bir vakit İbrahim de, oda hakkı buldu.
    dedi babası ve kavmine der, kitabımız kuranda.
    Ben sizin taptıklarınızdan, hep beriyim diyordu.
    27-ancak onu yaratanın, hidayetine gidiyordu.
    28-sözü soyu içinde, ebet kalacağını görüyordu.
    umulur onlar döner dedi der, kitabımız kuranda.
    29-doğrusu ben bunları da, atalarını da kuşattım.
    hakkı anlatan resuller, gelene kadar yaşattım.
    30-hak onlara geldi de, sihir diyenlere baktım.
    sana inanmıyoruz dediler der, kitabımız kuranda.
    31-şunu da söylediler bu kuran, burada iki şehirden.
    bir büyük adama inseydi, biz inanırdık hep birden.
    32-rabbin rahmetini onlar mı veriyor, olduğu yerden.
    biz taksim ederiz diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.
    Dünya hayatının geçimini de biz taksim ettik.
    bir kısmını da derecelerle, bir üste yükselttik.
    kiminizi de öbürü elinde, çalışmaya sevkettik.
    rahmetimiz daha büyük der, kitabımız kuranda.
    Onların yığıp durduğundan, daha hayırlıdır bilselerdi.
    33-eğer insanlar yeryüzünde, bir tek ümmet olsalardı.
    o rahmanı inkar edenlerde, bu gerçekleri görselerdi.
    evleri gümüş kaplama olurdu der, kitabımız kuranda.
    Üzerine çıktıkları, merdivenleri de donatırlardı.
    34-odalarındaki kapıları da, ziynetle kaplarlardı.
    yaslanacakları koltukları da, bu şekil yaparlardı.
    35-altın ziynet kaplardık der, kitabımız kuranda.
    Bütün bunları dünya hayatını, isteyene veririz.
    rabbin katında ahret yurdu, daha hayırlı deriz.
    36-kim Allahın zikrine göz yumarsa, onu biliriz.
    ona bir şeytan arkadaş der, kitabımız kuranda.
    Artık onunla arkadaş olur, dediğini yaptırırlar.
    37-şüphesiz ki bunlar onları, yoldan saptırırlar.
    ve onlarda kendilerini hidayete, ermiş sanırlar.
    sonunda bize gelirler der, kitabımız kuranda.
    38-nihayet bize geldiğinde, diyeceğini bilseydi.
    diyecek seninle doğu batı arası,mesafe olsaydı.
    ne kötü bir arkadaşmış o,benden uzak dursaydı.
    39-pişmanlık fayda vermez der, kitabımız kuranda.
    Çünkü sizler zulmettiniz, azapta ortaksınız.
    40-o halde sağırlara, siz mi duyuracaksınız.
    yahut körlere bunları, siz mi buyuracaksınız.
    sen mi yol gösterin der, kitabımız kuranda .
    41-şayet seni alıp götürürsek, çekmeyesin gam.
    hiç şüphesiz onlardan biz, elbet alırız intikam.
    42-yahut onlara vaat ettiğim, günü olur tamam.
    sana mutlaka gösteririz der, kitabımız kuranda.
    Biz elbette onlara azap, etmeye de kadiriz.
    43-onun için biz sana, vaat edilene git deriz.
    kurana sarıl çünkü biz, seni her an görürüz.
    doğru yoldasın der rab, kitabımız kuranda.
    44-muhakkak o kuran, hem seninde yararına.
    hem kavmin için şereftir, duyurasın onlara.
    45-senden önce gelen, resullerden bunlara.
    rahmana tapın dedik der, kitabımız kuranda.
    46-yemin olsun biz mu sayıda, mucizelerimizle.
    firavun ve kavmine gönderdik, gitti iznimizle.
    beni alemlerin rabbi resul, gönderdi hepinize.
    47-onlara mucizeyle gitti der, kitabımız kuranda.
    Onlar da bu mucizelere, gülü verdiler gittiler.
    48-gösterilen her mucize, daha büyük baktılar.
    belki inkar etmezler dedik, daha beter saptılar.
    onları azapla tuttuk der rab, kitabımız kuranda.
    49-dediler ey büyücü, sana olan vaadi hürmetine.
    rabbine bizim için dua et de, bizde varak nimetine.
    50-üzerlerine azap haktı, cayıp döndüler eski dine.
    51-firavun kavmine seslendi der, kitabımız kuranda.
    Kavmim mısırın saltanatı benim, nehir sarmış her yanımı.
    benim altımdan akıyor değimli, siz görüyorsunuz şanımı.
    52-yoksa ben şu hakir olandan ve, nerede ise meramını.
    anlatamayandan hayırlıyım dedi der, kitabımız kuranda.
    53-doğrusu göklerden üzerine altın, bilezikler atılsaydı.
    tamam resul muş yanında bir dizi, meleklerden olsaydı.
    54-firavun kavmini küçümsedi, hepside yine onu saydı.
    çünkü onlar fa sık kavimlerdi diyor, kitabımız kuranda.
    55-o vakit bizde gazaba geldik, ve de kendilerinden.
    suda boğarak intikam aldık, azgınların her birinden.
    56-bu sebepten onları bizde, sonrakilere ibret veren.
    ders almalık örnekler yaptık der, kitabımız kuranda.
    57-Meryem oğlu anılsa, kavmin keyfle gülüyorlar.
    58-bizim ilahımız mı hayırlı, yoksa omu diyorlar.
    bunu seninle mücadele için, sebep ilan ediyorlar.
    onlar husümetçi kavimdir der, kitabımız kuranda.
    59-hayır o ilah değildir, ancak uyaran bir kuludur.
    biz ona hikmet verdik, İsrail oğullarının yoludur.
    60-dilesek size melek verirdik, katımızda doludur.
    onlardan halife yapardık der, kitabımız kuranda.
    61-gerçekten o saatin alametidir, onun için sakın.
    onun hakkında şüphe etmeyin, tabi olmaya bakın.
    doğru yol üzerindedir o, söylediğini sizler yapın.
    62-sakın şeytan çevirmesin der,kitabımız kuranda.
    Muhakkak apaçık düşmandır, diyerek onlara söylemişti.
    63-is ada mucizesiyle geldiğinde, onlara şöyle demişti.
    ben size hikmetle geldim dedi, onlarda şüphe görmüştü.
    hakkı açıklamaya geldim dedi der, kitabımız kuranda.
    Allahtan korkun ve sizler, rabbe itaat edesiniz.
    64-şüphesiz Allah benim rabbim, sizinde bilesiniz.
    o halde rabbe ibadet edin, hak yoluna gidesiniz.
    size doğru yoldur dedi der, kitabımız kuranda.
    65-sonra kendi aralarında, onlarda ihtilaf ettiler.
    acıklı bir gün azabı için, zulüm yapmaya gittiler.
    66-onlar haberi yokken, zalimlikten kaybettiler.
    kıyamet saatini beklerler der, kitabımız kuranda.
    67-dostlar o gün birbirine, olmuşlardır düşman.
    yalnız takva sahipleri, onlar olmazlar pişman.
    68-ey kullarım bugün sizler, yolumdan şaşman.
    onlar mahzun olmazlar der, kitabımız kuranda.
    69-ayetlerimize iman edipte, Müslüman olanları.
    70-sevinç ve neşe içindedir, hak yolunu bulanları.
    sizde zevcenizde cennete girin, hakka uyanları.
    71-altın tabak kadehler der, kitabımız kuranda.
    Orada canının istediği, göz ile de lezzet alacaksınız.
    her şeyden vardır orada, sizler ebedi kalacaksınız.
    72-yaptığınız işler sebebiyle, oraya varis olacaksınız.
    mirasçı olduğunuz cennet bu der, kitabımız kuranda.
    73-sizin için orada meyveler var, kolaydan alacaklar.
    74-muhakkak kafirler cehennemde, ebedi kalacaklar.
    75-onlardan azapta kalkmayacak, ümitsiz olacaklar .
    76-biz onlara zulmetmedik der, kitabımız kuranda.
    77-şöyle derler ey malik, rabbimizin azabına erdik.
    öldürüp işmizi bitiri versin, hayır kalacaksınız dedik.
    78-yemin olsun dünya dada, onlara hakkı getirdik.
    çoğunuz hakkı sevmedi der rab, kitabımız kuranda.
    79-yoksa işlerini sıkımı tuttular, işte bizde tutuyoruz.
    80-biz onların sırlı fısıltısını da, işiterek duyuyoruz.
    yoksa işitmem mi sandılar, hayır hem de görüyoruz.
    elçiler yanlarında yazıyorlar der, kitabımız kuranda.
    81-rahmanın çocuğu olsaydı, tapanın ilki olurdum.
    82-göklerin yerin ve arşında, rabbini hak bulurdum.
    onların sözünden beriyim, bunu da size duyurdum.
    83-onları bırak vaat olunana der, kitabımız kuranda.
    Günlerine kavuşuncaya kadar, dalıp oyalansınlar.
    84-o gökler dede yerde de ilah, bunu anlasınlar.
    hikmet sahibi her şeyi görenin, yoluna gelsinler.
    her şeyide hakkıyla bilirim der, kitabımız kuranda.
    85-göklerle yerin ve arasındakilerin, mülkü onun der.
    hepsi kendine ait olan, rabbinizin yolunda olun der.
    o ilmin saati katımızdadır, bunu da kullara bilin der.
    bize döndürüleceksiniz der rab, kitabımız kuranda.
    86-onu bırakıp yalvarıp durdukları, şefaat edemez.
    ancak bilerek hakka inanalar, batıl yola gidemez.
    87-yemin olsun seni kim yarattı de, bilmem demez.
    muhakkak Allah tır derler diyor, kitabımız kuranda.
    88-onun ey rabbim demesine de, haydi yalan de.
    muhakkak iman etmezler onlar, haliniz yaman de.
    89-şimdi sen onlardan vaz geç, sadece selam de.
    onlar ileride bilecekler der rab, kitabımız kuranda.

  62. abburrahman toğaç

    EZ ZARİYAT SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-o tozutup savuranları, kullardan seyredenlere
    2-sonra yüklü bulutları emrimle, taksim edenlere.
    3-sonrada kolaylıkla bir emirle, akarak gidenlere.
    bilirseniz bunda öğüt var der, kitabımız kuranda.

    4-iş taksim edenlere yemin olsun, kul görecektir.
    5-size vaat olunanında, hak olduğunu bilecektir
    6-ve şüphesiz ki ceza günü, muhakkak olacaktır.
    bunu herkes anlayacak der, kitabımız kuranda.

    7-göz alıcı güzelliğe sahip, göğe yemin ederim.
    8-siz tutar sız çelişkili, sözler içindesiniz derim.
    9-ondan dönen çevrildi,böyleymiş der kaderim.
    10-kahrolsun yalancılar der, kitabımız kuranda.

    11-onlar cehalet ve, körlük içinde gafillerdir.
    12-o ceza günü ne zaman, diyenler cahillerdir.
    13-o ateşte azap görenler, kendince ehillerdir.
    14-tadın fitnen eceliniz der, kitabımız kuranda.

    15-şüphesiz takvalıların kaldığı, cennetteki pınarlardı.
    16-rablerinin kendilerine verdiği, o nimetleri alırlardı.
    elbette onlar ahret ten önce, Muhsin olan kullardı.
    kulluğu güzel yapanlar der rab, kitabımız kuranda.

    17-ve o kullarım ki geceleri hep, pek az uyurlardı.
    18-sabahları da erken kalkar,istiğfarda olurlardı.
    19-onların malında dilenci yoksula, bir pay vardı.
    20-yerde de size ibret var der, kitabımız kuranda.

    21-kendi nefsinizde de ibret ler var, görmez misiniz.
    22-rızkınız ve vaat olunan, semadadır bilmez misiniz.
    23-göğün ve yerin rabbine ant olsun, şüphedesiniz.
    konuşmanız gibi gerçektir der, kitabımız kuranda.

    24-İbrahim in değerli misafirlerinin haberi geldi mi.
    25-hani ona selam dediler, selmı nı güzelce aldı mı.
    onları tanımadığı halde, hizmetten geri kaldı mı.
    26-o hemen ailesine gitti der, kitabımız kuranda.

    semiz bir dana keserek, pişirip onlara getirmişti.
    27-onların önlerine koyup, yemez misiniz demişti.
    28-yemediklerini görünce de, içine korku girmişti.
    ona korkmayasın dediler der, kitabımız kuranda.

    onu bilgili bir çocukla, gelenler müjdelemişti.
    29-hanımı da çığlık atarak, öfkesine yönelmişti.
    kendisi yüzüne vurarak, koca karıyım demişti.
    30-onlarda bu iş böyle der, kitabımız kuranda.

    elçiler o hikmet sahibi, yegane bilen demiştir.
    31-oda elçiler esas işiniz, nedir diye söylemiştir.
    32-rabbim bizi günahlı bir, kavime göndermiştir.
    33-birde çamur taş atalım der,kitabımız kuranda.

    34-rab katında müsrifler için, damgalı ve işaretli.
    35-rabbim içindeki müminleri, kurtarmaya niyetli.
    36-orada bir ev halkı mümin, olmak için gayretli.
    başka yönelen bulamadık der, kitabımız kuranda.

    37-orada can yakan azapta, kalanın haline baktık.
    geriden geleceklere bir ibret, nişanesi bıraktık.
    38-mu sa dada ibret vardır, ona da mucize kattık.
    firavuna açık delil dedi der, kitabımız kuranda.

    39-bütün gücüyle yüz çevirdi, sihirbaz mecnun dedi.
    40-onu ve ordusunu denize, attığını rabbim söyledi.
    o kınanan kimseydi, rabbimizde denize atıverdi.
    41-ad kavmine de bunu derim der,kitabımız kuranda.

    onların üzerine, kökleri de kurutan rüzgarı verdik.
    42-uğradığını bırakmayan yelle, azabımıza erdirdik.
    azabın şiddetiyle onları, kurumuş ot gibi çevirdik.
    43-sem ut kavmi nede dedik der, kitabımız kuranda.

    onlara da bir zamana kadar, siz faydalanın demiştik.
    44-emrime karşı geldiler de, bizde azabımızı vermiştik.
    onlar bakınıp dururken, yıldırım azabına erdirmiştik.
    45-ve ayağa da kalkamadılar der,kitabımız kuranda.

    nede bir yardım gördüler, azabımızla mahfettik.
    46-daha önceden Nuh kavmini de, biz helak ettik.
    çünkü onlar fa sık kavimdi, ve azabımıza gittik.
    47-birde göğe bakın derim der,kitabımız kuranda.

    gökleri kuvvetle bina ettik, biz onu genişleticileriz.
    48-yeri de serip biz döşedik, ne güzel döşeyicileriz.
    49-her şeyi de çift çift yarattık, onuda çoğaltıcılarız.
    umarım öğüdü alırsınız der rab, kitabımız kuranda.

    50-o halde hemen Allaha kaçın, diyor kalbin ilacıyım.
    şüphesiz onun tarafından, söyleyen bir uyarıcıyım.
    51-Allahtan başka ilah edinme, de onun muhtacıyım.
    açık bir uyarıcıyım deyiver der, kitabımız kuranda.

    52-ondan önce gelen resule de, dediklerini bir gör.
    hepside onlar gibi sihirbaz, ya deli dediler der.
    53-acaba birbirine bunlar, yoksa vasiyet mi ettiler.
    doğrusu onlar azgınlar der, kitabımız kuranda.

    54-sen onlardan yüz çevir, artık kınanan değilsin.
    55-hatırlat bunu müminlere, onlarda gerçeği bilsin.
    56-ben insanları ve cinleri, yalnız bana ibadet etsin.
    diye yarattım onları der rab, kitabımız kuranda.

    57-de onların hiç birinden, bir rızıkta istemiyorum.
    yine onların hiç birine, beni doyurun demiyorum.
    58-şüphesiz Allah rızkı veren, ben bunu biliyorum.
    kuvvet sahibiyim metinim der, kitabımız kuranda.

    59-şüphe yok zulmedenlere, verdiğim rızka bakmasınlar.
    size de vereceğim dolgun bir pay, hiç acele etmesinler.
    60-vay küfredenlerin haline, onların yoluna gitmesinler.
    tehdit günlerinden sakının der rab, kitabımız kuranda.

  63. abburrahman toğaç

    KAAF SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-Kaaf şanlı kuran hakkı için, uyarılacakların her birine.
    2-doğrusu onlardan bir uyarıcıda, gelmişti kendilerine.
    gelişine şaştılar hepsi, halbuki sevinecekleri yerine.
    şaşılacak bir şey dediler der rab, kitabımız kuranda.

    3-biz ölüp toprak olduktan, sonramı dirilecekmişiz.
    bu akıldan uzak bir dönüş, diyenleri biz bilmişiz.
    4-biz toprağın onlardan neyi, eksilttiğini görmüşüz.
    hepside katımızdaki kitapta der, kitabımız kuranda.

    5-doğrusu onlar hak geldiği vakit, onu yalanladılar.
    hepside karma karışık bir, ızdırap içinde kaldılar.
    6-üstlerindeki göğü inceleyenler, bunu iyi anladılar.
    biz onu nasıl bina ettik der rab, kitabımız kuranda.

    ve onun hiçbir gediği de yok, onu güzelleştirdik.
    7-yeri de döşedik oraya sabit, dağlar yerleştirdik.
    orada manzarası güzel, bütün nebattan bitirdik.
    nebattan çiftler bitirdik der, kitabımız kuranda.

    8-bütün bunları hakikaten, hakka dönecek her kulun.
    kalp gözünü de açmalık bir, ders var arayın bulun.
    9-gökten de mübarek su indirdik, siz şükreden olun.
    bahçeler biçilecek ekinler diyor, kitabımız kuranda.

    10-birde tomurcukları birbiri üzerine, dizilmiş olanın.
    uzamış gitmiş hurma ağaçları, nimetteki sırrı bulanın.
    11-bunlar kullarıma rızık içindir, hak doğruda kalanın.
    yağmurla hayat verenim der rab, kitabımız kuranda.

    12-onlardan öncesinde nu h, sem ut, ve restliler.
    13-ad firavun Lütun kav mide, resullere terstiler.
    14-ey keliler tubba kavmi de, hep batıla gittiler.
    hepsi resulleri yalanladı der, kitabımız kuranda.

    bunların hepside bizim , azabımıza hak olanlar.
    15-biz ilk yaratışla yorulduk mu, böyle sananlar.
    ve onlar yeniden yaratılmada, şüphede kalanlar.
    yaratılmada şüphe içinde der, kitabımız kuranda.

    16-ant olsun insanı biz yarattık, ve nefsinin ona.
    ne vesvese verdiğini biliriz, ve şahidik biz buna.
    ona şah damarından yakınız, gelesiniz siz imana.
    17-hatırla ki biri sağında der, kitabımız kuranda.

    biride solunda oturmuş, hep işlediklerini yazarlar.
    18-ağzından çıkan her sözü onlar, yazmaya hazırlar.
    19-ve ölüm onları kuşatmış, kişiler sarhoş gezerler.
    işte senin kaçıp durduğun der, kitabımız kuranda.

    20-sür ada üfürülür o gün, tehdit gününü bilmiştir.
    21-herkes yanında bir sürücü, bir şahitle gelmiştir.
    22-yemin olsun bilmiyordun, rabbin sana demiştir.
    gözünden perdeni açtık der, kitabımız kuranda.

    artık bugün gözlerin keskin, herkes bunu bilecek.
    23-beraberindeki melekler, yanımdaki hazır diyecek.
    24-atın cehenneme vefasız inkarcı, kafirleri denilecek.
    25-hayra da engel zalimi der rab, kitabımız kuranda.

    26-Allah la beraber onlar başka, bir ilahı tutmuştu.
    ikisini de bir azabıma atın, onlar batıla tapmıştı
    27-arkadaşı der azdırmadım, kendi batıla sapmıştı.
    uzak bir şaşkınlık içindeydi der, kitabımız kuranda.

    28-Allah der benim huzurumda, burada çekişmeyin.
    azap haberini önceden bildirdik, dediğimi söyleyin.
    29-benim katımda söz değişmez, ezelinde böyleyim.
    ben zulüm edici değilim der rab, kitabımız kuranda.

    30-birde o günde cehenneme, doldun mu diyeceğim.
    cehennemde daha var mıdır, varsa verin yiyeceğim.
    31-cennetse takva sahiplerinin, onu onlara vereceğim.
    cenneti çok yakın bulacaklar der, kitabımız kuranda.

    32-işte bu sizin hak ettiğiniz cennet, size vaat olunan.
    her tövbekar vazifeyle kullara, nasihatte bulunan.
    33-gayb ilmini sorsalar, korkudan rahmana yönelen.
    temiz kalple gelen için der rab, kitabımız kuranda.

    34-selamet ile girin oraya, ebedilik günü denir.
    35-orada onlara istedikleri de, fazlasıyla verilir.
    36-onlardan önce ne kuşaklar, helak ettik bilinir.
    sizden çok kuvvetlilerdi der, kitabımız kuranda.

    kaçacak yer bulmak için, delik aradılar durdular.
    37-şüphesiz bunda aklı olanlar, hak yolu buldular.
    doğru kalple nasihat alanlar, hak olanı gördüler.
    bundan onlara bir ibret der, kitabımız kuranda.

    38-ant olsun rabbiniz, gökleri ve yeri.
    altı günde yaratık biz, arasındakileri.
    bize yorgunluk olmadı, kullar bilmeli.
    39-sen sabret der, kitabımız kuranda.

    onların laflarına bakma, güneş doğmadan ve batmadan.
    rabbini hamd ile tesbih edesin, sen yatağına yatmadan.
    40-birde gecenin bir kısmında, hem secdelerin ardından.
    rabbinizi sizler tesbih edesiniz diyor , kitabımız kuranda.

    41-dinle o gün münadi, yakın bir yerden çağıracak.
    42-o gün insanlar hak narayı, hepsi işitip kalkacak.
    işte bu çıkış günüdür, hepside şaşkınlıkla bakacak.
    43-elbette öldürür diriltiriz der, kitabımız kuranda.

    dönüşte elbet bizedir, kullar olacağa bakarlar.
    44-o gün yer onlara yarılır, hızla dışarı çıkarlar.
    işte bu bize kolaydır, çokları batıla saparlar.
    bundan öğüt alın der rab, kitabımız kuranda.

    45-biz onların ne söylediğini, pek ala biliyoruz.
    seninde onlara karşı, gücün yetmez görüyoruz.
    sende benim ikazımdan, korkana söyle diyoruz.
    kuranla nasihat edesin der, kitabımız kuranda.

  64. abburrahman toğaç

    EL HUCURAT SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ey iman edenler, siz Allah ve resulünün.
    önüne geçmeyin, bizim kuralımızdır bilin.
    Allahtan korkun , işitenim diyorum görün.
    her şeyi de bilenim der, kitabımız kuranda.

    2-imanlılar seslerinizi de, resulün sesinden.
    hiç yüksek tutmayın, onunla konuşurken.
    imanın gider bilemezsin, imanını taşırken.
    habersizce boşalır der, kitabımız kuranda.

    3-Allah resulünün yanında, seslerini kısanlar.
    ve yararlı iştedir onlar, edeplice susanlar.
    Allahın imtihan ettiği, takva yola koşanlar.
    ona büyük ecir var der, kitabımız kuranda.

    4-sana hücrelerin arkasından, haykıranlar yok mudur.
    onların çoğunun akılları ermez, bağırmaları hak mıdır.
    5-onların yanına çıkana kadar, bekleselerdi hak odur.
    elbet onlara hayırlı olurdu der rab, kitabımız kuranda.

    o Allah ki çok esirger bağışlar, kul bilirse.
    6-imanlılar size bir fa sık, haber getirirse.
    araştır bilmeden bir kavimle, harb ederse
    sonra pişman olun der, kitabımız kuranda.

    7-sizler aranızda Allahın resulünü, var bilesiniz.
    bir çok işlerde size uysa, sıkıntıya girersiniz.
    lakin Allah imanı sevdirdi, siz bunu göresiniz.
    kalbinizde güzel ettim der, kitabımız kuranda.

    küfrü nifakı isyanı size, iğrenç gösterdim.
    bu gibiler kemale erenlerin, kendisi dedim.
    8-Allahtan bir lütuf nimettir, her şeyi bilirim.
    biz hikmet sahibiyiz der, kitabımız kuranda.

    9-müminlerden iki gurup savaşırsa, aralarını bulun.
    biri ötekine tecavüz ediyorsa, tecavüz edene vurun.
    pes edinceye kadar savaşın, ve onlara karşı durun.
    adaletle aralarını bulun der rab, kitabımız kuranda.

    dönerlerse onların tekrar, yine aralarını bulun.
    her zaman sizler adillikle, iş yapanlardan olun.
    Allah adalet yapanı sever, doğruluk ta durun.
    10-müminler kardeştir der, kitabımız kuranda.

    o halde iki kardeş arasındaki, savaşı önle.
    sen Allahtan korkarsan, oda olur seninle.
    11-iman eden bir kavimde, di yer kavimle.
    alay etmesin der rab, kitabımız kuranda.

    olur ki alay edilen kavim, sizden daha hayırlıdır.
    kadınlarda alay etmesin, belki öteki daha arlıdır.
    ayıplayıp kötü lakapla, çağırmayan lar karlı dır.
    imanınla fasık olmayasın der, kitabımız kuranda.

    imanıyla fasıklıkla anılmakta, ne kötü isimdir.
    kimde tövbe etmezse, imansızın ta kendisidir.
    12-zandan da sakının, zansa günahın bir eşidir.
    kimsede kusur arama der, kitabımız kuranda.

    birbirinizi gıybette etmeyin, hiç sizden biriniz.
    ölmüş kardeşinin etini yermi, bunu siz bildiniz.
    yemeyi hiç sevmezsiniz, siz bundan tiksindiniz.
    o halde Allahtan korkun der, kitabımız kuranda.

    çünkü Allah tövbeleri, çokça kabul edendir.
    13-sizi erkek ve kadından, yarattım diyendir.
    oymak ve kabilelere, ayırdığını söyleyendir..
    birbirinizi tanıyın diye der, kitabımız kuranda.

    sizler bilesiniz ki aranızda, çok iyileriniz.
    takvada ileri olanınızdır, bunu da biliniz.
    Allah her şeyi bilenim der, hakka geliniz..
    haberdar olanım der, kitabımız kuranda.

    14-bedevilerden iman ettik, diyenler şunu bilmedi.
    sizler İslam olduk deyin, iman kalplerinize girmedi.
    kiminizin Allahın resulüne, itaate gönlünüz ermedi.
    yinede bağışlar esirgerim der, kitabımız kuranda.

    15-müminler o kimseler ki, Allaha ve resulüne.
    iman ederek uyarlar, gerçekler böyle biline.
    mallarıyla ve canlarıyla, yüce Allahın yoluna.
    uyup mücadele eder der, kitabımız kuranda.

    işte bunlarda sadık olan kullarımın, onlar kendisidir.
    16-Allaha dinini mi öğretiyorsunuz,o göklerin sahibidir.
    göklerde ve yerde ne varsa, Allah onların hepsini bilir.
    her şeyi de en iyi bilenim ben der, kitabımız kuranda.

    17-İslam a girdiklerini, senin başına kakıyorlar.
    bilakis buna sevinecekken, tersine. Sapıyorlar.
    İslam olmalarını başa kakarak, hata yapıyorlar.
    doğrular böyle yapmaz der, kitabımız kuranda.

    eğer doğru iseniz sizi, İslam ın hidayetine.
    buyurduğu için minnet eder, uyasın ayetine.
    18-göklerle yerin gaibini, bilenin hürmetine.
    her yapılanı görenim der, kitabımız kuranda.

  65. abburrahman toğaç

    EL FETİH SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-mutlaka sana zafer verdik, kullarım anlayacak.
    2-Allah senin geçmişinle, geleceğini şanlayacak.
    günahı affedip üzerindeki, nimeti tamamlayacak.
    sen doğru yoldasın der rab, kitabımız kuranda.

    3-eşsiz bir zaferle Allah sana, yardımını edecek.
    4-iman kat kat artması içindir, müminler diyecek.
    Allah kalpleri ne huzur ve, sükunetini indirecek.
    göklerle yer orduları onun der,kitabımız kuranda.

    Allah her şeyi bilendir, güçlü ve hikmet sahibidir.
    5-erkek ve kadın bütün müminler, emrine tabidir.
    ebedi altından ırmaklar akan, cennet kula kafidir.
    birde günahlarını örterim der, kitabımız kuranda.

    İnanan kullarım için Allah katından, büyük bir zaferdir.
    6-buda Allaha kötü zanda olan, erkek kadının haberdir.
    münafık erkek kadınla müşriklerin, ateş girdabı yeridir.
    başlarına azap gelesiceler der rab, kitabımız kuranda.

    Allah bunlara gazap etmiş, lanetlemiştir onları.
    cehennemide hazırladık, ne kötü dönüş sonları.
    7-gökle yerin ordusu onun, kuşatmıştır bunları.
    güçlü hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

    8-gerçekten biz seni bir şahit, müjdeci olarak gönderdik.
    9-ve birde sizler Allah ve resulü ne, iman edesiniz dedik.
    biz ona yardım ve tazimde bulunacak, kullarımıza verdik.
    akşam sabah onlar, Tesbih eder der, kitabımız kuranda.

    10-şüphesiz sana biat eden, Allaha biat tır karınadır.
    Allahın eli onların elinin üstündedir, oda yararınadır.
    her kimde ah tini bozarsa, elbet ki onun zararınadır.
    verdiğiniz sözü tutasınız der rab, kitabımız kuranda.

    Allah sözünü yerine getirene, büyük ecri veriyor.
    11-Araplarında bir kısmı sana, bizi salıver diyor.
    onların kalbindeki marazı kendi, dilleri söylüyor.
    malda savaşa engel dediler, kitabımız kuranda.

    Allah size bir yarar veya, zararı sizlere dilerse.
    Allahtan gelene engel olamazsın, kullar bilirse.
    biz yapılandan haberdarız, rabbiniz el habirse.
    12-bilin ki siz zandasınız der, kitabımız kuranda.

    sandınız ki müminler siz, savaştan geri dönemezler.
    onların kalbinde süslendi, kötü zannını göremezler.
    esas helak a kendiler düşecek,bunu hiç bilemezler.
    rabbim sizler helakte siniz der, kitabımız kuranda.

    13-kimlerde Allaha ve resulüne, iman etmezse.
    çılgın bir ateşi hazırladık, yolu düzeltmezse.
    14-göklerin yerin mülkü onun, batıla gitmezse.
    dilediğimi bağışlarım der, kitabımız kuranda.

    15-sizler almak için birtakım, ganimetlere gittiniz.
    kiminiz istemeyip geriden, gelmeye gayret ettiniz.
    sizler bizim arkamızdan, hiçte gelemeyeceksiniz.
    Allah biz böyle buyurduk der, kitabımız kuranda.

    bu sözümüzde hayır vardır, kul olan dersini alsın.
    siz bizi kıskanıyorsunuz diyen, bizden uzak kalsın.
    doğrusu onların birazı hariç, kişiler layığını bulsun.
    onlar gerçeği anlamadılar der, kitabımız kuranda.

    16-geri kalmada olanlara derim, sizler ileride kuvvetli.
    bir kavimle karşılaşırsınız, hem cengaver heybetli.
    bu sefer itaat ederseniz siz, rabbiniz iyiliğe niyetli.
    önceki gibi dönmeyin der rab, kitabımız kuranda.

    dönerseniz size acıklı, bir azap veririm göresiniz.
    17-gözleri görmeze günah yok, aksağa da bilesiniz.
    hastaya da günah yoktur, Allaha itaat edesiniz.
    resule de itaat edin der rab, kitabımız kuranda.

    onları altından ırmaklar akan, cennetlere koyarız.
    kimde yüz çevirirse, ona da azabımızla biz varız.
    18-ant olsun ağaç altındaki, biat sözünüzü duyarız.
    müminlerden razı oldum der, kitabımız kuranda.

    onların kalplerindeki sadakat ı, bildik üzerlerine.
    huzur ve sükuneti indirdik, uyan kulun her birine.
    yakın bir zafer bahşettik, sadık kaldılar sözlerine.
    19-birde alacakları ganimet der, kitabımız kuranda.

    Allah güçlüdür hikmetli, katımda önemli niyetler.
    20-Allah size alacağınız, daha pek çok ganimetler.
    şimdilik sizlere bunlar peşin, verdiğim nimetler.
    üzerinizden ellerini çektik der, kitabımız kuranda.

    müminlere ibret vardır, sizler doğru olanı yapın.
    21-sizin elinize geçmemiş, nimetlerime de bakın.
    Allah onları kuşattım der, tek olan Allaha tapın.
    biz her şeye kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

    22-eğer küfredenler sizinle, bir harp etselerdi.
    muhakkak arkalarını dönerek, kaçıp giderlerdi.
    sonrada ne bir dost, nede bir veli bulabilirlerdi.
    nede bir yardımcı diyor rab, kitabımız kuranda.

    23-Allahın öteden beri, gelen sünnet i böyledir.
    Allahın sünneti hiç değişmez, her zaman öyledir.
    24-Mekke kafirlerine karşı, zafer vereni söyle bir.
    ellerini sizden çektim der rab, kitabımız kuranda.

    sizin ellerinizi de onlardan, Allah çekmeyi verendir.
    o Allah tır ki sizlerin, bütün yaptıklarınızı görendir.
    küfredip sizi mescidi haramda, bekletenleri bilendir.
    kurbanlıkları men ettiler der rab, kitabımız kuranda.

    kafirlerin mümin erkek kadından, gelmişlerdi yanına.
    biz bir savaş yaptırmadık ki, zarar gelmesin canına.
    farkına varmadan zarar verirdin, leke gelirdi şanına.
    dilediğimi rahmete koyarım der, kitabımız kuranda.

    küfredenlerden ayrılsalardı, o zaman olacağı göresin.
    zalimleri acıklı bir azapla, bizim çıkaracağımızı bilesin.
    26-küfredenler de dinlerine, fazla sadıklar dı göresin.
    o vakit resulümüzü gönderdik der, kitabımız kuranda.

    müminlerin üzerine huzur ve, süku nemizi indirdik.
    onlara takva kelimesindeki, şehadet imi bildirdik.
    onlarda buna layık ehiller idiler, biz bunu gördük.
    her şeyi en iyi bilenim der rab, kitabımız kuranda.

    27-yemin olsun Allah resulüne, rüyayı doğru gösterdi.
    yemin olsun mescidi harama, güven içinde girin dedi.
    saçlarınızı kestirerek emniyet içinde, girmeye erdirdi.
    korkusuzca giresin dedik der rab, kitabımız kuranda.

    fakat Allah sizin bilmediğiniz, şeyleri size bildirdi.
    Mekke nin fethinden önce, size yakın fetih verdi.
    28-odur ki resulünü vahiyle, hak dinine erdirdi.
    tüm dinler üstünde kıldım der, kitabımız kuranda.

    29-Muhammet Allahın resulüdür, onun beraberinde.
    onlar kafire karşı şiddetli, kendileri aralarında.
    merhametlidir rüku ve, secde ederler yanımda.
    Allahtan sevap rıza ister der, kitabımız kuranda.

    simalarında secde eseri, yüzlerinde nur vardır.
    bu onların Tevrat ta ve, İncil deki vasıflarıdır.
    bir ekine benziyorlar onlar, filizlerini çıkartır.
    sonrada kuvvetlendi der, kitabımız kuranda.

    sonra kalınlaşmış derken, gövdesi üzerinde.
    doğrulmuşta çitçilerin, hoşuna gider birde.
    kafirlerde ona kızar, yararlı işleri her yerde.
    onlara afla ecir var der, kitabımız kuranda.

  66. abburrahman toğaç

    Ben abdurrahman toğaç devlete ulaşmayı başaramayan adamım. ben ki kuranın manasının yarısını ayet ayet destanla yazan adamım benim çocuklarımın iki tanesi işsiz benimde emeklim yok atmış dört yaşındayım destanlarıda dokuz aylık bir sigortalı bekçilik hayatımda yazdım demek ki benim gibi adamlar bir kolay iş bulsa neler yapacak okuyanlardan bir ricam evsiz işsiz eşsiz çocuklarıma da bana da bir iş bulmanızı arz ediyorum
    destanları yayınlanmış görürsem, devamını gönderirim. yoksa zırnık göndermem.

  67. abburrahman toğaç

    KORONA VİRÜSÜ DESTANI
    05448081798
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    Korona virüs dediler, hiç çare aramadılar.
    beni adam yerine koyup, bana sormadılar.
    çaresi kolay tabi, mor lahanayı görmediler.
    hiç korkar mı milletim, bu işin gerisinden.
    bir kişide ölmemişken, korona virüsünden.

    Medyayı ayaklandırıp, virüsü hep anlattılar.
    Büyük başlar inanırsa, millet yutar sandılar.
    hemen öldürüyor deyip, herkesi kandırdılar.
    Devlete zarar veren, pilanın her birisinden.
    Bu millet korkar mı hiç, korona virüsün den.

    Amarika plan,kurdu, bunları evine kapatırız.
    Tehlike deyip yaygara yapar,servetini alırız.
    Aşısını biz bulduk deriz, imalatınıda azaltırız.
    o planın bu millet, hiç korkar mı girişinden.
    Kapanır mı evine hiç, korkar mı virüsünden.

    Hiç kimse ölmemişken, gaf dağına çıkardılar.
    az ölümden korkanlarda, dua edip yakardılar.
    Milleti sahipsiz sanarak, bu kanaate vardılar.
    Normal gırıbi unutup,direnenin hevesinden.
    Millete kaçın dediler, bu korona virüsünden.

    Sirkeyi gözden çıkartma, o her şeyin ilacı.
    Sofradan eksik etmeyin,olsun başının tacı.
    siz bu işi yaparsınız, dinlesinler ana bacı.
    Abartılara bakma, sapma ala görüşünden.
    Milletim korkar mı hiç,korona virüsünden.

    Medyada sanki ortak, yanlış yolu tuttular.
    Ses çıkaran yok diye, milleti coştur dular.
    millete gaz vererek, markete koşturdular.
    Gelin bu işin hepimiz, dönelim berisinden.
    Milletin hiç korkar mı, korona virüsünden.

    Normal gırıple de ölen, kaç binin üzerinde.
    Onu hiç söylemezler, hep dururlar yerinde.
    Esas çare buna lazımdır, hakikat ı deyin be.
    Bunu çok önemseyin, dönün siz yarısından.
    Korkmaz benim milletim, korona virüsünden.

    Tutturdular bir virüs, milleti soymak için.
    Gözü açık olanları, avanta doyurmak için.
    Milletin kazancına, bununla el koymak için.
    Yazmışken söyleyeyim, sözün dürüsünden.
    İnananlar korkmaz hiç, korona virüsünden.

    Halbuki çaresi var, tüm dünyayı korkuttular.
    Kananlara büyük olaydı, çoğu sözü tuttular.
    Amarika buldum dedi, onu bal gibi yuttular.
    Bizlerede getirdi bunlar, kafesinde irisinden.
    Kafese girmez milletim, korona virüsünden.

    Medya hemen inanıp, çabuk düştü tuzağa.
    Marketlerle avladılar, gitmeyin sizler uzağa.
    Saflar hemen inandılar, sanki olmuşlar ağa.
    Zekatı verdiyse onlar, eksilmez sürüsünden.
    Millet im hiç korkar mı, korona virüsünden.

    Beyaz lahanayı da unutma, oda derman derim.
    Elime geçtiği zaman, hasta olmasam da yerim.
    Beni fazla söyletme yin, gelin hep el ele verin.
    Sarımsakta iyi ilaç, korona virüsü, günün den.
    Kurtulmaya çara bunlar, hep korona virüsünden.

    Amarikanın amacı, dolara hep değer katmak.
    Çaresini buldum deyip, onu pahalıya satmak.
    Bulduğu felanda yoktur, onunki si fors atmak.
    Daima siz sakının, harbi gözüken dürüsünden.
    Milletim bizi öldüremez, korkmayın virüsünden.

    Kimi dedi kurtulmak için, ben her şeyi yaparım.
    Servetimide ortaya koyup, kurtulmaya bakarım.
    Gerçekte bazısı fena, onun korkmasına şaşarım.
    Virüsten de nemalanır, gidin bunların gerisinden.
    Kadere inanan insanlar, hiç korkarmı virüsünden.

    Milletlerin çoğu varlığı, kolay kazanmış demek.
    Hepsini veririm diyenler, sanki vermemiş emek.
    Amacı tüm insanlar ın, sırtında gezerek yemek.
    Doları da değer kazansın diye, üretir serisinden.
    Bizden kimseler ölmemişken, korona virüsünden.

    Hele de Avrupalılar, evden dışarı çıkmıyormuş.
    Bu nasıl korku böyle, etrafınada bakmıyormuş.
    Bizimkiler inanmadı, çoğu maske takmıyormuş.
    Hiç korkar mı bu millet, sora cağı sorusun dan.
    Gerçekte kimse ölmemiştir, korona virüsünden.
    Ben sesimi ne devlete ne millete duyurmayı başaramadım.
    Allah aşkına, bu kuranın destanını okuyup ta bir tane
    etkilenen insan çıkmaz mı bu kadar mı milletim
    kendini kaybetmiş gerçekten telefonuma bir tane mesaj gelse
    şaşarım.bir tane mesaj gönderen olsa Allah depremleri durdurur.
    gogula cimer hukuki haber diye yazın o eli terazili siteye
    girin ordaki destanların tümünü göster denen yerine tıklayın
    benim destanlarımı inceleyin devlete ulaştırın05448081798

  68. abburrahman toğaç

    HALLEDERİM DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    yoksullar kimlerdir, sizlere söyleyim.
    onlar rüşvet vermez, bende öyleyim.
    hep açık söylerim, daima böyleyim.
    onları eşit yapmayı, ben hallederim.
    Çoğaltma yarışını, onlar hiç sevmez.
    işini bulursa çalışır, koşturup evmez.
    onlarda fırsat olsa, kimseleri ezmez.
    onları denk etmeyi, ben hallederim.
    Bu devri siz, böyle gider sanmayın.
    faizli yaşamında, gelirine kanmayın.
    Allah ı bırakıp da, şeytana uymayın.
    devlet görev verse, ben hallederim.
    Haksızlığa uğramış a, bıraktırmam özünü.
    öğretirim ben onlara, hak yolunun düzünü.
    yoksulları kollarım hep, doyururum gözünü.
    devlet bana görev verirse, ben hallederim.
    Adalet gelmezse, terörde bitmez.
    buda varlıklıların, hoşuna gitmez.
    bölüşmek için, hiç gayret etmez.
    az yolum açılsa, ben hallederim.
    Kanunlar çıkartırım, alırım onlardan.
    yoksulu kurtarırım, zalim kanunlardan.
    arındırırım ben onları, kötü sonlardan.
    devlet bir görev verse, ben hallederim.
    İbrahim peygamberin, zürriyetine yakın.
    paylaşımcılar yaklaşmıştır, iyice bakın.
    çoğaltmacılarda tersine, ediyorlar akın .
    onları yoksula vermeyi, ben hallederim.
    Hiç Bilmiyor insanlar, kemale erenleri.
    derinliklere dalarak, gerçeği görenleri.
    dünyada mazlumların, kanını serenleri.
    onların öçlerini almayı, ben hallederim.
    Yalakasını yağcısını, yaklaştırmam yanıma.
    onlardan da çok çektim ben, girdi kanıma.
    onlara görev vermek ise, yakışmaz şanıma.
    devlet bana bir yetki verse, ben hallederim.
    Ya ıslah olurlardı, yada gider dışarı.
    yola gelirlerse şayet, girsinler içeri.
    vazifeye tam namzet, seçkin kişileri.
    devlet görev verirse, ben hallederim.
    Okumuşu bindirmezdim, çalışanın sırtına.
    hep adalet getirirdim, uyarlar dı şartıma.
    uymazlarsa da şartıma, koparırım fırtına.
    devlet bana görev verse, ben hallederim.
    Vitaminsizlikten hep, benzi solmuşu.
    yükün ağırlığından, her gün ölmüşü.
    çalışmaktan dizinin, bağı çözülmüşü.
    devlet görev verirse, ben hallederim.
    Hiç bakmaz idim, varlığının şanına.
    takarımda kancamı, alırım yanıma.
    dediğimi yapmazsa, kıyarım canına.
    bana görev verilse, ben hallederim.
    Zekatı dayatırım, verdiririm zengine.
    yoksulların hiç biri de, inmez engine.
    yükseltirim onları da, zengin dengine.
    devlet görev verirse, ben hallederim.
    Toprak dağıtır ım, bütün yoksullara.
    eksiklerini tamamlar, vermezim ara.
    insanlar çalışır da, el değiştirir para.
    bu işi bana verirse, ben hallederim.
    Haksızlıklar karşısında, duramazını.
    mazluma vurup, zalime vuramazını.
    garip yetimler hakkını, soramazını.
    bana görev verilse, ben hallederim.
    İnsanları aldatan, çapkın tipleri.
    ayıtlardım bakteri, pireyi bitleri.
    temizlerdim elbet, iki yüzlü itleri.
    işi ehline vererek,ben hallederim.
    İslam ın hak yolundan, sapanlarını.
    Allahtan başka velilere, tapanlarını.
    karının ve kocanın zina, yapanlarını.
    onları ıslah etmeyi, ben hallederim.
    Adaleti sevmeyip de, hak yiyenini.
    kişiyi bozan filmlere, bak diyenini.
    mecliste örtülüye, yasak diyenini.
    bana bıraksalar, ben hallederim.
    Kötü olduğunu biliyim, oyumu atmam.
    kravatına kalemine,defterine bakmam.
    ahlak dışı okumuşları, elbette takmam.
    devletim görev verirse, ben hallederim.
    Devletimiz değer, verir se ilime.
    ilimlerimle nam katarım, bilime,
    nokta korum, eğlendiren filime.
    kıymet bilinirse, ben hallederim .

  69. abburrahman toğaç

    NE OLACAK HALLERİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    Gençlerimiz bekar kaldı, helal kazanç yemişi.
    bahtı da kara gidiyor, Allah büyüktür demişi.
    kırk dokuz yaşına gelmiştir, hiç evlenememişi.
    devletimiz bunları görmezse, ne olacak halleri.
    Harama hiç gitmeyip de, sabırlı olanları.
    Rabbin kaderine inanıp, ilimle dolanları.
    Zulüme sabretmekten, sararıp solanları.
    Devletimiz el atmazsa, ne olacak halleri.
    Yoldan çıkmışlar, günde biriyle çıkarlar.
    bunların aldattığı çoktur, artık bıkarlar.
    elde edemediklerinin, kafasına sıkarlar.
    devletimiz görmezse, ne olacak halleri.
    Devletim eliyle eş bulma, dairesi açsın.
    evlenecekler resmiyle, başvuru yapsın.
    adaylarında fotoğrafını, sergiye taksın.
    devletimiz görmezse, ne olacak halleri.
    Mazlumlar dostusun, tez bulasın bunları.
    geç te olsa güzel olsun, onlarında sonları.
    onlarında devam etsin, dünyadaki kanları.
    devletimiz fark etmezse, ne olacak halleri.
    Ahlaksız vicdansız namertlerle, ülkem dolmuştur.
    kardeşim Süleyman da, ellisinde bekar kalmıştır.
    asaletli tohumlarda ilgisizlikten, heba olmuştur.
    devletimiz bunları görmezse, ne olacak halleri.
    İçine kapalıdır bunların, hiç sesleride çıkmaz.
    kaderine de isyan ederek, etrafınıda yıkmaz.
    karşısında bayan olsa, başın kaldırıp bakmaz.
    devletimiz de uzak durursa, ne olacak halleri.
    Diyelim ki bunlar böyledir, başka türleri de var.
    kahrından sakal bırakmış, dünyada onlara dar.
    pahalı binaları almaya mahkum, edemiyor kar.
    devlet hazine yeri dağıtmazsa, ne olacak halleri.

    kötüler le aralarına duvar, öremediler.
    iki yüzlülerin içyüzünü de, göremediler.
    dolandırılıp aldatılıp hesap, soramadılar.
    devletimiz görmezse, ne olacak halleri.
    Hakkımızda daim hayır, dilemez olduk.
    akan göz yaşımızı da hiç, silemez olduk.
    kim dost kimler düşman, bilemez olduk.
    devletimiz görmezse, ne olacak halleri.
    Siması hoş olanlar, iş bitirici olur.
    vefalılar helal çalışır, getirici olur.
    gün bulup gün yiyen, yetirici olur.
    devletim görmezse, ne olur halleri.
    Yoksular hep suyu, bırakır akışına.
    onlara sahip çık, yetiş Allah aşkına.
    o kendini düşünen, dönsün şaşkına.
    devletim görmezse, ne olacak halleri.
    Bunlar az değil, milyonlar var bu şekil.
    uygun kişi sizsiniz, bunlara olasın vekil.
    kimse yoktur çünkü, sizsiniz bunda akil.
    devletimiz görmezse, ne olacak halleri.

    bunlar iffetli gençler, ya patlayıp coşarlarsa.
    ya bunların ana babaları, onlarda küserlerse.
    sahte vaat verenlerin, peşlerine düşerlerse.
    devletimizin o zaman, ne olacak halleri.
    Kuranın nefisler çiftleşecek, dediği olsun.
    eski usül terk edilsin, bir tarafta dursun.
    her nefis sevdikleriyle, bir yuva kursun.
    devletimiz görmezse, ne olacak halleri.
    Pahalılıktan bıkan, öfkeden tersine gider.
    çoğu devletin eksiklerine, hep sitem eder.
    onda üçtür bunlar, hepsi yüklenmiş keder.
    herkeşe maaş vermezsen, ne olacak halleri.
    Dertleri destanla yazdım, çöze bilir misiniz.
    bunları arayıp kapı kapı, geze bilir misiniz.
    iffetliye geri zekalı diyeni, eze bilir misiniz.
    devletimiz de görmezse, ne olacak halleri.
    Benim destanlarımda, çok öneriler vardır.
    ahretimi bilmem ama, dünya bana dardır.
    zalimlerin başına rabbim, musibeti sardır.
    Allah hidayet etmez ise, ne olacak halleri,
    ZALİM OĞLU ZALİMLER DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ 05448081798
    bir tür insan vardır içimizden, ürerde ürer.
    maneviyat yoksunu bunlar,içimizden türer.
    bir işini yapar san seni, hep yokuş a sürer.
    adı Müslüman amma, zalim oğlu zalimler.
    Bunlar sürekli topluma , mikrop saçarlar.
    iyi insanların başına, hep dert açarlar.
    bir savaş ortamı olsa, hemen kaçarlar.
    vefalıya zulüm saçar, zalim oğlu zalimler.
    İşini Güzel yaparsın onların, bildiremezsin.
    iyi davrandıkça ciddi durur, güldüremezsin.
    gücünde yetse de onları hiç, öldüremezsin.
    her toplumda haklı çıkar, zalim oğlu zalimler.
    Hapishanelerimiz hep, zulmettikleriyle dolar.
    kendine yalakalık yapanları, kolladıkça kollar.
    doğrulara yardım etmezler, iki yüzlüleri arar.
    iyiyi de tuzağına düşürür, zalim oğlu zalimler.
    Ne var sanki kötü olmasan, iyiliğini yetirsen.
    Allah için bir kez özden, bir selavat getirsen.
    bir kabalık işini onun, biraz erken bitirsen.
    hemen paranı keserler, zalim oğlu zalimler.
    Bu toplumda hastalıktır, bu illetten kurtulsan.
    bunun adı hasetliktir, hak yolunu tez bulsan.
    şu cihanda mütevazi, alçak gönüllüden olsan.
    kibiri bırakmaya yanaşmaz, zalim oğlu zalimler.
    hiç Allahtan korkmazsın, havana uyarak saparsın.
    Allahın kullarına zulmü, hangi maksatla yaparsın.
    zulüm yaptığın cennete girer, sende ona bakarsın.
    cehennem den korkar mı hiç, zalim oğlu zalimler.
    Hep sırttan deve kazanırda, pireye hiç bakar mı.
    tepeden bakacak adam arar, hak olanı yaparmı.
    ona bir öneri nasihat etsen, hak olanı takarmı.
    ben her şeyi bilirim der, zalim oğlu zalimler.
    Dünyadan bahseder sen, onu iyi dinler ler.
    ahretten bahsetsen, hemen sıvışıp giderler.
    her zaman hatti aşıp, Allah a isyan ederler.
    Allahtan da korkmazlar, zalim oğlu zalimler.
    Sanki anaları yüksekte doğurmuş,hiç engine inmezler.
    yoksula haksızlık yapmayıpta, Allah yoluna gelmezler.
    ben çalıştım kazandım derler, onlar hakkı bilmezler.
    mevki kibirinin esiridir, zalim oğlu zalimler.
    Dünyada işini yaver götürüp, Allah onları denemekte,
    musibet olarak evlatları yeter, onlar boş bir emekte.
    savunmaları şu Allah dilese, onlara da verir demekte.
    Allahın imtihanını kaybettiler, zalim oğlu zalimler.
    Yedikleri önlerin de, yemedikleri de ardında.
    Allahın kahrından, verdiklerinden var bunda.
    gözleri hiç doymaz, hep çoğaltma derdin de.
    şeytanın ardına düştüler, zalim oğlu zalimler.
    Bunlar davet hazırlasa, varlıklıyı çağarır.
    onların saçı en çok, çoğaltmaktan ağarır.
    haksızca suç işlese, karşındakine bağarır.
    haksızlıkla haklı çıkar, zalim oğlu zalimler.
    Adil ce bir kanun çıksa, hemen karşı dururlar.
    hayat onlara güzeldir, onlar bir türlü bulurlar.
    elde edemediklerini de, bunlar zorla alırlar.
    hırsızlıkla da alır onlar, zalim oğlu zalimler.
    Bazısı devleti dolandırır, avantadan yaşarlar.
    yasaları takip eder, menfaat varsa koşarlar.
    eşinin emeklisi yoksa, onu hemen boşarlar.
    Allah tan korkar mı hiç, zalim oğlu zalimler.

    bazısı kuranı okurlar , mealine bakmazlar.
    esas okunacak meal, kafayı ona takmazlar.
    mealiyle düzelecek, doğru olanı yapmazlar.
    para yın yarısını keser, zalim oğlu zalimler.
    Ben bunları yaşadım hep, sizlere doğruyu derim.
    bana birde yemek verir, tuzaktan olmaz haberim.
    ellerinde oyuncak oldum, bunlar benim kederim.
    yazdım düzelsinler diye, zalim oğlu zalimler.
    Ben bunlardan usandım, devletime bunu derim.
    hepsini açık söyledim, demeyin yoktur haberim.
    bir an evvel düzelsinler, ondan gayret ederim.
    birde hacca gideni var, zalim oğlu zalimler.

    bu tiplerin çoğu, çocuklarını okutmuş öğünür.
    zulme uğrayanın çocukları, geçim için döğünür.
    bırak hacca gitmeyi, emeklide olamadan ölür.
    kuşaktan kuşağa hepsini vurur, zalim oğlu zalimler.
    Babam inşaat amelesiydi, kader onu vurmuştu.
    çokça kürek tutmaktan, elleri yumuk kalmıştı.
    üstelik vefatında, karipler mezarına konmuştu.
    onu hep dolandırdılar, zalim oğlu zalimler.
    O emekli olamadan gitti, bizde zaten olamadık.
    sürekli zulme uğramaktan, rahatlığı bulamadık.
    anamda benim iyilerdendi, eli açıktı doyamadık.
    ikisinin de hakkını yediler, zalim oğlu zalimler.

    ikiye iki buçukluk toprak evde, başlı kıçlı yatardık.
    vijdanlılar ğörürmü diye, yoldan geçene bakardık.
    yinede bizde huzur vardı, gamı gasefeti atardık.
    on bir yıl öyle yaşattılar, zalim oğlu zalimler.
    Tavanımızda bizim çinkoydu, kış gelince akardı.
    anam üzerimize kap kor, sabaha kadar bakardı.
    kımıldamadan uyuyun derdi, kafayı ona takardı.
    uykusuz kalmasına sebep, zalim oğlu zalimler.
    Bunlar hayat hikayemdir, hiç söylemek istemezdim.
    bunları yaşamamış olsam, şimdi bunları demezdim.
    destanın akışı böyle gitti, yazacağımı da bilemezdim.
    bana bunlarıda yazdırdılar, zalim oğlu zalimler.
    Bunları yazmaktaki gayem, ibret alıp düzelsinler.
    çok fazlaca geç olmadanda, erken yola gelsinler.
    buna benzeyen yaşantıları, kendileri bulsunlar.
    yinede bulacaklarını sanmam, zalim oğlu zalimler.
    Kardeşim Süleyman bekar, hangisinin umrunda.
    oysa elli yaşına geldi, böylemi yaşamak zorunda.
    birde dinde yardım var, böyle söylüyor kuranda.
    hep hesabına geleni duyarlar, zalim oğlu zalimler.
    Müslüman kimsesiz sahibidir, onları arar bulurlar.
    mazlum lar içe kapanmak tan, evde bekar kalırlar.
    onlar a sahip çıkanlar sa, elbet cennet lik olurlar.
    onlar ın iffetliyle işleri olmaz, zalim oğlu zalimler.
    Allah kullarını dener, yoksul bıraktığı kullarıyla.
    kestirme cenneti istersen, ilgilenesin halleriyle.
    o zaman İslam ı yaşarsın, kim verirse elleriyle.
    bunu yapamayanlara derim, zalim oğlu zalimler.
    Atmış üç yaşında, bir yıllık bekçilik buldum.
    belim fıtıklı sıvacılığa, yine mahküm oldum.
    az parayla çok iş yaptıranların, eline kaldım.
    çoğu zekatını da vermez, zalim oğlu zalimler.

    abdurrahman açık söyleme, başına iş açarsın.
    düzelmez düşman olurlar, diyar diyar kaçarsın.
    söylediğine pişman olur, sende buna şaşarsın.
    suç söyleme harcarlar seni, zalim oğlu zalimler.

  70. abburrahman toğaç

    05448081798 SAD SURESİ DESTANI ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    1-şerefle dolu kuranımıza, yemin olsun görüyorum.
    2-doğrusu küfredenler, ayrılık içindedir biliyorum.
    3-onlardan önce nice kuşaklar, helak ettik diyorum.
    çağrışmalar dan fayda yok der, kitabımız kuranda.

    4-içlerinden kendilerine, bir uyarıcı geldiğinde.
    o kafirler şaşkınlık la, bu yalandır dediğinde.
    5-bu yapılanları rabbin, yaptığını gördüğünde.
    şaşılacak bir şey derler, kitabımız kuranda.

    6-ileri gelenler ortaya çıkıp, karşı koyalım dediler.
    yürüyün taptıklarımız ın, sahibi olduğunu göreler.
    gerçekten arzu olunan tek şeyin, olduğunu bileler.
    deyip kalkıp yürüdüler der rab, kitabımız kuranda.

    7-biz bunu başka dinde, hiç işitmedik.
    böyle uydurma peşine, biz hiç gitmedik.
    8-kuran aramızda onaysa, iman etmedik.
    zikirden şüphedeler der,kitabımız kuranda.

    doğrusu onlar benim, daha azabımı tatmadılar.
    9-onlar sana onu verenin,gücüne hiç bakmadılar.
    rabbin rahmet hazinesini, önemseyip takmadılar.
    rahmetimi hiç düşünmediler der, kitabımız kuranda.
    SAD SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    10-yoksa göklerle yerin ve,arasındakilerin.
    sanki mülkü onlarınmı,o gafillerin.
    ozaman göğe ip atsınlar o zalimlerin
    çaresini bulamazlar der,kitabımız kuranda

    11-onlar bize muhalif olanları,döküntüsüdür.
    bozuk bir ordudan kalma,son kalıntısıdır.
    onlar bozguna uğrayacakların,tam kırıntısıdır.
    yakında görecekler der,kitabımız kuranda.

    12-onlardan önce nuh ad,kazıklı firavuna bakın.
    13-semut lüt eykelilerdeki,azaplardan sakın.
    14-o kavimler yalanladı,o azaptan kaçın.
    onlara azap hak oldu der,kitabımız kuranda.

    15-bunlar dahi ancak,bir naraya bakıyorlar,
    onu geri çevirmek yok,hak yoldan sapıyorlar.
    16-hesap gününden önce,kafayı hesaba takıyorlar.
    hesabı dünyadada bilek dediler,kitabımız kuranda.

    17-şimdi sen onlara sabret,bilseler hakka giderlerdi.
    kuvvetli kulumuz davutla,kuşlar zikir ederlerdi.
    bize yönelen bir kuldu,birlikte allah derlerdi.
    hepsinide görürdük der rab,kitabımız kuranda.

    18-gerçekten biz dağları,onun emrine vermiştik.
    onunla akşam sabah,tesbih edenleri görmüştük.
    19-kuşlar toplu emrindeydi,lütfumuzu sermiştik.
    her biri allahı anardı der,kitabımız kuranda.

    20-biz onun saltanatını,kuvvetlendirmiştik.
    kendisine hikmetle faslı,bir hitap vermiştik.
    21-bir davacı kıssası gelmişti,onuda görmüştük.
    duvardan tırmanıp girdiler der,kitabımız kuranda.

    22-davudun yanına girdilerde,o onlardan ürperdi.
    biz iki davacıyız dediler,oda adilce hüküm verdi.
    bu iş için aramızda,sen bir hüküm ver dedi.
    doğru yola çıksın dediler,kitabımız kuranda.

    23-şu benim kardeşimdir,onun doksandokuz koyunu.
    benim bir dişi koyunuda ister,bozasın bu oyunu.
    onuda bana ver diyor,gözünde hiç yok doyumu.
    sözüyle beni yendi dedi,kitabımız kuranda.

    24-yemin olsun senin koyunu,kendininkine katmakla.
    O sana zulmetmiştir,hakikat yoldan sapmakla.
    çok ortak birbirine zulmeder,iblis peşine takmakla.
    adil yaralı iş müstesna der,kitabımız kuranda.

    davut kendisini imtahan,ettiğimizi sanmıştı.
    hemen rabbine istiğfarla,secdeye kapanmıştı.
    ve tevbeyle rabbine dönüp,onu anmıştı.
    25-bizde onu bağışladık der,kitabımız kuranda.

    davudun bize olan,güzel yakınlığı olmuştur.
    26-davudada yeryüzünde,halifelik verilmiştir.
    rabbimiz onada adaletle,hüküm ver demiştir.
    havana uyma saparsın der,kitabımız kuranda.

    çünkü allah yolundan sapanı,hesap gününde.
    unuttukları musibet olarak,döner sonunda.
    istesem dünyadada veririm,cezalarını anında.
    ahrette şiddetli azap var der,kitabımız kuranda.

    27-biz gök ve yer arasındakileri,boşa yaratmadık.
    bu küfredenlerin zannıdır,inamçlı kalbi karartmadık.
    bundandır ateşi hak edenleri,cennetimize katmadık.
    vay ateşten başa gelene der,kitabımız kuranda.

    28-iman edip yararlı işler, yapanları biz.
    küfreden gibi yapar mıyız, kalpleri temiz.
    29-kuranda hayır bereket çoktur, derya ve deniz.
    akıl sahibi düşünsün der, kitabımız kuranda.
    30-birde Davut a Süleyman ı verdik, ne güzel kuldu.
    o daima Allaha yönelir, tuttuğu ise doğru yoldu.
    31-ona saf kan koşu atları, arz olunuyordu.
    birer ayakları kalkıktır der, kitabımız kuranda.
    32-ben mal sevgisine, zikir için düştüm demişti.
    nihayet bu atlar, perdenin arkasına gizlenmişti.
    33-onları bana getirin dedi, bacağını boynunu silmişti.
    34-yemin olsun denedik der rab, kitabımız kuranda.
    SAT SÜRESİ DESTANI DEVAMI
    Biz Süleyman ı imtihan ettik, onun tahtına.
    bir ceset bıraktık, denedik baktık biz buna.
    rüku ve secde ederek o , uydu şartıma.
    35-ey rabbim bağışla dedi, kitabımız kuranda.
    Ve bana öyle mülk ver ki, alemler bunu bilsin.
    benden sonra hiç kimse, o mevki ye gelmesin.
    muhakkak bütün dilekleri, veren rabbim sensin.
    kabul etmiş tir rabbimiz, kitabımız kuranda.
    36-bunun üzerine rüzgarı, onun emrine verdik.
    bizim emrimizle onu, istediği yere gönderdik.
    37-şeytanlar cinler emrindedir, görevli dedik.
    kimi dalgıç kimi bina ustası der, kitabımız kuranda.
    38-fazlasını da disiplinle, zincirlere vurmuştur.
    39-rabbimiz ona ihsanında, hesapsız vermiştir.
    istediğine ver, dilemediğine verme demiştir.
    bunlar sana serbesttir der, kitabımız kuranda.
    40-şüphesiz ki bizim katımızda, bize yakındı.
    ona güzel akıbet var, gereği gibi sakındı.
    41-kulumuz eyyüb uda hatırla, sabır ı takındı.
    rabbine nida etmişti der, kitabımız kuranda.
    Hakikat bana şeytandan, elemle güçlük gelmiştir.
    42-ayağınla yere vur dedik, su gözünü bulmuştur.
    hemen içerek serinleyip, rabden hoşnut olmuştur.
    onunla yıkanıp iyileşti der rab, kitabımız kuranda.
    43-tarafımızdan bir rahmetle, hikmetimizle buldu.
    ailesini de gençleştirdik, fazladan hibemiz oldu.
    44-yeminini bozma dedik, bir demet sap ile vurdu.
    biz onu sabırlı bulduk der, kitabımız kuranda.
    Gerçekten Allaha yönelen, o ne güzel bir kuldu.
    45-kuvvet ve görüş sahibi kullar, ihsanımla buldu.
    İbrahim ishak Yakup uda an, onlarda hakkı buldu.
    isteyene kapım açık der rab, kitabımız kuranda.

    46-biz onları ahret diyarına, örnekler yaptık.
    temiz hasletli halis, kullarımızdandı baktık.
    47-gerçekten biz onları, kullar arasından seçtik.
    hayırlı kimseler bulduk der, kitabımız kuranda.
    48-ismaili elyasayı ve, zülkif,i de hatırla.
    bunlarda çok hayırlıydı, anlatalım satırla.
    49-takvaya verdiğim bunlar, vermedik kahırla.
    ahret yurdu çok güzel der, kitabımız kuranda.
    50-bütün kapıları kendilerine, açık olduğu halde.
    böyle övdüğümüz kullarımız, ant cennetlerinde.
    51-orada oturup yaslanırlar, hepside yerinde.
    orada yiyecek içecek var der, kitabımız kuranda.
    52-yanlarında gözünü, kocasından ayırmayanlar.
    hep aynı yaşta eşler, seçilmiş kullarıma bunlar.
    53-işte hesap günü böyle, mahsunda olmaz onlar
    vaat ettiğimiz bunlar der rab, kitabımız kuranda.
    54-işte bu bizim rızkımızdır, ona tükenmek yoktur.
    55-bu böyledir azgınlara da, cehennem duraktır.
    56-cehennem onların yeridir, yanmaları haktır .
    o ne kötü bir döşek der rab, kitabımız kuranda.
    57-işte bu azap onlarındır, halis kullarım görün.
    onların ağırlanışı böyledir, kaynar su ve irin.
    58-o azap şeklinden başkada var, onu da derim.
    çifte çifte acılar der rab, kitabımız kuranda.
    59-işte şunlarda sizinle birlikte, o ateşe girenler.
    onlara da rahatlık yoktur, onlarda azaba erenler.
    60-başımıza bunu getirdiniz der, ateşte kini görenler.
    bakın ne kötü karargah der, kitabımız kuranda.
    61-derler başımıza azabı getireni, iki kat yakın diyoruz.
    62-tepeden baktıklarımızdan, burada hiç görmüyoruz.
    63-onları alaya alırdık, gözümüz mü kaydı bilmiyoruz.
    64-hiç şüphesiz bu haktır der rab, kitabımız kuranda.
    Cehennemliklerin çekişmesi, muhakkak olacaktır.
    65-de ben uyarıcıyım, layığı cehenneme gelecektir.
    rabbinin her şeye gücünün, yettiğini görecektir.
    ondan başka ilah yok der, kitabımız kuranda..
    66-o göklerin ve yerin, arasındakilerin rabbidir.
    o tek büyük rabdir, güçlüdür ve esirgeyicidir.
    67-bu övülen kurandır ki, rabbin büyük haberidir.
    68-siz ondan yüz çevirdiniz der, kitabımız kuranda.
    69-Divanımı münakaşa ederler, de ilmim yok ondan.
    70-ben açık uyarıcıyım, vahiy olunuyor bana bundan.
    71-bir vakit rabbim meleklere, dedi ben bir çamurdan.
    insan yaratacağım dedi der, kitabımız kuranda.
    72-onu düzelttiğimde, ruhumdan üfleyip yapanım.
    meleklere dedi rabbimiz, siz ona secdeye kapanın.
    73-toptan hepsi secde etti, dedi emrimden sapanın.
    lanet üzerine gelir dedi rab, kitabımız kuranda.
    74-yalnız iblis müstesna, oldu kibirlenenden.
    75-benim kudretimle yaptığıma, oldun kinnenenden.
    büyüklenmek istedin, oldum sandın yücelenden.
    76-ondan hayırlıyım dedi der, kitabımız kuranda.
    Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan.
    77-öyle ise kibirlendin, şimdi çık oradan.
    78-ceza gününe kadar, lanetledi yaratan.
    lanet üzerine olsun der, kitabımız kuranda.
    79-iblis dedi öyle ise, bana bütün insanların.
    dirilecekleri güne kadar, mühlet veresin kulların.
    80-sen mühlet verilendensin, ayrılmıştır yolların.
    81-tayin edilen güne kadar der, kitabımız kuranda.
    82-İblis dedi senin izzet, kudretine yemin ederim.
    onları toptan azdıracağım, bende bunları derim.
    83-yalnız halis kulların hariç, bunları yapabilirim.
    84-buda hakkı söylemek der, kitabımız kuranda.
    85-celalime yemin ederim, cehennemi muhakkak.
    sen ve sana uyanlarla dolduracağım, dinle bak.
    86-de ki sizden ücret istemem, söylemekte hak.
    kendimden söylemedim der, kitabımız kuranda.
    87-biz kuranı alemlere, onu bir zikir indirdik.
    88-onun verdiği haberi, bir zaman sonra bildirdik.
    meyleden iyi kullarımızı, onun hidayetine erdirdik.
    ondan huzur bulursun der, kitabımız kuranda.
    ne anladık bu işten benden başka bakan yok

  71. abburrahman toğaç

    sayın cumhur başkanım. size yeni önerimi sunuyorum.
    bu yazacağım yazılar devletimizin yararınadır. insanlık teknoloji çağındadır,
    televizyonda dinledim yine çokça öğretmen alımı yapacakmışsınız. ben bunu
    yanlış görüyorum.önerim budur. öğretmen tayin etme yerine, televizyonda her
    gün akşam saatlerinde ilk okul orta okul lise ünüversite tıp fakültesi kısacası
    okullardaki öğretilen bütün dersler kitaplarını televizyon vasıtasıyla ders poroğramı olarak gösterilse her sezon sonunda bu okuyanların imtihanı yapılıp diploması verilse,
    o zaman öğretmenlere gerek kalırmı. şimdiki o normal okullarda okuyan çocuklarımız ve gençlerimiz ana baba yurdunda o yaşlanmış insanlara, büyük fayda sağlarlar.
    çobanlık yapıyorsa akşam malları eve getirdiği zaman, ders poroğramını başlatırsınız,
    öğretmenlere vereceğiniz parada devletimizin elinde kalır, ve buna benzer bütün diyer birimleride onlara ait sınavlardan geçirerek, seçme yapılsa ticaret üzerine kazanan fertlerden her dalda ehil olanları yerlerine yerleştirilse mevcut okullarımızda depo
    olarak kullanılsa oraya konacak malzemelerin bozulmaması için havalandırma tertibatı döşense o zaman milletimizin üzerindeki ağar yük üzerinden kalkmış olmazmı televizyonu olmayan her eve de televizyon dağıtsanız, öğretmenlere vereceğiniz maaşlardan çok daha az olmazmı. bütün kurumlarıda böyle azaltsanız çok daha iyi olmazmı. işte o zaman devlette milette huzura kavuşur, devlet kademelerine heves azalır. işte o zaman insanlar kimsenin sırtına binmeden yaşamasını öğrenirler yükler
    paylaşılır tarım işçilerini belli yaştan sonra pirimsiz emekli etme çağı başlar. bekçiye polise çok az ihtiyaç olur işte insanlarımız o zaman huzura kavuşur yer yüzüne adalet gelir sırta binen insan kalmaz, ülkemiz cennetlik insanlarla dolar zulüm yeryüzünden yok olur. ülkemiz birbirini candan seven insanlarla dolar şimdiki bu madde üzerine olan sahte sevgiler kalkar. bu işler için bana bir görev verebilirsiniz hemde ücretsiz.
    benim ücretimi Allah öbür tarafta verir. selamlar hoşça kalın. sayın cumhurbaşkanım.

  72. abburrahman toğaç

    bu destanıda devlet idarecilerimiz görmezcelikten
    geldikleri için yazdım telefonuma bir mesaj dahi
    göndermediler onun için kahrımdan yazdım bu yazıları
    allahını seven onlara duyursun.Allahın gözleri var görmez
    kulakları var duymaz dediklerinden olmasınlar. benim yoksa
    kahrımdan öleceğimimi zannediyorlar. lütfen destanları ulaştırın.
    05448081798
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    SÖZÜMÜ ARARSINIZ — DESTANI
    ilk okul mezunuyum diye, kadrimi bilmediler.
    beni büyük başlarım arayıp, enğine inmediler.
    birde kurana destanlar yazdım, beğenmediler.
    bir gün gelirde benim sizler, tozumu ararsınız.
    benim kul haklarını anlatan, sözümü ararsınız.
    öğütler yazdımda görüp sırra, eremediler.
    kibir in işareti üstün geldi de, bilemediler.
    bendeki halis cevheri üstler, göremediler.
    bir gün gelir de benim, gözümü ararsınız.
    sizi cennete götürecek, sözü mü ararsınız.
    kelamımı tastik leyip, milletlere salmazsanız.
    destanın özüne inip, düşünceye dalmazsanız.
    eğitici sözleri kobye edip, kayda almazsanız.
    gün gelir sözümü çoğaltırlar, azımı ararsınız.
    esas benim özlü yazdığım, sözümü ararsınız.
    çoğaltma yarışını bitirip, batıl fikri atmaz sanız.
    kuldan velilere tapıp, tek Allaha tapmaz sanız.
    rabbimin kutsal kitabını, okullara katmazsanız.
    çok çaresiz duruma düşüp de, çözümü ararsınız.
    ağzımdan çıkıp şahit olduğum, sözümü ararsınız.
    dünya ya direk kalmam, bende ölürüm.
    son durak ahiret, bir gün orayı bulurum.
    ömür biter bir gün tabi, toprak olurum.
    elden gitmiş olurum, o, özümü ararsınız.
    çare bundaymış deyip, sözümü ararsınız.
    kulları aldatanların, hep sözüne kanarım.
    kıymet bilir rabbim ben, hep seni anarım.
    hak yoluna ateş olup, ebediyen yanarım.
    ateşim hep kül olursa, közümü ararsınız.
    öz lisanım la yazdığım, sözümü ararsınız.
    rab kullarını düzeltip de, muradıma ermedim.
    dünyalıktan uzak durdum, hiç vefa görmedim.
    yapmacık ta olsa gülüpte, güzel poz vermedim.
    bana ait bir resmimle, asil pozumu ararsınız.
    milletimizi hidayete çağıran, sözümü ararsınız.
    milleti min evlatları nı, rejime bekçi yaptılar.
    çeşitli sınav lar hazırlayıp, ahretini kararttılar.
    onlar cennetlik olacakken, tutup ateşe attılar.
    bir zaman gelir ki bu bendeki, azimi ararsınız.
    sizleri kurtuluşa davet eden, sözümü ararsınız.
    insanlığın kurtuluşuna, çözümde kaybolur.
    yönetici ler görmezse, sözümde kaybolur.
    bir gün gelir ki korkarım, izimde kaybolur.
    yaşadığım yerlerde ki hep , izimi ararsınız.
    kuranı destanla yazan, sözümü ararsınız.
    idareciler sözlerimi, en çokta size derim.
    dünyaya adalet gelmezse, yanar yüreğim.
    bir gün gelir bakarsın, kefenimi giyerim.
    beden çürür kemik kalır, bezimi ararsınız.
    maddeden uzak manalı, sözümü ararsınız.
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    FIRKALAR VE DIŞ GÜÇLER DESTANI
    amarika İsrail fransanın, oyununa kanıyorlar.
    bunlar İslam aleminin zaafını, iyi tanıyorlar.
    fırka liderlerini donatıp, içimize salıyorlar.
    fırkaları musallat, etti dış güçler.
    Fırka liderleri öğütlerini, iyi almışlar.
    bol paraya kandırılıp, içimize dalmışlar.
    fırka liderlerini eğitip, ülkemize salmışlar.
    fırkaları musallat etti dış güçler.
    Oyunlarını iyi hazırlamış, doğrusu bunlar.
    din büyükleri gibi, giyinmiş donlar.
    yanlış hesaptan, kaybedecek bunlar.
    fırkaları musallat, etti dış güçler.
    Bunlar dış liderlerinin, dediğini yaparlar..
    oy mu atılacak, denen kişiye atarlar.
    hiç mantığa bakmazlar, emre bakarlar.
    fırkaları musallat, etti dış güçler.
    Her tuzağın karşılığını Allah hazırlar.
    Onu yok edemez padişahlar vezirler.
    Bir bakarsın islamdan güçlü ordu hazırlar.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    İslam ı yok etmeye güçleri yetmez.
    Bakarsın fırkalar ayıkır yanlışa gitmez.
    Onlar birleşirse Allah zulüm etmez.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Dinlerini Yahudiler yetmiş bire böldüler.
    Hıristiyanlar dinlerini yetmiş ikiye böldüler.
    Müslümanlar fırkalarla yetmiş üçe bölecekler.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Yetmiş üç fırka olunca kıyamet kopacak.
    Her iş fırkaların islahına bakacak.
    Birleşirlerse hepsi batıl yok olacak.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Yetmiş üç fırkanın, biri cennetlik olacak.
    geri kalanları, cehennemi boylayacak.
    Allah niye fırka oldunuz, diye soracak.
    fırkaları musallat, etti dış güçler.
    Fırkalara tabi olan, ihya oluyor.
    dini fırkasız yaşayan, mahrum kalıyor.
    daha da çoğaltmak için, uzman salıyor.
    fırkaları musallat, etti dış güçler.
    Fırkalar devam ederse kötü işimiz.
    Dini tek yaşamaya olsun gidişimiz.
    Her zaman vakur olsun duruşumuz.
    Fırkaları musallat etti dış güçler
    Bir kısımları hüykürmeli, ibadete giderler.
    şıhlarının ruhaniyetine, havale ederler.
    öğütlemiş onları, haham rahip pederler.
    fırkaları musallat, etti dış güçler.
    Tuzak büyük kurulmuş farkına varalım.
    Fırkalara bölenlerden hesap soralım.
    Onlar bizi çevirmeden biz onları saralım.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Bu tür fırkaların çeşidi çoktur.
    Kadricisi nakşisi kendilerince haktır.
    Guruplaşmadan din yaşamak sanki yasaktır.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Dini parçalamak için, dolaylı saldırdılar.
    kuran kursunun adını, ortadan kaldırdılar.
    yabancı bir lisanla, pansiyon koydular.
    fırkaları musallat, etti dış güçler.
    Pansiyoncular camide namaz kılmazlar.
    Kendilerinden olmayana selam vermezler.
    Komşuları ne durumda halin sormazlar.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Fırkaları çarpıştırmak kolay oluyor.
    Hepsine de amarika silah veriyor.
    Hangisi ezginse haklısın diyor.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Destanımı sitenizden, atmayın sakın.
    az bir menfeate, bakmayı sakın.
    bu uyarılar çok lazım,satmayın sakın.
    fıkaları musallat, etti dış güçler.
    Abdurrahman uzatma, işler karışmasın.
    ilk baharın içinde, güllerimiz açmasın.
    rabbim kullar dini, yaşamaktan kaçmasın.
    fırkaları musallat, etti diş güçler.

  73. abburrahman toğaç

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ HABERİNİZ OLMAZ DESTANI
    05448081798
    Seçmesini bilemedi devlet,hakka tabilerini.
    göremediniz bu milletin, gerçek ağabiylerini.
    getirilemeyen hak adalet, bir gün sahiplerini.
    vura vura bitirirde, haberiniz olmaz.

    güllük gülüstanlık,herkes mutlu sanırsın.
    zulme uğrayanın vebali,geldiğinde tanırsın.
    o zaman bu cihanda,sende garip kalırsın.
    zulüm kolladığından gelir,haberiniz olmaz.

    kuran her milletin,lisanına çevrilse.
    onlarda bu kelamın,özünü bir bilse.
    mesajıyla kuran ilmini,kolaydan alsa.
    dünya islam olurda,haberiniz olmaz.

    tüm alemi kurtarmaya,içten gayret edersen.
    ayak altında kalmışları,kurtaralım dersen.
    rabbiyin sana verdiğiyle,paylaşmaya gidersen.
    cennet ayağına gelirde,haberiniz olmaz.

    veliym allah diyerek,bir tek ona tapmazsan.
    yapın dediği emirleri,tenezül edip yapmazsan.
    sınavlık yoksul kulları,kurtarhaya bakmazsan.
    musibet kapına dayanırda,haberiniz olmaz.

    haksızlıkla yükselirsen,allah elinden alır.
    ölmeden sana gösterir,helal kazandığın kalır.
    sana kendi evlatların,bir gün musibet olur.
    hepsini elinden çıkarırda,haberiniz olmaz.

    batıla hizmet edenlere,hakka itaat et de.
    kibire teslim olursan,cehenneme giden elbette.
    yaptıklarının vebalini,yanarak ödersin ahirette.
    kitabın soldan arkadan verilirde,haberiniz olmaz.

    iffetinden içe kapanmışı,hep dışlayıp ittiğinden.
    rabbiyin emrine uymayıp,batıl yola gittiğinden.
    başına gelen her musübet,ellerinin ettiğinden,
    olduğunu geç anlarsında,haberiniz olmaz.

    güçlüyüm deyip yoksullara,güç kullanıp sindirirsen.
    haksızları destekleyip,mazlumu engine indirirsen.
    okumuş diyerek çalışanların,sırtına bindirirsen,
    bir gün senide yeyip bitirirler,haberiniz olmaz.

    zulümden ağlayanların,göz yaşını silmez isen.
    verdigine şükretmeyip,kadir kıymet bilmez isen.
    varlık içinde şımarıp,hak yoluna gelmez isen.
    birgün cehenneme odun olunda,haberiniz olmaz.

    Allahı peygamberi unutmuş,maddeye tutsak esirsen.
    yoksullara tepeden bakıp,varlıklıyla birleşirsen.
    kapında çalışanlara karşı,kaskatı cimrileşirsen.
    hepsinin vebali seni kuşatırda,haberiniz olmaz.

    insanlar azar,kendini,zengin gördüğü zaman.
    allahın verdiği bol rızıkla,şaşırmayasın aman.
    yine insan azar,şeytanla başbaşa kaldığı zaman.
    günahlar sahibini kuşatırda,haberiniz olmaz.

    iş paylaştırma,adam kayırmacılığa dönmüşse.
    rüşvet vermeyen yoksullaşıp,ocağı sönmüşse.
    bütün işleri kendisine,pay verene vermişse.
    birgün doğrunun ahı tutarda,haberiniz olmaz.

    kendi yolundan gidenlerin,acılarını dindirirsen.
    hak adalet isteyenleri,ğüç kullanıp sindirirsen.
    okumuşların gelirini,milletin sırtına bindirirsen.
    devlet uçurumun eşiğinde gezerde,haberiniz olmaz.

    okumuşlar eşkiya olup,milletin sırtına biniyorsa
    onlara moderin eşkiya değil,bey efendi deniyorsa.
    çeşitli vergilerle milletimin,alın teri yeniyorsa
    kıyamet depremleri yaklaşırda,haberiniz olmaz

    emanete hiyanet edenleri,allah görür tanır.
    onu sahibine vermemekle,kear ettim sanır.
    haksızın ömrü erken dolar,allah canını alır.
    zulme uğrayana bunu gösterir,haberiniz olmaz.

    ön yargı teslim almasın,kişiyi bir inceleyin.
    cevherler altta kalmasın,ince elekten eleyin.
    üst mevki kötüyle dolmasın,yoksuluda deneyin.
    mevkileri kötüler işkal eder,haberiniz olmaz.

    kötüler mevkileri doldurupda,öğütlerini tutarsan.
    iki yüzlüler işkal ederde,tuzaklarını yutarsan.
    onların sözüne inanıp,iyileri ğörevden atarsan.
    tüm kötülerin hışmına uğranda,haberiniz olmaz.

    ben öğütleri yazıyorum,öğütler yerlerine gider.
    ehiller nankörlük ediyorsa,allah perişan eder.
    tacını tahtını başına yıkar,onu dahada beter.
    rabbimiz gazap indirir sizin,haberiniz olmaz.

    devlete öğüt verdim,bunları söyledim özümden.
    çıkarı için partiye üyeler,kaçar ise gözünden.
    sana oy verecek insanda,o kötülerin yüzünden.
    oyunu hep tersine kullanırda,haberiniz olmaz.

    abdurrahman devletimiz,sözlerini duyar bir gün.
    rabbin adaleti kötülerin,gözlerini oyar bir gün.
    allah yazdığın nasihatın,özlerini koyar bir gün.
    sizden ders alan çok olurda, haberiniz olmaz.

  74. abburrahman toğaç

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    ÖN YARGI DESTANI
    Bazı insan cevherde olsa,yapamazlar algı.
    yaşlıda olsa, yoksulsa, göstermezerler saygı.
    dış görünüşle notu verilmiş, etmezler kaygı.
    teslim almış yazık, milletimi ön yargı.

    azıcık inceleyip, kişinin özüne bakmaz.
    görünüşü varlıklıysa, saygıda kusur yapmaz.
    kibirinin esiridir, başka fikirleri takmaz.
    bakılacak özleri, görmez etti ön yargı.

    ön yargı kibirdendir, hep aynı şeydir.
    bu tuzağa düşenler, efendidir beydir.
    tepeden baktıklarını bul,onları giydir.
    gözleri var görmez, esir almış ön yargı.

    alçak gönüllülüğü, hiç yapamaz onlar.
    yoksulu görmeyi bilmez, lükse aşık bunlar.
    insan sarrafı olmayı bilmez, maddeyi anlar.
    yığdıkları boşa gidecek, teslim aldı ön yargı.

    bunlar kişilerin, dışına bakarlar.
    madde nerdeyse, oraya saparlar.
    sürekli konforu, lüksü yaşarlar.
    yoksulun bilgisine,baktırmadı ön yargı.

    hep emir altında, adamlar arıyorlar.
    kendi gibilerin, hatırını soruyorlar.
    tepeden bakacaklarını ,biliyorlar.
    esas öze ,baktırmadı ön yargı.

    keşfedebilselerdi, düşük gördüklerini.
    itip kakarak başına, çorap ördüklerini.
    kırk yılda bir defa, halin sorduklarını.
    keşfetmekte geciktiler,esir aldı ön yargı.

    iç yüzünü bir bilse, çok şeyini verecek.
    bir defa sohbet etse, gerçeği görecek.
    o zaman topluma, gerçekler gelecek.
    hak edememişler ,teslim almış ön yargı.

    bizim itilenlerimiz de, hep ilim dolu.
    ye sevi ocağından gelmiş, bir çok kolu.
    hırpalan dı çoğu,kalma dı tutacak dalı.
    adalet gelirse kalmaz,taptıkları ön yargı.

    bu görüşler bir gün , düzelecektir.
    düzelmişler denerek,söz olacaktır.
    hepside kendini bulup, öze gelecektir.
    gayret ederlerse, mağlup olur ön yargı.

    ONA YANARIM DESTANI ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    bir gün bulur devletimiz,yoksul kesimi.
    çok yoruldum şu hayatta,bulamadım işimi.
    devleti idare edenlere,bir gün sesimi.
    duyuramadan ölürsem ben,ona yanarım.

    günahlar işleyerek,ömrü dolandan.
    hayır gelmez kardeşlerim yalandan.
    mazlumların hesabını,zalim olandan.
    alamadan ölürsem ben,ona yanarım.

    kötülerse iyilerin,girseler de kanına.
    sabrederler her zaman,güvenir sonuna.
    doğruyu ve hakikat ı,devletimin önüne.
    seremeden ölürsem ben,ona yanarım.

    ilhamımsa gelmiştir,allah katından.
    varlıklılar binmişler,inmez atından.
    her işte ehil olanı,ayaklar altından..
    kaldıramadan ölürsem ben,ona yanarım.

    kötülük yapanlarsa,görünmesin gözüme.
    baksalardı doğruyu,söyleyenin sözüne.
    milletimi kurandaki,ayetlerin özüne.
    erdiremeden ölürsem ben,ona yanarım.

    kurumlarında engellerine,küstüm ben.
    adamların duvarı,Atatürk ün büstünden.
    bürogratik engelleri,millet üstünden.
    kaldırmadan ölürsem ben,ona yanarım.

    giysilerin kalitesini,onlar giyiyorlar.
    haramı helali hiç,düşünmeden yiyorlar.
    hep binmişler sırtımıza,inmem diyorlar.
    indiremeden ölürsem ben,ona yanarım.

    bunlardan bıktım,Allah ı anarım.
    ciddi dururlar da,harbi sanarım.
    yalan söyleseler,hemen kanarım.
    yanarım ben kardeş,ona yanarım.

    insanlarımızın çoğu,hep böyle oldu.
    hileye meyilli olanlar,daim övüldü.
    doğru iş yapanlarsa,oradan kovuldu.
    kurtaramadan ölürsem,ona yanarım.

    çok yordular,aklar çıktı saçımda.
    ne dahiler vardır,millet içinde.
    tek imzayla yapılsa,doğru biçimde.
    başaramadan ölürsem,ona yanarım.

    avlanıyor gaddarlar,bırakmış tazıları.
    durumunu anlatmaktan,yorulmuş bazıları.
    devletimiz bakıp da,sitelerdeki yazıları.
    görmeden ölürsem kardeş,ona yanarım.

    filizlen Abdurrahman,yeşil bağ gibi.
    ölürsende zalim bilsin,seni sağ gibi.
    işlam düşmanının,karşısında dağ gibi.
    duramadan ölürsem ben,ona yanarım.

  75. abburrahman toğaç

    EL CASİYE SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ha mim dedik kullarıma, çok ibret var ondandır.
    2-bu kitabın inişi güçlü, hikmet sahibi Allah tandır.
    3-elbet ki göklerde ve yerde, müminler için şandır.
    ayetlerimizde çok ibret var der, kitabımız kuranda.
    4-sizi yaratma sırrı, üretip durduğu hayvanlardadır.
    kesin inanacak kavime, çok ibretlik ayetler vardır.
    5-gece ile gündüzün değişmesinden,o haberdardır.
    gökten de rızık indirenim der, kitabımız kuranda.
    Ölümünden sonra yeri, su indirip diriltendir.
    rüzgarı estirmesi de öyle, sırrımızı görendir.
    6-işte bunlar ayetlerim, sana Allah verendir.
    hak olarak okuyoruz der, kitabımız kuranda.
    Artık Allahın ayetlerinden sonra, neye inanırlar.
    7-vay yalancı günah torbaları, hep yalan sanırlar.
    8-yüzüne karşı okusan da, onlar batıla dayanırlar.
    kibrin den duymamış gibi der, kitabımız kuranda.
    Sanki onlar işitmemiş gibi, inkar ederler birde.
    işte onları da acıklı olan, bir azabım ile müjdele.
    9-ayetlerden bir şey desen, der işim var dur hele.
    işte bunlar yok mu diyor rab, kitabımız kuranda.
    Onlar için çok aşağılayıcı, bir azaptan vardır.
    10-peşlerinde cehennem var, kazandığı zarardır.
    nede Allah ı bırakıp taptığı, veliler işe yarardır.
    onlara büyük azap var der, kitabımız kuranda.
    11-bu bir hidayettir rabbinden, onun ayetlerini.
    inkar edenlerini yakalar azap, onları her birini.
    12-o Allah tır ki, denizi size verdim al haberimi.
    gider gemiler lütufum la der,kitabımız kuranda.
    Lütufum la rızık ararsınız, umarım şükür edersiniz.
    13-birde göklerde yerde olanlar, emrimde bilesiniz.
    hepsini size amade kılmışım, şüphenizi silesiniz .
    düşünen kavme ibret var der, kitabımız kuranda.
    14-iman edenlere söyle, rabbin affeden günlerini.
    ümit kesmişleri bağışlarım, uyar onların her birini.
    15-kim yararlı iş yaparsa. O kulda kendinin yerini.
    korumuş olur diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.
    Kimde zararlı iş yaparsa, oda kendinin zararına.
    sonra rabbime dönersiniz, deyip söyle onlara.
    16-yemin olsun bir vakit biz, İsrail oğullarına.
    kitap hükmünü bildirdik der, kitabımız kuranda.
    Onları pak rızıklarımızla, alemlere üstün kılmıştık.
    17-onların başarılı olmasına, kitapla delil vermiştik.
    onlara ayrılığa düşmeleri, kendi zararınıza demiştik.
    ilimden sonra azdılar diyor rab, kitabımız kuranda.
    Muhakkak rabbin onlarında, ihtilaf ettiklerin de.
    kıyamet günü hükmünü verecek, bunları derim de.
    18-seni bu işe memur kıldık, gerçekleri görün de.
    sen o şeriata uyasın der rab, kitabımız kuranda.
    Onların havalarına uyma, susma söyle gerçeği.
    19-çünkü onlar sana, Allahtan gelecek her şeyi.
    senden def edemezler, ve zalimlerin bir çoğu.
    birbirlerinin velisidir diyor, kitabımız kuranda.
    Allah ise takva sahiplerinin, her zaman velisidir.
    20-bu insanların kalp gözü açıklarına,bir sesidir.
    inanacak bir kavim için, bu bir türlü seçmesidir.
    size hidayet rahmettir der, kitabımız kuranda.
    21-yoksa kötülük işleyip duranlar, onlar kendilerini.
    imanıyla yararlı iş yapanla, bir tutar mıyız hiç birini.
    erken ölenle geç ölen bir değildir, veririm haberini.
    fena hüküm veriyorlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    22-oysa Allah göklerle yeri, hak üzerine yaratmıştır.
    birde herkes kendi kazandığının, sonuna bakmıştır.
    onlara haksızlık da edilmez, rablerini ilah yapmıştır.
    söylenene onlar uyarlar der rab, kitabımız kuranda.
    23-söyle bana bir kimsede, hevasını ilah edinmişse.
    Allah ta onu yanlış bilgisinden, şaşırmaya gitmişse.
    kulağını kalbini mühürleyip, gözüne perde çekmişse.
    Allahtan başkası gösteremez der,kitabımız kuranda.
    Hiç düşünmez misiniz siz, gizlinin gizlisini görürüz.
    24-dediler hayat dünya hayatı, burada yaşar ölürüz.
    bizi ancak zaman helak eder ki, bu gerçektir biliriz.
    delilsiz zan yürüttüler der rab, kitabımız kuranda.
    Halbuki onların buna dair, hiç bir ilimleri de yoktur.
    25-onlara açık ayetler okundu, demedi biride haktır.
    dediler ölmüş babamızı getirmeden, uymak yasaktır.
    böyle deyip direttiler diyor rab, kitabımız kuranda.
    26-de ki sizi Allah yaratıyor, sonra sizi öldürecek.
    sonra şüphe olmayan, kıyamet gününü gösterecek.
    kıyamette herkesi bir araya, o emriyle getirecek.
    lakin insanın çoğu bilmez der, kitabımız kuranda.
    27-göklerle yerin mülkü Allahın dır, o saati bileceksiniz.
    o gün bozguncu olanlarınız, hüsrana uğrar göreceksiniz.
    28-her ümmeti diz çökmüş olarak, görmeye ereceksiniz.
    her ümmet kitabına çağrılır der rab, kitabımız kuranda.
    Bugün size yaptığınız amellerin, bedeli tam verilecek.
    29-kitapta o gün yüzünüze karşı, hak olanları diyecek.
    yapılanı biz görüyorduk ve, birde yazdırdık denilecek.
    rabbim yapılan hiç kaybolmaz der, kitabımız kuranda.
    30-fakat iman edip yararlı iş, yapanlar yok mudur.
    rableri onları rahmetine kor, büyük zaferde budur.
    31-küfredenler ayetlere karşı, inkarcı olanda odur.
    okunurken kibirlendiniz diyor, kitabımız kuranda.
    Ve mücrim bir kavim olduğunuzu, bir gün bildiğinizde.
    32-Allahın vaadi haktır, kıyamet gününe geldiğinizde.
    kıyamet gününe inanmayız, o bir zandır dediğinizde.
    ona da inanmayız dediler der rab, kitabımız kuranda,
    33-derken yaptıkları işin kötülüğü, meydana çıkmıştır.
    ve alay ettiklerinin cezası, hepsini birden, kuşatmıştır.
    34-bizi unutanları bizde unuturuz, dediğime şaşmıştır.
    rabbim sizin yeriniz ateştir diyor , kitabımız kuranda.
    Yardımcılardan hiç kimsede yoktur, yalnız kaldınız.
    35-sebebi şu Allahın ayetlerini, eğlenceye aldınız.
    dünya hayatı aldattı sizleri, ondan ateşe atıldınız.
    oradan da hiç çıkamazsınız der, kitabımız kuranda.
    Ve Onlardan özür dilemeleri de,hiç kabul edilmeyecektir.
    36-ham din göklerin rabbine, olduğunu herkes bilecektir.
    37-göklerin yerinde büyüğü daima, o Allah tır denecektir.
    hikmet sahibiyim güçlüyüm diyor rab, kitabımız kuranda.

  76. abburrahman toğaç

    EL AHKAF SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-ha mim dedik kullarımıza, gören gözlere ayandır.
    2-bu kitabın indirilişi, güçlü ve hikmetli Allahtan dır.
    3-göklerle yer arasındakileri, biz yarattık ondandır.
    belli bir ecelle yarattık diyor rab, kitabımız kuranda.

    küfredenler uyarıldıkları şeyden, yüz çevirdiler.
    4-Allah ı bırakıp yalvardığınız size, neyi verdiler.
    göklerde onların ortağımı varda, böyle dediler.
    bir şey veremeze taptılar der, kitabımız kuranda.

    doğru iseniz bundan önce inenden, kim delil getire bilir.
    5-Allah ı bırakıp taptıklarınız size, neleri haber vere bilir.
    haber veremeyene tapandan şaşkın, daha kimler olabilir.
    onlar tapıldığından habersiz der rab, kitabımız kuranda.

    6-insanlar bir araya toplandığında, taptığına böyle derler.
    o taptıklarına düşman olup, hepsini de onlar inkar ederler.
    7-kendilerine ayetler açık okunurken, yinede batıla giderler.
    hakikate da sihirdir dediler diyor rab, kitabımız kuranda.

    8-onu uydurdu mu diyorlar, de ki eğer uydurduysam.
    Allah güçlü intikam alır, sizlere yanlış duyurduysam.
    Allahtan da güçlü değilsiniz, hak olanı buyurduysam.
    Allah aranızda şahidim derim der, kitabımız kuranda.

    esirgeyen bağışlayan Allah tır, bunu size diyorum.
    9-resulün ilki de değilim, bana ne olur bilmiyorum.
    de ben ancak bana vahyolunan,doğruya uyuyorum.
    siz sadece uyarıcıyım deyin der, kitabımız kuranda.

    10-söyleyin bana söylediğim, Allah tarafındansa.
    sizde inkar etmişseniz, oda rabbin lütuf undansa.
    İsrail oğullarından bir şahit, onu hak bulandansa.
    onlar iman getirdiler diyor rab, kitabımız kuranda.

    Allahın zalim kavme, hidayet vermediğini bildiler.
    11-birde küfredenler iman edenleri, batıl gördüler.
    hayır olsaydı bizden evvel, bunlar koşmaz dediler.
    onlar maksat a eremediler der, kitabımız kuranda.

    diyecekler buda eski bir, yalan bilgiden ibarettir.
    12-daha önceden de kullara, rehber ve rahmettir.
    Mu sanın kitabı da müminleri, hak olana davettir.
    zulmedeni uyarmak için diyor, kitabımız kuranda.

    mümini müjdeleyen Arapça dille, tasdikli kitaptır.
    13-rabbimiz Allah diyen kimselere, ondan hitaptır.
    onunla doğru giden kullara, bu bir öğüttür haktır.
    onlar mahzunda olmazlar der, kitabımız kuranda.

    14-onlar cennetlik olanlar, orada ebedi kalacaklar.
    15-ana babaya iyilik yapan, orada mutlu olacaklar.
    anası zahmetle taşıyıp doğurmuş, kıymet bilecekler.
    anası karnında taşımış diyor rab, kitabımız kuranda.

    taşınmayla sütten kesilmesi, otuz aydır buyurur.
    olgunluk yaş kırk olduğunu, rabim size duyurur.
    rabbine bana ilham et diyerek,ona zaman ayırır.
    anama babama ihsan et der, kitabımız kuranda.

    razı olacağın yararlı iş ver, nimetine şükredeyim.
    zürriyetimle benim için, iyi hal nasip et göreyim.
    çünkü sana tövbe ettim, gerçek müminim derim.
    16-işte bunlar o kimseler der, kitabımız kuranda.

    cennetlikler içinde dir, onların amelinin en güzelini.
    rabbim kabul ederim diyor, günahlarının her birini.
    onlar vaat olunana gelecekler, gönderdiğim dinini.
    doğruluk içinde yapanlar diyor, kitabımız kuranda.

    17-birde ana babaya öf usandım, diyeni rab görüyordu.
    onlar biz kabirden çıkıp da, azap mı göreceğiz diyordu.
    ana babada onu affet tirmek için, Allaha dua ediyordu.
    yazık imana gel oğlum derlerdi der, kitabımız kuranda.

    muhakkak Allahın vaadi haktır, evet onlar batıla gittiler.
    üstelik eskilerin masalı diyerek, ahretini de inkar ettiler..
    18-işte bunlarda insandan cinden, kendilerine zulmettiler.
    üzerlerine azabımız hak olanlar der, kitabımız kuranda.

    çünkü bunlar her zaman, hüsrana mahkum olmuştur.
    19-her biriside yaptıkları, amelin derecesini almıştır.
    hiç hakları yenmeyerek, ameller sahibini bulmuştur.
    hepsine tas tamam verilir diyor, kitabımız kuranda.

    20-o gün ataşa arz olunanlar, orada yalnız kaldılar.
    dünyada hayır ı yapmadı, yoksuldan faydalandılar.
    şimdi ise aşağılık azapları ile, burada cezalandılar.
    sizde büyük kibir vardı der rab, kitabımız kuranda.

    dinden çıkıp fa sık olmanın, sizler yoluna dalmıştı.
    21-birde ad in kardeşi ahkafta, kavmini uyarmıştı.
    ondan evvel sonrada, bir çok uyarıcılar gelmişti.
    onlarda Allaha tapın dedi der, kitabımız kuranda.

    Allahtan başkasına ibadet etmeyin, size bunu diyorum.
    size büyük bir günün azabı, gelmesinden korkuyorum.
    22-ilahlarımızdan çevirmek istedin, deyip yaptılar yorum.
    tehdit ettiğin gelsin dediler diyor, kitabımız kuranda.

    23-o ilim Allah katındadır, ben size hakkı diyorum.
    lakin ben sizi cahil bir, kavim olarak görüyorum.
    24-o azap ufukta buluttu, onlarda yaptılar yorum.
    ve yağmur geliyor dediler der, kitabımız kuranda.

    hayır o gelen Allahın size, acele istediğiniz gazabı.
    bulutun içinden gelecek rüzgar, rabbin size azabı.
    25-rabbimin emriyle her şeyi, tarumar eder fesadı.
    her şey darma dağın oldu der, kitabımız kuranda.

    işte biz böyle mücrim kavme, böyle ceza veririz.
    26-ant olsun onlara biz, çok imkanlar verdik deriz.
    kudretimle kulak göz verdik, dediler batıla gideriz.
    kalpleri de fayda vermedi der, kitabımız kuranda.

    Allahın ayetlerini inkar, edenler azabıma girdi.
    ve alay ettikleri onların hepsini, kuş atı verdi.
    27-yemin olsun etrafınızdakilerde, azaba erdi.
    olur ki dönerler dedik der, kitabımız kuranda.

    dönerler diye delilleri, tekrarlayıp durmuşuz.
    28-Allah tan başka ilahların, kaçtığını görmüşüz.
    bilakis onlardan kayboldular, azabıma sarmışız.
    iftirayla yalanın sonudur der, kitabımız kuranda.

    29-vakte ki cinlerden bir kısmı, kuran dinlemeye vardılar.
    sonrada kuranı dinlediler ve, bunun huzuruna erdiler.
    susun dinleyin dediler, kavmimize bildirelim dediler.
    kavimlerine dönüp vardılar der, kitabımız kuranda.

    30-dediler ey kavmimiz , biz bir doğru kitap dinledik.
    musadan sonra inmiş olup, öncekini tasdikte gördük.
    hidayet yolunu anlattığı hakkında, bizler karar verdik.
    31-kavmimiz inanın dediler diyor, kitabımız kuranda.

    Allahın davetine icabet edin, ona iman getirin.
    ona iman getirin ki, günahtan arındırıp yetirin.
    günahınızın kimini bağışlasın, hidayetine erin.
    sizi azaptan korur dediler, kitabımız kuranda.

    32-kim Allahın davetçisine, uymaya bakmazsa.
    Allah ı aciz bırakacak değil, deneni yapmazsa.
    sahip çıkacak veli yoktur, ona kalbini açmazsa.
    böylesi açık sapıklıkta der, kitabımız kuranda.

    33-görmedin mi göklerle yeri, yaratmakla yorulmayan.
    onları yaratmakla da yorulmaz, odur hesap sorulmayan.
    Allah ölüleri de diriltmeye kadirdir, odur ki görülmeyen.
    evet her şeylere biz kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

    34-o gün küfredenlerin hepside, ateşe arz olunacak.
    onlara nasılmış azabım, hak değil miymiş denilecek.
    yemin ederiz rabbimiz haktır, demede bulunacak.
    bizde ettiğinizi tadın deriz der, kitabımız kuranda.

    35-ey azim sahibi zat, resuller gibi, sende sabret.
    azaplarına acele etme, azabın birazı gelmiş farz et.
    dünyada bir saat yaşadık derler, sen bekle azmet.
    fa sık kavimler helak ta diyor, kitabımız kuranda.

  77. abburrahman toğaç

    MUHAMMET KITAL SÜRESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    05448081798
    1-Allah yolundan dönenlerin, amellerini boşa çıkarmıştır.
    2-iman edip yararlı iş yapanlar, Muhammed e inanmıştır.
    rableri katından gelen hakla, bir tek Allah ını anmıştır.
    günahları örtüp düzeltenim der rab, kitabımız kuranda.

    3-bununda sebebi şudur, küfredenler batıla uymuşlar.
    imana gelenler ise imanla, rabbin sözünü duymuşlar.
    Allahtan gelen bir hak ile, gerçek yolumu bulmuşlar.
    rabbimiz böyle misal veririm der, kitabımız kuranda.

    4-onun için küfredenlere harpte, siz gevşek durmayın.
    hemen boyunlarını vurun, mağ lüp etmeyi sağlayın.
    perişan hale geldiklerinde, bağlarını sıkı bağlayın.
    sonrada lütfedip bırakın der, kitabımız kuranda.

    harp güçlerini bırakana kadar, yapılacak iş budur.
    Allah onlardan intikamda alır, çok yüce olan odur.
    sizi onlarla imtihan içindir, sizi öldürmeye de kadir.
    şehitlerin ameli boş olmaz der, kitabımız kuranda.

    5-onları hidayete erdirecek ve, hallerini düzeltecek.
    6-onları kendilerine tanıttığı, cennete varis edecek.
    7-siz Allaha yardım edin ki, size nusreti ni verecek.
    harpte ayağınızı kaydırmam der, kitabımız kuranda.

    8-rabbimiz diyor küfredenler, yüz üstü yere yıkılsınlar.
    onların amellerini Allah boşa, çıkartmıştır onu bilsinler.
    9-kitaptan hoşlanmayanlarsa, bundan bir ders alsınlar.
    onların amelleri heder olmuş der, kitabımız kuranda.

    10-onlar yeryüzünde gezip, bir dolaşmadılar mı.
    kendilerden öncekilere bakıp, hiç şaşmadılar mı.
    Allah onların kökünü kazımış, ders almadılar mı.
    kafirlere benzeri yaraşır der, kitabımız kuranda.

    11-sebebi şu çünkü Allah, iman edene yardım edendir.
    kafirlerin ise yardımcısı yoktur, onlar batıla gidendir.
    12-Allah imanla yararlı iş yapanları, bilerek görendir.
    altından ırmak akan cennette der, kitabımız kuranda.

    küfredenler ise dünyada, zevk etmeye bakarlar.
    hayvanlar gibi yerler onlar, batıl yola saparlar.
    onların yeri ateştir, insanı yurdun dan çıkarırlar.
    13-senide belki çıkarırlar der, kitabımız kuranda.

    rabbi yin gücüne muhalefet, nice şehirler vardır.
    biz onları helak ettik, azanlara bizden yasadır.
    onlara hiç yardımcı yoktur, yaptıkları, boşadır.
    14-rabden sana haber der, kitabımız kuranda.

    bir hak üzerinde olan kimse, kötü ameli kendisin.
    süslü gösterilmiş olan, düşmüş hevasının peşine.
    15-takva sahiplerine verilenin, rastlanmamış eşine.
    size cennetten bir temsil der, kitabımız kuranda.

    orada bozulmayan sudan ırmaklar, içen tadıyla yaşar.
    orada bozulmamış sütten ırmaklar, hayallerinizi aşar.
    içene lezzet veren şaraptan ırmaklar, içenler de şaşar.
    saf süzme baldan ırmaklar der rab, kitabımız kuranda.

    hem orada onlar meyvelerin, her çeşidinden bulacak.
    birde rabbinden mağfiret var, azgınlar ateşte kalacak.
    ebedi kaynayan su içerek, bağırsakları parçalanacak.
    cennetlik öyle olur mu diyor rab, kitabımız kuranda.

    16-onlardan seni dinleyende var, hatta senin yanından.
    çıktıkları vakit kendilerine, üstelik ilim verilmiş olan.
    o az önce neler söyledi deyip, sizi birde alaya alan.
    bunlar öyle kimseler ki der rab, kitabımız kuranda.

    Allah onların kalpleri üzerine, mühür basmıştır.
    onlar havasının peşine düşüp, yoldan şaşmıştır.
    17-hidayeti kabul edenlerin, Allah yolunu açmıştır.
    takvaya hidayet veririm der, kitabımız kuranda.

    18-onlar kıyametin ansızın, gelmesine bakıyorlar.
    onun alametleri geldi, yinede batıla sapıyorlar.
    anlasalar da faydası yok, dünyalığı yapıyorlar.
    19-şimdi şunu da bilin der rab, kitabımız kuranda.

    Allahtan başka ilah yoktur, dedim der bu haberi de.
    kendi günahınla müminlere de af dile, kalma geride.
    bundan geri durup kaçanlarınsa, dolaştıkları yeri de.
    duracakları yeri de bilirim diyor, kitabımız kuranda.

    20-iman edenlere cihada denince, korkudan ve kederden.
    kalplerinde hastalık bulunanlar da, oldukları yerden.
    ölüm baygınlığı geçiriyor gibi, bakıyorlar hep birden.
    korktukları da başlarına diyor rab, kitabımız kuranda.

    21-denemelik itaat ları kesinleşince, kıymet bilselerdi.
    haklarında iyi olurdu, Allaha sadakat gösterselerdi.
    22-ola ki bir iş başına gelseler, zordan kaçan kimselerdi.
    onlar fesat çıkaranlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    akrabalık bağını da bunlar, parçalamaya niyetli.
    23-onlar öyle kimselerdir ki, rabbimizden lanetli.
    kulakları sağır gözleri kör, olmuşlardır ihanetli.
    24-bunlar kuranı düşünmez der, kitabımız kuranda.

    onların kalpleri üstünde, yoksa kilitler mi vardır.
    25-şüphesiz hak belli oldu, yinede onlar sağırdır.
    sırtını döneni şeytan ayarmış, dünyalığı bahardır.
    uzun emellere düşmüşler der, kitabımız kuranda.

    26-bunun sebebi şu, bunlar tam kurana inanmayanlar.
    dediler bazen itaat ederiz, hepsini hak sanmayanlar.
    yapılanları biz görürüz, Alla hı özünden anmayanlar.
    Allah gizlilerini biz, iyi biliriz der, kitabımız kuranda.

    27-melekler yüzlerine arkalarına, vurarak canlarını alırlar.
    ahrette hali perişanlar olanlar, dünyada zor can verirler.
    28-bunun sebebi dünyalıklar, Allahın gazabına ererler.
    rızamıza razı olmayanlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    Allah ta onların amellerini, heder etti yerlerini.
    29-kalplerinde maraz bulunanların, gizli hallerini.
    kinlerini meydana çıkarmam sandılar, emellerini.
    30-dilesek sana gösteririz der, kitabımız kuranda.

    sen onları bütün simalarından, tanıdığını sanırsın.
    ama herhal sen onları, konuşma şeklinden tanırsın.
    Allah kulların bütün amelleri ni bilir, şaşırır kalırsın.
    31-yemin olsun sınavdasınız der, kitabımız kuranda.

    ta içinizden mücahitlerle, zulümlere sabredenlere.
    meydana çıkarıp haber verelim, yolumda olanlara.
    32-muhakkak zulmedip Allah yolundan, çevrilenlere.
    hak kendilerine belli oldu der, kitabımız kuranda.

    resullerime karşı gelenler, Allaha zarar veremez.
    onların amelleri boşa çıkar, gerçekleri göremez.
    33-Allaha itaat edenlerin, hakikat yoluna eremez.
    resule de itaat ediniz der rab, kitabımız kuranda.

    amellerinizi siz boşa çıkartıp da, şaşmayasınız.
    34-küfredip sizde Allah yolundan, sapmayasınız.
    sizler kafir olarak ölenlere hiç, bakmayasınız.
    kafirleri hiç affetmem der, kitabımız kuranda.

    35- kafire gevşeklik gösterip, daha kötüye gitmeyin.
    onlara sizler üstün olacakken, sulha davet etmeyin.
    Allah sizinle beraberdir, kötü amelinizle bitmeyin.
    iyi ameli hiç azaltmam der rab, kitabımız kuranda.

    37-eğer sizden hepsini istesek, o halinizi görürdünüz.
    sizi zorlasak cimrilik eder, hep dayatır dururdunuz.
    bütün kinlerinizi meydana çıkarıp, isyana varırdınız.
    38-işte sizin haliniz diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    Allah yolunda harcamada, cimriliğe giderseniz.
    cimrilik edenler kendine ederler, eğer bilirseniz.
    Allah zengindir sizler hayırdan, yüz çevirirseniz.
    yerinize başka kavim gelir der, kitabımız kuranda.

  78. EROL ATALAY

    SAYIN CUMHUR BAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN
    Corana 19 virüsü için yapılan mücadeleyi destekliyorum bir hekim olarak benim tavsiyem acele olarak uv ışınlarından istifade ederek bu salgının içinden daha çabuk ve daha az üzüntü ile çıkılabileceği yönündedir ilgililere konuyu araştırmak için görev vermeniz halinde faydalı olacağına inanıyorum saygılar sunuyorum.
    DT. EROL ATALAY 0544 357 20 03

  79. Eyyup koyuncu

    Sayın cumhur başkanım ben şanlıurfa dan traktör galerisi esnafıyım ismim eyyüp koyuncu 2. El traktörler libya Irak pakistana satılıyor elimizde özellikle massey ferguson traktör kalmadı diger traktörlerinden. (Nevholland 90 95 100. 110 bunlarında yüzde sekseni gitti köylü hangi traktöre binecek Pamuk gelmiyor zaten urfanın nufusu fazla olduğu için çoğu çiftçinin 15 dönüm 20 dönümü var bu kadar az tarlası olan yeni traktör alabilirmi sizden ricam bir el atarsanız bu duruma aksi taktirde çifçi faize bulaşacak traktör bulamayacak arz ederim.

  80. Muammer Çelik

    Sayın cumhurbaşkanım ben dolandırıldım çok madurdurumdayım size ulaşamıyorum %42 engelliyim elimden evim gitti maaşım gitti hangi kuruma gittiysem kapılar yüzüme kapandı şimdi çok zordurumdayım eşimde bende zordurumdayız bizi bankalara borçlandırdılar biliyorum siz yardım etmeyi seviyorsunuz bizlerde sizler sayın başkaımı ve aylenizi ve sizi iki katdaha seviyoruz

  81. AbdulkerimErçetin

    Sayın Cumurbaşkanım ben 61 yaşında emekliyim toplamda 15000 tl.icra ve fona aktarılan borcum var evime icra geldiğinden hanımlada boşanma aşamasındayız.borcumdan dolayı maaş aldığım banka ve bankalar bana kredi vermiyor.bunalımda olduğumdan bana kredi verilmesi ve yardım etmeniz hususunda ellerizden öpüyorum saygılar sunuyorum. mersin tlf.0541 5818854

  82. SONGÜL ÖZÇELİK

    Sayın Cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğanı istanbul Büyükşehir belediye başkanı oldugu dönemden beri destekliyorum ömrümün sonuna kadar da destekliyecegim o kadar cok seviyorumki kendisini sürekli ruyamda görüyorum öyleki 21 yıl önce vefat eden annemi ahirette kendisini de ölmeden dünyada görmeyi cok istiyorum lutfen cok rıca ediyorum allah rızası için bu dilegiyle kendisine iletirmisiniz bu arada kendisine el emegi göz nuru corap ördüm nasıl iletebilirim bu konuda yardımcı olursanız cok sevinir cok mutlu olurum saygılarımla